Yazarlar

Hz. Hüseyin`in Dişi kırılınca | Mithat Tayyar

İnsanların çoğunun aklına İslam nedir deyince, sadece ibadetler gelmektedir. Halbuki Allah Resulü, dinin büyük bir parçası olarak ‘ahlâkı’ ifade etmiş ve “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” buyurmuştur.

Huy, seciye, karakter de denilen ahlâk, yaratılışın en önemli gayesidir. Şems sûresinde “Her bir nefse ve onu düzenleyene, ona hem kötülüğü hem de ondan sakınma yolunu ilham edene yemin olsun ki: nefsini maddî ve manevî kirlerden arındıran kurtuluşa erer. Onu günahlarla örten ise ziyana uğrar.” ayetiyle bu husus ifade edilmiştir. Yani insana kötülüğün, kötü ahlakın ne olduğu, sonra da bunlardan sakınma yolları ilham edilmiştir.

Hz. Aişe annemiz, Allah Resulünün ahlâkı kendisine sorulunca, “Siz hiç Kur’an okumuyor musunuz? Onun ahlâkı Kur’an’dı.” Yani, o Allah’ın emir ve direktiflerine göre yaşardı, demiştir.
Allah Resulü, Yemen’e kadı, tebliğci, tahsildar ve birçok yetki ve vazifelerle tayin ettiği 28 yaşındaki Muaz b. Cebel’e, insanlara karşı davranışlarında dikkatli olmasını söylemiştir. Ona, “Nerede olursan ol, Allah’tan sakın. Kötülüğe karşı bir iyilik yap ki, onun kökünü kazısın. İnsanlara karşı da güzel ahlâkla muamelede bulun.” buyurmuştur.

Başka bir hadislerinde Allah Resulü, güzel ahlâkın imanı tamamlayıcı bir husus olduğuna vurgu yaparak, “Müminler arasında iman bakımından en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine karşı hayırlı olanınızdır.” buyurmuştur. İmanı olan kimse, sağa sola sataşarak habire kalp kıran, kaba söz ve davranışlarıyla insanları huzursuz eden birisi değildir. Aksine onlara karşı hilm sahibi olan, yumuşak davranan kişidir. Ne zaman ne yapacağını bilemediğiniz, her an elinden ve dilinden zarar görme korkusuyla bizi tedirgin edip korkutan birisi nasıl gerçek bir mümin olabilir ki!
Kıyamet günü Allah ve Resulü tarafından en sevimli bulunacak ve onlara en yakın olacak kişiler ahlâkı en güzel olanlar olacaktır. Onlara en uzak olanlar ise gevezeler, boşboğazlar ve kibirli insanlar olacaktır. Zaten dedikoducu, laf ebesi, boşboğaz, müstehcen ve kaba sözler söyleyenlerin ve başkalarına karşı hep kibirle konuşanların bu sözleri günah kefesinde yer alacaktır.
Günümüzde bir defa daha yaşayarak gördük ki, ahlak olmadan yaşanan bir din eksikmiş. Başkalarına çok kolay iftira atan veya iftiracıları mazur gören, namaz kıldığı halde rüşvet alan, namazı kendisini kötülükten alıkoymayan birisi tam bir mümin değildir.

Ahlâkı Kur’ân Olan Nebinin Torunu

Peygamber Efendimizin neslinin inci tanelerinden birisi olan torunu Hz. Hüseyin, hayatını daima Kur’ân ve sünnet yörüngeli yaşamıştı. Hesap gününde mahcup olmamak için her meselede hassas davranıyordu. Böyle yaşadığı günlerden birinde abdest almak için hazırlık yaptı. İlerde duran kölesi, elinde ibriği ile abdest suyunu dökmek için bekliyordu. Hz. Hüseyin köleye doğru yaklaşıp çöktü. Fakat kölenin dikkatsizce kaldırdığı ibrik Hz. Hüseyin’in ön dişlerine çarptı ve dişlerinin kırılmasına sebep oldu. Hz. Hüseyin köleye sert bir şekilde baktı. Köle çok korkmuştu ve ağzından;
– “Öfkesini yenerler.” sözü çıktı. Hz. Hüseyin;
– “Öfkemi yuttum.” dedi. Köle;
– “İnsanları affederler.” dedi. Hz. Hüseyin;
– “Seni affettim.” dedi. Köle;
– “Allah güzel davrananları sever” dedi. Hz. Hüseyin;
– “Git Allah için hürsün” dedi. Köle;
– “Kölelikten kurtuluşumun hediyesi nedir?” dedi. Hz. Hüseyin;
– “Bir kılıçla, bir su kabı var başka bir şey var mı bilmiyorum.” dedi.
Köle de vaad edilenleri alıp gitti. Böylece Hz. Hüseyin “O müttakiler ki, bollukta da darlıkta da harcamada bulunurlar; kızdıklarında, (intikam almaya güçleri yettiği halde) öfkelerini (zor da olsa) yutar ve insanların kusurlarını affederler. Allah, (işte böyle) ihsan sahiplerini, (Allah’ı görürcesine, en azından onun kendilerini gördüğünün şuuru içinde iyiliğe adanmış olanları) sever.” ayetini hayatında bizzat tatbik etmiştir.

Hz. Hüseyin`in Dişi kırılınca | Mithat Tayyar 2

Yorum : Mithat TAYYAR

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu