Şu muhteşem kâinat kitabındaki âhenk, eşyânın birbirine destek olması ve birbiriyle baş başa, omuz omuza vererek bir bütün teşkîl etmesiyle devam etmekte; her türlü yıkılım ve tahrîb ise birbirine zıt …
Kürsü
-
-
“Eğer sen hak ile meşgul olmazsan, bâtıl seni işgal eder!”
-
Çile, yüce hedeflere varmanın ve yüksek neticeler elde etmenin tek yoludur. Hakikat yolcusu, çile ile günahlardan arınır; onunla saflaşır ve onunla özüne erer. Çilenin olmadığı yerde ne olgunlaşmadan ne de …
-
Yıllar var ki cehâlet, görgüsüzlük ve uyuşukluğun çevremizde meydana getirdiği karanlık atmosferi aşarak, şanlı mazimizi aydınlatan ışık kaynaklarından istifâde edemez ve aydınlanamaz olduk. Bizler yakın geçmişimiz itibariyle, atâlet ve rûh …
-
Bu millet, birkaç asırdan beri kendi bünyesinde akıl almaz zıtlaşmalara, anlaşılmaz kutuplaşmalara düşerek, içten içe kendi kendini çürütmüş ve âdetâ düşmanlarının emellerine hizmet eder hâle gelmiştir. Bir kesim, kendisinin sağmal’ı …
-
Resûl-i Ekrem’in (aleyhi ekmelüttehaya) neslini sevmek, Alevî’siyle Sünnî’siyle hepimiz için çok önemli bir vecibedir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de, Allah Resûlü’nün, peygamberlik vazifesine bedel olarak hiçbir ücret talep etmediği, ümmetinden sadece Âl-i …
-
Hazreti Hüseyin Efendimiz kendi ahfadı ile Kerbela’da şehid edilmiştir. O günü vesile sayarak bir araya geliriz. Oruç tutarız, iftar yaparız, aşure ikram eder, insanların gönüllerini alırız. Alevi-Sünni insanları bir araya …
-
Mukaddes Göç – Yeni bir Hicret dönemi başlıyor… Allah’ın adını duyurmak O’nun sevgisini kazanmak Efendimizin Namı Celili’ni Dünyanın dört bir yanına ulaştırmak Hicret edin hayat bulun Başkaları için yaşayın…
-
Osmanlı’nın üst üste zulüm ve ihanetlere uğradığı, İslâm âleminin müstemlekeciler tarafından adeta tırpanlandığı ve fikir, düşünce adına dümdüz edildiği, geriye sadece Osmanlı’ya sövme ve vefasızlığın miras kaldığı bir dönemin akabinde, …
-
Son dönemde hadiseler dış yüzleri itibarıyla insanı bedbinliğe ve karamsarlığa sevk edecek şekilde cereyan ediyor. Ancak bir şey var ki, onu da inkâr edemem. Şöyle ki, eğer Cenab-ı Vacibu’l-Vücud ve …