Mizan

Her şeye rağmen sinmemek lazım | M.Fethullah Gülen Hocaefendi

 

Her şeye rağmen sinmemek lazım; zira “Aç canavara karşı tahabbüb, merhametini değil, iştihasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister.”

Bir şeyi de unutmamak lazım: Onların da Allah’ın yaktığı meşalenin önünü almaları mümkün değil! O meşaleyi, Allah yakmıştır. “Takdîr-i Hudâ, kuvve-i bâzû ile dönmez.” Kuvvet ile her şey halledilmez. “Bâzû”, bizim pazı dediğimiz şey. “Takdîr-i Hudâ, kuvve-i bâzû ile dönmez / Bir şem’â ki Mevlâ yaka, üflemekle sönmez!” Evet, söndüremeyecekler. Onun için yolunuza doğru yürüyün!..

İmmün sistemi zayıf bazı kimseler olabilir. Manevî anatominin immün sistemi; “iman-ı billah”, “marifetullah”, “muhabbetullah”, “aşk u iştiyâk-ı likâullah”tır. Bu konuda donanımı tam olmayan insanlar, yazılıp önlerine imzalanmak üzere bir kâğıt uzattıklarında, “Yahu beş-on tane masum insan söyle, onları da içeriye atalım! Şu anda bir hınç dönemi, bir intikam dönemi, bir hased dönemi yaşıyoruz. Şeytan bu dönemde, bu argümanları kullanıyor. Bizim de, o üstadımıza, o pîr-i mugânımıza muhalefet edecek halimiz yok ki; şeytan cenapları öyle buyurunca, bizim de ona uymamız lazım!.. Ezmek istiyoruz, bize ‘Pes!..’ demeyenleri, elini yere vurup ‘Yenildim!’ demeyenleri, -Kırkpınar’a gitmişseniz, güreşe- ‘Tamam’ demeyenleri…” Pes etmeyenleri pes ettirmek için önüne kâğıt koyuyorlar; dolayısıyla itiraf adı altında mü’min kardeşlerine iftirada bulunuyorlar. Bunlar, bazılarını sarsabilir. Cenâb-ı Allah’ın Kur’an-ı Kerim’inde; وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْأَمْوَالِ وَالْأَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ “Andolsun, sizi biraz korku, (biraz) açlık, (biraz da) mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenlere (lütf-ü keremimi) müjdele.” (Bakara, 2/155) وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ “Kasem olsun, and olsun ki, imtihan edeceğiz sizi!” Allah, bilmediği bir şeyi öğrenmek için değil; bildiği o şeyi size de bildirmek için. “Bakın, karakteriniz bu sizin! İmmün sisteminiz bu! Kendinizi anlayın!..
Nereye kadar dayanıyorsunuz, nereye kadar dişinizi sıkıp sabrediyorsunuz?!.” İmtihan… وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ Korku ile, tehdit ile… Birini içeriye atınca, diğeri “Beni de atarlar!” diye korkar. Birinin malına el koyunca, öbürü “Benim malına da el koyarlar!” diye korkar. Birinin müessesesi, tagallübe, tahakküme, tasalluta uğrayınca, öbürü “Benimki de uğrar!” diye korkar. Onun için Allah, böyle bir korkuyla imtihan eder. Bakara sûre-i celîlesi… وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ “Açlıkla…” Şimdi onunla imtihan ediyorlar insanları. O insanların çoğunun her şeyleri ellerinden alınmış. Yüksek maaş alıyorlarmış, alınmış ellerinden. Bir yere girme imkânları kalmamış, imkân ellerinden alınmış. Mallarına el konmuş; malları ellerinden alınmış. İşletmelerine el konmuş, işletmeler ellerinden alınmış. Tamamen acz u fakr içinde; çocukları var, eşi var, annesi var, babası var.
Bunu böyle yapmak, diğerlerini de vesayet altına alma adına, “Bakın, görüyorsunuz, bir örneği var. Size de aynı şeyi yapar ve öyle kolunuzu-kanadınızı kırarız sizin!” demektir. Katmerli intikam!.. İslam Hukuku ve Modern Hukuk, bir noktada birleşir: “Suçun hususiliği/şahsîliği”. Tamim edilemez o. “Sen de galiba öyle düşünüyormuşsun; üzerinden 1 dolar çıktı diye, demek sen de aynı mantığa sahipsin!.. ByLock’u kullandığından dolayı, demek ki siz, hep aynı çizgide insanlarsınız!..” demek gibi, vehimle, paranoya ile, cinnet mahiyetindeki ancak mecnunların verebileceği kararlar türünden kararlarla, insanlara eziyet etmek, zannediyorum Firavun’un da aklından geçmemişti, Ebu Cehil de bu şeytanlığı düşünememişti, Hitler de bunu düşünememişti. Lenin’in düşünüp düşünemediğini bilemiyorum; Stalin’in düşünüp düşünemediğini bilemiyorum. Onlar ne yaptılar o milletlere, Asya insanlarına?!.
Onu, tarihi iyi bilenlere, o günleri adım adım takip edenlere sormak lazım. Ama Siyer’in, Megâzî’nin bize bildirdiği insanlar içinde ve yakın tarih itibarıyla bildiğimiz insanlar içinde, örnekleri var bunların. Fakat zannediyorum, onlar bile bu türlü şeylere tenezzül etmediler. Efendim, bütün bunlar, sindirmek için. Sinmemek lazım. Sinerseniz, aç canavara karşı tahabbüb göstermiş olursunuz. Hâlbuki “Aç canavara karşı tahabbüb, merhametini değil, iştihasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister.” Ey itiraf adı altında iftirada bulunan talihsizler!.. İmtihanda kaybedenler!.. Altın olma varken, posa durumuna düşenler!.. İki-üç günlük dünya hatırına ahiretini kaybedenler!.. الَّذِينَ يَسْتَحِبُّونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا عَلَى الْآخِرَةِ “Bilerek dünya hayatını ahiret hayatına tercih edenler!..”
Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın: https://www.youtube.com/channel/UCVgC…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu