Yazarlar

İffet Abideleri | İsmet Macit

 

“Yılan dilleriyle iliştiler

Tertemiz mahremine

Bir iftirada boğuldu yürekler

Kur’an şahit oldu iffetine”

Ömrünü insanlığa vakfetmiş, bu uğurda çile ve ızdırabın her türlüsü ile karşılaşmış Allah Resulü’nün (sav) en zor imtihanlarından biri de eşi Hz. Aişe’ye (r. anha) atılan iftira ile geçirdiği ifritten günlerdi.

İffet Abideleri | İsmet Macit 2

Daha genç yaşlarda Allah Resulü’nün (sav) manevi nur iklimine girmiş ve ondan başka bir erkek tanımamış Hz. Aişe annemize Müstalik Seferi dönüşü baş münafık İbn-i Selül ve avanesi tarafından Safvan ibn Muattal (ra) ile (haşa) zina iftirası atılmıştı.

İmtihan çok ağır geçmişti. Tam bir ay göklerden haber gelmedi. İffeti hususunda hassaslardan hassas olan Efendimizi (sav) o kadar etkilemişti ki bu sıkıntı, adeta tecessüm etse kainatın ödünü koparacak nitelikteydi.

Atılan bir iftira idi ve münafıklar tüm Medine’ye bunu yayıyor ve maalesef bazı Müslümanlar ise bu iftiraya inanıyorlardı.

Sarsılmıştı Allah Resulü (sav). O tertemiz yüreğe o kadar ağır gelmişti ki atılan iftira, ashabı ile istişare etme lüzumu hissetti.

Önce bir hutbe irad buyurdular ve içli bir ağıt gibi dudaklarından ilmek ilmek şu cümleler döküldü: “Ey Müslüman topluluğu! Ailem aleyhindeki iftirasıyla beni üzüntüye düşüren bir şahsa karşı bana kim yardım eder? Hâlbuki vallahi ben, ailem hakkında hayırdan başka bir şey bilmiyorum. Onlar (iftiracılar), öyle bir adamın

(Safvan ibn Muattal) ismini de ileri sürdüler ki ben onun hakkında da hayırdan başka bir şey bilmiyorum.”

Sahabe efendilerimiz iffetin kristal heykeli Efendimize (sav) fikirlerini söylediler. Hiç kimse “Hz. Aişe (ra) bu işi yapmıştır.” demedi. Hatta ortak bir sesle ve şu teşbihle düşüncelerini tarihin alnına yazdılar.

Dediler ki: “Yâ Resûlallah! Bir gün bize namaz kıldırıyordun. Namaz içinde iken, ayakkabılarınızı çıkarmıştınız. Size uyarak biz de çıkarmıştık. Namazı bitirince, ayakkabılarımızı çıkarmamızın se- bebini bize sormuştun. Biz de sana uymuş olmak için çıkardığımızı söylemiştik. Bunun üzerine siz, ‘Temiz olmadıkları için onları çıkarmamı bana Cebrail emretti.’ demiştiniz. Böyle, ayakkabılarınıza bulaşan bir pislik dahi size bildirildiği ve onları pislik bulaşığından dolayı çıkarmanız size emredildiği halde, ailenize namus kirletecek kötülüklerden bir şey bulaşsın da, onu çıkarmanız için size emredil- mesin, olur mu hiç?”

Hz. Aişe annemiz der ki: “… öyle ağladım ki belli bir dönemden sonra ağlama istidadını da kaybettim.”

İffetine atılan çamur o pak aileyi o kadar sarsmıştı ki Efendimiz (sav) pek dışarı çıkmıyor, Hz. Aişe’nin (r. anha) ise ağlamaktan göz pınarları kuruyordu.

İftiraya uğrayan diğer taraf olan Hz. Safvan (ra) ise dertten adeta deliye dönüyor, gündüzleri dışarı çıkmıyor geceleri iplik iplik gözyaşı döküyordu.

Tam bir ay sürdü çilenin ellerinde dert yumağı günler. İffeti için yaşayan, yeryüzüne iffetin manasını mayalayan bu aileye ömürlük bir ağrı gibi gelip oturmuştu şom ağızlardan yayılan iftira.

Bir ilahi rüzgar bekledi yürekler, üzerindeki kara bulutları dağıtacak olan. Ve Allah iffetini temiz tutmak için yuvasını gözyaşlarıyla temizleyen bu tertemiz insanlara yüzyıllara yayılan ilahi bir iade-i itibar yazdı ayetleriyle. Şöyle diyordu Kur’an “İffet Kahramanları’na” atılan çamurları nurdan mesajları ile temizleyerek:

“Onu (iftirayı) işittiğiniz vakit, erkek müminlerle kadın müminler, kendi vicdanları önünde iyi bir zanda bulunup da, ‘Bu, apaçık bir iftiradır’ demeleri lâzım değil miydi?” (Nur Suresi, 16)

Allah (cc) yüzyılların kulağına bir küpe gibi astığı ayetleriyle iffeti için ölümüne ızdırap çeken insanları ilahi kelamı ile temizlemiş ve Efendimizin (sav) harimine atılan çamuru Kur’an’ın Nur’dan rüzgarı ile müfterilerin yüzlerine çarpmıştı.

Temiz insanların kaderidir en hassas oldukları, en dikkat ettikleri şeylerle imtihan olmak. İşte Hz. Meryem, işte Hz. Aişe, işte bu devasa kametleri kendilerine örnek alan Hizmet ve gönüllüleri… Evet, Hizmet gönüllüleri sulhun ve barışın temsilcileri olarak yola çıkmış, sevgiyi bir bayrak gibi dünyanın tüm burçlarına dikmiş ama tam tersi bir sıfatla “terör” iftirasına maruz kalmış. Tıpkı iffetleri hususunda çok hassas annelerimize zina iftirasının atıldığı gibi…

Ümidimiz odur ki; bugün sevginin müessisi, yeryüzünde sulhun temsilcisi binlerce insana terör iftirası atanların hakkından Allah (cc) gelecek ve ömründe tek bir suça bulaşmamış iffet abidelerini de karanlıklardan aydınlığa çıkaracaktır.

 

Hizmetten | İsmet Macit

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu