İnsanlar, dini yada dünyevi olsun, herhangi bir hareket veya aksiyon içinde oldukları durumlarda hatalar yaparlar. Bu gayet normaldir. Bunun iki sebebi vardır. Ya iş yapma anında bildikleri şeyleri uygulama alanına …
Mizan
-
-
Etrafında ağır başlı saygı uyandırmış gençle, ölüm sessizliğinin çöktüğü eve vardığımızda akşam güneşinin portakal rengi ışıkları ufukta çoktan kaybolmuştu. Ev taziyeye gelenlerle lebalep doluydu. O şahin bakışlı adam derin bir …
-
Acı tatlı neler geçmedi ki!. Geçmez, bitmez denilen nice zulümler işkenceler geldi geçti.. Nehirler gibi akar devran.. Dairevi bir hat çiziyor adeta zaman.. Zamana takılı tüm hadiseler zaman gibi geçer.. …
-
Ubeydullah İbn-i Cahş, ilk Müslüman olanlardandı… Eşi Hz. Ramle (Ümmü Habibe) ise Ebu Süfyanın kızı idi ve Müslüman olmuştu. Bunlar evli idiler ve Habeşistan’a hicret etmişlerdi. Fakat, Ubeydullah İbn-i Cahş, …
-
M. Fethullah Gülen Hocaefendi uygun bir ortam için şunları söylüyor: ‘Kişi sevdiğiyle beraberdir.’ (Buhari, Edeb 96) Peygamber sözü. Öyleyse anne-baba için çocuklarına ARKADAŞ BULMAK çok mühimdir. Çocuğun, duygu ve düşüncesinin …
-
Sosyal hayatın en önemli problemlerinden birisi de toplumda fitne ve fesada sebebiyet verecek, insanları korkuya sevk edecek, birlik ve beraberliği sarsacak yalan, uydurma haber ve iddialardır. Tarih boyunca hemen her …
-
Akıl için yol birdir. Kur’an’da el-akl gibi akıl kelimesi, isim olarak hiç bulunmamaktadır; hep fiil halinde bulunur. Yani aklı kullanmak ve akıl yürütmek şeklinde… Hatta aklını kullanmayanlar için “pislik azabı” …
-
Bir zamanlar bizim dünyâmız, kendine has renk ve ışıkları, güzellik ve derinlikleriyle müşahedesine doyum olmayan bir meşher ve başlı başına bir kültür; bir medeniyet ülkesiydi. Bu ülkede hayat o kadar …
-
Bir gün Cibrîl-i Emîn, Efendimiz’e (aleyhissalâtu vesselâm) gelir ve “Ey Muhammed, dilediğin kadar yaşa! Sonunda öleceksin! Dilediğini sev, bir gün ondan ayrılacaksın. İstediğini yap, sonunda mutlaka karşılığını göreceksin. Şunu iyi …
-
“Vahdette; vücub derecesinde bir suhûlet -kolaylık-; şirkte ise, imtinâ -imkansızlık- derecesinde bir suûbet -zorluk- ve müşkîlât bulunmaktadır.” (Şuâlar) Hilkat -yaratmak-; Zât-ı Zülcelâle verilse, kâinat bir ağaç kadar, bir ağaç meyve …