Mizan

Allah sizi götürür, başka bir nesil getirir!. | M.Fethullah Gülen Hocaefendi

Derin bir ubûdiyet, hatta ubûdet… Bütün mâsivâyı gözünden silerek, “Ben sanırdım âlem içre, bana hiç yâr kalmadı / Ben beni terk eyledim, gördüm ki ağyâr kalmadı.” demek. Her şeyi gözünden silerek, Yârlar Yârı’na (celle celâluhu) teveccüh etmek ve öyle ibadet yapmak. Bütün dünya ve mâfîhâyı, kalben terk etmek. Hazreti Pîr’in verdiği ölçü ile, “Dünyayı kesben değil, kalben terk etmek”. Gelirse, gelirse gelsin; giderse, gittiğini de düşünmemek. “Canım!.. Allah verdi, Allah aldı. Çok komik şey, dünya!” mülahazasıyla bakmak ve böylece “zühd”e müteveccih yaşamak. Ve onu bir basamak yaparak aşk u iştiyak-ı likâullaha yükselmek. Buna “miraç” diyeceğim; onu bir “miraç” haline getirmek, her tavır ve davranışıyla birkaç basamağı birden atlıyor gibi O’na (celle celâluhu) yaklaşmak, yaklaşmak, yaklaşmak, yaklaşmak… Ve böylece “fenâ fillah-bekâ billah”a mazhar olmak, “aşk” u “iştiyak” ile ömrünü geçirmek.

“Sen Mevlâ’yı seven de / Mevlâ seni sevmez mi?!.” Sever o zaman seni!.. “Rızâsına iven de / rızasını vermez mi?!.” Verir o zaman, razı olur senden; Rıdvan kapılarını ardına kadar açar. “Sular gibi çağlasan / Eyyûb gibi ağlasan // Ciğergâhın dağlasan / Ahvâlini sormaz mı?!.” O (celle celâluhu), sana, senden daha “erham”dır; Kendini ifade ederken, “Erhamü’r-Râhimîn” diyor. Öyle ol O’na karşı, O’nun rahmetine karşı. O’na karşı saygıyla mukabelede bulun!.. Umuma söylüyorum; öyle olanlar, beni mazur görürler zannediyorum; biraz da kendi nefsim zaviyesinden diyorum. Dünyanın böyle bir nesle ihtiyacı var.

O Hazret’in “gâye-i hayal” haline getirdiği “nesl-i cedîd” de işte bu nesildir: “Ey mezar-ı müteharrik bedbahtlar!” Yani kalbsiz ve ruhsuz yaşayanlar, ölüler gibi hareket edenler, kadavralar gibi hareket edenler!.. “Mezar sizi bekliyor, çekiliniz; ta ki, hakikat-ı İslâmiyeyi hakkıyla kâinat üzerinde temevvücsâz edecek olan nesl-i cedid gelsin!..” Nesl-i cedîd… إِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَدِيدٍ “Eğer O dilerse, (yaratmaktaki maksadının yerine gelmesi için) sizi ortadan kaldırır ve yerinize (yoksulluğunun şuuruna varıp Allah’a yönelecek, varlık ve zenginliğinin ancak O’nunla mümkün bulunduğunu kavrayacak) yeni bir nesil getirir.” (Fâtır, 35/16) Siz, pörsüyünce, solunca, hazan yemiş yapraklar gibi sararınca, Allah, dinini boşlukta bırakmaz, mutlaka bir “nesl-i cedîd”, yeni bir nesil getirir. Bir müceddid ile, insanlara yeni bir nefha, İsrafil Sur’u gibi üfler. Yeni bir diriliş, eski ifadesiyle “Ba’s-u ba’de’l-mevt” ihsan eder. Üstad Necip Fazıl, bu tabiri kullanırdı.

Diriliş, öyle bir diriliş lütfeder. “Kâinat üzerinde hakâik-i Kur’âniyeyi temevvücsâz edecek olan nesl-i cedîd gelsin!..” İnsan, bu duygular ile oturup-kalkınca, zannediyorum, kalbinde ve vicdanında, kine, nefrete, gayza, hasede, çekememezliğe yer kalmaz. Kalb, böyle ulvî duygular ile dolup taşınca, zaten dolmuş şeye bir şey dolduramazsınız. Bardak, -Âkif ifadesiyle- “lebrîz” olmuş taşıyorsa, ne dökeceksiniz onun içine?!. Siz, “ibâdet” ile, “ubûdiyet” ile, “ubûdet” ile, sonra “marifet” ile, “muhabbet” ile, “aşk u iştiyak” ile doldurmuşsanız kalb çanağını, oraya dökülecek her şey, kendini yerde bulur, taşar gider. Hiçbir şey, orada oturacak yer bulamaz.

Bu video 19/11/2017 tarihinde yayınlanan “NESL-İ CEDÎD VE DİRİLİŞİN ESASLARI” isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://herkul.org/bamteli/bamteli-ne…

Allah sizi götürür, başka bir nesil getirir!. | M.Fethullah Gülen Hocaefendi 2
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu