Mizan

İtiraf” adı altında iftirada bulunuyorlar! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi

İmtihan olunca, bazıları kaybederler. Önlerine yazılı bir kâğıt, bir de kalem koyarlar; orada “At şuna, bizim yazdığımız şeylere, imzanı. ‘Bu işin içinde falan, falan da vardı! Darbe yapacaktık; falanı devirecektik, filanları yıkacaktık! Böyle yollar, yöntemler araştırıyorduk…’ falan. At buna bir imza!” derler. “Atmam!..” “Atacaksın!..” “Atmam!..” Tokat, tekme… İmtihanda dayanamaz, immün sistemi ona göredir; yalana imza atar orada, onun için, o fitnede, o imtihanda kaybeder o zavallı.

Birilerini de döverler, öldüresiye döverler; öldürdükleri de vardır, ölenler de var orada. Fakat sadece ölmek değil, teker teker dişlerini de sökseler onların, “Ben, öyle bir şey bilmiyorum. Ben, öyle bir şey bilmiyorum!” diyecekler de vardır. Bilal-i Habeşî gibi… Taşlar, üzerine konduğu halde, güneşte, beyin kaynatan sıcağın altında, onlar darbeledikçe, o (radıyallahu anh) yine “Ehad! Ehad!” “Allah birdir, Allah birdir!” der

. Ne zaman diyor bunu? Kur’an-ı Kerim’den üç-beş ayet nazil olduğu, İnsanlığın İftihar Tablosu’nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) âlemşümul peygamberliğine delalet eden şeylerin semadan henüz inmediği dönemde. İnen şeyler ile kanaat eden, o inen şeyler ile imanda şahlanan Yâsir, aynı şeyi söylüyor; Sümeyye, aynı şeyi söylüyor; Ammâr, aynı şeyi söylüyor. Sadece Ammâr İbn-i Yâsir (radıyallahu anh) sonunda bir kelimeyi kaçırıyor. Baba, gözünün önünde öldürülüyor, çok vahşice; anne, gözünün önünde öldürülüyor. “Sana da aynı şeyi yapacağız!” dediklerinde, orada dilinden kaçırıyor, onların dediği şeyleri.

Fakat zincirler çözülür çözülmez -Promete gibi zincire vurmuşlar- Allah Rasûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) yanına koşuyor, âdetâ “Mahvoldum yâ Rasûlallah! İstediklerini söyledim ben!” diyor. Efendimiz buyuruyor ki, إِنْ عَادُوا، فَعُدْ “Yine o ölçüde tazyik yaparlarsa, sen de onların dediğini de!” Ruhsat yolunu gösteriyor İnsanlığın İftihar Tablosu. Evet, “teysîr” (kolaylaştırma) peygamberi… يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا، وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin!” buyuran Rehber-i Ekmel, bazılarına ruhsat yolunu işaret ediyor. Ama diğer sahabiler, “azimet” ile amel ederek, o güneşin altında, ya çarmıha gerilmiş veya kumda üzerlerine taşlar konmuş olarak, işkenceler altında, “Ehad, Samed, Hayy, Kayyum!” diyerek, iniltilerini bu şekilde dillendiriyorlar. Şimdi, مِنْ بَعْدِ مَا فُتِنُوا Kimisinin immün sistemi ona göre; o orada dayanamıyor, ordu-bozanlık yapıyor.

Masum arkadaşları adına yalana imza atıyor; “itiraf” adı altında iftirada bulunuyor. Tertemiz, melek gibi kardeşlerini karalıyor; böylece kendi dünyasını karartıyor, ahiretini kapkara hale getiriyor. Evet, ثُمَّ جَاهَدُوا Fitneye uğradıktan sonra, onlar, kazanmışlar; sonra mücâhede ediyorlar. وَصَبَرُوا Çekecekleri şeylere de katlanıyorlar. Bazıları, ihtifâ ediyor, bir evde duruyorlar; fakat her gün “Evim basılacak!” sancısı var, şakakları onun ile zonkluyor: SS’ler ne zaman gelecek, kapının ziline basacaklar? Hitler’in ferman-ı nâ-sezâsı, nâ-şâhânesi gibi olan zamanın SS’leri ne zaman gelecek? “Sizi derdest etmeye geldik!” “Suçumuz ne?” “Valla suçu bilmiyoruz fakat bize dediler ki: Onları derdest edin, götürün!..” Savcıya götürecekler. “Savcı bey, suçum ne?” “Valla bilmiyorum; bana dediler ki: Onları ne yapıp yapıp bir uydurma iddianame ile tutukla. Mesela, de ki: Cihanı yıkmaya, fayları kırmaya, zelzele yapmaya hazırlanıyorlarmış! Cinleri kullanarak bir kısım meteorları bizim saraylarımızın başına yağdıracaklarmış!” Birisi buna benzer şeyler söyledi hani!.. Şirin görünmek için böyle diyenler, maalesef şirin de görünemediler ya!..

Bu video 29/10/2017 tarihinde yayınlanan “İÇERİDEKİ MAZLUMLAR VE CEBRÎ MUHÂCİRLER” isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada:https://herkul.org/bamteli/bamteli-ic…

İtiraf” adı altında iftirada bulunuyorlar! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi 2
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu