Sahabeler De Cebri Hicret Etmişlerdi Ama…

Yazar Orhan Keskin

Sevgili Peygamberimiz ve sahabe efendilerimiz, Mekke’de gördükleri baskıdan dolayı dinlerini daha özgür yerlerde yaşamak ve anlatmak için tıpkı bir çoğumuz gibi cebri hicret etmişlerdi.

Güzeller güzeli Peygamberimiz; “Allah’ın yarattığı şeyler içinde en çok sevdiğim yer sensin. Eğer buranın halkı beni (zor­la) çıkarmasaydı, ben kendiliğimden çıkmazdım.”   ifadeleriyle bu duygusunu ifade etmiştir ki hicret eden sahabeler de benzer duyguları yaşamaktaydılar. Peygamber Efendimiz; bütün Müslümanların kıblesi Kabe’yi ve peygamberliğini ilan ettiği Mekke’yi nasıl terkedilebilirdi ki… Ve onun ruh dünyasının tesirindeki sahabeler de göz yaşlarıyla cebri bir şekilde ayrılmışlardı can Mekkelerinden… Tabii ki hayallerinde hep bir gün Mekke’ye dönüş ve sevdiklerine kavuşma özlemi vardı.

Sahabelerin Mekke ile ilgili hayalleri dua yerine geçmişti. Duaları da Mekke’nin fethiyle beraber kabul olmuştu. Tabii ki bu hayallerinde; hasretiyle yanıp tutuştukları Mekke’ye ve sevdiklerine kavuşmak vardı ama  ana vatanlarına yerleşip kalmak yoktu.

Onlar, Sevgili Peygamberimizin önderliğinde büyük fethi gerçekleştirmiş; gerekli tebliğ ve idari çalışmaları yapıp sonra Medine’ye geri dönmüşlerdi. Eğer sahabeler eski topraklarına yerleşerek yaşamayı tercih etselerdi; dünyaya açılımın özü olan “Medine’ye hicret engin ufku” yok olacaktı.

Peygamber Efendimiz(sas) Mekke’de, 15 günü geçirmeyecek şekilde kalmış ve namazları iki rekât yani seferi olarak kıldırmıştı. Bu uygulaması ve duruşuyla  da sahabelere; buraya fetih için geldik ve hicret diyarımıza geri dönmeliyiz, mesajını veriyordu âdeta. Peygamber Efendimiz, bu duruşuyla; hicret ufkundan asla ayrılmamaları gerektiğini anlatıyordu..  o devirdeki sahabelere ve sonra gelecek tüm müminlere; Tevbe sona ermedikçe hicret de sona ermez. Güneş battığı yerden doğmadıkça da tevbe sona ermez.  Elbette ki; “güneş batıdan doğuncaya kadar” yani “kıyamete kadar” hicrete devam mesajını; hem ası-ı sadet insanlarına hem de “Kardeşlerime selam olsun.” mesajıyla iltifat ettiği bu dönemdeki tüm müminlere veriyordu.

Evet dostlar, cebri ya da iradi dünyanın dört bir yanına hicret niyetiyle ulaşan bizler; bir yandan yeni hizmet diyarımızda hicrette olmanın hakkını vermeye gayret ederken bir yandan da Anadolu’daki sevdiklerimize kavuşma hayalleri kuruyoruz. Gönülden  inanıyoruz ki bu hayallerimiz dua yerine geçecek ve Rabbimiz de inşallah dualarımızı kabul buyuracak… Tabii ki tıpkı sahabeler gibi.. gideceğiz; sevdiklerimizle kucaklaşıp üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirdikten sonra da tekrar hicret mekanlarımıza geri döneceğiz inşallah.

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYINIZ

Diğer Yazılar

“Aç açabildiğin kadar sineni ummanlar gibi olsun. Kalmasın alaka duymadığın ve el uzatmadığın bir mahzun gönül”

 

M.Fethullah Gülen

Bu Sesi Herkes Duysun Diyorsanız

Destek Olun, Hizmet Olsun!

PATREON üzerinden sitemize bağışta bulanabilirsiniz.

© Telif Hakkı 2023, Tüm Hakları Saklıdır  |  @hizmetten.com 

Hizmet'e Dair Ne Varsa...

Sitemizde, tercihlerinizi ve tekrar ziyaretlerinizi hatırlayarak size en uygun deneyimi sunmak ve sitemizin trafiği analiz etmek için çerezleri ve benzeri teknolojileri kullanıyoruz. Tamam'a veya sitemizde bulunan herhangi bir içeriğe tıklayarak bu ve benzer çerezlerin/teknolojilerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Tamam Gizlilik Bildirimi

Privacy & Cookies Policy