Zor telaffuz edilen bir kelime tefakkuh. Telaffuzu gibi tahsili de, elde edilmesi de zor. Bu zorluk kelimenin Arapça’daki iştikak vezninin tabiatında var zaten. Tefakkuh Okulu’nun tanıtım metinlerinde de dediğimiz gibi …
Misafir Kalemler
-
-
Geçtiğimiz Temmuz ayında, Tenkil Müzesi Frankfurt’ta tarihi bir hapishane olan ve Gestapo’nun karanlık tarihine tanıklık etmiş Klapperfeld hapishanesinde 20 gün boyunca sergi açmıştı. Tarihi mekanda açılan bu sergi çok ses …
-
Misafir Kalemler
Risale & Hizmet Araştırmaları Merkezi’nden Dört Manevi Beslenme Reçetesi
Yazar HizmettenYazar HizmettenRespect Graduate School bünyesinde faaliyet gösteren Risale & Hizmet Araştırmaları Merkezi güz döneminde dört büyük seminer ve irili ufaklı bir dizi ders ve proje ile manevi beslenme kaynaklarımızla irtibatımızı yenilemeye …
-
Eylülün ilk günleri idi. Sıcaklar devam ediyordu. Marketler yaz mevsiminin son meyveleri ile dolup taşıyordu, ancak incir henüz yoktu. Her gün bir iki defa marketlere bir göz atıyor, incirin gelip …
-
Misafir Kalemler
Mektubat Dershanesi ve Yol Mülahazaları | Melike Gülen
Yazar HizmettenYazar HizmettenEn son ne zaman gerçek bir mektup aldınız? ‘Bir mektup yazmayalı çok zaman oldu… Bir o kadar da zaman geçti almayalı…’ diyorsanız Mektubat Dershanesi ruhunuza iyi gelecek… Hayatlarımız birer Samedânî …
-
Değerli dostlar, yaz günlerinde bulduğum zaman aralıklarında mümkün olduğunca kitap okumaya gayret ediyorum. Onlardan biri de hiç kuşkusuz Ahmet Kurucan hocamızın, “Hatırdan Satıra-1” isimli eseri. Onun, 1985-88 zaman aralığında Hocaefendi’den …
-
Çamlıca… Boğaza nazır pencereden ufka bakıyorum… Güneş kızıl atıyla dörtnala guruba koşuyor. Akşamdır, Boğaz’dır, vakt-i hazandır, sultan ay Ramazan’dır… Bu sene güzün hüznüne bulanmıştır Ramazan’ın temiz nasiyesi. Guruba meylederken güneş, …
-
“Hocaefendi’nin anlatmasıyla biz Orta Asya’ya âşık olduk. 1992 yılında Orta Asya’ya gideceklerin tayinleri yapılmaya başlanmıştı. Bir gün Yusuf Pekmezci, Rahmi Dayıoğlu, Hayati Yavuz ve ben, dört kişi Hocaefendi’nin huzuruna çıktık. …
-
İnsan, bazen sosyal medyanın bunaltıcı atmosferine kaptırınca kendini, Akif gibi, “Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!” diyesi geliyor. Öylesine bunaltıyor ki, birden dilinize …
-
Problemler karşısında bazı insanlar şu soruyu soruyorlar: Peygamber Efendimiz problemleri nasıl çözüyordu? Bu soruya kısaca cevap verecek olursak, “Peygamber Efendimiz, problemleri Âl-i İmran sûresinin 159. ayetinde belirtilen emirleri uygulayarak çözüyordu” …