Yazarlar

Külli bakış | Safvet Senih

İfrat ve tefritler bütüncül bakış dediğimiz Küllî nazardan mahrumiyetten doğmaktadır. Radikal anlayışlar bazı selefi akımlar, bir âyeti ele alır, siyakına, sibakına bakmaz, Kur’an’daki diğer âyetler münasebetine hiç aldırmaz oradan kendisine bir çıkış bularak  hareket ederler. Risale-i Nur’a da böyle bakacak olursak sıkıntı yaşarız. Mesela, İkinci Mektup’ta istiğna düsturu var. Sen bunu şahsî hayatında tatbik et… Ama, “Öğrencilere burs vermek  istiğna düsturumuza göre uygun değildir” derseniz o zaman yine Üstad Hazretlerinin yazdığı Münazarat Risalesinin sonunda bahsettiği Medresetü’z-Zehra Üniversitesine zekattan, öşürden verilecekler meselesini inkâr etmiş olursunuz. Dengeye dikkat etmek lâzımdır.
M. Fethullah Gülen Hocaefendi, teknik ve teknolojik gelişmeleri takdir ettikten sonra şöyle bir dengeleme üzerinde duruyor: “Yalnız burada bir endişemi de izhar etmeliyim. Her gün daha bir ilerleyen Teknik ve teknoloji, insan beynini belli ölçüde PASİFİZE  etmektedir. Bugünün talebeleri cep ve saat bilgisayarlarına güvenerek ÇARPIM TABLOSUNU bile ezberleme ihtiyacı duymamaktadırlar. Bu ise beyin fakültelerinin aktif hale gelmesini engellemektedir. Evet, insanlık, mutlaka teknik ve teknolojik imkânlardan istifade etmelidir ama Dengeyi Bozmamak şartıyla. Mesela, yukarıda bahsettiğimiz çarpım tablosunda olduğu gibi, hâfıza ihmal edilmemeli, basit problemlerde  katî surette bilgisayar kullanılmamalı. Bilgisayar bir yandan hâfızanın işini kolaylaştırırken diğer yandan da mutlaka zihne jimnastik yaptıracak şekilde hazırlanmalı ve programlanmalıdır.
“Bu hususun ehemmiyetine binâen ilgi ve ihtisas saham olmamakla birlikte, kabataslak bilgilerin ışığında, TIB  alanı üzerinde biraz durmak istiyorum. Bugün TIB İLMİ, çok değişik alanlara ayrılarak, ciddi bir ihtisaslaşma süreci yaşıyor. Hâriciye, dâhiliye, cildiye, göz, kulak, burun-boğaz vs. Halbuki İNSAN, parçalanmaz bir bütündür. Dolayısıyla kulaktaki sağırlık, anlama vb. hastalıkların sebebi şayet böbrek üstü bezlerdeki bir ârıza ise, KBB uzmanlarının bunu ihtisas alanı bilgilerine dayanarak teşhis etmesi oldukça zordur. Zira buna teşhis edebilme ancak, insan vücuduna bir küll olarak bakma ve parçalar arasındaki münasebeti kavramakla mümkündür. Bu da Kulak Burun Boğaz ihtisasının yanı sıra, diğer alanlarda en azından ansiklopedik seviyede  bilginin verilmesini gerektirir. Veya ihtisas alanı dışındaki sahalarda mevcud olan boşluk, bilgisayar teknolojisiyle kapatılmalıdır.
“Evet insan küçük bir kainattır. Nasıl kainat bölünme ve parçalanma kabul etmeyen bir küll, bir bütündür, öyle de insan, ağzı, dili, gözü, kulağı ve bütün uzuvları ile bir bütündür.” (Prizma-3, Düşünme  Boyutu)
Üstad Bediüzzaman Hazretleri, İkinci Dünya  Savaşı sırasında kuşlarla ilgili, tevafukları, değerlendirirken, kainat kitabının içindeki olayların birbiriyle alâkasını ele alarak:  “Evet insanın bir kısım sunî kuşlarının bir bomba yumurtasıyla bir köyü harap edip bin adamı mahveden cinayetine ve Cehennemi zakkum yumurtaları taşıyan o insanî kuşların tahripçi kısmını, hem küre-i arza, hem nev’i beşere müstebidane, merhametsiz tahribatına karşı, bu hayvanî kuşlar, tesirli bir surette istikbâli tenvir edecek Risale-i Nur’u elbette manen tebrik edip alkışlar diye hadise, gerçi çok tatlı bir lâtifedir; fakat çok ince bir hakikat dahi içinde var.”
Evet, atom bir bütündür. Hücre bir bütündür.
Kaynak:Safvet Senih  | Samanyoluhaber

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu