Yazarlar

Boykot Yılları ve Muavenet | İSMET MACİT

“O takva sahipleri ki,

bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar;

 öfkelerini yutarlar ve insanları affederler.

Allah da güzel davranışta bulunanları sever.”

Al-i İmran Suresi, 134

Müşrikler Efendimizin (sav) getirdiği nurdan mesajlara gözlerini kapatmakla kalmamış; Onu (sav) ve davasını bitirmek için her yola başvurmuşlardı. İnananları alaya almışlar, küçük görüp horlamışlardı. Bu nurdan selin önünü alamayınca işkencenin her türlüsünü yapmışlar ve boykotlarla yokluğa mahkum etmişlerdi.

Üç yıl süren boykot yıllarında Müslümanlar öyle sıkıntılara uğramışlardı ki, açlıktan dolayı ağlayan çocukların çığlıkları mahallenin arka taraflarında duyuluyor, hatta açlıktan ölen insanlar oluyordu.

Sad ibn Ebî Vakkas (ra) anlatıyor: “Boykot günlerinde açlıktan dolayı bir gece dışarı çıkmıştım. Ayağım yaş bir şeye değdi. Hemen onu ağzıma attım ve hâlâ ne olduğunu bilmiyorum.” (Süheylî)

Efendimiz (sav), Hz. Hatice ve Ebû Talib’in bütün malları boykot döneminde açlık çeken mazlum ve mağdurlara harcanmıştı. Boykota maruz kalan Efendimiz (sav) ve inananlar için azıcık bir yardım çok şey ifade ediyordu. Efendimiz (sav) boykot yıllarında bir müşrik tarafından yapılmış olsa bile yapılan yardımları hiç unutmamıştı.

Siyer kitapları boykot yıllarında darda kalan müminlere muavenette bulunan müşrik Ebu’l-Bahterî’den bahseder. Cahiliye döneminde Kureyş kabilesinin ileri gelenlerinden biriydi. Efendimiz (sav) İslâmiyet’i açıktan tebliğ etmeye başladığı zaman Onu (sav) bu davadan vazgeçirmesi için Ebû Tâlib’e başvuran Kureyşliler arasında o da vardı. Ancak onu Efendimizin (sav) gönlünde önemli kılan hadise, Kureyş kabilesinin Müslümanlara karşı ilan ettiği boykot sırasında akrabalık bağları sebebiyle tavrını Müslümanlardan yana koyması ve gizliden muavenette (yardımda) bulunmasıydı. Ebu’l-Bahterî ile bazı Kureyşliler, kendilerine hiçbir yiyecek verilmeyen Müslümanlara önce yiyecek götürdüler (bunun birkaç yük arpa olduğu rivayet edilir) sonra da Müslümanlarla görüşmeyi ve onlara yardım ulaştırmayı yasaklayan boykot metnini Kâbe’nin duvarından indirerek Kureyş’in baskısını kırdılar.

Efendimizin (sav) hicret etmesini engellemek için tedbirler almak üzere Kureyşliler’in Dârünnedve’de yaptığı toplantıya da katılan Ebu’l-Bahterî, Bedir Savaşı’nda müşrik ordusunun erzak ihtiyacını da karşıladı. Onun İslâmiyet aleyhindeki gayretlerine rağmen Efendimiz (sav) Bedir Savaşı’ndan önce yaptığı istişarede boykot hadisesindeki iyiliğini dikkate alarak öldürülmemesini ve ona eman verdiğini beyan buyurdu.

Savaş esnasında Ebu’l-Bahterî ile karşılaşan Hz. Mücezzir ibn Ziyâd el-Belevî adlı sahabe Efendimizin (sav) bu emrini ona hatırlatarak teslim olmasını istedi. Ebu’l-Bahterî, arkadaşı Cünâde ibn Müleyha’ya da eman verilmesi hâlinde teslim olacağını söyledi. Fakat Mücezzir onun bu isteğini kabul etmedi. Bunun üzerine Ebu’l-Bahterî, ‘yaşama hırsı uğruna arkadaşını ölüme terk ettiği için Kureyşli kadınların kendisini ayıplayacaklarından endişe ederek savaşmaya devam etti ve öldürüldü.

Efendimiz (sav) boykot yıllarında yapılan birkaç katır yükü arpayı vefası gereği unutmuyordu. Ne boykotlar bitti, ne boykot yapan zalimler tükendi, ne de boykot altında inim inim inleyen insanlara yardım götürenlerin yardımı kesildi.

Rabbim şu modern çağın boykot yıllarını bir an önce bitirsin, zalimleri zulümlerinde boğsun!

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu