Haber

Mısırlı âlim Prof. Dr. Fethi Abdurrahman Ahmed Hicâzî: ”Hocaefendi yeryüzünü aydınlatan bir güneş”

Prof. Dr. Fethi Abdurrahman Ahmed Hicâzî, Mısır’ın dünya çapında ünlü üniversitesi El Ezher’in Arap Dili Fakültesi öğretim görevlisi. Lisans eğitimini 1972 yılında en iyi dereceyle bitiren Ahmed Hicâzî, 1986’dan itibaren öğretim görevlisi olarak atandı. Birçok kitaba ve bilimsel çalışmaya imza attı. Üniversite dışında sosyal faaliyetlerde oldukça aktif biri. El-Ezher Üniversitesi’nde ve camiinde gramer dersleri ve İslâmi ilimlerle alâkalı çeşitli dersler verdi.

Bir süre Suudi Arabistan’daki İmam Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak bulunan Prof. Dr. Fethi Abdurrahman Ahmed Hicâzî, dönüp de Ezher Üniversitesi Usûlu’d-Din Fakültesinde ders vermeye başlayınca bazı yabancı öğrenciler gelip dini ilimlerle alâkalı bir kitap okumak istediklerini iletirler. Öğrencilerin istediğini kabul eden Ahmed Hicâzî, ‘Onlar da hemen “Nerede ve saat kaçta?” dediler. Onlara hemen yarın Ezher Camii’nde dedim.  Çok mutlu oldular ve ertesi gün  hemen Ezher Camii’ne geldiler. Arapça nahiv (dilbilgisi) kitabı olan İbn Akîl’in eserini okumaya başladık. Bu dersler bir yıl kadar devam etti.’’ Diyor.

Derslerin üçüncü yılında Prof Ahmed Hicâzî’nin Hocaefendi’nin eseri Sonsuz Nur’la tanışması gerçekleşir. Bunu Ahmed Hicâzî’den dinleyelim; ‘’ Fethullah Gülen Hocaefendi’nin talebeleri olan Türk kardeşlerimizle beraber çalışan oğlum Mahmud bana gelip “Arkadaşlar Hocaefendinin Sonsuz Nur adlı eserini şerh edecek birini istiyorlar. Sizin Efendimiz’in siyeri konusunda ne kadar hayişkar ve istekli olduğunuzu, hutbelerinizde ve derslerinizde sürekli siyerden bahsettiğinizi bildiğimden ben de onlara sizi teklif ettim. Ve inşallah kabul eder dedim.” dedi.

Bunun üzerine ben de oğluma dedim ki: “Evladım bu benim hayatım boyunca istediğim bir şeydi. Ve şimdi Allah, bunun gerçekleşmesini irade buyurdu.” Peki, hangi kitaptan ders yapacağız, dedim. “Fethullah Gülen Hocaefendinin bir kitabı” dedi.

Kitabın adı ne, dedim. “SONSUZ NUR HZ. MUHAMMED (Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun) İnsanlığın İftihar Tablosu” dedi ve bana kitabın bir nüshasını getirdi.

Böylece ilk derse başladık. Nahiv (Gramer) için bir ders ayarlayıp onu başka bir yere taşıdım. Böylece Sonsuz Nur’dan yaptığım siyer derslerini kendi başına müstakil bir oturum hâline getirdim.

“Sonsuz Nur”un ne anlamda kullanıldığını ve ondan muradın Hz. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- olduğunu anlattım.  Ardından “İnsanlığın İftihar Tablosu” ibaresini açıkladım. Bu şekilde sadece kitabın başlığı üzerinde tam bir ders yaptım. Benim duyduğuma göre bu dersime ve yorumlarıma Fethullah Gülen Hocaefendi muttali olmuş ve “Çok güzel bir söz” diyerek yorumlarımdan duyduğu memnuniyeti ifade etmiş.

Ve Efendimiz’in siyeri şeriflerini şerh etmeye başladım. Bu durum bu şekilde zannediyorum 7 yıl devam etti. Bu süre zarfından kitabı kelimesi kelimesine okudum ve üzerinde Allah’ın bana lutfettiği kadar yorum ve açıklamalar yaptım.’’

Fethullah Gülen Hocaefendi için ’’Vallahi o ve eserleri, kalbinden fışkırarak diline ve oradan da kalemine aksediyor.’’ diyen Prof. Dr. Fethi Abdurrahman Ahmed Hicâzî şunları söyledi; ‘’Allah’a hamd olsun onun yazıları çok başarılı. Tasavvufla alâkalı kitaplarında söylediği şeyler onun nefsinin safasından kaynaklanıyor. Allah’tan kendisine bu günlerde ve gelecekte olanlardan faydalanmasını niyaz ediyoruz. Ben Gülen Hocaefendi’nin ilk başta Nakşibendi olduğunu biliyorum. Yani hangi isim altında olursa olsun  önemli olan Cenab-ı Hakk’a giden bir yolda olmak. Onun Türkiye’nin mevcut konjonktörü içinde İslâm’a hizmet etmeye çalıştığını biliyorum. Ve bu kitapların yayımlanması, Müslümanların kalplerine hizmet etmenin ne demek olduğunu gösterir. Çünkü tasavvuf, kalplere bağlanan bir ilimdir. Çünkü kafadaki bilgi, insanların hayat bilgisinden başka bir şey değildir. Kalbin Zümrüt Tepeleri kitabını da şerh etmek isterim. Yani Sonsuz Nur derslerim  bittiğinde inşallah Kalbin Zümrüt Tepeleri kitabının da şerhine başlamak isterim. Bu arada Kalbin Zümrüt Tepeleri ifadesinde de çok latif bir mecaz/belağat olduğunu da ifade edip geçeyim.’’

Prof. Dr. Fethi Abdurrahman Ahmed Hicâzî, ‘’Ben biliyorum ki Sayın Gülen’in Allah ile irtibatı çok güçlüdür. Bundan dolayı da Allah ona her zaman ve zeminde yardım ve nusretini gönderecektir. Bu konuda da Allah’tan başarı, bereket ve yardım diliyoruz.’’ dedi.

Prof. Dr. Fethi Abdurrahman Ahmed Hicâzî, ‘’ Ben, müslüman olsun veya olmasın bütün dünya insanlığına şunu söylüyorum: Gökleri yükseltip yeri alçaltan Cenab-ı Hak, Müslümanların öncülerini de insanlar arasında güneşler gibi olmaları için derecelerini yüksek yaptı. İşte bunlardan biri de sayın Fethullah Gülen Hocaefendidir. O tıpkı yer yüzünün her bucağını aydınlatan güneş gibidir. Bu, Cenab-ı Hak’ın bütün kulları için güneş gibi olmasını istediği bazı kullarına bahşettiği bir lutüftur.’’ sözlerini tamamladı.

 

 

 

 

 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu