Yazarlar

Sorularla Lahikalar | Halil Şimşek

Soru 1: Önce isimden başlayalım. Lahika ne demektir? Bu sözcüğü sadece Üstad mı kullanmış, diğer kullanıcılar da aynı anlamda mı kullanmışlardır?

‘Lahika’, kelime olarak ek, ilâve, zeyl ve sonradan ilâve edilen, eklenen anlamlarına gelmektedir.

Terim olarak ‘Lahika’ ise, evrakların ya da teliflerin sonunda bilgilendirici nitelikteki eklerden bir kısmına verilen isimdir. Bu Üstada has bir durum değildir.

Lahikalar, Risale-i Nur’un açıklayıcı ilaveleri niteliğindedir.

Üstad ve talebeleri Risale-i Nur’lardaki açıklanması istenen ve gereken konuları, hizmetle ilgili düşüncelerini ve hissiyatlarını çoğu zaman soru cevap şeklinde ifade etmişlerdir. Mektuplarla haberleşmişlerdir. İşte bu mektuplar da ‘Lahika’ olarak kitap haline getirilmiştir.

Risale-i Nur literatüründe Lahikalar; Üstadın talebeleri ile mektuplaşmalarından meydana gelen kitaplardır.

Sorularla Lahikalar | Halil Şimşek 2

Soru 2: Lahikalar kaç kitaptan oluşuyor? Lahikalar nasıl meydana geldi? Yazılış tarzı ve yazılış tarihleri hakkında bilgi verir misiniz?

Lahikalar üç kitaptır.

1. Barla Lahikası: (1926-1935)

2. Kastamonu Lahikası: (1936-1943)
3. Emirdağ Lâhikası-I (1944-1947), Emirdağ Lâhikası-II (1949-1960)

Lâhikalara risâlelerin ilk yazılmasıyla başlanmış ve Bediüzzaman’ın vefatına kadar devam etmiştir.

Daha sonra bu lahikalar, Risâle-i Nur Külliyatı içine alınmış ve Mektubat’ın Yirmi Yedinci Mektubu olarak isimlendirilmiştir. İçeriği çok geniş olduğu için Mektubat’tan ayrı olarak düşünülmüştür.

Soru 3: Bediüzzaman’ın hayatında ‘Lahikalar’ın önemi nedir?

Bediüzzaman, ‘hayatının gayesi’ni Lahika mektuplarıyla gerçekleştirmiştir.

Üstadın gaye-i hayali; fen ve din ilimlerinin birlikte okutulacağı Medresetü’z-zehrayı kurmaktı. Şartlar bu gayenin resmen gerçekleşmesine müsaade etmedi.

Üstad, Anadoluyu açık bir halk üniversitesi haline getirdi. Lahika mektuplarıyla, yaygın eğitim ve uzaktan eğitimle yüzbinlerce şimdi ise milyonlarca her yaştan, her meslekten, her ırktan insana ders verdi ve halen ders veriyor.

Mektuplar, Bediüzzaman’ın tashih ve tasvibinden geçtikten sonra lahikalara dâhil edilmiştir. Bazı mektupların tamamı, bazılarının da bir kısmı alınmıştır. Lâhikaların satır aralarında çok ince hakikatler saklıdır.

Üstadın talebeleri, Risaleleri okuyup, hissiyatlarını, takdirlerini bazen de anlamadıkları yerleri Üstada sormuşlardır. Üstad da talebelerinden kitapları okuyup, fikirlerini öğrenmek istemiştir. Adeta Üstad, talabelerine Risaleler hakkında kompozisyon yazdırmış ve kitapları özetlemelerini istemiştir.

Soru 4: Bediüzzaman, neden lahikaları Risale-i Nur külliyatına dahil etmiştir? Neticede bunlar mektuplardan oluşuyor. Risale-i Nur Kur’an’ın tefsiri, peki lahikaları nasıl tefsirden sayabiliriz; onlar ağabeylerin yazdıkları mektupları içeriyor? 

Bir Nur talebesi için lahikalar, iman hizmetinin el kitabı gibidir. Yol haritasıdır. Nur talebesi lahikalarda geçen hizmet prensiplerine göre hareket eder ve tavrını ona göre şekillendirir, denilebilir.

Bilindiği gibi Üstad zamanında telefon ve iletişim araçları yaygın olarak kullanılmıyordu. En yaygın haberleşme aracı mektuplaşma idi. Bu yüzden Üstad, talebelerini mektuplaşma ile aydınlatıyor ve terbiye ediyordu. Ya da talebeleri bir meramını ve sorusunu mektup vasıtası ile Üstada iletiyordu. Üstad da buna mektupla cevap verdiği için bu mektupların toplamı bir kaç kitap şeklini almıştır.

Üstad’ın mahkeme müdafaaları da bu lahikalara dahil edilmiştir ki, ileriki nesillere o dönemde yapılan keyfi zulümlerin vesikası olsun.

İçinde çok kıymetli hizmet metotları, ilmi ve bazen de fıkhî tespitler olduğundan, bunların kaybolmaması için lahika tarzında basılmışlardır.

Soru 5: Lahikaları okumak, Risaleleri anlamamızda etkili olabilir mi? Lahikaları okumanın faydaları veya önemi nedir?

Hizmet metotlarını, iman hizmetinde sebat ve sadakatin ne kadar değerli olduğunu, risalelerin telifi zamanında yaşanan zorlukların ve sıkıntıların boyutunu hep lahikalardan öğreniyoruz.

“Risalelerdeki iman ve İslam esasları, insanları maksud mahal olan rıza-i İlahiye götürmeye çalışan bir tren gibi kabul edilirse, lahikalar da bu trenin üzerinde yol aldığı raylara benzer.

Sorulan sorulara verilen cevaplara bakıldığında zaman zaman fıkıh, hadis, tefsir, ilm-i kelam gibi konulara değinilmek sureti ile lahikaların basit bir mektuplaşma olmadığını da anlamaktayız. Bu açıdan bakıldığında lahikalar tefsir kadar önemlidir.” (Sorularla Risalei Nur)

Soru 6: Risalelerdeki bazı mektupların bize faydası yok gibi görünüyor; genele hitap etmeyip özel mevzuların olduğu bazı mektupların Külliyat’a dahil edilmelerinin hikmeti nedir?

İsabetli ve istikametli hizmet yapabilmenin esasları, Lahika mektuplarında vardır.

Bu kutsi hizmet-i imaniyeyi isabetli ve arızasız bir şekilde yapabilmemiz için söz ve davranışlarımızı lahika mektuplarında anlatılan hizmet tarzına, metoduna, usulüne uygun şekilde yapmamız gerekir. Yoksa hizmet edelim derken, hezimet yaparız.

Risale-i Nur üç bölümden oluşmaktadır:

1. İmânî bahisler.

2. Lâhikalar.

3. Müdafaalar.

“Altı bin küsûr sayfa olan Risâle-i Nur Külliyatı’nın üç bin küsûr sayfası iman hakikatlerini ders verirken, üç bin küsûr sayfası ise Tarihçe, Lâhika mektupları ve müdafaalardan müteşekkildir. Bu üç bin küsûr sayfa baştan sona Kur’ânî olan meslek ve meşrep dersini veriyor.” Zübeyir Gündüzalp. İ. Kaygusuz Yeni Asya Neşriyat s. 355

Soru 7: Risâle-i Nur’u okuduğu ve  Risale-i Nur talebesi olduğu halde, Lâhikaları dikkate almamak veya kullanım tarihi dolmuş düşüncesiyle bakmak doğru mudur?

Risâle-i Nur Talebesi olmanın temel şartı; Risale-i Nur’un mesleğini ve meşrebini bilmektir. Bunları da Lahikalardan öğrenebiliriz.

Zübeyir Gündüzalp Ağabeye göre: “Üstadımız Risâle-i Nur’un meslek ve meşrebini lâhikalarda sarihan ve vazıhan ve mücmel olarak yazmıştır. Meslek ve meşrep düsturları ile kalen, hâlen, ilmen ve kalemen meşgul olan ve ihlâsla cehd eden, vartaya düşmez. İmanî bahisleri okuyanlar, ehl-i takva ve ehl-i salâhat olur. fakat başka fikir akımlarına aldanabilir. Eğer, meslek ve meşrebe dair mevzuları, lâhikaları okursa, aldanmaz.

Lâhikaları okuyanlar, hadiseler karşısında nasıl hatt-ı harekette bulunacaklarını lâhikalardan öğrenirler. Müdafaaları okuyanlar, dâvâsının müdafaası ile mücehhez olur.” Nur’un Büyük Kumandanı-İ. Atasoy s. 370 ”

Soru 8: Risale okumalarımızda ve Risalei Nur derslerinde Lahikaların yeri neresi olmalı? Yani Lahikalar ne zaman okunmalıdır?
Risâle-i Nurları ferdî okumalarımızda imânî konular ve lâhikalar şeklinde iki kitap olarak okumalıyız.

Halk derslerinde ise önce imanî ders, sonra da içtimâî ders yani Lâhikalar okunmalıdır.

Eğer ders uzun olacaksa ve dinleyicilerin durumu buna müsaitse üçüncü ders olarak da Müdafaalardan ders yapmak en ideal tarz olacaktır.

Zübeyir abinin tavsiyesi de bu şekildedir: “İman Hakikatleri, Lâhikalar ve Müdafaalardan birer bahis.” Bu sayede hem kalbî hem içtimâî birlik sağlanmış olur. Hem de hakikî ihlâs, hakikî ittifak tesis edilerek, cemaatte dava bilinci güçlenmiş olur.

Rabbim, Risale-i Nur külliyatını tam anlamıyla okuyup, anlamayı ve o hakikatleri yaşamayı nasip etsin. Lahikalarda mektupları bulunan talebelerin hizmet aşk ve şevkinden bizlere de versin. Amin.

Hizmetten | Halil Şimşek

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu