Yazarlar

Hz. Yusuf kıssasının bize bakan yönleri neler?

Soru: Hocam süreçten dolayı yurt dışına çıkmak zorunda kalan birisi olarak bu aralar Yusuf Suresi’nin tefsirini okuyorum farklı tefsirlerden. Hz. Yusuf’un risaletinin özellikle Mısır yıllarında sürecin mağduru arkadaşlarımıza bakan pek çok yönünün olduğunu düşünüyorum. Ne dersiniz? (Mürteza A.)

Hoş bir tevafuk oldu. Fakir de geçen hafta Yusuf suresi üzerinde çalışıyordu. Tespitiniz çok doğru.
İsterseniz öncelikle Hz. Yusuf’un hayatına kısaca bir göz atalım, sonra sorunuzun cevabına geçelim.
Malumunuz Hz. Yusuf (a.s.), yine bir peygamber olan Hz. Yakub’un on iki oğlundan biri olarak dünyaya gelmiş, kardeşlerinin kıskançlığına hedef olup kuyuya atılmış, bir kervan kendisini alıp Mısır’a götürmüş ve orada köle olarak Mısır Sarayı’nda kralın en önemli vezirlerinden birine satılmıştı. 
Bu vezirin, kendisine gönül veren hanımı karşısında günaha adım atmaktansa zindana atılmayı tercih etmişti. 
Haksızlığa ve iftiraya kurban giderek yıllarca hapishanede kalmış, hapishaneyi bir medrese/okul haline getirmiş, kendisini şahsiyeti, bilgisi, hikmeti ve faziletleri ile zindan arkadaşlarına kabul ettirmişti.
Çilesi dolduktan sonra rüyalar başta olmak üzere kader tahtında cereyan eden bütün hadiselerin teviline vukufiyetiyle zindandan çıkmış ve yıllarca önce köle olarak satıldığı sarayda bir emniyet insanı olarak Mısır hazinelerinin başına getirilmişti. 
Bundan da öte bütün Mısır’da artık Kral adına hükmediyor, icraatta bulunuyordu. Hz. Allah’ın bu yüce Resûlü (a.s.), kesinlikle görevine şu veya bu şekilde ve şu veya bu düşünceyle ihanet sayılacak bir harekette bulunmadı. 
Nihayet kendisini kıskanarak, peygamber ocağından köleliğe düşmesine sebep olan kardeşlerini affedip, “Bugün size kınama yok, Allah günahlarınızı bağışlar, bağışlasın. O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.” (Yusuf Sûresi, 12/92) şeklinde zirvede bir kerem örneği ortaya koydu.
Bu kısa girişten sonra şimdi de Hz. Yusuf’un peygamberlik hayatında öne çıkan esasları -Ali Ünal ağabeyimizin tespitleriyle- maddeler halinde şöyle sıralayabiliriz:
1. Hz. Yusuf, mü’min bir ailede, mü’min bir geçmiş içinde yaşamış olmasına karşılık, kardeşlerinin ihanete varacak derecede kıskançlığına maruz kalmıştır.
2. Risalet görevini yapacağı ülkeye köle olarak satılmış, başlangıçta köle muamelesi görmüştür. 
3. Ruh güzelliğini yansıtan müstesna bir fizik güzelliği ve endam âhengi vardı. O, bütün bu güzellikleriyle ahlâken kokuşmuş bir cemiyette iffetini muhafaza etmiştir.
4. Paklardan pak olmasına rağmen en hassas olduğu konuda iftiraya uğramış, yanlış anlaşılmış, bunun neticesinde zindan hayatı, yani tam bir mazlumiyet ve mağduriyet yaşamıştır.
5. Ancak o, zindanı bir medrese haline getirmiştir.
6. Rüyalar dahil kaderin tecellileri olan hadiselerin tevilini bilme ilmine vakıf olmuştur.
7. Kader’e tam teslimiyet ve tam tevhid dersi vermiştir.
8. Kendini bir zaman köle olarak gören ve köle muamelesine tâbi tutan bir devlete ilim, hikmet ve faziletleriyle zamanla kendini kabul ettirmiştir.
9. Kendisine kötülük yapanları kalbinde hiçbir menfilik hissetmeyecek derecede affedici olmuştur.
10. Dünyanın kendisine tam güldüğü anda vefatını isteyecek ölçüde Allah’a bağlılık göstermiş, bütün hedefi, Cenab-ı Allah’ın hoşnutluğunu kazanma olmuştur
Aslında bu on madde Yusufî risaletin, bir ülke içinde Muhammedî ruhla İslâmî ve insanî bir dönüşümün nasıl sağlanacağının en güzel tahlilidir…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu