<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zilhicce arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/zilhicce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/zilhicce/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 11:23:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Zilhicce arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/zilhicce/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cuma Hutbesi &#124; Zilhicce Ayı ve Arefe Günü</title>
		<link>https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-zilhicce-ayi-ve-arefe-gunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 11:23:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cuma Hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[arefe]]></category>
		<category><![CDATA[cumahutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Zilhicce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=48813</guid>

					<description><![CDATA[<p>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ     ثُمَّ اَفيضُوا مِنْ حَيْثُ اَفَاضَ النَّاسُ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحيمٌ Sonra, insanların sel gibi aktığı yerden siz de akın edin ve Allah’tan af&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-zilhicce-ayi-ve-arefe-gunu/">Cuma Hutbesi | Zilhicce Ayı ve Arefe Günü</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span dir="RTL" lang="AR-SA"><strong>DERLEYEN: ERDEMLİLER YOLU AKADEMİ</strong></span></b></p>
<div>
<p style="font-weight: 400; text-align: center;">    <strong>ثُمَّ اَفيضُوا مِنْ حَيْثُ اَفَاضَ النَّاسُ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَ</strong><strong>ۜ</strong><strong> اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحيمٌ</strong></p>
</div>
<p style="font-weight: 400;">Sonra, insanların sel gibi aktığı yerden siz de akın edin ve <strong>Allah’tan af dileyin!</strong> Çünkü Allah çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur. <strong><em>(Bakara,199)</em></strong><strong>                                            </strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>            </strong><strong>  </strong><strong> </strong><strong>صَوْمُ يَوْمِ عَرَفَةَ كَفَّارَةُ سَنَتَيْنِ سَنَةٍ قَبْلَهُ وَسَنَةٍ بَعْدَهُ</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">“Arefe günü tutulan oruç, iki senenin günahına kefarettir. Bir önceki sene ve bir sonraki sene.”<strong><em>(Müslim, Sıyam, 197)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Muhterem Müslümanlar!</strong> Hutbemiz<strong>, </strong><strong>Zilhicce Ayı ve Arefe Günü</strong> hakkındadır<strong>.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı içindeyiz. Zilhicce ayının 10’unda –27 Mayıs Çarşamba günü- <strong>Kurban Bayramının</strong> ilk gününü idrak etmiş olacağız inşallah.</p>
<p style="font-weight: 400;">Zilhicce sözlükte<strong> “hac ayı” zül Hacce</strong> demektir.<strong> Hac ibadetinin yerine getirildiği, umumi af ve bağışlanma ayıdır</strong>. Hac farizası bu ayın <strong>sekizi ile on üçüncü günleri </strong>arasında ifade edilir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Mübarek ay, gün ve geceler, İslâm&#8217;ın şeairindendir; hususi kıymetleri ve kerametleri vardır.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Abdullah İbn Abbas; <strong>وَاذْكُرُوا اللَّهَ فِي أَيَّامٍ مَعْدُودَاتٍ</strong>  <strong>“O sayılı günlerde tekbir getirerek Allah’ı zikredin”, </strong>ayetinde geçen <strong>“sayılı günler</strong>” ifadesini, <strong>Zilhiccenin ilk on günü veya teşrik günleri</strong> diye yorumlar. <strong><em>(Bakara;203)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Allah Rasulü (s.a.s); bir rivayette: “<strong>Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!</strong>” buyurmuştur. <strong><em>(Şevkânî, Neylü’l-evṭâr, III, 354).</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Bu günlerin af ve mağfiret günleri olması yönüyle</strong>, af ve mağfirete erebilmek için <strong>istiğfar dualarını</strong> okumakta fayda var. Abdullah ibni Ömer: Biz Resûlullah (s.a.s)’in bir yerde <strong>yüz</strong> <strong>defa</strong>: <strong>« </strong><strong>ربِّ اغْفِرْ لي ، وتُبْ عليَ إِنَّكَ أَنْتَ التَّوابُ الرَّحِيمُ</strong> <strong>» </strong>“Allahım! Beni bağışla ve tövbemi kabul eyle. Çünkü sen tövbeleri çok kabul eden ve çok merhamet edensin” <strong>dediğini sayardık</strong> <strong>der</strong>. <strong><em>(Ebû Dâvûd, Vitir 26; Tirmizî, </em></strong><strong><em>Daavât 39)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Bu günlerde oruç tutmak müstehaptır. </strong>Seleften bazıları faziletli günlerin gündüzlerinde oruç tutmuşlardır. Dini bayramlar ve Ramazan ayı dışında senenin her günü nafile oruç tutulabilir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Aziz Müminler!</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Zilhiccenin dokuzuncu günü “arife” dir.</strong> Efendimiz (s.a.s) o günün faziletini şöyle anlatır: “<strong>Günlerin en efdali arafe günüdür… Duaların en efdali de arafe günü yapılan duadır…” </strong><strong><em>(Muvatta, Hacc 346)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>“Kim arafe günü dilini, kulağını ve gözünü haramdan korursa, iki arafe arasındaki küçük günahları bağışlanır.” </strong><strong><em>(Suyûtî, Câmiu’s-Sagîr, 3/471)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>“Arafe günü vakfe sırasında, Cenab-ı Hakk’ın Cehennem’den azad ettiği kulların sayısı, diğer günlerde azad ettiklerinden kat kat fazladır… </strong><strong><em>(Muslim, Hacc 436)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Bir başka rivayette <strong>şeytanın Arefe günü çıldırdığı, perişan olduğu</strong> beyan edilmiştir. Çünkü <strong>Allah, Arefe günü bütün müminlere afv ü mağfiretle</strong> muamele eder.</p>
<p style="font-weight: 400;">Daha başka rivayetlerde Allah Teâla’nın bu mübarek günde <strong>ayrı bir tecellide bulunduğu </strong>haber verilmiştir. <strong>Bu tecellinin sadece Arafat’ta bulunanlar için değil bütün müminler için geçerli</strong> olduğu belirtilmiştir. Ancak bunlardan istifade etme ve hissedar olma,<strong>  </strong><strong>o gecelerde ve günlerde salih ameller ile meşgul olmaya bağlıdır.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Önümüzdeki Salı günü Arefe</strong>. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) günün ehemmiyetine dikkat çekme sadedinde şöyle buyurmuştur: <strong>“Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allah’ın kıymet verdiği bir gündür.” </strong>Allah’ın ehemmiyet verdiği güne biz de ehemmiyet vermeliyiz.</p>
<p style="font-weight: 400;">Arefe gününü, <strong>umumi bir dua seferberliğine dönüştürme imkânı olabilir.  O gün</strong>, Arafat’taki hacıları taklit maksadıyla insanlar herhangi bir mescit ya da yerde toplanabilir. Nasıl ki hacdakilerin teşrîk tekbirlerine başlamasıyla, diğer bütün mü’minler de başlıyorlar, onlarla aynı günde bayram edip kurbanlarını kesiyorlar.. öyle de, arefe gününün şuurunda olarak <strong>kalben niyeti halis tutup,</strong> vakfe saatlerine denk gelen vakitlerde hatta gün boyu, şahsen veya cemaaten topluca <strong>tevbe ve istiğfar</strong> edip, <strong>dua ve niyazlarda</strong> bulunmakta bir mahsur yoktur. Aksine “<strong>haccın yümün ve bereketinin toplandığı bugünde</strong>, ihlâs ve samimiyetle istenildiği takdirde, <strong>Arafat’takilere lutfedilen İlâhî mağfiret ve nimetlerden nasibdâr olmak,</strong> kuvvetle muhtemeldir. <strong><em>(Fasıldan Fasıla, 3/242)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Arefe günü sabah namazından başlayarak Bayramın 4. Günü ikindi namazına kadar, Namazların farzını müteakip verilen selâmdan sonra; <strong>“Allahü Ekber. Allahü Ekber. Lâilâhe illallâhü vellâllü ekber. Allahü ekber ve lillâhilhamd” </strong>denilerek<strong> Teşrîk Tekbiri getirmek vaciptir</strong>.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Arafe günü, Müslümanların mağfiret ve cehennemden kurtuluş bayramıdır.</strong> İlâhî merhametin galeyana geldiği böyle bir zaman diliminde, samimî yürekten içli yakarışlarla, <strong>tevbe ve istiğfarlarla</strong> <strong>Allah&#8217;a yönelmeliyiz.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Arefe Günü, İhlas Suresi&#8217;ni Bin Defa Okumak</strong><strong>: </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">İhlâs Sûresini farklı sayılarda okumanın fâziletlerine dair hadisler olduğu gibi, 1000 defa okumanın faziletiyle ilgili rivayetler de vardır. <strong>&#8220;Kim ki bin kere ‘Kulhüvallahü ehad sûresi&#8217;ni okursa, kendi nefsini Allah&#8217;tan satın almış olur.”</strong> <strong><em>(Suyuti, el-Fethu’l-Kebir, 3/227)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Kim ki Arefe gününde bin kere ‘Kulhüvallahü ehad suresi’ni okursa, Allah Teâlâ ona istediğini verecektir. </strong><strong><em>(Münavî, Feyzü’l-Kadir, 6/203)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Beş yüz arafe’de, beşyüz de ondan önceki günde olmak üzere ikiye taksimle de bu okunabilir. Böyle bir okuyuşun bereketiyle <strong>kalpte birtakım hakikatlerin açıldığını ve çoğu manevî duyguların bundan gıdasını aldığını,</strong> bazı İslâm ulemasının tecrübeleri göstermektedir. <strong><em>(Mektubat 340, 343; Şualar, s.299)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Bu bereketli zaman diliminde </strong>başkaları için güzel ve faydalı işler olan <strong>salih amellerimizi artırmalıyız. </strong>Başka birilerine kurban bulup ulaştırmak, kurban paketi sunmak, çocuklara bayram hediyesi   hazırlayıp vermek “<strong>salih amel</strong>” <strong>dir</strong>.  <strong>Maddî-manevî ihtiyaç sahiplerin imdadına koşan mü&#8217;minler, o anda Arafat&#8217;ta ve Müzdelife&#8217;de olan kimselerin sevabına denk, sevap kazanmış olabilirler</strong>…&#8221; <strong><em>(Fas. Fasıla, 2/147)</em></strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Kıymetli Müminler!</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Zaman, geriye dönüşü olmayan akıp giden bir nehir gibidir. </strong>Bu mübarek günler, bizlere unuttuğumuz kulluk ufkunu hatırlatmak, bizi kalbî ve ruhî hayatın zirvelerine taşımak için<strong> birer İlahi davettir.</strong> Dünyanın geçici heveslerine karşı gaflet perdelerini yırtalım ve kalbimizin yönünü tamamen Sultanlar Sultanı’na çevirelim. Unutmayalım ki, bu günler kaçırılmayacak kadar kıymetli, insan hayatı ise bir sonraki Zilhicce’ye ya da Arefeye yetişemeyecek kadar kısa ve garantisizdir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Yüce Mevlâ, bu mübarek günler ve Arefe günü hürmetine günahlarımızı affeylesin, </strong><strong>Arafat&#8217;ta ve Müzdelife&#8217;de olanlara </strong><strong>bulunacağı</strong>, ihsan ve lütuflardan bizlere de lütfeylesin…</p>
<p style="font-weight: 400;"><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Cuma-Hutbesi-ZILHICCE-AYI-VE-AREFE-GUNU.docx">Cuma Hutbesi | ZİLHİCCE AYI VE AREFE GÜNÜ</a>   WORD</p>
<p style="font-weight: 400;"><a href="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/05/Cuma-Hutbesi-ZILHICCE-AYI-VE-AREFE-GUNU.pdf">Cuma Hutbesi | ZİLHİCCE AYI VE AREFE GÜNÜ</a>    PDF</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/cuma-hutbesi-zilhicce-ayi-ve-arefe-gunu/">Cuma Hutbesi | Zilhicce Ayı ve Arefe Günü</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“On geceye yemin olsun ki…”</title>
		<link>https://hizmetten.com/on-geceye-yemin-olsun-ki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Recep Atıcı]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Jun 2023 08:43:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[10 gece]]></category>
		<category><![CDATA[10 geceye ant olsun ki]]></category>
		<category><![CDATA[Zilhicce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=32356</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazıya başlık yaptığım ifade Fecr Suresinin ilk ayetidir. Tefsirciler bu on geceden maksadın ise Zilhicce ayının ilk on günü olduğu konusunda ittifak halindedirler. Bu ifadede ilk on gece üzerine yemin&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/on-geceye-yemin-olsun-ki/">“On geceye yemin olsun ki…”</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yazıya başlık yaptığım ifade Fecr Suresinin ilk ayetidir. Tefsirciler bu on geceden maksadın ise Zilhicce ayının ilk on günü olduğu konusunda ittifak halindedirler. Bu ifadede ilk on gece üzerine yemin edilmektedir. Bütün günlerini Allah’ın hoşnut olması için gayret gösteren güzel insanlar, sizler de bilirsiniz ki Cenab-ı Hak, bizler gibi yemin ederek muhatabını ikna etme mecburiyeti yoktur. O, bir şeye yemin ediyorsa, yemin ettiği o nesnenin faziletinden ve kıymeti harbiyesindendir. Bu on geceye bu gözle bakmakta fayda var.</p>
<p>Üzerine yemin edilen bu on gece bugün yani 18 Haziranı 19 Hazirana bağlayan geceden itibaren başlıyor. Dolayısıyla bu zaman dilimini mümkün oldukça diğer günlerden farklı olarak duayla, ibadetle, Kur’an okuyarak ve oruç tutarak geçirebiliriz. Ayrıca yapılan ibadetler cemaat halinde yapılınca fazileti daha kıymetli olması bakımından mümkün mertebe etrafımızı da bu günlerin faziletiyle ilgili haberdar edelim. Kâbe-i Muazzamda ve Medine-i Münevvere’de yapılan ibadetlerle beraber geniş halkalar teşkil edelim. Zilhicce ayının faziletini başta Whatsapp olmak üzere sosyal medya hesaplarımızdan paylaşalım, dünya çapında bir dua ve ibadet seferberliğine vesile olarak -çok ihtiyacımız olduğu hepinizce malum- adeta maneviyat okyanusunu coşturalım, rahmete vesile olalım inşallah.</p>
<p>Zilhicce’nin faziletiyle ilgili ayet ve hadisler bu zaman dilimine ne derece ehemmiyet vermemiz gerektiğini bizlere açıkça ifade etmektedir. Aslında bu gecelerin faziletini anlamak için Kur’an-ı Kerim’de geçen ve benim de yazıya başlık yaptığım, “<em><strong>On geceye yemin olsun ki…</strong></em>” ifadesi bile yeterli. Çünkü o kadar faziletli ki Rabbimiz o gecelerin üzerine yemin ediyor.</p>
<p>Ay takvimine göre malumunuz Zilhicce ayı, 12’nci ay olup senenin son ayıdır. Bu ayın başındaki on gece ise İslâm’ın beş esasından biri olan hac ve kurban ibadetinin yerine getirildiği umumî af ve bağışlanma günlerini içinde barındıran zaman dilimidir. İşte bu mübarek ayın yukarıda da ifade edildiği gibi birinden onuna kadar olan zaman dilimi “leyâl-i aşere”, yani on mübarek gece olup 10’cu günü de Kurban Bayramı’nın ilk günüdür.</p>
<p>Evet, Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de bu günlerin kıymetiyle alakalı söylediği çok güzel ifadeleri vardır. Onlardan biri de şöyledir: “<em>Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine denktir.” (Tirmizi, Savm: 52; İbn-i Mâce, Sıyam: 39) Diğer bir ifadelerinde ise, şöyle buyurmaktadır: “Allah katında Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!</em>” (Abd b. Humeyd, Müsned: 1/257)</p>
<p>İkinci hadiste geçen tesbih, <strong>Sübhânallah</strong>; tahmid, <strong>Elhamdülillah</strong>; tehlil, <strong>lâilâheillâllah</strong>; tekbir ise <strong>Allahüekber</strong> demektir. Bunları birleştiren ifade ise, “Sübhanallahi velhamdülillâhi ve lâilâheillâllahü vellahüekber” şeklindedir ki, tesbih namazında 300 defa tekrar ettiğimiz bir dua cümlesidir.</p>
<p>Bu on gün içinde Arife gününün yeri ise tam anlamıyla olağanüstüdür. Efendimiz (s.a.v.) Arife günü tutulan oruç hakkında da şöyle buyurmaktadır: “<em>Arife günü tutulan oruç, geçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına kefaret olur.</em>” (Müslim, Sıyam:196-197) Hadiste ifade edilen geçmiş senenin günahlarına kefaretten af ve mağfireti, gelecek senenin günahlarına kefaretten ise günahlardan korunmayı anlayabiliriz.</p>
<p>Ayrıca Üstadımız Bediüzzaman da, “Arife gününde müstahsen bir İslâmî âdete binaen Sure-i İhlası bin defa okumak&#8230;” demek suretiyle Arife gününün hususiyetini işaret etmiştir.</p>
<p>Bir de bu on geceyi taçlandıran bir ibadet vardır ki o da Allah’ın halili (dostu) olan Hz. İbrahim&#8217;in (a.s) oğlu Hz. İsmail&#8217;i (a.s) Allah için kurban etmeye kadar varan bir sadakat anlayışıdır. Şayet o, gördüğü rüyanın bir neticesi olarak Hz. İsmail’i kurban etmeye niyet etmeseydi belki de bu gün kurban diye bir ibadeti yapıyor olmayacaktık. Bizler hepimiz Hz. İbrahim’e de, oğlu Hz. İsmail’e de kurban olalım. Ancak ondan daha güzeli ise onun Allah için oğlunu kurban etme düşüncesiyle yaptığı bu ibadet anlayışını hem kendimiz kurban vecibesini yerine getirerek hem de etrafımızda bu işin kıymeti harbiyesini anlatarak bu ibadete vesile olmaktır.</p>
<p>Netice-i kelam güzel insanlar, buraya kadar ifade edilen malumatlar aslında sizlerin bildiği şeyler. Ancak insan her daim nisyana (unutmaya) müptela. Bu açıdan sadece hatırlatma sadedinde bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı hissettim. Rabbim bu on gecede yapacağınız -kurban dahil- bütün ibadetlerinizi makbul eylesin. Âmin…</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/on-geceye-yemin-olsun-ki/">“On geceye yemin olsun ki…”</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teşrik Tekbirleri&#8217;ni unutmayalım</title>
		<link>https://hizmetten.com/21164-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Jul 2021 09:16:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[Teşrik Tekbiri]]></category>
		<category><![CDATA[Zilhicce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=21164</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurban Bayramına has bir başka vecibe de “Teşrik Tekbirleri”dir. Zilhicce’nin dokuzuncu günü, yani Kurban Bayramı’nın arefesinin sabah namazından başlayarak, bütün garz namazların arkasından cemaatle olsun-yalnız olsun, kadın-erkek her müslüman üzerine&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/21164-2/">Teşrik Tekbirleri&#8217;ni unutmayalım</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramına has bir başka vecibe de “Teşrik Tekbirleri”dir.<br />
Zilhicce’nin dokuzuncu günü, yani Kurban Bayramı’nın arefesinin sabah namazından başlayarak, bütün garz namazların arkasından cemaatle olsun-yalnız olsun, kadın-erkek her müslüman üzerine bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar( ikindi namazı dahil) 23 vakit tekbir getirmek( yani Allahu ekber Allahu ekber, Lâ ilâhe illallahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillahi&#8217;l-hamd demek) vâciptir.<br />
Şayet herhangi bir namazdan somra unutulursa, Teşrik günlerinde kılınacak bir namazın farzına müteâkip kâzâ edilir.</p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_50857"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/7T6CRu1GpfI?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/21164-2/">Teşrik Tekbirleri&#8217;ni unutmayalım</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zilhicce Ayını Dinimizde ve Kültürümüzdeki Önemi</title>
		<link>https://hizmetten.com/zilhicce-ayini-dinimizde-ve-kulturumuzdeki-onemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mizan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2021 10:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[arefe]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[oruc]]></category>
		<category><![CDATA[Zilhicce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20641</guid>

					<description><![CDATA[<p>KURBAN BAYRAMINA HAZIRLIK Zilhicce Ayını Dinimizde ve Kültürümüzdeki Önemi Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri olan Hac ibadetinin yerine getirildiği, umumi af ve bağışlanma ayıdır. Zilhicce&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zilhicce-ayini-dinimizde-ve-kulturumuzdeki-onemi/">Zilhicce Ayını Dinimizde ve Kültürümüzdeki Önemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>KURBAN BAYRAMINA HAZIRLIK</p>
<p><b>Zilhicce Ayını Dinimizde ve Kültürümüzdeki Önemi</b></p>
<p>Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri olan Hac ibadetinin yerine getirildiği, umumi af ve bağışlanma ayıdır. Zilhicce (zülhacce) <b>sözlükte</b> “<b>hac ayı</b>” demektir. Hac farizası bu ayın <b>sekiz- on üçüncü</b> günleri arasında ifa edilmektedir.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Bu mübarek ayın birinden onuna kadar olan zaman dilimi “<b>leyâl-i aşere</b>”, yani on mübarek gecedir. 10. gün Kurban Bayramı’nın ilk günüdür…<span class="Apple-converted-space"> </span><b><i> </i></b>Müfessirlerin çoğunluğu, Fecr sûresinin 2. âyetinde üzerine yemin edilen on gecenin Zilhicce ayının ilk on gecesi olduğu görüşündedir.<b><span class="Apple-converted-space"> </span></b></p>
<p dir="rtl"><b>وَالْفَجْرِ</b><b> </b><b>{1}</b><b> </b><b>وَلَيَالٍ</b><b> </b><b>عَشْرٍ</b><b> </b><b>{2}</b><b> </b><b>وَالشَّفْعِ</b><b> </b><b>وَالْوَتْرِ</b><b> </b><b>{3}</b><b> </b><b>وَاللَّيْلِ</b><b> </b><b>إِذَا</b><b> </b><b>يَسْرِ</b></p>
<p><b><span class="Apple-converted-space"> </span></b><b>Fecre, on geceye, çifte ve teke, akıp giden geceye yemin olsun ki kıyamet gelecektir.</b>&#8221; <b><i>Fecr 89/1-4</i></b> buyrulmaktadır. Gerçi Ramazan’ın son on gecesi veya Muharremin onuna kadar geceleri de ayette geçen sayılı günler olarak değerlendirenler var.<span class="Apple-converted-space">  </span>Bunlar hakkında da rivayet vardır. İbni Cerîr: Doğru olan bu zamanın Zilhiccenin ilk on gecesi olmasıdır. Çünkü Ehli te&#8217;vilin delilleri bunun üzerinde icma&#8217; etmiştir. Ve denilmiştir ki Hz. Musânın miykatındaki tamamlanan on gece Zilhiccenin ilk on gecesidir. <b><i>(Elmalılı H. Yazır)</i></b></p>
<p>Zilhiccenin sekizinci günü; <b>Terviye Günü</b> <i>(derin derin düşünme günü)</i> gündür. Bugünün Hz. İbrahim’in (a.s) oğlu Hz. İsmail (a.s) la ilgili gördüğü rüyanın ilk günüdür ve bugün bu rüyanın ne manaya geldiğini düşündüğü gündür.</p>
<p><b>Zilhiccenin </b>dokuzuncu günü <b>“arefe</b>” dir.</p>
<p>Zilhiccenin <b>onuncu günü</b> ve <b>devamındaki</b> <b>üç gün </b><b><i>(toplamda dört gün)</i></b><b> Kurban Bayramıdır. </b>Ayette geçen; <b>وَالْفَجْرِ</b><b> El-fecr</b>, Mücahid&#8217;den gelen rivâyete göre; Kurban Bayramının fecrini ifade etmektedir. <b>وَالشَّفْعِ</b><b> </b>“<b>Çift</b>”, Kurban Bayramının<b> </b>ilk günü. (Zilhiccenin 10. Günü) <b>وَالْوَتْرِ</b><b> </b>“<b>Tek</b>” Arafe günü. <b>وَاللَّيْلِ</b><b> </b><b>إِذَا</b><b> </b><b>يَسْرِ</b><b> </b>&#8220;<b>Geçip gitmekte olan “akıp giden gece</b>” ise; <b>sabahı bayram olan gecenin seher vakitleridir</b>. <b><i>Hamdi Yazır: 8/5791-5798.</i></b><span class="Apple-converted-space">  </span>Bir başka ifadeyle, hacda akşam ve yatsı namazlarının birleştirilerek yatsı vaktinde kılındığı gece “Müzdelife gecesi” şeklinde de tefsir edilmiştir.</p>
<p>İbn Abbas’ın, <b>وَاذْكُرُواْ</b><b> </b><b>اللّهَ</b><b> </b><b>فِي</b><b> </b><b>أَيَّامٍ</b><b> </b><b>مَّعْدُودَاتٍ</b><span class="Apple-converted-space">  </span>“Bilinen günlerde Allah’ın ismini zikretsinler” âyetinde geçen <b><i>(el-Hac 22/28)</i></b> “<b>bilinen günl</b>er” ifadesini de <b>Zilhiccenin ilk on günü veya teşrik günleri</b> diye yorumladığı nakledilir. Ancak ifadenin mutlaklığını ve başka pek çok âyette birçok kozmik varlık ve olaylara, belirleme yapılmaksızın yemin edildiğini dikkate alarak, bunu da “bütün geceler” olarak anlamak daha uygun olur diyenlerde vardır.</p>
<p><b>Zilhiccedeki Leyali-i Aşere’nin Faziletleri Nelerdir?</b></p>
<p>Zaman ve mekânlar bütün kıymet ve kutsiyetini, hakikatte Allah&#8217;ın dilemesinden alırlar. Bu İlâhî dileme ise varlıklar için binbir maslahat ve hikmetler içerir. Ayrıca o zaman dilimlerinde gerçekleşen mühim olaylar ve o mekânları dolduran kıymettar mekînler de, içinde bulundukları zaman ve mekâna değer kazandırmışlardır. İslâm&#8217;da mübarek zaman dilimlerinin kudsiyeti de meşiet-i İlâhî&#8217;den geldiği için, Müslümanlara sonsuz feyz ü bereketin nüzulü için birer vesile olmaktadırlar. Mübarek ay, gün ve geceler, İslâm&#8217;ın şeairindendir; hususi kıymetleri ve kerametleri vardır. Kâinat, semavat, feza-yı âlem ve bütün varlıklar bu kutlu zaman dilimlerine hürmet etmektedir. Âyet veya hadîslerin, kutsallığını tespit ettiği ve Mü&#8217;minlerin de yüzyıllardan beridir kutladığı bu mübarek ay, gün ve geceler, senenin içine dağılmış vaziyette bulunmaktadır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>&#8220;Ferd hususî meziyet ve fazîletleriyle belli şeylere taliptir ve Allah onları verir; ama cemaate Allah&#8217;ın vereceği bazı şeyler vardır ki, onlar ancak cemaat halinde istendiği zaman verilir. Bir yağmur duası, bir bayram namazı, bir Arafat&#8217;ta toplanma (ibadetlerinde olduğu gibi).&#8221; <b><i>Asr Get Ter 4/172,<span class="Apple-converted-space"> </span></i></b></p>
<p>Fecir suresinin ilk ayetleri havi olduğu çok hakikatların yanında bir de Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan ibadetlerin Allah’ın katındaki ehemmiyet, kutsiyet, fazilet ve kıymetini ifade etmektedir. Efendimiz (s.a.s); “<b>Allah katında ibadet edilecek -sâlih amel işlenecek- günler içinde zilhiccenin ilk on gününden daha hayırlısı yoktur</b>” Buyurmaktadır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p><b>İbadetlerin gerçek derinliği ile eda edilebilmesi için, her ibadetten önce bir hazırlık dönemi var.</b><span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Kur’an okumak, Kabeyi tavaf etmek veya Namaz kılmak için önce abdest alındığı, Ramazan öncesi üç aylarla başlayan bir antraman ve konsantrasyon dönemi olduğu gibi, günlerin en hayırlısı olan “<b>yevün-nahr</b>”ı yani <b>Kurban Bayramı’nı hakkıyla değerlendirebilmek için adeta bir hazırlık süreci var.<span class="Apple-converted-space"> </span></b></p>
<p>İbni Abbas&#8217;tan (r.a) gelen rivayete bugünlerdeki ibadetlerin faziletli çok büyüktür: Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurdu:</p>
<p dir="rtl"><b>«</b><b>مَا</b><b> </b><b>مِنْ</b><b> </b><b>أَيَّامٍ،</b><b> </b><b>الْعَمَلُ</b><b> </b><b>الصَّالِحُ</b><b> </b><b>فِيهَا</b><b> </b><b>أَحَبُّ</b><b> </b><b>إِلَى</b><b> </b><b>اللَّهِ،</b><b> </b><b>مِنْ</b><b> </b><b>هَذِهِ</b><b> </b><b>الْأَيَّامِ</b><b>» </b><b>يَعْنِي</b><b> </b><b>الْعَشْرَ،</b><b> </b><b>قَالُوا</b><b>: </b><b>يَا</b><b> </b><b>رَسُولَ</b><b> </b><b>اللَّهِ</b><b> </b><b>وَلَا</b><b> </b><b>الْجِهَادُ</b><b> </b><b>فِي</b><b> </b><b>سَبِيلِ</b><b> </b><b>اللَّهِ؟</b><b> </b><b>قَالَ</b><b>: «</b><b>وَلَا</b><b> </b><b>الْجِهَادُ</b><b> </b><b>فِي</b><b> </b><b>سَبِيلِ</b><b> </b><b>اللَّهِ،</b><b> </b><b>إِلَّا</b><b> </b><b>رَجُلٌ</b><b> </b><b>خَرَجَ</b><b> </b><b>بِنَفْسِهِ</b><b> </b><b>وَمَالِهِ،</b><b> </b><b>فَلَمْ</b><b> </b><b>يَرْجِعْ</b><b> </b><b>مِنْ</b><b> </b><b>ذَلِكَ</b><b> </b><b>بِشَيْءٍ</b><b>»</b></p>
<p>&#8220;<b>Allah katında içinde bulunduğumuz şu günler (Zilhicce&#8217;nin ilk on günün) deki salih amelden daha sevimli başka günler yoktur</b>.&#8221; Sahabeler, sordular: &#8220;Ya Resulallah, Allah yolunda cihat da mı?&#8221; Resulullah (s.a.v.) cevap verdi: &#8220;<b>Evet, Allah yolunda cihat da. Meğerki bir adam canıyla ve malıyla cihada çıkıp da kendisine ait mal ve candan hiçbir şeyi geri getiremez olursa, o başka</b>.&#8221; <b><span class="Apple-converted-space"> </span></b></p>
<p>Başka bir rivayette: “<b>Allah indinde Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin</b>!”<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Ebu Hureyre (r.a) dan gelen başka bir rivayette ise Efendimiz (s.a.s): <b>«</b><b>مَا</b><b> </b><b>مِنْ</b><b> </b><b>أَيَّامِ</b><b> </b><b>الدُّنْيَا</b><b> </b><b>أَيَّامٌ</b><b> </b><b>أَحَبُّ</b><b> </b><b>إِلَى</b><b> </b><b>اللَّهِ</b><b> </b><b>سُبْحَانَهُ</b><b> </b><b>أَنْ</b><b> </b><b>يُتَعَبَّدَ</b><b> </b><b>لَهُ</b><b> </b><b>فِيهَا</b><b> </b><b>مِنْ</b><b> </b><b>أَيَّامِ</b><b> </b><b>الْعَشْرِ،</b><b> </b><b>وَإِنَّ</b><b> </b><b>صِيَامَ</b><b> </b><b>يَوْمٍ</b><b> </b><b>فِيهَا</b><b> </b><b>لَيَعْدِلُ</b><b> </b><b>صِيَامَ</b><b> </b><b>سَنَةٍ،</b><b> </b><b>وَلَيْلَةٍ</b><b> </b><b>فِيهَا</b><b> </b><b>بِلَيْلَةِ</b><b> </b><b>الْقَدْرِ</b><b>»</b><span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>“<b>Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine denktir.” </b><b><i>Tirmizi, Savm: 52; İbn-i Mâce, Sıyam: 39;Ebû Dâvûd, Savm 61</i>. </b>Buyrulmaktadır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Tirmîzî’nin değerlendirmelerinde bu hadis gariptir<b>. </b>Bu hadisi sadece Mes’ûd b. Vasıl’ın Nehhas’ın rivâyetinden bilmekteyiz. Yahya b. Saîd el-Kattan, <b>Nehhas</b> hakkında hafızası yönünden tenkit ederek zayıf görmüştür.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>El-Bânî;<span class="Apple-converted-space">  </span>Bu rivayeti zayıf görmüş ve ravisi tenkit edilmiştir. İmam Buhari bu hadisi “Katâde’den, Saîd b. Müseyyeb’den ve Peygamber (s.a.v.)’den mürsel olarak buna benzer bir şey rivâyet edilmiştir.”</p>
<p><b>Kurban Bayramı&#8217;ndan önce 10 gün oruç tutmanın hükmü nedir?</b></p>
<p>Hz. Âişe (r.anha) şöyle demiştir:<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p dir="rtl"><b>«</b><b>مَا</b><b> </b><b>رَأَيْتُ</b><b> </b><b>رَسُولَ</b><b> </b><b>اللَّهِ</b><b> </b><b>صَلَّى</b><b> </b><b>اللهُ</b><b> </b><b>عَلَيْهِ</b><b> </b><b>وَسَلَّمَ</b><b> </b><b>صَائِمًا</b><b> </b><b>الْعَشْرَ</b><b> </b><b>قَطُّ</b> [حكم الألباني] : صحيح</p>
<p>“<b>Peygamber (s.a.v.)’i Zilhicce’nin on gününde hiç oruçlu görmedim.”</b> <b><i>Ebû Dâvûd, Savm 62; İbn Mâce, Savm 39; Tirmizi: Savm 51 / H. No: 756 </i></b>Sahih rivayetler arasında Allah Resulünün böyle bir oruç tuttuğuna dair bir bilgiye rastlamıyoruz.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Sadece <b>Hz. Hafsa validemizden rivayet edilen zayıf bir hadis-i şerifte şöyle denilmektedir</b>: &#8220;Hz. Peygamber (sav) dört şeyi hiç terk etmemiştir. <b>Aşure orucu</b>, <b>Zilhiccenin ilk on günü</b> ve <b>her aydan üç gün oruç</b> ve <b>sabah namazından önce iki rekat namaz</b>..”<i> </i><b><i>(Müsned, 6/287; Nesei, Sıyam , 83.) </i></b>Bu rivayette Zilhicce ayının ilk on günü tutulan oruç kaydı hariç, diğer üç husus üzerinde sahih rivayetleri bulmamız mümkündür. Ama <b>10 gün oruç hakkında, bu rivayetten başka bir rivayet görmüyoruz.</b> Aksine Ebu Hureyre&#8217;nin rivayetine göre &#8220;Allah Resulü (sav) arefe günü Arafat&#8217;ta oruç tutmayı yasaklamıştır.&#8221; <b><i>Müsned, 6/287.</i></b> Gerçi bazı hadis şarihleri bunu, güçten, kuvvetten düşerek hac menasikine güç yetiremez düşüncesiyle sadece hacı adayları için geçerlidir demişlerdir. Hacı olmayanlar için, &#8220;<b>arefe gününde tutulan oruç bundan önce ve sonra birer yıllık günahlara keffaret olacağı Allah&#8217;tan umulur</b>&#8220;<b><i>(Müslim, Sıyam, 197.) </i></b>hadisini de delil göstererek tutmalarının evla olacağını söyleyen fukaha vardır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Seleften bazıları faziletli günlerin gündüzlerinde oruç tutmuşlardır. Ancak sahih rivayetlerde Zilhicce ayının ilk on günüde oruca rastlamıyoruz. Bu günlerde oruç tutulması ile insan sevap kazanabilir, zaten dini bayramlar ve Ramazan ayı dışında senenin her günü nafile oruç tutulabiliyor. Ancak buna vaciptir, sünnettir vs gibi hüküm vermek doğru olmaz.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zilhicce-ayini-dinimizde-ve-kulturumuzdeki-onemi/">Zilhicce Ayını Dinimizde ve Kültürümüzdeki Önemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arefe günü Vakfe Alanı’ndan yapılacak duaya ortak olmanızı bekliyoruz</title>
		<link>https://hizmetten.com/arefe-gunu-vakfe-alanindan-yapilacak-duaya-ortak-olmanizi-bekliyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2021 16:45:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[arefe]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Zilhicce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=20635</guid>

					<description><![CDATA[<p>Arefe, Kurban Bayramı’ndan bir önceki gün, hicri takvime göre Zilhicce ayının 9. günüdür. Tanışmak, öğrenmek, itiraf etmek ve güzel koku gibi anlamları olan Arefe gününde, insanlık tarihinin birçok önemli olayı&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/arefe-gunu-vakfe-alanindan-yapilacak-duaya-ortak-olmanizi-bekliyoruz/">Arefe günü Vakfe Alanı’ndan yapılacak duaya ortak olmanızı bekliyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Arefe, Kurban Bayramı’ndan bir önceki gün, hicri takvime göre Zilhicce ayının 9. günüdür. Tanışmak, öğrenmek, itiraf etmek ve güzel koku gibi anlamları olan Arefe gününde, insanlık tarihinin birçok önemli olayı yaşanmıştır.</p>
<p>Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) Arefe gününün Müslümanlar için değerinden bahsederken “Günlerin en faziletlisi arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. O, cuma günü dışında yapılan yetmiş hacdan faziletlidir. Duaların en faziletlisi de Arefe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli söz de: Lailahe illallah vahdehu la şerike lehu. (Allah birdir, ondan başka ilah yoktur, O’nun ortağı da yoktur) sözüdür” buyurmuştur.</p>
<p>Hizmetten Youtube kanalı da bu özel günde Vakfe saatinde ve Vakfe alanından canlı olarak özel dua programı yayınlayacak. Program Mekke saatine göre öğle namazı ile başlayacak.</p>
<p>Allah’a (C.C) dua için ellerin açılacağı programa sizleri de bekliyoruz. Arefe günü için özel olarak hazırlanan programda Kur’an-ı Kerim tilaveti, zikirler ve dünyanın farklı kıtalarından ve Vakfe Alanı’ndan yapılan dualar yer alacak.</p>
<p>Sizler de bu dua halkasına dahil olabilirsiniz. Şimdiden, hatimlerinizi, Fetih ve Yasin’leriniz ile sair zikir ve dualarınızı bizimle paylaşabilirsiniz. Hatim duaları o gün hep beraber yapılıp, dünyanın dört tarafından, aminler denecek.</p>
<p>Ayrıca Arefe günü, dua saatine kadar okunması tavsiye edilen 1000 İhlas’ın duası da programda gerçekleştirilecek.</p>
<p>Okuduğunuz hatimleri bize Twitter’dan ‘sizdengelenler@hizmetten.com’ mail adresinden ve diğer sosyal medya platformlarından ulaştırabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/arefe-gunu-vakfe-alanindan-yapilacak-duaya-ortak-olmanizi-bekliyoruz/">Arefe günü Vakfe Alanı’ndan yapılacak duaya ortak olmanızı bekliyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zilhicce ayı geliyor! &#124; Cemil Tokpınar</title>
		<link>https://hizmetten.com/zilhicce-ayi-geliyor-cemil-tokpinar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2020 13:00:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Tokpınar]]></category>
		<category><![CDATA[Zilhicce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=12402</guid>

					<description><![CDATA[<p>1970’lerde yaz mevsiminde düzenlenen okuma, keyfiyet artırma ve yenilenme kampları olurdu. Duruma göre 15 gün veya bir ay sürer, katılan kimselerde manevî terakkîler ve yepyeni bir hizmet aşkı ve şevki&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zilhicce-ayi-geliyor-cemil-tokpinar/">Zilhicce ayı geliyor! | Cemil Tokpınar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1970’lerde yaz mevsiminde düzenlenen okuma, keyfiyet artırma ve yenilenme kampları olurdu. Duruma göre 15 gün veya bir ay sürer, katılan kimselerde manevî terakkîler ve yepyeni bir hizmet aşkı ve şevki meydana gelirdi.</p>
<div class="csFRjnCt"></div>
<p>Belki de ilerleyen yıllarda bu programların hakkını tam veremedik. Şimdi de salgın hastalık vesilesiyle evlerimiz âdeta kampa döndü. Özellikle Üç Ayların girişiyle başlayan manevî heyecan, Ramazan’da zirve yaptı. Sanki her bir ev bir dershane ve bir mescit gibi dua ve ibadet merkezi oldu.</p>
<p>Şimdi sırada Zilhicce’nin ilk on günü var.</p>
<p>Önümüzdeki Salıyı Çarşambaya bağlayan akşam Zilhicce ayının ilk gecesi, Çarşamba günü ise ilk gündüzüdür. Mümkün oldukça duaya, namaza, Kur’an’a, oruca daha fazla zaman ayırıp ailece ihya programları yapabiliriz.</p>
<p>Haydi, bugünden hazırlanalım, çevremize duyuralım, dua okyanusunu coşturalım, rahmete vesile olalım. Zilhicce ayının faziletini başta Whatsapp olmak üzere sosyal medya hesaplarımızdan paylaşalım, dünya çapında bir dua ve ibadet seferberliğine vesile olalım.</p>
<p><b>Bir oruç bir yıla bedel</b></p>
<p>Zilhicce’nin faziletiyle ilgili ayet ve hadisleri okuduğumuzda aşk, şevk, gayret ve heyecanımızın coştuğunu görüyoruz.</p>
<p>Bu gecelerin faziletini anlamak için Kur’an-ı Kerim’de Fecr Suresinin başındaki “On geceye yemin olsun ki…” ifadesi bile yeter. Çünkü o kadar faziletli ki Rabbimiz o gecelerin üzerine yemin ediyor.</p>
<p>Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumî af ve bağışlanma ayıdır. İşte bu mübarek ayın yukarıda da ifade ettiğimiz gibi birinden onuna kadar olan zaman dilimi “leyâl-i aşere”, yani on mübarek gecedir. 10. gün de Kurban Bayramı’nın ilk günüdür.</p>
<p>Bu günlerin kıymetini anlatan Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) muhteşem müjdesi şöyledir:</p>
<p>“Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine denktir.” (Tirmizi, Savm: 52; İbn-i Mâce, Sıyam: 39)</p>
<p>“Allah katında Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!” (Abd b. Humeyd, Müsned: 1/257)</p>
<p>Tesbih, sübhânallah; tahmid, elhamdülillah; tehlil, lâilâheillâllah; tekbir ise Allahüekber demektir. Bunları birleştiren ifade, “Sübhanallahi velhamdülillâhi ve lâilâheillâllahü vellahüekber” şeklindedir ki, tesbih namazında 300 defa tekrar ettiğimiz cümledir.</p>
<p>Bugünlerde oruç tutup, gündüzünü ve gecelerini de ibadetle geçirmek hem affa, hem de büyük sevaplar elde etmeye vesile olur.</p>
<p><b>Arefe orucu günahlara keffaret</b></p>
<p>Bu on gün içinde Arefe gününün yeri ise olağanüstüdür.</p>
<p>Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Arefe günü tutulan oruç hakkında şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>“Arefe günü tutulan oruç, geçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına kefaret olur.” (Müslim, Sıyam:196-197)</p>
<p>Hadisteki geçmiş senenin günahlarına kefaretten af ve mağfireti, gelecek senenin günahlarına kefaretten ise günahlardan korunmayı anlayabiliriz.</p>
<p>Hz. Ebu Bekir’in oğlu Abdurrahman Arefe günü kardeşi Hz. Âişe’nin (r.a.) huzuruna girdi. Hz. Âişe oruçlu olduğu için hararetten dolayı üzerine su dökülüyordu. Abdurrahman ona:</p>
<ul>
<li>Orucunu boz, dedi. Hz. Âişe:</li>
</ul>
<p>— Resûlullahın (s.a.v.) “Arefe günü oruç tutmak, kendisinden önceki senenin günahlarına kefaret olur” dediğini işittiğim hâlde iftar mı edeyim, dedi. (Tergîb ve Terhîb Trc, 2. 458)</p>
<p>“Kefaret olur”, günahları örter, affettirir demektir. Bizim gibi neredeyse bir günah denizinde yüzen ahir zaman Müslümanları için bundan daha büyük bir müjde olamaz.</p>
<p><b>Cehennemden kurtuluş günü</b></p>
<p>Başka bir rivayette ise Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle demiştir:</p>
<p>— Arefe gününün orucu bin gün oruç tutmak gibidir. (Tergîb ve Terhîb Trc., 2. 460)</p>
<p>Demek ki, bir günlük arefe orucu, üç yıllık normal günlerde tutulan oruç sevabına denktir.</p>
<p>Efendimiz (s.a.v.)  bugünün faziletini şöyle anlatır:</p>
<p>— Arefe günü gelince, Yüce Allah rahmetini saçar. Hiçbir gün o günde olduğu kadar insan cehennemden azat olunmaz. Kim Arefe günü gerek dünya ve gerekse ahiret ile ilgili olarak Allâh’tan bir şey isterse, Allâh onun dileğini karşılar.</p>
<p>Yine konuyla ilgili bir hadis şöyledir:</p>
<p>“Arefe gününden daha faziletli bir gün yoktur. Allahü Teâlâ o gün, yer ehli ile meleklere karşı övünür ve (Arafat’taki hacıları kast ederek) şöyle buyurur:</p>
<p>— Kullarıma bir bakın. Saçları başları dağınık, toz toprak içinde her uzak ilden bana geldiler. Bu hâlleri ile onlar, rahmetimi ümit etmekteler, azabımdan dahi korkmaktalar. Şahit olunuz, onları bağışladım. Onların yerlerini cennet eyledim.</p>
<p>Melekler derler ki:</p>
<p>— Onların arasında biri var ki; yalancıktan bu işi yapar. Falan kadın da öyle.</p>
<p>Allahü Teâlâ şöyle buyurur:</p>
<p>— Onları da bağışladım.</p>
<p>Arefe günü olduğu kadar, hiçbir gün cehennemden daha çok azat edilen olmaz.”</p>
<p><b>Bu on günü nasıl ihya etmeliyiz?</b></p>
<p>Zilhicce’nin ilk on gününü sanki küçük bir Ramazan veya kandil gecesi gibi değerlendirmeliyiz.</p>
<p>Namazlarda cemaate katılmak için gayret etmeli, daha bir dikkat ve huşû ile eda etmeliyiz. Mümkünse bugünlerde oruç tutup zamanımızı Kur’an, istiğfar, salâvat, zikir ve dua ile geçirmeliyiz. Her zaman yapamayanlar bile hiç değilse bugünlerde kuşluk, evvâbîn, teheccüd, hacet gibi namazları kılmalı, affa nail olmak için çırpınmalıdır.</p>
<p>Bu fırsatı değerlendirmek için affa ve rızaya nail olmayı hedef kabul ederek, bu on günü sanki Ramazanın son on günüymüş gibi geçirebiliriz. Buna güç yetiremeyenler, hiç değilse arefe gününü ve bir gün öncesini oruçla ve ibadetle geçirmelidirler. On gece içinde, bilhassa terviye denilen sekizinci gece, arefe ve bayram gecelerini ihya etmenin çok büyük sevabı vardır.</p>
<p>Bu arada Arefe günü bin İhlâs Suresi okumak çok faziletlidir. Çünkü arefe, tevhidin, azamet ve kibriyanın tam hissedilip ilan edildiği gündür. Bunun için Arefe gününün sabah namazında başlayıp bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar 23 vakit farzlardan sonra teşrik tekbirlerini getirmek vaciptir. Hatta bu tekbirleri on gün içinde müsait oldukça söylemek büyük sevaptır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><b>Kandil geceleri gibi faziletli</b></p>
<p>İlginçtir, Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri talebelerine yazdığı mektupların birçoğunda tıpkı kandil veya bayram tebrik eder gibi bu on günü tebrik etmiştir.</p>
<p>Nitekim bir mektubunda Zilhicce’nin ilk on günüyle ilgili hadislerden hareketle bu günlerin fazileti hakkında şöyle demektedir:</p>
<p>“Bu on gece, Kur’an-ı Azimüşşan’ın ‘Ve’l-fecri veleyâlin aşrin’ (Fecr: 1) kasemi ile onlara verdiği ehemmiyete binaen o geceler Leyle-i Kadir ve Beraat ve Mi’rac nev’inde büyük kıymetleri var. Çünkü Hac sırrıyla bütün âlem-i İslâm namına her taraftan gelen binler hacıların bütün kâinatla alâkadarane bir tarzdaki makbul hasenatlarına ve ümmet-i Muhammed (s.a.v.) hakkında ettikleri dualarına, o gecelerde amâl-i sâliha ile meşgul olan mü’minler hissedâr oluyorlar.”</p>
<p>Bu sene salgın dolayısıyla Suudî Arabistan vatandaşları dışındakiler hac yapamayacağından İslâm âleminin dua hazinesi eksik kalacaktır.</p>
<p>Bunu telâfi için dünyanın dört bir yanında Zilhicce ayını değerlendiren kardeşlerimiz inşallah hacıların yapması gereken küllî duaları ve ibadetleri de omuzlamaya çalışacaklardır.</p>
<p>Zilhicce’nin faziletini eşimize ve çocuklarımıza anlatıp ibadete teşvik edelim. Gerekirse imkânımız nispetinde sevdiği yemekler, bütçemize uygun geziler gibi ödüller vaat edelim. Çünkü masum çocukların ve gençlerin duaları kabul edilir. Dualarımızın külliyet kazanması ve kabul edilmesi için onlara çok ihtiyacımız var.</p>
<p>Geçen yıl konuyla ilgili peş peşe yazdığımız üç yazı hatırlatmaya ve teşvik etmeye vesile olmuş, dünyanın dört bir yanından müjdeli ihya haberleri almıştık. Bu yıl hem tekrara girmemek hem de gündemimdeki başka konuları yazmak için bu yazıyla yetineceğim.</p>
<p>Zilhicce’nin faziletiyle ilgili gerek bizim eski yazılarımızı, gerekse farklı web sitelerindeki bilgileri paylaşarak daha çok insanın bu konuda farkındalık kazanmasını sağlayabilirsiniz.</p>
<p><strong>Kaynak: TR724 | Cemil Tokpınar</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zilhicce-ayi-geliyor-cemil-tokpinar/">Zilhicce ayı geliyor! | Cemil Tokpınar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zilhicce, Rıdvan Biatı, Kurban ve Mağdurlar</title>
		<link>https://hizmetten.com/zilhicce-ridvan-biati-kurban-ve-magdurlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 12:00:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikret Kaplan]]></category>
		<category><![CDATA[Zilhicce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=3799</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur.” Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem)&#160;“Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur.”&#160;dediği&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zilhicce-ridvan-biati-kurban-ve-magdurlar/">Zilhicce, Rıdvan Biatı, Kurban ve Mağdurlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading"><em>“Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur.”</em></h4>



<p class="wp-block-paragraph"> Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem)&nbsp;<strong>“Allah’a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur.”&nbsp;</strong>dediği o günleri idrak etmiş bulunuyoruz. Kur’an-ı Kerim’de Fecr Sûresi’nin başında,&nbsp;<strong>“On geceye yemin olsun ki&#8230;</strong>” dediği Rahmet geceleri… Rabbim hakkımızda hayırlara vesile kılsın, bu günler hürmetine mağdur kardeşlerimizi “İyi bilin ki Allah’ın yardımı yakındır.” müjdesine nail eylesin.&nbsp;<br>Zilhicce ayı, kamerî ayların on ikincisi ve haram ayların (Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, Receb) ikincisidir. İçerisinde Kurban Bayramı’nı, Arefe gününü, terviye ve teşrik günlerini barındırdığından dolayı Zilhicce ayı mübarek aylar içerisinde sayılmaktadır.<br>Zilhicce orucunun son günü ise Kurban Bayramı Arefesi’ne denk geldiği için ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü bir hadis-i şerifte Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem):<br><strong>&nbsp;&#8220;Arefe günü tutulan oruç, bundan önce ve sonraki bir yılın günahlarını örter.&#8221; (Müslim, Sıyâm 196, 197)</strong>&nbsp;buyuruyor.<br>Yine Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuşlardır: “Allah, hiçbir günde, Arefe günündeki kadar kullarını ateşten azad etmez. Allah (mahlûkata rahmetiyle) yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder ve “Bunlar ne istiyorlar?” der.” (Müslim, Hacc 436)<br><strong>Peki neden bu kadar önemli Zilhicce’nin ilk on günü?</strong><br>Yüce Allah, Müminlerin, Recep, Şaban ve özellikle de Ramazan günlerini nasıl iyi değerlendirip Kadir Gecesi’ne ulaşmalarını istiyorsa aynen onun gibi Kurban Bayramı’na da Zilhicce’nin ilk on gününü maneviyatla geçirip bu mübarek bayram sabahına ulaşmalarını murad ediyor.&nbsp;<br>Zira, Bediüzzaman’ın Kurban olarak kesilen hayvanlara işarî bir müjdesi var:<br>“Rahmân’ın nihayetsiz rahmetinden uzak değil ki, nasıl vazife uğrunda mücâhede işinde vefat eden bir nefere şehâdet rütbesini veriyor ve kurban olarak kesilen bir koyuna, ahirette cismânî bir vücud-u baki vererek Sırat üstünde sahibine burak gibi bir bineklik mertebesini vermekle mükâfatlandırıyor.”<br>Madem, kurban olarak kesilen o koyuna, o davara ahirette cismani bir vücud-u baki verilerek Sırat üstünde sahibine burak olma mertebesi verilecek o halde o bineğe binecek olan sahibi de ona binecek keyfiyette olmalı. Bu on günü içte ve dışta çok iyi hazırlık yaparak bu maneviyatı yakalamaya çalışmalı. Onun için yapılan teşvikler çok güçlü ve önemli. Yoksa Kurban, bayram sabahı uyanıp kan akıtıp sadece et dağıtmak demek değildir. Nitekim:<br><strong>“Fakat onların ne etleri, ne de kanları Allah’a ulaşır. Lâkin O’na ulaşan tek şey, kalplerinizde beslediğiniz takvadır, Allah saygısıdır.”</strong>&nbsp;(Hacc Suresi, 37) âyet-i kerimesinde bu hususa işaret edilmektedir. Evet, eğer insan Allah’la irtibat, Allah’la münasebete geçme veya Allah’ın muamelesine bir vesile olması gibi mülâhazalara gönlünü bağlayarak bu ibadeti ifa ederse, öbür tarafta çok farklı zenginlik ve sürprizlerle karşı karşıya kalacaktır.&nbsp;<br>Onun için de bu on günü ibadetle, zikirle, salavatla, tefekkürle, duayla, teheccüdle ve oruçla çok iyi değerlendirip ‘bundan önce ve sonraki bir yılın günahlarını örter’ müjdenin zirvesini yakalamalı ve:&nbsp;<br>“Allah’ım, Sen benden hayvan boğazlamamı istedin, ben de bu emri yerine getiriyorum. Eğer kendimi boğazlamamı emretseydin ben seve seve bu emri de tatbik ederdim. Eğer dinimi, namusumu, nefsimi, malımı veya ülkemi müdafaa adına bir cephe teşkil etmek icap ediyorsa ben ona da amade ve teşneyim.” diyerek Rıza ufkunda niyetini samimi olarak ortaya koymalı.&nbsp;<br>Burada yapılan bütün bu ameller, bir yönüyle basit ve küçük görülebilir. Fakat öte tarafta bunlar geriye döndüğünde hayret ve şaşkınlık içerisinde, “Allah’ım, Sen ne ganiymişsin. Bu küçük şeyleri aldın, nemalandırdın, büyüttün, genişlettin, farklılaştırdın, ebedileştirdin ve şimdi de bize sunuyorsun.” diyeceğiz. Bu açıdan insan burada kurban ibadetini bir iç zenginliği ve kalp itminanıyla yerine getirmek için öncesinde çok iyi hazırlık yapmalı… Zilhicce’nin ilk on günü bunun için var.&nbsp;&nbsp;Mâide Suresinin 27-29. ayetleri, Hazreti Adem’in (as) iki çocuğunun kıssasını anlatır:&nbsp;‘Cenabı Allah buyurur ki, “Onlara&nbsp; dem’in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onların her ikisi birer kurban takdim etmişlerdi de birininki kabul edilmiş, öbürününki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, kardeşine: “Seni öldüreceğim” dedi. O da: “Allah, ancak müttakilerden kabul buyurur, dedi. Yemin ederim ki, sen beni öldürmek için el kaldırırsan da, ben seni öldürmek için sana el kaldırmam. Çünkü ben âlemlerin Rabbi Allah’tan korkarım. (Öyle bir şey yaparsan) dilerim ki sen, kendi günahınla beraber benim günahımı da yüklenesin de cehennemliklerden olasın. Zalimlerin cezası işte budur!”<br>Habil ve Kabil olduğu belirtilen iki kardeş arasında bir meseleden dolayı anlaşmazlık çıkar ve neticede Kabil, kardeşi Habil’i kıskançlıkla, haksız yere öldürür. Kur’an, bu iki kardeş arasında meydana gelen olayın detaylarını zikretmez; çünkü meydana gelen hadise, zaman ve mekânla sınırlı değildir. Burada önemli olan da isimler değil, şahsiyetler ve temsil ettikleri zihniyetlerdir.<br>Kâbil ziraatçı, Hâbil ise çobandı. Her ikisi de kurban emrine muhatap olunca, Kâbil, koyun kesmeye yanaşmamış, ürünün iyi kısmından kurban etmeye de kıyamamış ve kıymetsiz başaklardan oluşan bir demeti kurban olarak arz etmişti. Halbuki, bu nimetleri bütünü ona veren Allah’tı ve Allah’ın onun vereceği herhangi bir şeye de ihtiyacı yoktu. Amaç onun niyetini ölçmekti.&nbsp;<br>Hâbil ise, beğendiği bir koyunu kurban etmişti. Çünkü, değil mi ki Rabbi ondan bir kurban istemişti, en iyisini, beğendiğini getirip vermişti. Hâbil’in kurbanı kabul görmüş, Kabil’inki ise adeta yüzüne çarpılmıştı. İşte, daha o dönemde, insanoğlu Allah’ın koyduğu ibadet kurallarına kendi mantığını ve tasarruflarını karıştırmaya başlamış, kurbanı kendi manasından çıkarıp onu bir uzaklık sebebi haline getirmişti.<br><strong>Aslında bütün ibadet ü taatlerde Allah’a kurbeti hedefleme:</strong>“Allah’ım, ben bu ibadetimi Senin için yaptım.” deme ve bunu içten içe duyma esas olmalıdır. İnsan, hayatını âdeta bu düşünceye kilitli olarak götürmelidir. Bu açıdan kurban ibadetini eda ederken de kasdü’l-kalb olarak tarif ettiğimiz niyeti çok sağlam tutmak gerekir. İnsan canın yongası olan malını verirken aynı zamanda verebileceği şeyleri de hatırlamalı ve emre amade olduğunu göstermelidir.&nbsp;<br>Nitekim Hazreti İbrahim ve İsmail’in durumu anlatılırken:“İkisi de Hakk’a inkıyat edip teslim olunca O, kurban etmek üzere oğlunu yere serdi.” (Saffat Suresi,103) buyrularak, onların ubûdiyetteki sırrı ve emre itaatteki inceliği kavradıklarına ve ona göre bir tavır aldıklarına işaret edilmiştir.<br>O yüzden, Kurban, “yaklaşmak” manasına gelmekte ve Allah yolunda malın, canın, her şeyin feda edilebileceğini, Allah’a teslimiyeti ve O’na karşı şükür hisleriyle dolu olmayı ifade etmektedir. Bu duygunun da sadece bir Kurban sabahı yakalanması çok zordur. Öncesinde büyük bir manevi hazırlık gerektirmektedir. Ve eğer bir insan kurban ibadetini baştan böyle sağlam bir niyete bağlarsa, hazırlık içerisine girerse onun kurbanla ilgili bütün fiilleri ibadet hükmüne geçecektir.&nbsp;<br>Onun için Üstad Bediüzzaman, Arefe günündeki güzel bir adeti şöyle hatırlatarak:<br>‘Aziz, mübarek kardeşlerim, Pek çok selâm… Bizim memlekette eskiden Arefe gününde bin İhlâs-ı Şerif okurduk. Ben, şimdi bir gün evvel beş yüz ve Arefede dahi beş yüz okuyabilirim. Kendine güvenen, birden okuyabilir. Ben, gerçi sizleri göremiyorum ve hususî her birinizle görüşmüyorum, fakat ben, ekser vakitler, dua içinde her birinizle bazen ismiyle sohbet ederim. (Şualar) der ve bu manevi hazırlığın neticesini Arafat’taki tekbirlere bağlayarak:<br>“Allahu Ekber, Allahu Ekber, Allahu Ekber’lerle nev-i beşerin beşten birisine, üç yüz milyon insanlara birden Allahu Ekber dedirtmesi; koca küre-i arz, büyüklüğü nisbetinde o Allahu Ekber kelime-i kudsiyesini semavattaki seyyarat arkadaşlarına işittiriyor gibi, yirmi binden ziyade hacıların Arafat’ta ve iydde (bayramda) beraber birden Allahu Ekber demeleri, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın bin üç yüz sene evvel âl (nesli) ve sahabeleriyle söylediği ve emrettiği Allahu Ekber kelâmının bir nevi aks-i sadâsı olarak, rububiyet-i İlâhiyenin Rabbü’l-Arz ve Rabbü’l-âlemîn azamet-i ünvanıyla küllî tecellisine karşı geniş ve küllî bir ubûdiyetle bir mukabeledir diye tahayyül ve his ve kanaat ettim.”&nbsp;<br>“Evet, eğer namazların arkasında, hususan bayram namazlarında, bir anda Allahu ekber diyen yüzer milyon insanların sesleri, âlem-i gaybda ittihad ettikleri gibi, âlem-i şehadette dahi birbiriyle ittihad edip içtima etse, küre-i arz tamamıyla büyük bir insan olup, azametine nisbeten büyük bir sadâ ile söylediği Allahu Ekber’e müsavi geldiğinden, o muvahhidînin ittihadıyla bir anda Allahu Ekber demeleri, küre-i arzın büyük bir Allahu Ekber’i hükmüne geçiyor.<br>Adeta bayram namazlarında âlem-i İslâmın zikir ve tesbihiyle zemin zelzele-i kübrâya mazhar olup, aktâr ve etrafıyla Allahu Ekber deyip, kıblesi olan Kâbe-i Mükerreme’nin samimî kalbiyle niyet edip, Mekke ağzıyla, Cebel-i Arefe diliyle Allahu Ekber diyerek, o tek kelime, etraf-ı arzdaki umum mü’minlerin mağara-misal ağızlarındaki havada temessül ediyor.” der.&nbsp;<br>Evet, Zilhicce’nin bu on gününde başlayan ve Arafe günü İhlâs Sûresi’nin zikri ile devam eden bu hazırlık, teşrik tekbirleri ile küllileşir, duyguları yüceltir, tefekkürü enginleştirir. Mahlûkatın halifesi ünvanıyla insan; Rabbin dergâhında, masivadaki zikirleri takdim ederken diğer yandan sosyal hayattaki birliktelik ve uhuvvete destek verir. Bütün bunların yapılmasını sembolize eden kurbanı da telef olmayıp, burada dağıtılınca bitmeyip sıratta ona burak hizmeti mertebesiyle mükâfatlandırılır.&nbsp;<br>İşte kurban mevsiminde, Müslümanlar, kurbanla hiss-i semahatlerini ortaya koyacak, gönülleri fethedecek ve kestikleri kurbanların etlerinden tatmayanlara tattıracaklardır. Bir hadis-i şerifte ifade edildiği gibi, Cenâb-ı Hak da kesilen kurbanları sahipleri için öbür tarafta en çok ihtiyaç duyacakları yerde bir binek yapacaktır. Bu durum karşısında insan orada bir taraftan takdir duyguları, diğer taraftan da taaccüp hisleriyle “Acaba şu kurbanlardan hangisine binsem?” diyecektir.<br>Ama, o mübarek kurbanın hem kendimiz hem de bugün enkaz altında kalan arkadaki kardeşlerimizin kurtuluşuna vesile olması için gecemizi gündüzümüzü Rabbe açılan rampalar olarak düşünmeli ve Dergah-ı İlahiye’nin kapısının tokmağına sımsıkı sarılmalıyız. Rabbimizden kesilecek Kurbanlar hürmetine, Arafatta kalkan eller hürmetine ferec ve mahreç dilemeliyiz.&nbsp; &nbsp;<br><strong>“Ağacın altında seninle biat ettikleri zaman…” (Fetih, 18)</strong><br>Fetih Suresinde geçen Rıdvan Biat’ı da Zilhicce’nin bu on günleri içinde olmuştu.<br>Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) Hudeybiye’de:&nbsp;&#8220;Allahü Teâla, bana biât yapılmasını emretti!&#8221; diye seslendi.<br>Müslümanları Allah yolunda yapacakları savaşta, canlarını fedâ etmekten çekinmeyeceklerine dâir, kendisine bîat etmeğe çağırdı.&nbsp;<br>İlk biat eden Ebû Sinan el-Esedî oldu. &#8220;Rasûlullah (s.a.s.)&#8217;in gönlündeki muradı ne ise, onun gerçekleşmesi üzerine biat ediyorum.&#8221; dedi.<br>Hudeybiye&#8217;de bodur bir ağacın altında bütün Müslümanlar sırayla Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem) ellerini tutarak bîat ettiler. Allah yolunda ölünceye kadar savaşmaya, düşmandan kaçmamaya söz verdiler. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem), Hz. Osman adına da bir elini diğeriyle tuttu, onu da böylece bîata kattı. Yalnızca Cedd b. Kays adlı münâfık, devesinin arkasında gizlendi, bîata katılmadı.<br>Cenâb-ı Hak, Kur&#8217;an-ı Kerîm&#8217;de, Hudeybiye&#8217;de Peygamber Efendimiz’e (sallallahu aleyhi vesellem)&nbsp; bîat eden mü&#8217;minlerden hoşnud olduğunu bildirmiştir. İslâm Târihinde bu bîata &#8220;Rıdvân Bîatı&#8221; adı verilmiştir.<br>Müslümanların kararlılığını ve Peygamber Efendimiz’e (sallallahu aleyhi vesellem)&nbsp; bağlılıklarını gösteren bu bîatın Mekkeliler üzerindeki etkisi büyük oldu.<br>Derhal Hz. Osman&#8217;ı serbest bıraktılar ve Hz. Peygamber (s.a.s.)&#8217;le barış yapmak üzere Amr oğlu Süheyl başkanlığında bir hey&#8217;et gönderdiler.<br>Bu bîat, sahabîlere yeni bir cesaret, taze bir heyecan verdi. Yerlerinde âdeta duramaz bir hâle gelmişlerdi. Bir an evvel ya Kâbe&#8217;yi tavaf etmek veya müşriklerle çarpışmak istiyorlardı.<br>Cenâb-ı Hak, bu biâtta bulunan Müslümanlardan razı ve memnun olduğunu Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;de şöyle beyân eder:<br>&#8220;And olsun ki, o ağacın altında sana bîat eden mü&#8217;minlerden Allah râzı oldu. Kalplerinde olanı bildiği için Allah onların üzerine sükûnet ve emniyet indirdi ve onları yakın bir fetihle mükâfatlandırdı. Elde edecekleri pek çok ganimetleri de onlara nasip etti. Çünkü Allah&#8217;ın kudreti her şeye galiptir ve hikmeti her şeyi kuşatır.&#8221; (Fetih Sûresi, 18-19)<br>Şimdi biz de sahabenin o gün içinde olduğu o ağır şartlar içerisindeyiz ve Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem) eli elimizin üzerinde. Gelin bu hizmetlere sahip çıkacağımıza dair O’na söz verelim.&nbsp;Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem), Hz. Osman adına bir elini diğeriyle tutarak onu da bîata kattığı gibi biz de hapishanede, zindanda, hücrede kalmış arkadaşlarımızın elini, elimizle birlikte manen Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem) elinin altında tutalım ve ilk biat eden Ebû Sinan el-Esedî gibi:<br>‘Rasûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem) gönlündeki muradı ne ise, onun gerçekleşmesi üzerine biat ediyorum ve Nam-ı Celil-i Muhammedî&#8217;yi dünyanın her yerine ulaştırmak için bütün gayretimi sarf edeceğime söz veriyorum.’ diyelim.<br>Zilhicce günleriniz mübarek olsun, Rabbim bu Kurban’ı hizmetlerimiz için hayır ve bereketlere vesile kılsın.&nbsp; </p>



<p class="wp-block-paragraph">Fikret Kaplan</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/zilhicce-ridvan-biati-kurban-ve-magdurlar/">Zilhicce, Rıdvan Biatı, Kurban ve Mağdurlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
