Yazarlar

Yüreklere Saplanan Fotoğraf | İSMET MACİT

Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde,
Bir kış güneşliğinde.
Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir
Tabiatı aşan bir bildiriştir
Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır;
Bu kan rengi, bu kıpkızıl öcü anlatır
Görünüşte kırmızı, gerçekte yeşil
Görünüşte öç, hakikatte değil…”
Sezai Karakoç

Kurdukları menfaat şebekesi yıkılmasın diye oynadıkları bir darbe tiyatrosu ile binlerce insanı bir gecede hain ilan edip çıkardıkları uyduruk KHK’larla mesleklerinden ettiler. Çamur medyası eşliğinde binlerce insana terörist iftirası atıp bıçaklanmış dal gibi hayattan kopardılar.

Kerbela ettiler ülkelerini. Masum bir avuç insan üzerine ordular saldılar. Kadın kız, genç yaşlı demeden adeta kılıçtan geçirdiler. Ok gibi dilleri, mızrak gibi bakışları ile binlerce mazlumu yaraladılar. İbn Sa’d misali az bir dünya menfaati karşılığında akrabalarını satan yığınların bu vefasızlığını yazdı tarih. Yetmezmiş gibi Hz. Hüseyin ve yakınlarının cenazeleri üzerinde tepinen Şimir orduları gibi mazlumlar üzerinde tepindiler. Devlet görünümlü çete on binlerce insanı zindanlara attı ve dilsiz zavallılar bu zulmü sadece seyretti. Anadolu’nun yetişmiş kadroları tırpanlanırken korkudan ve dünyalık endişelerden dolayı ebkem kesilen yığınların vefasızlığı kazındı yüreklere. Bir kabus gibi çöktüler mutlulukların üzerine.

İşte o mağdurlardan birinin mezarlıkta çekilmiş bir fotoğrafı geliyor gözlerimizin önüne. Yan yana dört kabir. Uhud’a defnedilen sahabe efendilerimizin kabirleri gibi sıra sıra. Topraklarına bakılırsa defnedileli çok olmamış. Mezarların üzeri rengarenk çiçeklerle kaplanmış. Izdırapla dokunan Anadolu kilimlerini andırıyor. Kabrin içinde ne varsa dışına o sızmış gibi. Kim bilir, belki de çektikleri sıkıntılarla tertemiz hâle gelen bu insanların kabirlerinin içi de böyle cennet bahçesi gibi rengarenktir.

Kabirlerin ortasında dertten müheykel bir genç oturmuş. Yüzünde Uhud’da yakınlarını kaybedenlerin hüznü. Acının iki büklüm ettiği dertli sinenin ismi Burak Aydın. Kabirlerse bir ay önce bu çilekeş insanı hapiste ziyaret edip dönerken trafik kazasında vefat eden yakınlarına ait.

Biricik yavruları Burak Aydın’ı tutuklu bulunduğu Mardin Cezaevi’nde ziyaret ettikten sonra Erzurum’un Aşkale ilçesinde trafik kazası geçiriyorlar. Zaten zulümle savrulmuş olan aile trafik kazası ile darmadağın oluyor. İbrahim Aydın (54), annesi Ayşe Aydın (72), eşi Gülyeter Aydın (49) ve oğlu Muhammed Aydın (8) oracıkta yürüyorlar Rablerine. Kevser Aydın ise ağır yaralanıyor.

Vefat edenler Giresun’un Keşap ilçesindeki aile mezarlığını defnediliyorlar. Burak izin alıp Jandarma ekipleri eşliğinde kabirleri ziyarete geliyor. Ve kabirlerin ortasına yığılıp kalıyor.

Fotoğraf bir devrin zulmünün sembolü olarak yüreklere bir zıpkın gibi saplanıyor. Vefat edenlere yan yana Ahiret yamaçlarında yürümek, geride kalanlara ise sabırla hizmete devam etmek düşüyor.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu