Hikayeler

Yol Hikâyeleri’nden yeni bölüm l İsterseniz asın beni!

 

15 Temmuz günü ve sonrasında yaşananlar masumların kabusu haline geldi. Hedefteki en büyük kitlelerden biri de eğitimcilerdi. Ahmet Gökalp ise öğretmenlerden sadece biriydi.

Önce okulu kapandı ve sonra işinden edildi. Ama bu daha sadece başlangıçtı. Sıkıntılı günler yaşayan Gökalp’in en büyük korkusu eşi hakkındaki gözaltı kararıydı. Çünkü biri 10, biri 6 yaşında ve en küçüğü de 60 günlük olan 3 kız babasıydı.

Gözaltı kararının ardından eşini alıp emniyete gitti. Emniyette hiç beklemediği şekilde bir anda kendisini de gözaltında buldu. Bir yanda eşi, diğer yanda kendisi sorgulanıyordu. Karanlık günler bir kabus gibi üzerine çökmüştü. Hem kendi, hem eşi hem de 60 günlük bebeği emniyetin nezaretindeydi.

O zor günleri atlatmasına nezarethanede gördüğü hocası Ali Ünal ve Mustafa  Ünal’ın büyük katkısı oldu. Onun en büyük moral kaynağı oldular. Ardından okulda çalıştığı mesai arkadaşları da aynı nezarete konuldu.

Ali Ünal’a 2 öğrencinle yıllar sonra bir okulda değil de bir nezarethanedesiniz ne diyeceksiniz bu duruma diye sordu. Ali Ünal “Ben bu yaşanılanları yıllar öncesinden görmüştüm. Bu sıkıntıları bekliyordum” demişti.

Çok şaşırmıştı Gökalp, ama hocasının ilmi derinliğini biliyordu. Ertesi akşam doktor kontrolünden dönerken eşini görmüştü elinde pusetle. Üzerindeki büyük yük ve endişe hafiflemişti bir nebze de olsa. “Eşim kurtulmuş benim. İsterseniz asın beni. Ölümden mi korkuyorum” dedi gardiyanlara.

5 gün sonra mahkemeye çıkarıldılar. Onlar sürecin eğitim camiasındaki ilk kurbanlarındandı. Onun için de serbest bırakılmamaları gerekiyordu. Ve beklenen oldu. Hakim üyelik yaftasıyla tutukladı eğitim neferlerini.

Hapis sürecinde de sıkıntılar bitmedi. O günlerde hapishanelere konuşlandırılan silahlar korkuya sebep olmuştu. Masum insanların kaçmaya çalışıyor gibi gösterileceği ve o silahlarla masum insanların öldürüleceği kulaktan kulağa yayılmaya başlamıştı.

Ancak sosyal medyada gösterilen tepki ve olayın yayılması planların önüne geçti. Ne var ki Ahmet Gökalp ise isyan teşebbüsü ile ilgili cezaevinde başı çekenlerden biri olarak gösterildi. Adli suçlulardan yalancı şahitler bile ayarlandı. Ve Gökalp, bu sebeplerle görüş cezası aldı.

6 ay sonra çıkarıldığı mahkemede 6 yıl 3 ay hapis cezası alarak tahliye edildi. Ancak dışarı çıktığında anladı ki içerisi dışarısından daha iyiydi. Her geçen gün yaşam zorlaşıyordu onlar için.

Ve ailecek aldıkları kararla ülkelerini terk ettiler. Meriç’i geçtikten sonra dönüp ülkesine baktı ve “Ben ülkemi seviyorum ve ülkemi bu şekilde terk etmemeliydim” dedi. Ama anlamıştı ki şuan ki yapacak bir şeyi yoktu.

Ve şimdi artık İsviçre de. Öğretmen fedakârlığı onu gittiği topraklarda da bırakmadı. Okullarda gönüllü olarak yardımcı öğretmenlik yaptı. Ailesiyle birlikte yeniden kurduğu düzeniyle hayatına devam ediyor.

Ahmet öğretmenin ve ailesinin hikayesi Der Puls’un Youtube kanalındaki Yol Hikayeleri’nde.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu