Mizan

Hak ile oturup kalkmalı | M.Fethullah Gülen Hocaefendi

Kim ne yaparsa yapsın, siz hep Hak ile oturup kalkmalı, hakkı seslendirmeli ve haksızlıklar karşısında da kendi karakterinizi korumalısınız. O güne kadar kin ile oturup kalkan, kin konuşan, kin düşünen, ağzından hep kin salyaları akan insanlar bile pencerelerden O’nun incelerden ince o nezâketli tavırlarına, o nezâketli beyanlarına bakınca, “Vallahi, yol doğruymuş!” falan dediler. İşte onlardan biri Ebu Süfyân ve hanımı, yine Beni Ümeyye’den Hint. Aradan çok kısa zaman geçti. Ruhunun ufkuna yürümüştü İnsanlığın İftihar Tablosu. Yermük savaşı oluyordu. O yeni insanlar, nasıl o amudî yüksekliği sağlamışlardı?!.

Ebu Süfyân’ın hanımı Hint de orada idi. O kocaman Rum ordusu karşısında, Ebu Süfyân da kılıca sarılmıştı. Hatta derler ki; bir gözüne ok isabet edince, Ebu Süfyân okun isabet ettiği gözü avucunun içine aldı, “Ne işe yararsın? Şunca zaman sana rehberlik yapan insanı tanımadın!..” dedi ve onu bir taşçığı, bir kayacağı fırlattığı gibi bir tarafa fırlattı. Bazı kaynaklarda böyle derler. Hanımı da orada kılıcı çekti, Roma ordusuna karşı. O gün için Rasûlullah’ın baş düşmanı Vahşî’yi, Hazreti Hamza’nın aleyhinde kışkırtan, eline ok veren, mızrak veren ve Hazreti Hamza’nın bağrına saplattıran kadın, o gün orada Rasûlullah yolunda öyle bir mücâhide gibi savaşıyordu ki, gören, hayran kalırdı. Rasûlullah, gönüllere girmişti. Hak, gönüllere girmişti. Ve herkes O’na ulaşma, O’nun gibi yaşama yolunda yükseliş rampasına oturmuştu; füze gibi -uçak gibi değil, füze gibi- dikine yükselme rampasına oturmuşlardı. Ve öyle yükseldiler, etrafının birer hâlesi haline geldiler. Hâlesi haline geldiler… Bu açıdan da kim ne yaparsa yapsın, hep Hak ile oturup kalkmalı, hep “hak” demelisiniz.

Haksızlığa karşı yumruk bile kaldırmamalı ve ses tonunuzu dahi değiştirmemelisiniz. Bugüne kadar ne türlü şeyleri, ne türlü besteledi iseniz şayet, hangi güfteye ne türlü beste uyuyorsa şayet, bence, yine sesinizi-soluğunuzu o güfte ile, o beste ile insanlığa duyurmaya bakacaksınız. Tavır değişikliğine girmeyeceksiniz. İlle de zâlimlere, gaddarlara, münafıklara bir şey diyecekseniz, şöyle diyebilirsiniz: Allah’ım! Murâd-ı Sübhânîn, onları hidayet etmek yönündeyse, o zulüm havasından/atmosferinden sıyrılmalarını diliyorsan şayet, bir an evvel… فِي أَقْرَبِ أَقْرَبِ أَقْرَبِ أَقْرَبِ زَمَانٍ، فَاهْدِهِمْ إِلَى الْحَقِّ، وَإِلَى الطَّرِيقِ الْمُسْتَقِيمِ، وَإِلَى اْلإِنْصَافِ وَاْلإِذْعَانِ، وَإِلَى الْمَحَبَّةِ، وَإِلَى الْعَدَالَةِ، وَإِلَى اْلاِسْتِقَامَةِ Evet, Türkçesi şu: “Allah’ım! Eğer Sen murad buyuruyorsan, en yakın, en yakın, en yakın zamanda onları hakka, adalete, istikamete, insafa, iz’ana, herkese karşı sevgiye hidayet buyur!” Yok, Murâd-ı Sübhânîn bu değilse, onları Sana havale ediyoruz; Sen, âlemlerin Rabbisin, bizim de Rabbimizsin!.. Her gün kırk defa okumakla mükellef olduğumuz اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ beyanında Kendine “Rabbü’l-âlemin” diyorsun. İyinin de, kötünün de, kâfirin de, zâlimin de, fâsıkın da, münafığın da, gaddârın da, hattârın da, herkesin Rabbisin Sen!.. Ve sonra da اَلرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ diyorsun.

“ O, Rahman’dır, Rahîm’dir.” Ama elin-âlemin bir hesabı varsa, onu da ifade buyuruyorsun. Bugünden “Sen şusun, sen busun!” demiyorsun; her şeyin hesabının görüleceği bir gün var, o gün ‘din günü’dür, ‘hesap günü’dür; işte Sen o günün Mâlik’isin, Melik’isin; مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ Başka bir kıraatte, مَلِكِ يَوْمِ الدِّينِ Hem o günün Mâlik’isin, hem de o günün Melik’isin Sen!.. Evet, böyle der ve O’na bırakırsınız meseleyi. O, Erhamü’r-Rahimîn, A’delü’l-Âdilîn, Eşfeku’l-Müşfikîn -bu, Cevşen’de yok-, Ahkemü’l-Hâkimîn, Azharu’l-Zâhirîn’dir. A’delü’l-Âdilîn… Ne ölçüde, ne derinlikte bir adalet düşünürseniz düşününüz, O’nun adaleti ile mukayeseye gittiğiniz zaman, sizinki deryada damla bile olmaz. Rahmaniyet’te de öyle, şefkatte de öyle, re’fette de öyle, ihkâk-ı hak etmede de öyle… Öyle ise, meseleyi bırakın “Asıl Sahibi”ne, “Mâliki yevmi’d-Dîn”e, “Meliki yevmi’d-Dîn’e. Yürüyün doğru bildiğiniz yolda dosdoğru, kimseyi itap etmeden.

Bu video 02/07/2017 tarihinde yayınlanan “KUVVET HAKTADIR, HAKLI İNSAFLIDIR!..” isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada:https://www.herkul.org/bamteli/bamtel…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu