Aktüel

Faslı âlim Prof Buşebke: ”Hocaefendi’yi tanımayan, Hizmet’i tam anlayamaz”

Faslı alim Prof. Dr Abdülmecid Buşebke, Mısır merkezli Nesemat TR YouTube kanalında katıldığı bir söyleşide, Hocaefendi tanınmadan, Hizmet’in tanınmasının mümkün olmadığını söyledi. Şuayb Dukkali Üniversitesi’nde İslami Araştırmalar bölüm başkanı olan Prof Abdülmecid Buşebke, “Kur’an-ı Kerim’i Anlamada Yeni Düşünce Tarzı” ve  “Kur’an Ayetlerinin Sayımında Susuzluğun Giderilmesi” gibi iki önemli eseri bulunuyor. Uluslararası ve ulusal düzeyde birçok gazete ve dergilerde makaleleri yayınlanan Prof Buşebke, Fas’ın saygın isimleri arasında yer alıyor. Prof. Dr. Abdülmecid Buşebke: “Hocaefendi bu asrın meltemlerinden bir meltemdir. Elden geldiğince o meltemden istifade etmek gerektir.” tespitinde bulunuyor.

Mısır merkezli YouTube kanalı Nesemat TR’ye konuşan Prof Dr Abdülmecid Buşebke’nin anlattıklarından öne çıkanlar şöyle: 

”Ara ara Hizmet’i tenkit edenler kesinlikle Hocaefendi’yi okumamış dolayısıyla da onu tanımamış olanlardır. Bu sebepledir ki; öncelikle Hocaefendi’den bahsedersem kusura bakmayın! Fethullah Gülen Hocaefendi tarihte eşi az bulunan insanlardan birisidir. Peygamber Efendimiz’den gelen sahih bir rivayette şöyle buyuruluyor: “Dikkat edin, sizlerin çağında meltemler vardır, onlardan istifade etmeye bakın!”

Bu rivayete göre şöyle diyebilirim: “Fethullah Gülen Hocaefendi bu asrın meltemlerinden birisidir.” Ondan istifade etmek; bu çağın meltemlerinden istifade etmek demektir. Ondan istifade edenler, bunları ondan başkasında asla bulamazlar.

Bizler, Hocaefendi ve Hizmet’i tanıdıktan sonra onlarda yeni bir şey bulduk. Onun kendine has bir tadı, kendine has bir lezzeti vardı. Hem teoriyi hem de pratiği beraber bulduk. Bu da bizi uzun bir aradan sonra yeniden ümitlendirdi.

Seneler var ki; insanlar İslam’ın bu asra uygun olmadığını söyleyip duruyorlardı. Bizler de değerli pek çok alimden İslam devleti, İslam projesi, müslümanlığın şartları ve müslüman ahlakıyla ilgili şeyler okuyorduk.
Bütün yönleriyle ve çeşitleriyle bunları okuyup durduk. Doğudan batıdan, bütün dillerden okuduk. Biz bu insanı ve bu bahsettiğimiz örneği arayıp duruyorduk, o derece ki pek çoklarımız bulma adına ümitlerimizi yitirmiştik.

Şurada veya burada ortaya çıkan, vatanları zannettikleri ve korumaya çalıştıkları, hatta uğrunda ölmeyi şehit olma zannettikleri belirli bölgelerde çalışan miskince hareketler vardı. Malesef ki bu yerler, ümmetin öz evlatlarının gafletinden istifade edilerek, yine onların düşmanları tarafından kurşun kalemlerle sınırları çizilmiş yerlerdi. Hatta uğrunda insanların ölmesinin şehitlik olduğuna dair tamamen inandırılmışlardı.

Tam bu vakitte Hizmet’i tanıdık ve Hocaefendi’yi duyduk. Yaptıkları şeyler tam okuduğumuz şeylerdi. Şöyle dedik: “İşte bu çoktan beridir kitaplarda okuduğumuz şeylerin ta kendisi.” Doğru, bu zatın söyledikleri belki yeni şeyler değil, öteden beri söylenen şeyler, ancak yeni olan, söylediği şeylerin ayakları üzerinde yürüyen canlı şeyler olması. Bu zatın söylediklerini, sanki onları eliyle resmediyor.

Durup şöyle bir baktığımızda ortada yepyeni bir oluşum ortaya çıkarmış kuvvetli bir fikir görüyoruz ve diyoruz ki: “ İşte bu bizim arayıp durduğumuz şey..” Bunun içindir ki dünyanın doğusundan batısından, her tarafından Hizmet erlerine insanların iltifat etmesi garipsenecek bir durum değildir. Hizmet’in değerli, şerefli öğretmenleri ve insanları çok iyi biliyorlar ki onlar, dünyaya yepyeni bir ders vermektedirler.”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu