Yazarlar

Hizmet Bitti Diyenlere | İSMET MACİT

 

“Müminler, düşman birliklerini gördükleri zaman:

‘İşte bu, Allah ve peygamberinin bize vaat ettiğidir.

Allah ve peygamberi doğru söylemiştir.’ dediler.”

Ahzab Suresi, 22

İmanı olanın imkanı bitmez.

Çözümsüz problemi yoktur müminin, zira onun tüm sıkıntıları gideren bir Rabbi vardır. O, iradesinin hakkını verdikten sonra imanı sayesinde kainata meydan okuyacak hâle gelir. Üstad Hazretleri’nin ifadesiyle “Hakiki imanı elde eden adam kâinata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre hâdisâtın tazyikatından (baskısından) kurtulabilir.”

Hendek Harbi imanların sınandığı çetin bir imtihan olmuştu. Uhud Harbi’nden iki yıl kadar sonra Efendimizi (sav) ve İslam’ı ortadan kaldırmak için Arap Yarımadası’nda ne kadar Allah düşmanı hizip varsa toplanıp Medine’ye saldırmaya karar vermişlerdi. Toplanan ordudaki asker sayısının 17 ila 24 bin olduğu ile ilgili rivayetler vardır.

Efendimiz (sav) durumdan haberdar olduktan sonra ashabını topladı ve harp tekniği hakkında onlarla görüştü. Birçok tekliften sonra Hz. Selman-ı Farisî’nin fikri istişarede hüsnükabul gördü. Düşmanın taarruz etmesi muhtemel yerlere hendekler kazılacak, müdafaa harbi yapılacaktı.

Düşmanın çokluğu “imanı zayıf olanlar ve münafıklar” üzerinde öyle etkili olmuştu ki onlar hemen “ümitsizlik yaymaya ve işi içerden yozlaştırmaya” başlamışlardı. Kur’an bunların hallerini şöyle anlatıyor: “Onlar size yukarınızdan ve aşağınızdan gelmişlerdi. Gözler dönmüş, yürekler de ağızlara gelmişti. Allah için çeşitli tahminlerde bulunuyordunuz. İşte orada inananlar denenmiş ve çok şiddetli sarsıntıya uğratılmışlardı. İkiyüzlüler ve kalplerinde hastalık olanlar, ‘Allah ve peygamberi bize sadece kuru vaatlerde bulundular.’ diyorlardı.” (Ahzab Suresi, 9-15)

İşin hakkını veren müminler mi? Onların moral ve iman gücü ise aynı surede şu şekilde anlatılır: “Müminler, düşman birliklerini gördükleri zaman, ‘İşte bu, Allah ve Peygamberi’nin bize vaat etti- ğidir. Allah ve peygamberi doğru söylemiştir.’ dediler. Bu, onların ancak iman ve teslimiyetlerini artırdı.” (Ahzab Suresi, 22)

Yaşanan şu hadise hakiki müminlerin imanlarını ve zayıf karakterli, etrafına ümitsizlik yayan ham ruhları ne güzel anlatır:

Hendek kazılırken sert bir kaya denk gelmiş, Sahabe efendilerimizin elindeki tüm aletler kırılmış ama kaya ‘bana mısın’ dememişti. Efendimize (sav) haber ettiler. Manivelasını alıp hendeğin içine indi. Küfür granitlerini parçalayan nurdan mesajların sahibi, kayaya üç darbe indirdi; her seferinde çıkan kıvılcımlarla etraf aydınlandı ve müjde kabilinden dudaklarından şu ifadeler döküldü: “Allahu Ekber! Şam’ın, Sasani’nin ve Medayin’in sarayları göründü. Ey Selman! Bu fetihler benden sonra ümmetime nasip olacaktır.”

Ama münafıklar ve onlara aldanan imanı zayıf müminler, “Korkudan def-i hâcete çıkamıyor, hendekler kazıyoruz. Çıkıp Şam’ı, Medayin’i, Sasani’yi fethedecekmişiz! Breh breh breh!” diyerek müminlerin kuvve-i maneviyesini kırıyorlardı.

Ne mi oldu? Ebû Süfyan komutasındaki Ahzap ordusu hendekte yaşadığı şaşkınlığın şokundan çıkamadı. Efendimizin (sav) ve sahabelerinin gayreti, samimiyeti ve dualarından sonra Allah’ın sağanak sağanak lütufları imdada yetişti. Kur’an-ı Kerim müminlere yapılan ilâhî yardımdan şöyle bahseder: “O kâfirler umduklarından hiçbirisine erişemeden Allah onları öfkeleriyle birlikte geri gönderdi. Müminlere de savaşı kendilerinden uzaklaştırmak için Allah’ın yardımı kâfi geldi. Allah dilediğini yapmaya kadirdir; Onun kudreti her şeye galiptir.” (Ahzab Suresi, 25)

Düşmanın büyük bir hezimete uğrayıp çekilmekte olduğunu gören Efendimiz (sav) Cenâb-ı Hakk’a hamd ve şükrettikten sonra şöyle dedi: “Allah’tan başka ilâh yoktur! Yalnız O vardır. Allah ordusunu aziz kıldı. Kuluna da yardım etti.” Her türlü ye’s ve propagandaya rağmen Allah (cc) Efendimizi (sav) bir kez daha tasdik etti.”

Evet, bugün maddi kılıç kınına girmiştir. Artık fetihler gönüllere girerek gerçekleşecek.

Bugün Hendek’teki Müslümanlar gibi ağır bir imtihandan geçen Hizmet sabırla, sebepler dairesinde üzerine düşeni yapacak ve “Hizmet bitti!” diyen zavallı fersude ruhlara gereken cevabı Allah’ın izni ile verecek.

Allah ye’s (ümitsizlik) radyasyonu yayan Çernobil ruhlu insanlardan hepimizi muhafaza buyursun!

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu