Yazarlar

Gerçek mutluluk! | Psikolojik Danışman Kerem Şahin

Hayatının her alanında mutlu olmak istiyor insan. Evde, işte, okulda, yalnızken… Her anını mutlu kılabilmek için çabalıyor. 21. yüzyılın insanı mutlu olmak için yemek yiyor, alışveriş yapıyor, mülk ediniyor… Peşinden koştuğu; içinde derdin, sıkıntının, acının, hüznün olmadığı mutluluğu elde etme adına parasını, zamanını ve sağlığını harcıyor. Kendinden, ailesinden, çevresinden ödün veriyor. Peki kişinin bu fedakarlıkları onu gerçekten mutlu edebiliyor mu? Acının, hüznün, kederin, derdin, sıkıntının olmadığı bir mutluluk mümkün mü bu hayatta? Gerçekten mutlu insanlar, hiç üzülmüyor, ağlamıyor, acı ve sıkıntı çekmiyor mu?

Bu soruların cevabı, biraz da kişinin mutluluktan ne anladığına bağlı. Mutluluk; yukarıda bahsedilen olumsuz durumları ve duyguları içinde barındırmayan bir hayatsa, bu dünyada mutlu olmak imkansızdır. Ama, olumlu duygu ve durumlarla beraber olumsuz duygu ve durumların da farkında olarak, bunlarla başedebilme becerisine sahipse bir insan, o zaman mutluluktan bahsedebilir. Belki bu beceriye sahip bir insana “mutlu” demekten ziyade, “huzurlu” demek daha doğru olacaktır. Kanaatimce bu dünyada “gerçek mutluluk” diye bir durum söz konusu değildir. Fakat, olumlu olumsuz her duygu ve durumla beraber “gerçek huzur” daha elde edilebilir bir ruh halidir.

Bir de nasıl gerçekten mutlu olabilsin ki insan? Salt mutluluğu nasıl yaşayabilir, tek gerçeğin ölüm olduğu ve her küçük ayrılığın büyük ayrılık olan ölümün bir provası olduğu hakikatiyle her an yüzleşip durmaktayken? Hele, son yıllarda bu son cümleyi iliklerimize kadar yaşıyorken ve hissediyorken. Dert, ızdırap, acı, hüzün, ayrılıklar hayatımızın baş köşesine kurulmuş birer tanrı misafirleriyken…

Bu misafirlerle gerçek mutluluğu yaşayamasak da, çoğumuz itibariyle gerçek huzuru yaşadığımızı düşünüyorum. Çünkü farkındayız biz bu olumsuz duyguların ve durumların. Farkındayız onları bize misafir gönderenin. Farkındayız misafirin bir gün geldiği yere döneceğinin. Farkındayız, eğer farkında olursak başımızdaki her olumsuzlukların ve teşekkür edersek onları bize gönderene, işte o zaman ebedi huzuru yakalayacağımızın.

Bu dünyada mutluluktan daha değerli ve anlamlı olan huzuru yudumlaya yudumlaya yaşayabilmek mümkün. Hasta-sağlıklı, tutsak-hür, kaybeden-kazanan, ayrı-beraber hangi hal içinde olursak olalım, eğer insan kendinden daha büyük bir şeye(bir değere, bir anlama, bir ideale…) kendini adamışsa ve bu uğurda yaşatmak için yaşıyorsa, dünyanın en huzurlu insanlarından biridir. Çünkü farkındadır o insan, bu yolda attığı her adımın, sonsuz bir huzurun davetçisi olduğunun. Farkındadır ve tadını almıştır bir kere, dünya insanına huzuru tattırma gayretinin kendini nasıl huzurlu kıldığının.

Bir anlama, değere, ideale kendini adamış huzur talibinin, bu yolda yürüyen diğerleriyle omuz omuza vermesi, sendeleyenin koluna girmesi, düşeni kaldırması, ağlayanın gözyaşını silmesi, ayrılanı ve kaybedeni teselli etmesi, geride kalana el uzatması, yaralanmışların yarasını sarması hem diğer yolcuların, hem kendinin hem de topyekün bir insanlığın huzuru adına çok önemlidir. Yolun hangi şeridinde ilerleyen yolcu olursa olsun, kabiliyeti olduğu her alanda diğer yolculara sahip çıkması, onlara yalnızlık, kimsesizlik, çaresizlik ve ümitsizlik duygularını yaşatmaması huzurlu bir yolculuk için olmazsa olmazdır.

Gerçek mutluluk! | Psikolojik Danışman Kerem Şahin 2

Hepimize iyi yolculuklar ve huzurlu hayatlar…

Bu yazıda anlattıklarımı daha açık şekilde psikolojik bir izahla yazacaktım, o niyetle başlamıştım ama hissiyatım beni daha muğlak yazmaya itti. Yine de dikkatli bir şekilde okunursa, yazının psikolojik bir alt yapısı olduğu anlaşılacaktır. Umarım maksat hasıl olmuştur. Zira söylediği ve yazdığı her şeyin, bu yolculuğun sonunda kişinin lehine veya aleyhine olacağının farkındayım. İstifadeli olması ümidiyle.

Hizmetten | Psikolojik Danışman Kerem Şahin

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu