Yazarlar

Kıyamete Kadar Bitmeyecek Hicret | İsmet Macit

“İnsanlardan öylesi de vardır ki,

Allah’ın rızasını kazanmak için kendini feda eder.

Allah, kullarına çok şefkatlidir.”

Bakara Suresi, 207

Hz. Külsüm ibn Hidm Medine’nin Kuba Kasabası’nda doğup büyümüş bir ensardı.

Evs Kabilesi’nin Amr ibn Avf Oğullarına mensup bu sahabe, Hicret’ten bir yıl kadar önce Allah Resulü’nün (sas) yeryüzüne ge- tirdiği nurda yıkandı. Rahmet Peygamberi Hicret’te Medine’de ilk onun hanesini şereflendirdi. Ensar ile Muhaciri birbiriyle kardeş et- tiğinde onun nasibine şehitlerin efendisi Hz. Hamza (ra) düşmüştü.

Kıyamete Kadar Bitmeyecek Hicret | İsmet Macit 2

Onun (sas) Medine’deki ilk günlerini bir sonraki satırlarda Hz. Külsüm ibn Hidm’in (ra) dilinden dinleyelim:

Zalimler Mekke’yi Müslümanlara dar edince, Muhacirler Mu- haciri (sas) tüm müminler Mekke’den ayrıldıktan sonra ebedi dostu Hz. Ebû Bekir (ra) ile yola çıkmıştı. Medine’de bekliyorduk. Her gün şehrin yüksek yerlerinden üzerimize doğacak Ay yüzlüyü in- tizar ediyorduk. Kamerî aylardan Rebiülevvel, şemsî aylardan ise Eylül ayıydı.

Biz Arapların kaba kuşluk dedikleri güneşin en kızgın olduğu sırada bir Yahudi’nin çığlığı düştü Medine’nin bağrına: “Ey Arap cemaati! İşte nasibiniz, devletiniz, beklediğiniz ulu kişiniz geliyor!” Sevinç gözyaşlarım yanağımdan yüreğime damladı. Yeryüzüne rah- meti taşıyan Kutlu Nebi’yi (sas) en son 45 sene önce annesiyle bir- likte, babasının kabrini ziyaret için geldiğinde görmüştüm. Şimdi

Yesrib’i Medine etmek için geliyordu. Geleceğini duyduğum andan itibaren gözyaşlarımı avuçlarıma akıta akıta dua ediyordum: “Rab- bim, o Rahmet Peygamberi (sas) ile evimi şereflendir.”

Dualarım kabul olmuştu. Allah Resulü (sas) Medine’ye gir- meden Kuba Kasabası’ndaki on üç gün evimde kaldı. Medine’de hasretle Onu (sas) bekleyenler haneme koştular. Bahçemde insan- lar arasında oturuyordu. O kadar mütevazıydı ki gelenler Hz. Ebû Bekir’i (ra) Allah Resulü (sas) zannediyorlardı. Hz. Ebû Bekir (ra) yaş bir hurma dalı alıp ona (sas) yelpaze yapınca anladılar Rahmet Peygamberinin kim olduğunu.

O (sas), geceleri hanemde kalıyor gündüzleri birkaç bekarın birlikte kaldığı Sa’d İbn-i Heysem’in (ra) evinde toplantılar yapıyor, ziyaretçilerini kabul ediyor, Medine hakkında bilgi alıyordu.

Rebiülevvel ayının ortaları idi. Hakkında, “İnsanlardan öyle- si de vardır ki, Allah’ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah, kullarına çok şefkatlidir.” (Bakara, 207) ayetinin indiği Hz. Ali’nin (ra) de gelişiyle hanem bir kez daha şereflendi. Efendimiz (sav), onu Mekke’de yatağına yatırmış, kendisine emanet bırakılan eşyaları sahiplerine teslim ettikten sonra yola çıkmasını söylemişti. Hz. Ali (ra) gündüzleri dinlenip geceleri yol kat ederek Medine’ye ulaşmıştı. Hz. Ali (ra) geldiğinde ayaklarının altı şişmiş, yarılmış ve kanlar içinde kalmıştı.

Allah Resulü (sav) onun geldiğini işitince “Ali’yi bana çağırın.” buyurdular. “Ya Resûlallah yürümeye takati yok.” dedik. Rahmet Peygamberi (sav) hemen kalktı, Hz. Ali’nin (ra) yanına gitti. Hâlini görünce onu kucakladı ve ikisi de hıçkırıklarla ağlamaya başladı. Onlar ağladı, hepimiz ağladık. Doyumsuz bir manzara idi.

Sonra Allah Resulü (sav) Hz. Ali’nin (ra) yanına oturdu. Ayak- larını, cennet bahçesini andıran kucağına aldı, şifa kaynağı ellerini Hz. Ali’nin ayaklarında gezdirdi ve iyileşmesi için dua etti. O andan itibaren Hz. Ali’nin (ra) ağrısı kalmamıştı.

Onu (sav) karşıladığım hanem ve bahçem bugünkü Kuba Mes- cidi’nin güneyine düşer. Hâlâ hurmalıktır. Abdest aldığı, suyunu iç- tiği kuyu, duasının bereketi ile hâlâ bahçeler sular…

Bugün de on binlerce ensar namzedi güzel insan, cennet köşesi evlerini muhacirlere açıyor ve yeniden bir kere daha muhacir-ensar kardeşliğinin destanını yazıyor. Tarih devrin mazlumlarını Hz. Kül- sümlerle ve Hz. Alilerle yazıyor.

Hizmetten | İsmet Macit

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu