Yazarlar

Hocaefendi karanlık ve sinsi planları tersyüz etti | Muhsin Tarık Aslan

Hocaefendi karanlık ve sinsi planları tersyüz ve tuz-buz etti…

Yıllar önce Bediüzzaman için bir gazete manşetten şu büyük hakikatı duyuruyordu. “Dinsizlerin planlarını alt üst eden adam”. O gün etrafında henüz 5-10 adam varken “kardeşlerim küfrün beli kırılmıştır” diyen ve bütün dünya ile oynayan hakikatın şanlı süvarisi dev bir kamet… O günün menfaat odakları ve dinsiz şebekesi O`nu ve davasını bitirmek için yapmadıkları eza ve cefa, kurmadıkları tezgah, çevirmedikleri film, oynamadıkları oyun, sahnelemedikleri tiyatro, atmadıkları iftira, yapmadıkları aldatma, söylemedikleri yalan kalmamıştı. Bugün Hocaefendi`ye “Amerika ajanı” diyen kafir, münafık ve alçaklar o gün Bediüzzaman`a “Alman ajanı” Mevlana`ya da “Moğol ajanı” diyorlardı. Bugün medya yoluyla yaptıkları “algı opersayonu”nun aynısını o gün de yapmışlardı. Defaatle zehirlemişler ve yıllarca hapishanelere mahkum etmiş ve sürgünlere göndermişlerdi. Ama O, sürgün edildiği her yerde adeta öyle sürgünler veriyordu ki ayak bastığı bütün zemin yemyeşil, kuru odunlar fidan, fidanlar ağaç, ağaçlar ise meyveye duruyordu. İnsanlar adeta kovanın etrafındaki arılar gibi etrafında pervane dönüyorlardı..

 

Barlaya sürgün ettiklerinde kuş uçmaz kervan geçmez bu köyde ‘güya perperişan’ halini fotoğraflayıp bütün Türkiye`ye ve İslam düyasına ‘Bediüzzaman`ın bitmiş halini’ göstereceklerdi.. Ama O, omuzuna attığı yorgan ve başına sardığı sarık ile adeta bütün dünyaya hükmeden bir Padişah gibi, o kartal bakışlarıyla hususi bir poz veriyor, adeta “İman hem nurdur hem kuvvettir. Hakiki imanı elde eden adam bütün kainata meydan okuyabilir” edasıyla dinsiz komiteye fotoğrafını gönderiyor, ödlerini koparıyor ve devrin dinsiz komitesinin planlarını kursaklarında bırakıyordu. “Ben dimdik ayaktayım ve vazifemin başındayım” diyordu…

 

Bugün aynı baskı, zulüm ve çeşit çeşit tuzaklarla bitirilmek istenen Hizmet ve Hocaefendi`ye de aynı operasyon yapıldı ve yapılıyor.. Günümüz Firavun, Nemrut, Yezit, süper munafik, dinsiz komite ve zındıka Peygamber torunlarına yaptığı kahpece hamleler neticesinde aynı tabloyu görme hayaliyle yaşıyordu. Dinsiz şebekenin elinde oyuncak haline gelen bazı zavallı hainlerin “Hocaefendi ve bu iş bitmiştir” diye höykürdüğü bir anda siz aynı fotoğrafı aynı dik duruşu yıllar önce Ekrem Dumanlı`nın Hocaefendi ile yaptığı röportajda verdiği o muhteşem duruşta görebilirsiniz. Hocaefendi o fotoğrafta “Hizmet`e bitti diyenin kendisi bitmiştir” diyordu adeta.  Asrın Firavunları ve dalkavuk avaneleri bitirdik dedikleri zamanda Hocaefendi çıkıyor ve adeta Yezitler ve bütün dalkavuk avanelerine “ben burdayım ve dimdik ayaktayım vazifemin başında”. Hocaefendi yaptığı hamle ile ak ile karayı, nur ile zulmeti, mümin ile münafığı adeta birbirinden ayırıyor, hak ile batıl arasını kalın ve derin bir hat ile çiziyordu..

Hocaefendi karanlık ve sinsi planları tersyüz etti | Muhsin Tarık Aslan 2

 

Yani dava hep aynı dava idi. Hak ile batılın davası. Asırlar önce Efendimiz`e (ASV) dinsiz şebeke aynı oyunları oynamış ve aynı teklifi yapmıştı. Yani biat etmesini, daha türkçesiyle teslim olmasını istemişlerdir. Yani şunu demişlerdi. “Bizim menfatlerimize ve putlarımıza dokunma, bizim efendilik tahtımıza el uzatma, bizim asırlık kölelik sistemimize dil uzatma, bizim dönen çarkımıza çomak sokup bizim kölelerimizi uyandırıp  hürriyete kavuşturma”. Putlardan maksat kendi kurdukları sistemdi. Kendi elleriyle kurdukları sisteme tapıyorlardı. O sistemde kendileri sürekli ‘efendi’ diğerleri ise ‘köle’ idi. O sistemde bohemce, nefsani, ahlaksız ve firavunane  hayatları vardı. İslam ise bütün kölelikleri ayağının altına alıyordu. Uyuyan insanlığı uyarıyor ve uyandırıyor, kölelikten kamil insan seviyesine çıkarıyordu. Menfaat çarkları dönerken o çarka çomak sokanlar en büyük tehlike olarak anında ötekileştirilip refüze ediliyordu. Bu menfaatlerin haricindeki kavgaların hepsi teferruattır ve tiyatrodur… İşte bugün de başta Türkiye`de, Mısır`da, Suriye, Irak ve islam dünyasında ve bütün dünyada olup biten olayların arkasında yine aynı şeytani dert ve plan vardır. Dünyayı idare eden Firavunlar, Karunlar, Zalimler ve tırsak Tiranlar insanlığın eğitimle uyanmasını, çalışma ile zengin olmasını, kardeşlik ve muhabbetle vifak ve ittifak içerisinde olmasını, kardeşçe yaşamasını istemiyordu.

 

Hizmet Dinsiz Komite ve Nifak Şebekesinin Fendini Paramparça Etmiştir…

 Bugün sadece Türkiye`de değil bütün İslam dünyasında ve dünyada İslam`ın en gür sedası olan, en masum, en temiz, en nezih, kökü mazide Asr-ı saadete uzanan bir Hizmet hareketi ve Hocaefendi, Bediüzzaman`ın izinde aynı dik duruşu sergiliyor.. İçerden dışardan kim en derse desin.. Bu süreçte herkes kendi kaderini yaşayacaktır.. Ve dün dünyalıklarıyla imtihan olanlar bugün ve yarın ahiretlikleriyle imtihan olacaklar.. Hocaefendi, İslam`ın 180 ülkedeki hizmetlerinin menbağı mahiyetindeki Türkiye`de Hizmet`i bitirmeye ahd etmiş müfsit, Tiran bozması, dalkavuk avaneleri, kul ve köleleri ve onları bir maşa gibi kullanan kafir, münafık ve kirli uzun ellere hem lokalde Türkiye`deki bu karanlık oyuna, hemde İŞID çerçevesinde küresel operasyona karşı çok net bir çıkış yapmıştı. IŞİD başta olmak üzere bütün terör örgütlerine meydan okuyarak onlara ve onların arkasındaki derin dinsiz komitelere mesajını çok net vermişti. Aynı karanlık terör odaklarının ve onların küresel uzantılarının tiyatrosu olan 11 Eylül terör hadisesi olduğunda da yine bütün dünyada tek İslam alimi olarak çıkıp “Müslüman terörist olamaz, terörist müslüman olamaz” demişti.

Bugün Amerika ve Avrupa basınında artık iradi olarak sadece “İslamic state” olarak adlandırılan ancak İslam, Kur`an ve Efendimiz (sav) ile zerre kadar alakası olmayan bir kafir terör örgütü için ise  “IŞİD zulmü en ağır şekilde lanetlenmeli” diyerek bir yandan küfür cephesine ve taşeronlarına mesajını çok net vermişti. Bütün dünya hak ile batılın kesin bir hat ile birbirinden ayrılışını Hocaefendi`nin verdiği ilanlarda gördü. Hocaefendi yıllardır kendisine, davaya gönül vermiş, yeryüzünü Hızıri adımlarla dolaşan, islamın özüne bağlı, Ehli Sünnetin yeryüzü mirascısı camiayı da müjdeliyordu. Hocaefendi  “Allah, Hizmetlerinizi Zayi Etmeyecek, Tamamına Erdirecektir!” “Hiç tereddütünüz olmasın. Allah (cc) şimdiye kadar böyle makul götürülen bir işi hiçbir zaman yarıda bırakmak sureti ile o işi yapan insanları inkisara uğratmamıştır. diyordu.

Şeytanın hileleri Hadisinde, Efendimizin (ASV) şeytana “En sevmediğin ve düşman olduğun kimdir?” diye sorunca..

– “Dünyada en çok sevmediğim ve düşman olduğum kimse, başta sensin” der. Bugün aynı cibilli hastalıkla Hocaefendi ve Hizmet hareketine karşı sürdürülen şeytanı savaşı anlayamayan veya anlamak istemeyenler var.. Bugün küresel arenada şeytani bir kin, nefret ve zulümle kökü kazınmak istenen Peygamber torunlarına açılan savaşı hala hatalara bağlayanlar var.. Yahu Hocaefendi ve Hizmetin zerre kadar bir hatası olmasaydı bile bunlar inanan her dava adamının başına gelecekti.. Yapılan hatalar ayrıdır Şeytanın Müminlerle savaşı ayrı.. Hataları, muhasebe, murakebe, muvazene, tevbe, evbe ve inabe ile herkes kendisinden başlayarak temizleye başlasın.. Kendinden başlamayan hiç bir kimsenin bu konuda bir cümle dahi kurmaya hakkı yoktur..

Hala Hizmet Hareketi ve Hocaefendinin başına gelenlerin Hocaefendi ve Hizmetin yanlışlarından dolayı geldiğini düşünenler var.. Yazının başlığında bütün meselenin özü ve özeti var. Evet Hizmet ve Hocaefendi altı değil altı yüz cihetten taarruza maruzdur çünkü Hocaefendi sadece Türkiye`deki, İslam dünyasındaki değil bütün dünyadaki dinsiz komitenin, zındıkanın, şeytan ve avanelerinin, nifak ve şikak cephesinin, dünyayı idare eden bir avuç şirzime-i kalilin planlarını alt üst ettiği için hedefe alınmıştır.. Unutmayın netice itibariyle dünya sahnesindeki bu filmin senaryosunu ezel ve ebed kalemleriyle yazan Allah`tır (cc).. Ve filmin sonu O’nun mührünü vurduğu şekliyle son bulacaktır.. Bu senaryoda yarınsız olanlar korksun ve titresin.. Sonunu iman, sabır ve ümitle bekleyelim ve görelim…

 Hizmetten | Muhsin Tarık Arslan
muhsintarikarslan@gmail.com

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu