Yazarlar

Kehf Yılları | Mustafa Ertuğrul

Öz yurdumuzdan tecrit edildik. Kendi ülkemizden kovulduk, gittiğimiz ülkelerde dili,
kültürü öğrenme sürecinde bir yalnızlık yaşadık, ve hala da yaşıyoruz..derken pandemi ile
beraber hem biz hem de insanlık inzivaya mecbur kaldı.
İşte tam da bu noktada Kur’andan İdrake Yansıyanlar kitabında, müellif enfes bir tespitte
bulunuyor;
“Aslında aynı şey, ‘tarihî devr-i daimler’ içerisinde tarihi yeniden inşa edecek, insanlığı
yeniden mihverine oturtacak cemaatler ve toplumlar için de geçerlidir. Evet, o fütüvvet
ruhunu temsil eden insanların hemen hepsinin hayatlarında bir mağara dönemi görmek
mümkündür.
Evet, insanın bazı ledünnî hitaplara mazhar olabilmesi, ilhamlarla şahlanabilmesi ve
semavî vâridâta açık hâle gelebilmesi için bir mağara dönemine ihtiyacı vardır.”
Evet cebri uzlet ,cebri halvet ile bir fikir ve ruh sancısı dönemine girdik. Tarihin yeniden
inşasında fütüvvet, gençlik ruhunu koruyabilenler yani Kehf gençleri gibi olabilenler
muvaffak olacaktır. Özelliklerine bir göz atalım, kimdir Kehf Cemaati;
1-Tepeden tırnağa inançla dopdulu olanlar,
2- Herkese karşı güzel muamelede bulunanlar,
3- Başkaları için yaşama anlayışına kilitlenip, farklılık mülahazasına girmeyenler,
4- Her türlü fedakarlığa katlananlar,
5- Zamanın çıldırtıcılığına ve hadiselere dişini sıkıp sabredenler
6- Akıl ve mantığı ihmal etmeden, çağını ve zamanın getirdiklerini okuyabilen ve çağın
imkanlarını kullanabilenler.
7- Bütün kötülüklere başkaldıran, isyan ahlakı olanlar.
8- Sinesine çarpan eza ve cefalar karşısında paniklemeyen, sarsılmayanlar.
9- Çarmıhlar gerilse de vazifelerine devam edenler.
10- Yaşını, başını, kıdemini, tecrübesini silebilen, kendisini farkedilmezliğe salabilenler,
11- Saffetini muhafaza edebilenlerdir.

Kafdağı’ndan geçen defineyi arayanlar için bulunmaz bir fırsat bu cebri halvet yılları,
mağara yılları. Ayrıca kadını, erkeği ile hatta Uhdud Ashabı’ndaki “Ana durma at kendini!”
diyen ciğerpare çocuğu ile asrın zalim ve gaddarlarına en şiddetli cevapların verildiği bir
dönem.
Selam olsun Hira’da, Kehf’de, Horhor Medresesi’nde, Beşinci Katlarda, ve tüm Yusufiye
Medreseleri’nde mumlar gibi sinesi zâr zâr titreyenlere, şafakların ağardığı, başlarını gökyüzüne dayamış, mehib edalı dağlarda ,mağaralarda engin ufuklara yelken açanlara..

Hizmetten | Mustafa Ertuğrul

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu