Yazarlar

İmanın İnsana Kazandırdığı Güzellikler | Zekeriya Çiçek

İnsanların sanatları içinde nasıl ki maddenin kıymeti ile sanatın kıymeti ayrı ayrıdır. Bazen denk, bazen madde daha değerli, bazen oluyor ki; beş kuruşluk demir gibi bir madde üzerinde beş liralık bir sanat bulunuyor.

Belki bazen, tarihi değeri olan bir sanat, bir milyon kıymeti aldığı halde, maddesi beş kuruşa da değmiyor. İşte öyle tarihi değeri olan bir sanat, antikacıların çarşısına gidilse, harika işler yapan ve pek eski usta sanatkârını göstererek o sanatkârı hatırlatmakla ve o sanatla sergilense bir milyon fiyatla satılır.

Eğer kaba demirciler çarşısına gidilse, beş kuruşluk bir demir fiyatına alınabilir. İşte insan, Cenab-ı Hakkın böyle antika bir sanatıdır ve en nezaketli ve ince bir kudret mucizesidir ki; Allah (cc) insanı bütün isimlerinin tecellisine sahip olan nakışlara zemin olan ve kâinata küçültülmüş bir örnek suretinde yaratılmıştır.

İman insanı insan eder. İnsanı belki sultan eder. Küfür ise insanı akıldan yoksun güçsüz bir canavar hayvan eder.  Evet, insanlar, iman ile insan olduğunu; insan ile hayvanın dünyaya gelişlerindeki farkları gösterir.

Hayvan ise iki saatte, ya iki günde veya iki ayda, bütün hayat şartlarını ve kâinatla olan irtibatını ve hayat kanunlarını öğrenir, kabiliyet sahibi olur. İnsanın yirmi senede kazandığı hayatını devam ettirebilme gücü ve iş yapabilme kabiliyeti, yirmi günde serçe ve arı gibi bir hayvan kazanır, yani ona ilham edilir.

Demek, hayvanın asıl görevi; ilim öğrenerek ve bilgisini geliştirerek yücelmek değildir. Belki vazifesi; kabiliyetine göre amel etmektir, fiili kulluk yapmaktır. Çünkü hayvan dünyaya geldiği vakit sanki kabiliyetine göre başka bir âlemde gelişimini mükemmel biçimde tamamlamış halde dünyaya getirilir, yani gönderilir.

İmanın İnsana Kazandırdığı Güzellikler | Zekeriya Çiçek 2

Demek ki, insanın yaratılış vazifesi; ilim öğrenerek yücelmektir, dua ile kulluk yapmaktır. Yani: Kimin merhametiyle böyle hikmetli bir şekilde idare ediliyorum? Kimin ihsanı ile böyle merhametle terbiye ediliyorum?

           Nasıl birisinin lütuflarıyla böyle latif ve hoş bir şekilde besleniyorum ve idare ediliyorum? Bilmektir ve binde birine bile elinin yetişemediği ihtiyaçlarıyla ilgili olarak ihtiyaçlarımıza hükmeden, güçsüzlük ve fakirlik dili ile yalvarmaktır ve istemek ve dua etmektir. Yani güçsüzlüğün ve fakirliğinden yararlanarak yüce kulluk makamına yükselmektir.” (23.Söz’den Birinci nokta)

Hizmetten | Zekeriya Çiçek

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu