Yazarlar

Kadın olmak | KÜBRA AYDIN

Kadın olmak neden her coğrafyada zor? Neden kadın olmak zor demek zorunda hissediyoruz kendimizi? Neden hep bir ayrıma tabi tutuluyoruz? Sesimiz neden daha az çıkıyor yada çıksa bile duyulmuyor?

Sokak ortasında öldürülen neden hep biz oluyoruz? Ölsek bile neden sadece iki satır haber olup unutuluyoruz?

Bir sabah uyandığımızda evden çıkamaz hale geleceğimizden korkuyorum. Sokak ortasında bir samuray kılıcı darbesiyle öldürülmeyeceğimizin teminatını kim verebilir ki? Düşünsenize gencecik bir kız. Nişanlı. Daha yeni evlenme teklifi almış. İçinde kim bilir ne heyecanlar… Mutlu, idealleri var. Evine dönecek ertesi gün. Sevdiğine ailesine kavuşacak. Yaza düğünü olacak belki. Düğünüyle ilgili planları var. Gelinliğini seçecek, düğün yerini. Ama evine dönerken bir cani acımasızca kıydı ona. Bahanesi utanç tablosu. “Kadın olduğu için karşı koyamaz”. Çünkü kadın demek güçsüzlük demek yozlaşmış beyinlerde. Yarım kalan hayaller. Geride acısı tarifsiz bir sevgili, dünyası başına yıkılan bir aile. Ölüyoruz kadın olduğumuz için mi normalleşiyor ölümlerimiz? Bir magazin tayfası kadar gündem olmuyoruz.

Her yerden ateş yükseliyor. Dumanı görenler ateş dokunmuyor diye sesini çıkarmıyor. İlerde hangi sosyolojik teze konu olur bilmiyorum uzmanlık alanım değil ama bu kadar duyarsızlaşan bir toplum hiç hayra alamet değil.

Diyoruz ki kadınlar ölüyor. Diyoruz ki kadınlar cezaevinde. Diyoruz ki kadınlar kaçırılıyor, kayıp. Kimseden ses çıkmıyor. Adeta çığlıklarımız kor olup yine kendi yüreklerimize düşüyor. Anneler “kızım nerede diye nöbette”. Diğer yanda bir anne haykırıyor “ bırakın kızıma ben bakayım o çok hasta”. Derin bir sessizlik. Çocuklar annesiz büyüyor yada annesiyle birlikte hapishanelerde büyüyor. Kadınlara kimse acımıyor ama çocuklarında sesi duyulmuyor.

Öfkeliyim çok öfkeli. Ne kadar yazsakta duyulacak mı sesimiz? Ne zaman kulaklardan kalkacak perdeler? Anneler ne zaman kavuşacak kızlarına? Ne zaman özgür olacağız?

Biz artık ölmek istemiyoruz. Mini etek giydiğimiz için, dolmuşa yalnız bindiğimiz için, suçsuz yere hapishanelerde, Meriç kıyısında yada yolda yürürken. Evet sadece yürürken ölmek istemiyoruz. Biz yaşamak istiyoruz inadına, gülmek istiyoruz seslerimiz arşa çıkana kadar. Biliyoruz ki bir kadına en çok mutluluk yakışıyor…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu