Mizan

Namaz, “namaz” olması lazım ki, kılan da “Müslüman” olsun | M.Fethullah Gülen Hocaefendi

#hocaefendi #fethullahgulen #mizan Bu video 20/11/2016 tarihinde yayınlanan ” YOLDA DÖKÜLENLER VE İNSANÎ DAVRANIŞLAR MANZUMESİ” isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-yolda-dokulenler-ve-insani-davranislar-manzumesi/

“Baş-ayak aynı yerde, öper alnı seccâde / İşte insanı kurbete taşıyan cadde.”

Namazın içinde, namaza dalmanın ve adeta namazlaşmanın bazı rükünleri unutturmasına “kutsal nisyan” denir. Ha, kitaplarda böyle bir şey yok fakat Nebi’nin nisyanına “me’âlîye inhimakına bağlı olması” itibariyle, biz öyle diyoruz. 2-Mübarek nisyan/sehiv: Hazreti Ömer’in nisyanı gibi. O da oluyor. “Yâ Emire’l-mü’minîn, namazı şöyle kılacaktık ama böyle kıldırdınız!” diyorlar. “Falan yere asker sevk ediyordum.” diyor. Namazda i’lâ-i kelimetullah adına nisyan. 3-Nisyan-ı (/sehv-i) süfehâ: Bizim gibi ümmîlere (ama sizi katmayayım, nemelazım, belki sizler âlisiniz, Allah bilir; benim gibi ümmilere) gelince, bizim nisyanımız, “nisyân-ı süfehâ”dır. Dünyaya ait, mâsivâya ait şeyler kalbimizi alıp götürdüğünden dolayı, kararttığından dolayı, namazda, namaz dışı şeylere dalarız. Onun için namazda, namaz içi şeylere dalmak suretiyle insan bir şeyi unutuyorsa, o nisyana “kutsal nisyan” diyoruz. Başını secdeye koyduğu zaman, etraftakiler endişe ediyorlar, kaldırmıyor başını bir türlü.

Antrparantez arz edeyim: Biri, camide imam ise, umum cemaate namaz kıldırıyorsa, orada Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا، وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyici olup sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz.” beyanına uygunluk içinde hareket etmesi lazım. Ama kendi kendinize namaz kılarken, her rüknü özene bezene, uzun uzun yapabilirsiniz.

Öyle kılıyorlardı, namazlaşıyorlardı. Secdeye gittikleri zaman, etraftakiler “Acaba öldü mü?!” diyorlardı. İhtimal, yarım saat secdede duruyorlardı. Zannediyorum, böyle bir insan, o türlü cevher adalarına, mercan adalarına dalınca, diğer şeyleri de unutuyor orada. Bir yönüyle o deyişten o deyişe, o deyişten o deyişe, o deyişten o deyişe; bir musikişinasın “ney”i ile veya başka enstrümanı ile makamdan makama, makamdan makama, makamdan makama geçmesi ve kendisine bir zevk zemzemesi yaşatması gibi, o da kutsal bir zevk zemzemesi yaşıyor orada. Secdeye başını koyuyor, bir daha kaldırmak istemiyor başını. أَقْرَبُ مَا يَكُونُ الْعَبْدُ مِنْ رَبِّهِ فَهُوَ سَاجِدٌ Secde, Allah’a en yakın olduğun hal ise, niye o yakın hali bırakıyorsun ki?!. Amma yapacağın başka şeyler var; bir kere daha o yakınlık, bir kere daha o yakınlık, bir kere daha o yakınlık… “Hel min mezid!” (Daha Yok mu?) yolcusuna düşen şey, sürekli o yakınlığa ait argümanları kullanmaktır. أَقْرَبُ مَا يَكُونُ الْعَبْدُ مِنْ رَبِّهِ فَهُوَ سَاجِدٌ Başını bir daha koyuyor. Öyle bir “kıyam”laşma, öyle bir “rükû”laşma, öyle bir “kavme”leşme, öyle bir “secde”leşme, öyle bir “celse”leşme, öyle bir “tahiyyât”. O da Miraç’ta İnsanlığın İftihar Tablosu’nun, Cenâb-ı Hakk’a tazimât u tekrimâtını arz etmesi, Zat-ı Zü’l-celâlin de ona mukabelede bulunması, اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ demesi.. O’nun da, aldığı o selam ile orada bile ümmetini yâd etmesi. Bu mülahazalarla çok derin bir muhâvere ufkuna ulaşma namazda oluyor. Onun için “namazı iyi bil ki, o mü’minin miracıdır.” “Namaz, dinin direğidir, nurudur / Sefine-i dini (din gemisini) namaz yürütür / Cümle ibadetin, namaz piridir / Namazsız-niyazsız İslam olur mu?!” Ama namaz, “namaz” olması lazım ki, namaz kılan da “Müslüman” olsun.

Bamteli: YOLDA DÖKÜLENLER VE İNSANÎ DAVRANIŞLAR MANZUMESİ

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu