Yazarlar

Müşrikler bile kadınlara ilişmemişti | İsmet Macit

Göğüs kafesinde taş değil kalp taşıyanları derinden yaralayan bir haber düştü sosyal medyaya…

Uşak’ta, gencecik kız çocuklarının tutukluluk halleri devam ederken (utanarak-kahrolarak yazıyorum) o iffet abideleri iki kere çıplak aramaya maruz kalıyorlar..

Bu uygulamayı yapanlar insanlığını yitirmiş zavallı tiran bozmalarıdır.

Cahiliye döneminde Efendimizin (sav) en azılı düşmanları bile böyle bir ahlaksızlığı irtikap etmemiş ve mümine kadınlara ilişmemişlerdi..

Evet taşına toprağına çile boyasının çalındığı, Hz. Bilal ve arkadaşlarının iniltilerinin Mekke Vadisi’ni doldurduğu, zulmün boykotlarla ve işkencelerle dayanılmaz bir hal aldığı günlerdi.

Göklerden gelen şu ilahi fermanla tüm Mekke’deki Müslümanlar hicret etmişlerdi :

Müşrikler bile kadınlara ilişmemişti | İsmet Macit 2

“Melekler, kendilerine zulmedilen kişilerin canlarını aldıklarında, onlara ‘Ne işte idiniz?’ deyince, ‘Biz yeryüzünde zayıf kimselerdik’ derler. Melekler, ‘Allah’ın arzı geniş değil miydi, siz de oradan hicret etseydiniz ya!’ derler.” (Nisa Suresi, 97)

Efendimize (sav) kendi hicreti için müsaade geldiği günde, küfrün karanlık ruhlu insanları Allah Resulü’nü (sav) ortadan kaldırmak niyetiyle Daru’n-Nedve’de planlarını masaya yatırdılar. Şeytanın da Necidli bir ihtiyar kılığında iştirak ettiği toplantı ile ilgili şöyle diyordu Kur’an: “Bir vakit de o kâfirler senin elini kolunu bağlayıp zindana mı atsınlar, yahut öldürsünler mi, yahut seni ülke dışına mı sürsünler diye birtakım tuzaklar planlıyorlardı. Onlar tu- zak kuradursunlar, Allah da tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.” (Enfâl Suresi, 30)

Toplantıda birçok fikir ortaya atıldı; ama Ebû Cehil’in fikri kabul gördü.
Şöyle demişti Ebû Cehil: “Her kabileden birer silahlı genç bu- lalım. Gençlerin hepsi ona bir anda saldırsınlar. Hep birlikte vurup öldürsünler. Böylece ondan kurtulalım, rahata kavuşalım! Delikanlılar bu şekilde yapınca, onun kanı bütün kabilelere dağılmış olur! Abdümenaf Oğulları ise, bütün kabilelerle savaşmaya güç yetiremez ve diyet almaya razı olurlar. Biz de Abdümenaf Oğulları’na onun diyetini öderiz!”

Dedikleri gibi de yaptılar ve Efendimizin (sav) evini muhasara ettiler. Kuşatmanın devam ettiği sırada seçilen delikanlılar, evin kısa duvarlarından damına çıkıp oradan içeriye inmeye kalkıştıkları zaman, içeriden bir kadın çığlık kopardı. Bunun üzerine cellat de- likanlılar birbirlerine: “Vallahi amcalarımızın kızlarının üzerlerine duvardan indiğimiz Araplara söylenir, rezil oluruz, sövülürüz, hür- met örtümüzü yırtmış oluruz!” dediler. Kadınlara ve çocuklara ilişmediler.

Ve günümüzde ise…

Devrin zalimleri aynı Kabe’ye yöneldikleri kız kardeşlerine şu kadar müsamaha gösteremediler.

Yüreklerindeki haset ateşi, iyi olan ne varsa yaktı kavurdu. Kur’an’ın tarifiyle öyle kararttılar ki vicdanlarını, gözleri görmez kulakları işitmez hâle geldi. Ve attıkları her adım ve yaptıkları her icraat ile zalimlerin varıp ulaştığı akıbete bir adım daha yaklaştılar, yaklaşıyorlar.

Allah, Efendimizi (sav) zalimin elinden bir avuç toprak, bir güvercin, bir örümcek ağı ile kurtarıp selamete ulaştırdığı gibi Muhammedî yoldaki devrin mazlumlarını da er geç felaha erdirecektir.

Rabbim tüm mazlumlara güç, kuvvet ve sabırlar versin. Zalimin saltanatını yerle bir etsin.Amin…

Hizmetten | İsmet Macit

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu