
4 yıldır babasından ayrı olan gazeteci Ahmet Uzan’ın kızı, babasının fotoğrafını elinden düşürmüyor. Annesine sürekli, “Babam beni kucağına alıyor muydu?” diye soruyor.

Güney Afrika’nın Johannesburg şehrinde bulunan Nizamiye Külliyesi, Ramazan ayında dopdolu programlar yapmaya devam ediyor.
Korona virüs sebebiyle programlarını YouTube ortamına taşıyan Külliye, her gün saat 15.45’te(Avrupa ve G.Afrika saati) mukabele yayınlıyor.
Mukabele’nin ardından “Ramadan + Health” isimli sohbette İngilizce olarak ekranlara geliyor.
Bu muhteşem mukabeleyi ve sohbeti kaçırmayın.
YAYIN SAATİ ⏰15.45 Avrupa Saati
⏰15.45 G.Afrika Saati
⏰16.45 Türkiye Saati
⏰09.45 Newyork Saati
Nizamiye Külliyes’nin YouTube kanalına ulaşmak için tıklayınız.
Fikret Kaplan anlatıyor | Bediüzzaman’ın Barla Hayatı ve Risale-i Nurlar’ın yazılması
Barla Hayatı ve Risale-i Nurlar’ın yazılması
* Bediüzzaman, dönemin diğer hiçbir âlimine benzemediği gibi ortaya koyduğu eserler ve çözümlerle de tamamen farklıydı. Zehirlemeler, sürgünler, hapisler Üstad’ı hizmetlerinden asla vazgeçirmezdi. Bunu bildikleri için Bediüzzaman’ı kimsenin ulaşamayacağı uzak, uçsuz bucaksız bir yere sürerek unutturmak istediler.
* Bu amaçla, Üstad Bediüzzaman Said Nursî’yi 1 Mart 1927 yılında Ramazan’dan üç gün önce Isparta’nın bir beldesi olan Barla’ya sürgün ettiler. Burada, Bediüzzaman’ın dünyayla ilişkisi kesildi. Fakat her şeyin Rabbi olan Allah’la irtibatı asla kesilmedi.
* Üstad’ın Barla’da sekiz buçuk yıl mecburi ikamete tabi tutulduğu iki odadan ibaret ev zamanla bir nur dershanesi haline gelecekti. Bu nur dershanesinin altında, daima akan bir çeşme ve önünde de eve bitişik, çok kalın ve üç sütun hâlinde semaya yükselen muhteşem bir çınar ağacı vardı.
* Sekiz sene hiç gücendirmeden sebat ve sadakatle Bediüzzaman’ın hizmetinde bulunan Sıddık Süleyman… Onun Cennet Bahçesi…
* Risale-i Nurlar’ın Zuhuru… Risale-i Nur Nedir?
* Risaletü’n-Nur, Kur’ân’ın bir manevî mu’cizesi olarak imanın esasatını kurtarıyor ve mevcud imandan istifade cihetine değil, belki çok deliller ve parlak burhanlar ile imanın ispatına ve tahkikine ve muhafazasına ve şüphelerden kurtarmasına hizmet ettiğinden; herkese bu zamanda ekmek gibi, ilâç gibi lazım…
* Risale-i Nur Nasıl Yazıldı?
* Şamlı Hafız Tevfik’in, Risale-i Nur’un telifi hakkında güzel bir hatırası…
* Abdurrahman’ın vefatı üzerine Üstad’ın yaşadığı hüzün…
* “İstikamet Şehidi” Binbaşı Asım Bey’in mahkemede ifade verirken vefat etmesi…
* Binbaşı Âsım Beyin cenazesini, kimseyi yanaştırmadıklarından eşi Nigâr Hanım’ın yıkaması…
‘Hizmeti ve Hocaefendi’yi insanlara anlatırken hangi hataları yapmamalıyız?’
Abdullah Aymaz Ağabey ile Risale sohbetleri Ramazan’da da devam ediyor.
Aymaz Ağabey, Hizmetten YouTube kanalında bugün saat 17.00’da Risale-i Nur sohbeti ile izleyicilerle buluşacak.
Sohbeti Hizmetten YouTube kanalımızdan takip edebilirsiniz.
Hizmetten YouTube kanalımıza ulaşmak için tıklayınız.
YAYIN SAATİ
⏰17.00 Avrupa Saati
⏰18.00 Türkiye Saati
⏰11.00 Newyork Saati
📺YouTube Kanalımız:📺
http://www.youtube.com/c/Hizmetten
Allah Çok İnsanlara, Araba, Apartman, Mal, Mülk, İtibar, Arkadaş, Şan, Şöhret Vermiş; Bazı İnsanlara da Fakirlik, Dert, Musibet, Elem, Keder Vermiş; Sonraki İnsanlar Çok mu Kötü, Yoksa Allah Öbürlerini Çok mu Seviyor?
Böyle bir soru, ancak öğrenmek maksadı ile sorulabilir. Yoksa başka türlü günaha girilmiş olur. Esasen, içinde böyle bir derdi olan insanın da, bunu sorması lâzımdır.
Allah (cc) dilediğine at, araba, han, hamam, taksi, apartman verir; dilediğine de fakr u zaruret. Fakat, bütün bunlarda, âile ve sâireden gelen bazı sebepler de inkâr edilmemelidir. Meselâ, bir insanın mal kazanma dirâyet ve kiyâsetini inkâr etmek mümkün olmadığı gibi, kendi devrinin şartları içinde kazanma yollarını bilmesi de, kazanç sebebi olması bakımından inkâr edilemez. Bununla beraber Allah (cc), bazı kimseler, liyâkat izhar ettiği halde, yine onlara mal-menâl vermiyor. Mâmâfih, zayıf bir hadis-i şerifte; Allah’ın, malı istediğine, ilmi ise isteyene verdiği ifade edilmektedir ki, mevzûmuz itibarıyla oldukça mânidardır…
Bir de, mal-mülk mutlaka hayır sayılmamalıdır. Evet, bazen Allah (cc) mal-menâl, dünyevî huzur ve saadet isteyenlere, istediklerini verir; bazen de vermez. Ama, Allah’ın (cc) hem vermesi, hem de vermemesi hayırlıdır. Zira, sen iyi bir insan ve verileni de yerinde kullanacak isen, senin için hayırlıdır. İyi bir insan değil ve istikametten de ayrılmış isen, Allah’ın vermesi de vermemesi de senin için hayırlı değildir.
Evet, istikametin yoksa, fakirlik senin için küfre bir vesiledir. Çünkü, seni Allah’a karşı başkaldırmaya sevk eder de, her gün O’na karşı bir isyan bayrağı açarsın. Yine, şayet sen istikamette değilsen; kalbî ve ruhî hayatın da yoksa, senin zenginliğin senin için bir belâ ve musibettir. (1)
Şimdiye kadar çok kimseler bu imtihanı kaybetmiştir. Nice servet sahibi kimseler vardır ki, servet içinde yüzdükleri halde, nankörlüklerinden ötürü, kalblerinde tecellîden en ufak bir parıltı ve aydınlık yoktur.
Binâenaleyh, bunlara Cenâb-ı Hakk’ın mal ve menâl vermesi bir istidraçtır; dolayısıyla da sapmalarına bir vesiledir. Ama bunlar, her şeyden evvel ruhî ve kalbî hayatlarını öldürdükleri ve Allah’ın verdiği fıtrî kabiliyetleri çürüttükleri için, buna müstahak olmuşlardır.
Bu arada, Efendimiz’in (sav) şu hadislerini kaydetmek de yerinde olur: “İçinizde öyleleri vardır ki, ellerini kaldırıp Allah’a kasem ettikleri zaman, Allah (cc), onların yeminlerini yerine getirir. Ve yeminlerinde hânis kılmaz. Berâ İbn Mâlik onlardan birisidir.” (2) Hâlbuki Enes’in kardeşi Berâ’nın ne yiyeceği ne de yatacak bir yeri yoktu, kût-u lâyemûtla yaşıyordu. İşte, Berâ gibi saçı başı karışık, nice pejmûrde görünüşlü ve perişan sayılacak kimse vardır ki, onlara büyük insanlar nazarıyla bakılmış ve kalblerinin büyüklüğü, içlerinin aydınlığıyla değerlendirilmişlerdir. Ve işte bunlardır ki, Resûl-ü Ekrem’in (sav) diliyle, yemin etseler, Allah’ın (cc), yeminlerinde yalan çıkarmayacağı kişiler olarak vasıflandırılmışlardır.
Onun için; müstakillen ne servet, ne de fakirlik bir felâket, veya nimet sayılmamalıdır. Belki yerine göre fakirlik, Allah’ın en büyük nimetlerindendir. Allah Resûlü (sav) iradesiyle fakirliği ihtiyar buyurmuşlardır: “İstemez misin dünya onların olsun, âhiret bizim.” (3) Hz. Ömer, dünya servetleri devlet hazinesine aktığı halde, bir fakir insan gibi, kût-u lâ yemûtla geçinmiş ve fazlasını istememiştir.
Ama, öyle fakirlik de vardır ki, -Allah muhafaza buyursun- küfür ve dalâlettir. Meselâ: Yukarıdaki sözler tahkik niyetiyle bir mü’minin ağzından çıkmasaydı da, bir nankörün ağzından çıksaydı, Allah’ın nimetlerine karşı şikâyet eden o kişi, kâfir olurdu.
Demek ki, yerine göre fakirlik nimet, yerine göre de devlet. Asıl mesele, kalbde musaddıkın bulunmasıdır. Yani,
Ya Rabbi, Senden ne gelirse gelsin makbûlümdür.
“Hoştur bana Senden gelen,
Ya hıl’atü yahut kefen;
Ya taze gül, yahut diken,
Lûtfun da hoş, kahrın da hoş”
Şarkî Anadolu’da; “Senden, o hem hoş, hem bu hoş.” derler.
İnsan hil’at da giyse, servet içinde de yüzse, Allah’la beraber olduğu takdirde, Abdülkadir Geylânî gibi, yine ayağı velilerin omzunda ve mübarek başı da Resûl-ü Ekrem’in (sav) dâmenine dokunacaktır. Ama Allah ile münasebeti yoksa, o fakirin dünyası da hüsran, âhireti de hüsran olacaktır. Kezâ, Allah ile beraber olmayan zengin, zâhiren dünyada mesut gibi görünse de, neticede ağır bir hüsrana uğrayacaktır. (4)
Hânis: Yeminini bozan, sözünde durmayan
Hil’at: Bir çeşit üst elbisesi, teşrifat elbisesi, kaftan
Kiyâset: Anlayışlılık, kavrayışlılık, akıllılık
İstidraç: Allah’ın dinsizlerin sapıklığını artırmak için üst üste ihsanda bulunması
Kut-u lâyemût: Ölmeyecek kadar olan rızık, yiyecek
[1] Bkz: Teğâbûn sûresi, 64/15
[2] Tirmizî, Menakıb 54
[3] Buhârî, Tefsiru sûre (66) 2; Müslim, Talâk 31
[4] Bkz: Kasas sûresi, 28/78-84
. Kategori Kader M.Fethullah Gülen
Türkiye’den yurtdışına çıkmayı başaran bir grup gazetecinin kurduğu International Journalists Association (IJA) hazırladığı video ile ‘Bu yayın devam edecek’ dedi.
Journalists Association, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü münasebetiyle de meslektaşları için basın açıklması yaptı ve Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Başkanı Mogens Bicher’la kısa bir ropörtaj yaptı. Hükümetin yolsuzluk operasyonları sonrası el koyduğu medyaya nasıl el konduğu da özel bir video ile hazırlandı.
IJA (International Journalists Association) Kimdir?
Dernekle ilgili daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz www.internationaljournalists.org
Kaynak:AktifHaber
Hizmetten.com olarak Ramazan ayında birbirinden özel konuklarla evlerinize misafir olmaya devam ediyoruz.
Mehmet Ali Şengül Ağabey bugün saat 14.00’te Hizmetten YouTube kanalında izleyicilerle buluşacak.
Bu özel sohbeti kaçırmayın.
Şengül Ağabey Ramazan boyunca her Pazar saat 14.00’te YouTube kanalımızdan hanelerinize konuk olacak.
Hizmetten YouTube kanalımıza ulaşmak için tıklayınız.
YAYIN SAATİ
⏰14.00 Avrupa Saati
⏰15.00 Türkiye Saati
⏰08.00 Newyork Saati
📺YouTube Kanalımız:📺
http://www.youtube.com/c/Hizmetten

