Mizan

Onlar, “yalancı”ların tâ kendisidir… | M.Fethullah Gülen Hocaefendi

#hocaefendi #fethullahgulen #mizan Bu video 14/08/2016 tarihinde yayınlanan ““DERDİ DÜNYA OLANIN DÜNYA KADAR DERDİ OLUR!..”” isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-derdi-dunya-olanin-dunya-kadar-derdi-olur/

“Ey kalbleri evirip çeviren Allahım! Bizim kalblerimizi de dininde sabitleyip perçinle!..” Nâm-ı celîl-i Muhammedî’nin dört bir yanda şehbal açması istikametinde koşan insanlar, şahısları veya aileleri adına, tırnak ucu kadar maddî bir çıkarı hedefleyerek bu işi yapıyorlarsa, onlar, “yalancı”ların tâ kendisidir, “kezzâb”ın tâ kendisidir, dini adına iddia ettikleri şeyler adına “müfteri”nin tâ kendisidir; “hâin”in tâ kendisidir; “gaddâr”ın tâ kendisidir. Bu duruma düşmemek için, din-i Mübin-i İslam’a hizmet adına, kalblerinizi tertemiz tutmalısınız. İnşallah bugüne kadar temiz tutmuşsunuzdur. Dine hizmet adına, dünyevî beklentilere girmemişsinizdir. “Benim de bir dikili taşım olsun!” şeklindeki çirkin, menhus, mülevves, merdud beklentiye girmemişsinizdir. Girmemiş, dişinizi sıkmış katlanmış iseniz şayet, bundan sonra da Cenâb-ı Hak, bu sebatınızı katlayarak devam ettirmeye sizleri muvaffak eylesin. Ancak böyle olduğunuz takdirde, siz, hâlis, muhlis, muhlas, mülhemûn ve müştâkûn ilallah olursunuz. Aksine, din-i Mübin-i İslam’ı güneşin doğup battığı her yere götürmeye çalışırken “Bizim de bir tane yalımız, villamız olsun!” diyorsanız, yemin bile edebilirim, etmeyeceğim; ama “yalancı”sınız, “kezzâb”sınız. İşte bu duruma düşmemek için, samimiyet, ihlas ve vefa, her zaman korunmalı!.. اَللَّهُمَّ اجْعَلْنَا مِنْ عِبَادِكَ الْمُخْلِصِينَ اَلْمُخْلَصِينَ اَلرَّاضِينَ اَلْمَرْضِيِّينَ اَلصَّافِينَ اَلْمُحِبِّينَ اَلْمَحْبُوبِينَ اَلْمُسْتَقِمِينَ اَلصَّادِقِينَ اَلْعَاشِقِينَ

، اَلْمُشْتَاقِينَ إِلَى لِقَائِكَ وَإِلَى لِقَاءِ حَبِيبِكَ وَأَحِبَّائِكَ، أَبَدَ اْلآبِدِينَ وَدَهْرَ الدَّاهِرِينَ “Allahım bizleri ihlasla hareket eden, Senin inayetiyle ihlastan asla ayrılmayan, razı olduğun ve razı kıldığın, kötülüklerden arındırıp en güzide insanlar arasına kattığın, gönülden seven ve sevilen, istikamet üzere yürüyen, sıdk u sadakat ehli, Sana âşık ve kavuşmaya müştak, Habibine ve sevdiklerine vuslat için can atan, zaman sürüp gittikçe ve ebediyen böyle olmaya da istekli ve azimli kullarından eyle!..” Allah’ım! Bizi bu çizgiden ayıracaksan, şu anda hepimizin canını al, yarını gösterme. Bu duyguyla yaşadık, bu duyguyla yaşama mevzuunda kararlı olmak lazım. Allah sizi öyle sâbit kadem eylesin! İnsanlığın iftihar Tablosu’nun sözüyle ve Kuran’ın öğrettiği duayla bu konuyu noktalayalım: يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوب، ثَبِّتْ قُلُوبَنَا عَلَى دِينِكَ؛ يَا مُصَرِّفَ الْقُلُوب، صَرِّفْ قُلُوبَنَا إِلَى طَاعَتِكَ “Ey kalbleri evirip çeviren Allahım! Bizim kalblerimizi de dininde sabitleyip perçinle!.. Ey kalbleri halden hale koyan Rabbimiz, kalblerimizi ibadet ü tâatine yönlendir!” رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ “Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalblerimizi kaydırma… Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz Sen çok bahşeden, hibede bulunmada eşi benzeri olmayansın.” (Âl-i İmran, 3/8)  “Dünya seven ahireti bulamaz!..” Dünyevî menfaatler ve çıkarlar, mü’min için kat’iyen hedef olamaz. Bu, mü’minin kendini hafife alması demektir, değersizleştirmesi demektir. Hazret-i Mevlânâ’nın bildiğiniz sözünü bir kere daha tekrar edeyim: “Bazen melekler, bizim nezahet, incelik, (bazı kelimeler daha ilave edeyim ben,) mümtâziyet ve mükemmeliyetimizi takdir ile yâd eder ve halimize imrenirler; ‘Yahu şu insanlara bakın!’ derler. Bazen de şeytanlar, kabalık, nezaketsizlik ve küstahlığımızdan tiksinti duyarlar.”. Meleklerin imrendiği insan mı olmak istersiniz, şeytanların tiksinti duydukları insan mı? “Din!” deyip “Diyanet!” deyip dünyevî çıkarlara bağlı hareket eden insanlardan, şeytanlar bile nefret ederler; “Ben bile bu kadar habîsini, bu kadar denîini düşünmemiştim!” derler.

Öyleyse, çizginin korunması lazım. Günde kırk defa, hatta kırk defadan da fazla اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ dediğimiz hakikatte, Cenâb-ı Hak bizi sâbit kadem eylesin!.. Yunus Emre ne hoş söyler: “Aciz kaldım zâlim nefsin elinden / Şol dünyanın lezzetine doyamaz, Aynını almıştır gaflet gömleğin / Ömrün gelip geçtiğini bilemez. İlâhi gaflet gömleğini giyene / Müslüman dermisin nefse uyana, Kazanıp kazanıp verir ziyana / Hak yolunda bir pula kıyamaz. İlâhi gafletten uyar gözümü / Dergâhında kara etme yüzümü, Yûnus eydür gelin tutun sözümü / Dünya seven ahireti bulamaz.” Yunus eydür, gelin tutun sözümü, Dünya seven âhireti bulamaz.. Dünya seven âhireti bulamaz!.. Âhireti bulmak istiyorsanız, o, dünyaya bir tekme vurmaya bağlıdır. https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-derdi-dunya-olanin-dunya-kadar-derdi-olur/

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu