Yazarlar

Yaşayan Mevlana

Abdullah Aymaz, Almanya’nın Hessen eyaletinin başşehri Wiesbaden’de yapılan "Mevlana Celaleddin Rumi Akşamları" etkinliğini kaleme aldı.

Holandalı Rumî  Araştırmacısı yazar Cees  Buys  ile tanışıklığımız var. Bir kaç senedir hem Hollanda’da hem de Almanya’da görüştük. En son Frankfurt’ta M. Fethullah Gülen ve Hizmet Hareketi üzerine yazacağı bir kitapla ilgili görüşmemiz oldu.
Hatta, 1966 yıllarından İzmir’deki  Kestanepazarında bulunan İmam-Hatip yurdunda idareci iken Hocaefendi’nin öğrencilere muamelesindeki inceliği anlatırken, onurları rencide etmeden nasıl davrandığına bir misal vermiştim. “Tam tahmin ettiğim”  gibi demekten kendisini alamadı.
Aynı gün semazen Abdülkadir Dikici Bey ile sema programına katıldı ve Almanca bir konuşma yaptı…
Sema etkinliklerini önemli buluyorum…
Yaşayan Mevlana 2
Bir misal arzetmek istiyorum…
1971’deki  12 Mart Muhtırasından sonra, gazetelerde “sandık cinayeti” diye bir haber çıkmıştı. Sol gruplardan birisinin arasında bir kavga çıkıyor bir arkadaşlarını her nasılsa öldürüyorlar.
Onu bir sandığa koyup atarlarken yakalanıyorlar. Cinayete karışmamış olmasına rağmen o gruptan bir üniversite öğrencisi, başına bir iş gelir endişesiyle bir Avrupa ülkesine geliyor. Orada tahsiline devam ediyor, bir üniversitede hoca oluyor.
Bundan on-onbeş sene önce bir davet üzerine bir sema gösterisine katılıyor. Bu programda Ezan ve Kur’an okununca gayr-i ihtiyarî  gözlerinden yaşlar geliyor ve kendi kendine “Ben Müslümanmışım.” diyor.
Ezan-Kur’an, sanki Elestü Bezmini hatırlatıyor!. Cenab-ı Hakk’ın “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?”    sorusuna, Ruhlarımızın da “Evet  Rabbimizsin”  sözü  gibi bir bezmi hatırlatıyor.
Basri Doğan’ın 19 Aralık 2019  tarihli haberinde şöyle deniliyor:
17 Aralık 2019’da ŞEB-İ  ARUZ’lar kutlanırken Avrupa’nın  bazı ülkerinde Hz.  Mevlana için ihtifaller organize  ediliyordu…
Mevlana ve hoşgörü etkinliği çerçevesinde düzenlenen Avrupa’da Mevlana Celaleddin Rumi Akşamları yoğun ilgi görüyor. Avrupa ülkelerinin farklı şehirlerinde düzenlenen etkinliklerin sonuncusu, Almanya’nın Hessen Eyaletinin Başkenti Wiesbaden’de yapıldı.
Hessen Devlet Radyosu’nun medya sponsoru olduğu, Mosaik Kültür Merkezi ve Frankfurt Kültürlerarası Diyalog Derneği’nin (FID eV), himayesinde gerçekleşen geceye 200’ü aşkın davetli katıldı.
İlahiyatçı Tuncay Dinçkal’ın sunuculuğunu yaptığı programda Mevlana’nın “gel” çağrısının dünyanın pek çok yerinde yankılandığınının altını çizdi. Hollandalı Rumi Araştırmacısı ve Yazar Cees Buys, Mevlana’nın farklı dil, din ve kültürlere kucak açan görüşlerine insanlığın muhtaç olduğunu ifade etti. İnsanlar arasındaki farklılıkların, çatışmalara gerekçe değil tersine ileriye dönük barışa sevgi ve saygıya dayalı güzel ilişkilere ilham kaynağı olması gerektiğini vurgulayan Cees Buys, Mevlana’nın yaşadığı dönemde bunu çok iyi gördüğünü söyledi.
Rumi’nin sosyal yaşama katkısının büyük olduğunu vurgulayan Buys “Mevlana yaşadığı dönemde herkesi kucaklayıcı söylemi ile tüm batı dünyasında aradan yıllar geçse de hala sevgi ve saygı ile anılmaktadır. ‘Ne Olursan Ol Yine Gel’ çağrısı bir sevgi çağrısıdır, hoşgörü çağrısıdır. Bugün ben de bu çağrı ile buradayım. Bugün Almanya’nın Wiesbaden şehrinde birlikte olmaktan son derece mutlu oldum. Rumi’nin eserlerinde Allah aşkı ve sevgisi hep öne çıkmıştır.’’ dedi.
‘GÜNÜMÜZÜN MEVLANASI FETHULLAH GÜLEN 
‘Hollandalı Rumi Araştırmacısı ve Yazar Cees Buys, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Günümüzde ise bu sevgi ve aşkı yine İslam Alimi olan Fethullah Gülen tarafından dile getirildiğini görüyoruz. Sayın Gülen de günümüzün Mevlanası. Şimdi son yıllarda  Hizmet Hareketi sayesinde Müslümanları ve özelde de Fethullah Gülen’i gayet iyi tanıyorum ve son yedi yılda fark ettiğim şey, Fethullah Gülen’in taraftarlarının hepsinin -şimdiye kadar istisna olanını görmedim- gerçekten farklı görüşlere ve farklı inançlara sahip insanlara açık olmasıdır.
‘HİZMET HAREKETİ ÖRNEK BİR MODEL’
Gülen ayrıca, hizmet mensuplarına farklı din ve kültürden insanlar ile iyi diyalog içine girmelerini de teşvik ediyor. Gülen taraftarlarının hemen hepsi yüksek derecede eğitimli ve hepsinin harika işleri var hepsi girişimci insanlar. Bunların çoğu, akıcı bir şekilde Hollandaca konuşabiliyor. Hatta 8-9 ay içinde Türkiye’den gelen mülteciler bile. Son olarak, bunların hepsinin samimî  ve  içten  insanlar olduğunu da bildirmeliyim. Aslında Fethullah Gülen’in başlatmış olduğu bu Hizmet hareketi insanlık adına bir örnek model olduğu  düşüncesindeyim. Tıpkı yüzyıllar önce yaşayan Mevlana da aynı şekilde insanlara yaklaşıp onları kucaklamıştır. Bugün hala herkes onun bu birleştirici evrensel düşüncesine akın akın gelmesi doğruluğunun bir göstergesi olduğunu söylemek isterim.”Konuşmasının ardından Hollandalı Rumi Araştırmacısı ve Yazar Cees Buys Mevlana’nın Mesnevi adlı eserinden beyitler okudu.
‘ALLAH EN ÇOK KENDİSİNE DUA EDENİ SEVER’
Program sonunda Mevlana Celaleddin Rumi ve sema hakkında katılımcıların sorularını cevaplayan sema ustası Mevlevi Abdulkadir Dikici, Mosaik Kültür Merkezi ve Frankfurt Kültürlerarası Diyalog Derneği’ne (FID eV) güzel katkılarından dolayı teşekkür etti. Dikici, “Sema asırlardır   devam eden bir etkinliktir. Her figürde, her kıyafette bir sembol var. Sağ el bu şekilde açık kalır. İnsan kendi aczini bilen varlıktır. Aciz olduğunu bilen varlık insandır. Tek olan yüce yaratıcı Allah’tan devamlı talepte bulunur. Allah’ta en çok kendisine dua edeni sever. Kim daha çok dua ederse Allah ona yakındır. Allah’tan istemeyi bırakır isek, önce kendimizi bırakmış oluruz. Allah’ı unutmuş oluruz. Sol ile Allah’tan aldığımızı başka insanlara veririz. Allah cimrileri sevmez. Allah cömertler ile beraberdir.” şeklinde konuştu.
Bu çeşit etkinlikler bilhassa Avrupa’nın bütün üklerinde devam etmesi, İslâmiyeti şiddet yanlısı olarak tanıyanlara, çok güzel boyutlar ve doğru kanaatlar kazandıracağı ümidini taşıyorum.
Ayrıca merhum Şefik Can’ın 45 sene çalışıp Hz. Mevlana üzerine yazdığı kitabına  M. Fethullah Gülen  Hocaefendinin yazdığı önsözün de çok iyi mütalaa edilmesini tavsiye ederim… Şefik Can, asistanı Nur Artıran’a   “Kırkbeş sene uğraşıp şu kitabı yazacağıma keşke şöyle bir önsöz yazabilseydim. Evladım ben 90 yaşındayım,  artık o zatı göremem ama sen git, ellerini öp!” diyor. Gerçekten Hocaefendi bu yazıda hem Kalbin Zümrüt Tepelerini  özetlemiş, hem de Hz. Mevlana ile  Hz. Şems-i Tebrizî arasındaki ince sır ve münasebetlere işaretlerde bulunmuştur.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu