Mizan

Dökülenler olacaktır… | M.Fethullah Gülen Hocaefendi

#hocaefendi #fethullahgulen #mizan Bu video 14/08/2016 tarihinde yayınlanan ““DERDİ DÜNYA OLANIN DÜNYA KADAR DERDİ OLUR!..”” isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada: https://www.herkul.org/bamteli/bamteli-derdi-dunya-olanin-dunya-kadar-derdi-olur/

Âhiret yatırımı malzemeleri dünyada kullanan zavallılar öbür tarafa ait villayı, köşkü burada çardağa çeviriyorlar!..

Gayesi ve hedefi dünya olanın derdi de çok olur; “Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur!” Var mı, yok mu, vicdanlarınıza bir saniyelik, bir âşirelik müracaat edin?!. “Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur.” Onun sürekli düşüncesi: “Acaba ne yapsam ki ben biraz daha kalsam? Ne yapsam ki, başka bazı şeyler dahi elde etsem?” Bir taraftan kendi hayatını, cehennem-nümûn bir hayata çevirir; “Edeyim, eyleyeyim, hep bu âlemi mâmur kılayım…” Bilmiyor ki zavallı, âhirette kullanacağı malzemeleri dünyada kullanmak suretiyle, öbür tarafa ait villayı, köşkü burada çardağa çeviriyor. Âhirette kullanacağı malzemelerle, Firdevs’te, villalar, köşkler yapılacakken, aynı materyali, aynı malzemeyi burada kullanmak suretiyle, villayı, köşkü, -zavallı, kör, basiretsiz, idraksiz, nâdan- çardağa çeviriyor..

Sen de onların nâdanca söylentilerine, mırıldanmalarına kulak asma!.. Şovlarının tesirine girme!.. Sen öyle umumî bir tecellinin tesirindesin ki, bence şöyle böyle onlara kulak verdiğin zaman, çok ulvî bir şeye karşı sırtını dönmüş olursun, birkaç basamak aşağı yuvarlanmış olursun; bir bakışta, bir duyuşta, bir hissedişte birkaç basamak aşağıya yuvarlanmış olursun. Devam ve temâdî olursa, esfel-i sâfilîne kadar sukût etme ihtimali vardır, “hafizanallahu ve iyyâkum!”

“Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur!” Derdi Allah olan, “rıza” diyen inleyen, “ihlas” diyen inleyen, “iştiyak likâullah” diyen inleyen insanlara gelince; elli türlü inletme faktörleri onlara karşı kullanılsa, elli yerde elli gulyabani tarafından önleri kesilse, elli defa balyoz yeseler, bunları duymazlar, Allah’ın izni-inayetiyle. O duyanlar, dökülenler var ya, onlar, yolun yarısına tereddütle gelmiş insanlardır.

Dökülenler olacaktır; dökülenler, bir zaman bilmiş ve bulmuşlar değil, yolda takılıp kalmış kimselerdir.

Hani Hazreti Musa, kendisinden vahyi dinleyen, yıllarca arkasından koşan bazı kimselerin, zamanla geriye dönüp dağıldıklarını, dünyevî şeyler karşısında çözüldüklerini görür ve bu manzara karşısında üzülür; üzülür zira peygamberliğine inanan bazı kimseler onu terk edip yürüdükleri yoldan geriye dönmektedirler. Hazreti Musa ızdırap içinde ve bu işin hikmetini öğrenme sadedinde Cenâb-ı Hakk’a şunu sorar: “Yâ Rabbi! Nasıl oluyor da bir insan Seni bilip öğrendikten sonra geriye dönebiliyor?!.” Bunun üzerine Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: “Yâ Musa! Onlar gerçekten Beni bilenler, Bana ulaşmış olanlar değil, gelirken yolda takılıp kalmış kimselerdir.”

Evet, dökülenler olacaktır. Kur’an’ın ifadesiyle: وَلِيُمَحِّصَ اللهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَيَمْحَقَ الْكَافِرِينَ Esas, gönlünden inanamayan nankörlerin mahv u perişan olup gitmeleri, elmasın kömürden ayrılması, altının taştan topraktan ayrılması için, bu türlü potaların içine girdirmek, âdet-i ilahîdir; Allah bu türlü potalar içine sokar insanları; dökülecek densizler dökülür, dünyanın sevdalıları dökülür, Müslümanlığı sadece dili-dudağı arasında yaşayanların hepsi dökülür, dili-dudağı arasında olanlar dökülür; kalbine yerleştiremeyen dökülür. Dökülür ve böylece temiz bünye, bağışlayın, bitten, pireden ayıklanmış olur. Varsın onlar, ehl-i dünya, ehl-i gaflet, ehl-i dalalet, dünyaya tapanlar, bir yönüyle birilerini tağyire, ta’yibe, tahkire, tezyife, ibâdeye, tenkîle, ifnâya karar vermiş olsunlar, hiç farkına varmadan, kendi kuyularını kazımış olurlar.

“Verme nefsin eline kazma / Kimsenin yolunda kuyu kazma / Kazarsan birinin yolunda kuyu / Gider içine düşersin yüzü koyu!..” Kim söylüyor bunu, meşhur Osmanlı Şeyhülislamlarından İbn-i Kemal. Başkalarının yolunda kuyu kazanlar, “Gelsin tepetaklak içine düşsün!” diyenler, bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa öbür gün, öbür gün olmazsa daha öbür gün gidip o kuyuya yuvarlanacaklardır. Ne var ki, bu takvim, Allah’a aittir. Allah her işinde “imhal” ettiğinden, “mehil üstüne mehil verdiği”nden bu hemen olmayabilir. Mahkemelerde “Yeni yeni müdâfaâ sistemleri oluşturun, gelin, haklılığınızı bana anlatmaya çalışın!” imhali olduğu gibi, Allah imhal üstüne imhal eder, çünkü O, “Halîm”dir.

Bamteli: “DERDİ DÜNYA OLANIN DÜNYA KADAR DERDİ OLUR!..”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu