Yazarlar

Siz hiç mikroskop ile sinek kanadını incelediniz mi? | Zekeriya Çiçek

“ Sinek kanadından tut, ta semadaki ışık saçan yıldızlara kadar, bir sinek kanadı kadar ortak koşmaya yer yoktur ki parmak karıştırsın. ” (Sözler sh: 598)

 

Verilen misallere dikkatlice nazar ettiğimizde, birbirinden bağımsız iki farklı varlığın birbiriyle kıyas edildiğini ve birbiriyle irtibatlandırıldığı görülür. Gerçekten sinek kanadı ve sema yıldızlarının ne ilgisi olabilir? Hâlbuki birisini mikroskopla diğerlerini teleskoplarla inceleyebiliriz.

Sinek kanadını mikroskop altında incelemeyip, kanatlarındaki incecik sanatları göremeyen birisi, onu sadece basit bir sinek kanadı olarak görür. Aynen bunun gibi teleskopla inceleme neticesinde çizilmiş olan yıldızların gökyüzündeki dağılımlarını astronomi bilgisiyle incelemeyenler de gökyüzündeki milyarlarca yıldızın dağılımlarını  sıradan bir olay olarak görür.

Bu sıradan görüş sıradan bir insan yaklaşımıdır. Tefekkürle bütünleşen bir insan, kâinatın bağrında hikmet avcısı olur. Her olayın ve her varlığın arkasındaki manayı bulmaya çalışır.

Küçücük bir sineğin kanatlarında gizlenmiş olan sanatın üstünlüğünü anlamak istemeyenlere tek bir tavsiyemiz var. O da şudur; “Teknolojinin tüm imkânlarını kullanarak tek bir sinek kanadı imal ediniz.” .

Sinek kanadı yapacak kadar bile becerisi olmadığını kabullenen bir vicdan, nasıl oluyor da sinek kanadındaki sanatı ve o sanatın ardındaki maharetli sanatkârı inkâr edebilir. O kanatlı minik kuşçuklardaki organların birbiriyle uyumu ne muhteşemdir. Sivrisineğin hortumunun kılcal damara sondaj yapma şekli, ilaç enjekte edilmede kullanılan enjektöre ne kadar da benziyor. Su motorları da neredeyse sivrisineğin damardan kanı çektiği teknolojiyle çalışmıyor mu?

Üstadımız, özellikle sanattaki incelik noktasında kuş ile sineği karşılaştırıp nazara veriyor:

“ En küçük bir parça ve en küçük bir şey, en büyük şey gibi, doğrudan doğruya bütün bu kâinat yaratıcısının kudretinden gelir ve hazinesinden çıkar. Başka surette olamaz. Sebepler ise perdedir. Çünkü en önemsiz ve en küçük sandığımız yaratıklar, bazen sanat ve yaratılış yönüyle en büyüğünden daha büyük olur. Sinek, tavuktan sanatı yönüyle ileri geçmezse de, geri de kalmaz. “ ( Risale-i Nur)

İnsanlara ilham veren bu sinek kuşçuğu olan hayvancıklar bize bir şey daha öğretiyor. O da semada kanatsız ve damsız duran koca bir güneş sistemi ile olan irtibatı.

“ Evet, sivrisineğin gözünü yaratan, güneşi de o yaratmıştır. Pirenin midesini düzenleyen, güneş sistemini de o düzenlemiştir.” (Risale-i Nur)

Sivrisineğin gözü güneş olmazsa ne işe yarar. Pirenin midesi için gerekli olan kedinin tüylü derisinin de, emerek yaşamını sürdürdüğü kanındaki besinlerin de asıl kaynağının öncelikle fotosentezle üretilen besinler olduğu unutulmamalıdır. Unutmayalım ki, insanlar ve diğer tüm hayvanlar beslenme yönüyle bitkilere bağlı bir hayat sürdürürler.

Bitkiler ise güneş olmadan yaşayamazlar.

Güneşin sivrisinekle ve pireyle olan ilgisini gözleyebilmek için de akıl nimetinden yararlanabilmek gerekir.

Aklımızın büyük bir nimet olduğunu anlamak için, deli ya da divane olmamız gerekmez herhalde!

Hizmetten | Zekeriya Çiçek

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı