Yazarlar

Cehennemden azat edilmek ister misin? | Safvet Senih

“Sevapname” isimli kitabında S. Gürgen Hanımefendi, bir hadis-i Şerifi şöyle yorumluyor:
“Enes İbn-i Mâlikten (R.A.)  rivayet edildiğine göre, Resulullah (S.A.S.)  şöyle buyurdu: ‘Her kim sabahladığında veya akşamladığında –Allahümme innî asbahtü üşhidüke ve üşhide hamelete Arşike ve melâiketeke ve cemia halkıke Enneke Entallâhü Lâ ilahe illâ Ente ve enne Muhammeden abdüke ve Resulüke’ derse yani, “Ey Allahım! Şüphesiz ben SENİ;  Arşını taşıyan melekleri, bütün melekleri ve yarattıklarının hepsini, muhakkak Senin, Kendisinden başka hiçbir İlah olmayan ALLAH  olduğuna ve şüphesiz MUHAMMED’İN (S.A.S.) Senin kulun ve Resulün olduğuna şâhit tutarak sabahladım.”  Derse, bunu okuyan dörtte birini Cehennemden azat eder, iki kere okuyanın yarısını, üç defa okuyanın dörtte üçünü, dört kere okuyanın ise tamamını ATEŞ’ten AZAT  eder.” (Ebu Davud)
“Açıklama: Etrafa kıvılcımlar saçan; zehirli dumanı ile yürekleri dağlayan ve aslanlar gibi kükreyip, ‘Yiyip bitireceğim bedenler daha yok mu Allahım!’ diyen yerdir CEHENNEM…
“Zakkum ağacı günahkârların yiyeceğidir, kaynar su nasıl fokurdarsa o da erimiş maden gibi karınlarda fokurdar.
“Allah zebanilere, onu tutun Cehennemin tâ ortasına sürükleyin. Sonra da başının üstüne kaynar su dökün’ ve deyin ki: Tat bakalım (Azabı)” dediği dehşetli bir mekandır Cehennem. (Duhan Suresi, 43-49)
“Yılan çıyanların baş gösterip yem istediği, imdat çığlıklarına ateş yığınından hazırlanmış kamçıların şakırdadığı ve asla kaçış ve kurtuluşun olmadığı, alevlerin dolup taştığı yerdir. Cehennem…
“Cehennemin adı dahi tüyleri diken diken yapıp gözleri, gönülleri karartıyor. Orayı tasvir etmek insanı ürpertiyor.”
Abdülhamid Sahhar’ın İncillere dayanarak fakat Kur’an âyetleriyle dengeleyip ifade ettiği MERYEM  OĞLU  İSA isimli romanında Hz. İsa Aleyhisselamdan naklen diyor ki: “İnciyi domuzlara vermeyin. Çünkü Hikmet inciden daha hayırlı, onu istemeyen ise domuzdan daha kötüdür. (Unutmayalım Külliyat ve Pırlanta Serisi, Hakîm ismine mazhar- Hikmet-i Kur’aniyelerdir. Safvet  Senih)
“Siz yeryüzünün TUZU’sunuz. Eğer siz de bozulursanız. Bir daha DEVA  bulamazsınız!
“İsa durup şöyle dikkatle bakınca kalabalıklar arasında kendisine kötülük yapan, tuzak kuranların da olduğunu gördü. Hitabını şöyle sürdürdü: ‘Sizler ey şer uleması (ulemâi’ıs-sû)! Dünyayı başlarınız üzerine, Ahireti ise ayaklarınızın altına koydunuz. Sözünüz şifa, ameliniz HASTALIKTIR. Sizin  gibisi ZAKKUM ağacına benzer. Uzaktan gören hoşlanır, yiyeni ise öldürür.
“Siz ey şer âlimleri!  Cennetin kapıları önüne oturmuş içeri girmiyorsunuz. Fakirlerin girmesine de müsaade etmiyorsunuz. Bilin ki, Allah katında insanların EN  ŞERLİSİ  DÜNYALIK PEŞİNDE  KOŞAN  ÂLİMLERDİR. (…)
“Sizi gidi yalancılar! Allah paraları ne yapsın? O, her şeyden müstağnidir. Sizin sahip olduklarınızın hepsini de yine Veren hem  de cömertçe veren O’dur.
“Ey iki yüzlüler!  Allah’ın kelâmını iki yüzlü kılıp kendi âdet ve teâmüllerinizi ihyâ ettiniz.”
Hz. İsa Aleyhisselama tuzak kuran ve hakkında ölüm fermanı çıkaran onlardı. Cenab-ı Hak Hz. İsa Aleyhisselamı semaya kaldırdı, ihanet edenleri de çarmıha gerdirdi…
Hz. Ali Efendimizin günümüz şerlilerine ULEMAÜ’S-SÛ yani kötü ulema  diyor ki, Sû’ya Türkçeye benzetenler, su uleması yani Havuz Medyası ve fetvacıları diyorlar. Olaylar, aynıyla tekrarlanmaz, bilakis misliyle tekrarlanırlar… Cenab-ı Hak, Hz. İsa Aleyhisselamı onların şerrinden kurtarıp daha ulu bir makama yükselttiği gibi, bu sürecin mağdur ve mazlumlarını  da koruyup hayırlı hizmetlere vesile kılsın… Âmin…
Kaynak:Safvet Senih  | Samanyoluhaber

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu