Yazarlar

İnsan neden kötü Düşünür? | Mithat Tayyar

İnsan neden tiksinir? Neden korkar? Neden suizanda bulunur? Aslında üçüncü madde hariç, insanın hayatını devam ettirmesi için bunların hepsine ihtiyacı vardır. İnsanda tiksinme duygusu olmasaydı, her türlü leşi, böceği, çöpü ve pisliği yer, nihayetinde hayatı son bulurdu. Yine korku duygusu olmasaydı, kendisini hiçbir şeyden korumaz, yoldan geçen arabayı dahi önemsemez ve yaşamını yitirirdi.
İnsan yaşamını ve sosyal ilişkilerini düzenleyen bir olgu daha var ki, o da kötü olanı düşünmesidir. Kişi, herhangi bir olay, şahıs veya durumda kötü olanı ve problemi düşünür. Bu onun tedbirli davranmasını ve kötülüklerden kurtulmasını sağlar. Biz burada, şahıs hakkında düşünülen kötüyü ele alacağız.
Bir patron düşünelim, muhasebecisini konrol etmesi için bir mali müşavirle anlaşıyor. Aslında bu olumsuzu, yani kötüyü düşünmektir. Ama bu gereklidir. Bu onu kötü biri yapmaz. Kötüyü düşünmek, kötülük yapmak değildir. Bu hareketi, işçisine güvenmediği anlamına gelmez. Patron, sadece olması muhtemel bir zararın önüne geçmek istiyor. Buna Üstad hazretleri ” Hüsn-ü zan, adem-i itimat ” demiştir. Yani herkes hakkında iyi düşün, ama tedbiri elden bırakma. Almanların da bir sözü vardır: “Güven iyidir, ama kontrol daha iyidir!” diye.
Şahıslara karşı yapılan kötü düşünce, önceki deneyimlere göre oluşur. Herkese sır vermeme, her tanıştığı kişiyle hemen samimi olmama bunlardandır. Fakat bu kötü düşünce, bir basamak öteye geçer ve başkaları hakkında tip, ırk, milliyet, cinsiyet vs. göre bilgisizce hüküm vermeye dönüşürse, işte o zaman problemlere yol açar. Buna suizanda bulunmak denir.
Suizan, kötü düşüncenin kalpte hüküm giymiş halidir. Artık kişi, suizanda bulunduğu şahsa kalbinde verdiği hükme göre muamele etmeye başlar. Tabiki bunun sonucu olarak sosyal ilişkiler bozulur. Bu sebeple Allah, suizanda bulunmayı yasaklamıştır. “Bu adam şu ırktan, buna güven olmaz, bu kıza içim hiç ısınmadı, adamda katil tipi var” gibi araştırmadan verilen ön yargılar bundandır.
Bir kişi, başka biri hakkında “suizan” etmeye başlayınca artık duramaz, onun hakkında “araştırma” (tecessüs) yapar, sonrada gördüğü eksikleri başkalarına söyler ve “gıybetini” yapar. Bu üç durum yani “suizan, tecessüs ve gıybet.” Kuran’da, “Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin.” Ayetiyle yasaklanmıştır.1 Günahı ve suçu açıktan işleyen fasık ve facir hakkında kötü düşünme ise günah değildir.
Rivayet edilir ki: Hz. Ömer (r.a.) Medine’de geceleyin kontrol amaçlı gezerdi. Bir gece, bir evde şarkı söyleyen bir adamın sesini işitti. Sonra ev sahibinin evine, gizlice duvardan aşarak girdi. Baktı ki, adamın yanında bir kadın, bir de şarap var.
“Ey Allah’ın düşmanı dedi: Sen günah işleyeceksin de, Allah seni muhakkak örtecek mi sandın?” Adam:
“Sen de acele etme ey müminlerin emiri!: Ben bir günah işlediysem, sen üç günah işledin:
Allah Teâlâ “Eksikleri araştırmayın.” buyurdu, sen gizliliği araştırdın.
Allah Teâlâ “Evlere ön kapılarından giriniz.” (Bakara, 2/189) buyurdu. Sen duvardan aştın.
Allah Teâlâ “Kendi evinizden başka evlere, geldiğinizi fark ettirip ev halkına selam vermedikçe girmeyin.” (Nûr, 24/27) buyurdu. Sen benim evime ve üzerime izinsiz girdin.” dedi.
Hz. Ömer çok şaşırmıştı. Aslında o da biliyordu bunu. Zaten Allah Resulü, “Müslümanların eksiklerini, ayıplarını araştırmayın. Zirâ her kim müslümanların ayıplarını araştırırsa, Allah Teâlâ da onun ayıbını takip eder, nihayet onu evinin içinde de olsa rezil ve rüsvay eder.” dememiş miydi. Sonra kendisine geldi ve:
Nasıl yani, şimdi sizi affedersem, sizde hayır var mı? Yani sen de beni affeder, ve sonra günahlarını terkederek tevbe eder misin? dedi. O da evet, dedi. Hz. Ömer onları oldukları şekilde bıraktı ve çıktı.2
Hz. Ömer’in, üç hatayı ardı ardına yapmasına sebep olan şey, suizandı.

Dipnotlar:
1. Hucurat 12.
2. Elmallı Hamdi Yazır, Hak Dini Kuran Dili, Hucurat tefsiri.

Kaynak: Mithat Tayyar

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı