Yazarlar

Çocuklarımızın manevi eğitimi-1 | Psikolojik Danışman Kerem Şahin

Sevgili anne babalar,

Siz çocuklarınızın ilk öğretmenlerisiniz. Çocuklarınız, hayata gözlerini ilk sizlerle açtılar. İlk sizin seyrettiğiniz pencereden seyrettiler dünyayı ve belli bir yaşa kadar da seyretmeye devam edecekler. Onları maddi-manevi en iyi ve en güzel şekilde yetiştirmek sizin en önemli sorumluluklarınızdan bir tanesidir. Maddi olarak bakımları konusunda elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmanızın yanı başında çocuklarınızın manevi olarak da gelişimlerini sağlamak çok önemlidir. Bu mesele herkesten önce, doğrudan anne ve babanın sorumluluğundadır.

“Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyunuz.”  (Tahrim Suresi/6)

            “Hepiniz çobansınız/gözetmensiniz ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz..” (Buhari, Nikah,91)

“Hepiniz bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi siz de evlerinizde ve emriniz altındakileri cehennemden korumalısınız! Onlara Müslümanlığı öğretmelisiniz. Öğretmezseniz mesul olacaksınız.” (Buhârî, Vesâyâ 9; Müslim, İmâre 20)

            “Bir kimsenin bir kız evladı olsa da, onu İslam adabı ile terbiye etse ve Allah’ın kendisine verdiği nimetlerle büyütse, Allah Teâlâ, o kişiyi cehennem ateşinden korur.” (Taberani, Mu’cemu’l Kebir, 9/45, H. No: 10295)

Çocuklarımızın manevi eğitimi-1 | Psikolojik Danışman Kerem Şahin 2

“… bir çocuk, küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imanî alamazsa, sonra pek zor ve müşkül bir tarzda İslâmiyet ve imanın erkânlarını ruhuna alabilir. Âdetâ gayr-ı müslim birisinin İslâmiyeti kabul etmek derecesinde zor oluyor, yabani düşer. Bilhassa, peder ve validesini dindar görmezse ve yalnız dünyevî fenlerle zihni terbiye olsa, daha ziyade yabanilik verir. O halde o çocuk, dünyada peder ve validesine hürmet yerinde istiskal edip çabuk ölmelerini arzu ile onlara bir nevi belâ olur. Âhirette de onlara şefaatçi değil, belki dâvâcı olur: ‘Neden imanımı terbiye-i İslâmiye ile kurtarmadınız?..’ … ” (Emirdağ Lahikası-I, 20. Mektup)

            Manevi Eğitime Ne Zaman Başlamalıyız?

            Görüldüğü üzere bu konu anne baba açısından çok büyük sorumluluğu olan ciddi bir meseledir. Peki çocukların manevi eğitimi hangi yaşta verilmeye başlanmalıdır? Bu sorunun cevabı: Çocuğun manevi eğitimine daha anne karnındayken başlanmalıdır. Çünkü helal lokma kişinin manevi hayatına doğrudan tesir eder. Anne karnındayken annenin yedikleriyle beslenen bebek; anne yediklerine içtiklerine dikkat ediyor, haram yemiyor, şüpheliden kaçınıyor ve helal gıda yiyorsa manevi açıdan alıcıları daha kuvvetli olacaktır. Çocuğun manevi eğitimi, onun doğumundan sonra da hız kazanarak devam edecektir. Artık doğumdan sonra baba da daha aktif olarak bu eğitimde yer alacaktır.

           

            Rol-Model Olmalıyız

            Çocuklar en çok model alarak ve taklit ederek öğrenirler. Anne babalar çocuklarına kazandırmak istedikleri iyi ve güzel özellikleri, öncelikle kendileri yaşayarak ve onlara örnek teşkil ederek kazandırmalıdırlar. Anne baba tarafından yaşanmayan hiçbir güzellik, sadece sözel olarak ifade edilerek çocuğa kazandırılamaz.

            Korkutarak ve Zorlayarak Değil Sevdirerek

            Özellikle manevi eğitimde temel prensip, korkutmak değil sevdirmek olmalıdır. Çocuklar Allah’ın azabı ile, cehennem ile korkutulmamalı, tam aksine Allah’ın sevgisi ve cennet ile sevindirilmelidir. Çünkü, sevgiyle öğretilenler daha kalıcı olurlar. “Müjdeleyin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın zorlaştırmayın.” [Müslim, Cihâd, (1732).]

Çocuklara Namazı Nasıl Sevdirebiliriz?

Çocuklarımıza namazı sevdirmeyi, onları namaza teşvik etmeyi ve dinen mükellef olduktan sonra düzenli olarak namaz kılmalarını hepimiz arzu ederiz. Ama bu ibadetin insanın tabiatı haline gelmesi bir anda olmaz. Çocuğunuz ibadet yapmakla mükellef olduktan sonra, onu karşınıza alıp “Artık sana ibadetler(namaz, oruç…) farz, bundan sonra aksatmadan her gün beş vakit namaz kılmalı ve her yıl Ramazan ayı boyunca oruç tutmalısın” demenin, çocuklarımız üzerinde çok fazla etkisi olmaz. Belli bir yaştan itibaren düzenli ibadet etmesini istediğimiz çocuklarımıza, öncelikle rol-model olarak daha sonra da küçük küçük adımlarla ibadeti sevdirmeliyiz. Örneğin, çocuğunuza namazı sevdirmek için şöyle bir yol izleyebilirsiniz: 6 veya 7 yaşında çocuğunuza “Hadi bir namazı(öğle, akşam…) seç, bu yıl seninle o namazı birlikte kılalım. Her bir ay için bir tane tablo hazırlayalım ve kıldığın her gün için bir çıkartma yapıştıralım. Bir ay sonunda eğer her gün kılmış olursan sana sürpriz bir hediyem olacak. Ne dersin?” diyebiliriz.

Çocuk ilk etapta sünnetleri de kılması konusunda zorlanmamalı. Farzla başlanmalı ve yavaş yavaş sünnetlere de geçilmelidir. Çocuk bir ay içinde bir-iki gün kaçırmış olsa bile aşkını şevkini kırmamak için hediye verilmemezlik yapılmamalı. Verilen hediyenin maddi değeri çok büyük olmamalı. Çok sevdiği bir yemek, bir pasta, küçük bir oyuncak bile hediye olabilir. Bu şekilde her yıl bir vakti kılmaya alışmış olan çocuk, beş yılın sonunda beş vakti de kılmaya alışmış olacaktır. Ayrıca, üç aylarda Recep, Şaban ve Ramazan ayları için bir tablo yapılabilir. Böylelikle hem namaza alıştırma hem de bu ayların önemini anlatma birlikte verilmiş olur.

Çocuklara Paylaşmayı ve Yardımlaşmayı Nasıl Öğretebiliriz?

Bizim dünyamızda yardımlaşma ve paylaşma çok önemlidir. Çocuklarımıza bu değeri kazandırmak için de şöyle bir yol izleyebilirsiniz: Öncelikle çocuğa onun da beğeneceği güzel bir kumbara alın. Sonra bu kumbaraya kendisine verilen paralardan biriktirmesini söyleyin. Epey bir para biriktikten sonra, çocuğunuzun almak istediği bir oyuncak ya da başka bir şey varsa, bunu kumbaradaki parasıyla alabileceğini söyleyin. Ama dünyada yardıma muhtaç başka çocukların ve insanların da olduğunu çok fazla detaya girmeden anlatın. Kumbarayı açtığında parasının bir kısmını bu çocuklara ulaştırmanın çok güzel bir davranış olduğunu ifade edin. Kendinizin de bazen bu çocuklara ve insanlara yardım ettiğinizi, isterse onun da parasını kendinizin parasıyla birleştirip gönderebileceğinizi söyleyin. Ne kadar vereceği konusunda çocuğunuzu zorlamayın. Çocuğunuz böylelikle hem tasarruf etmeyi hem de paylaşmayı ve yardımlaşmayı öğrenmiş olur.

Her Zaman Olumlu Dil Kullanmalıyız

            Çocuğa manevi eğitim, olumsuz(günah, haram…vb.) üzerinden değil, olumlu üzerinden verilmelidir. Örneğin; çocuğunuz yenmesi haram olan bir şeyi istedi. Ona direkt “Bu haram, yenmez.” derseniz, onun ilgisini çeken şeye ulaşmak için önüne çıkan engelin “din” olduğu mesajını iletmiş olursunuz. Halbuki bunun yerine “Bu, sağlığımız için çok zararlı ya da bunun içinde sağlıksız bazı maddeler var, ben senin için bunun sağlıklı olanını bulup alacağım.” denebilir. Yani anlatılmak istenen durum, çocuğa olumlu bir dil kullanılarak anlatılmış olunur. Daha sonra da muhakkak, çocuğun istediği şeyin uygun olanı alınıp verilmelidir.

            Dini Gün ve Geceleri Fırsata Çevirmeliyiz

            Çocuklara manevi eğitim verilirken bizim için önemli dini gün ve gecelerimiz muhakkak değerlendirilmelidir. Özellikle bir İslam ülkesinde yaşamayan çocuklar, içinde yaşadıkları gayrimüslim toplumların görünürdeki o ışıltılı, parıltılı, rengarenk özel günlerinin(christmas, noel, sinterklaas…vb.) cazibesine kapılabilirler. Örnek olması açısından üç aylarda çocuklara yönelik neler yapılabileceğini ele alalım:

  • Öncelikle bu özel zaman dilimleri gelmeden çocuklara ” üç aylar geliyor, çok az kaldı. Şu gün ….. Kandili, çok heyecanlıyım. Ramazana şu kadar kaldı. Ramazanın havası bir başka oluyor. Ben Ramazan ayını çok seviyorum… vb” şeklinde doğal, samimi konuşmalar yapılarak onlarda merak uyandırılabilir. Sonra üç aylar, kandiller, Ramazan, bayram hakkında çocukların yaşlarına uygun bilgilendirme yapılabilir.

 

  • Yaşı müsait olan çocuklar anne babalarıyla birlikte tam gün, yaşı küçük olanlarsa tekne orucu tutabilirler. O gün çocuklara sevdiği yemekler hazırlanabilir ve küçük bir hediye alınabilir. Oruç tutsalar da turmasalar da özellikle kandil günlerinde ve Ramazanda çocuklara ara ara küçük hediyeler verilebilir.

 

  • Özellikle kandil günleri ve tüm Ramazan boyunca evimiz, çocukların hoşuna gideceği şekilde onlarla birlikte süslenebilir.

 

  • Artık tam gün oruç tutmakta zorlanmayan çocuklarla orucun önemini anlatan yaşlarına uygun bir kitap Ramazandan önce birlikte sesli bir şekilde okunabilir ya da bununla ilgili yaşlarına uygun videolar izlenebilir.

 

  • Ramazan ayı Kur’an ayı.. üç aylar boyunca -özellikle Ramazanda- çocuklar Kur’an okumaya teşvik edilebilir. Paylaştığımız hatimlerden Kur’an okumasını bilen çocuklarımıza birer ikişer sayfa verilebilir. Ya da ayrıca yaşlarına uygun makul günlük/haftalık hedefler(1 sayfa, 2 sayfa…) verilebilir.

 

  • Özellikle Ramazan ayına özel çocuklara yönelik ev içinde günlük etkinlikler planlanabilir. (Bu konuda biraz araştırma yapılarak uygun etkinlikler çok rahat bulunabilir.)

 

  • Unutmayalım, çocuklar model alarak öğrenirler. Sadece üç aylarda değil, her zaman mümkün olduğunca, namaz kılıyorsak çocuklarımızın gözü önde kılalım, Kur’an ya da kitap okuyorsak çocuklarımızın gözü önde okuyalım.

 

  • Çocuklar nefsî davranırlar ve her zaman daha güzel olanı, daha çok hoşlarına gideni severler ve isterler. O yüzden, onlara kazandırmak istediğimiz hasletleri, değerleri çok güzel bir şekilde ambalajlamalı ve sunmalıyız ki istemediğimiz şeylere meyletmesinler.

            Teknolojiden de Yararlanmalıyız Ama Ölçülü!

            Çocuklara manevi eğitim ve değerler eğitimi verirken muhakkak teknolojiden de faydalanmalıyız. Zira teknoloji çağında yaşıyoruz. Çocuklarımızı teknolojik aletlerden uzak tutmak imkansız. Teknolojinin, çocuklarımız tarafından sınırsız ve kontrolsüz kullanımının önüne uygun bir şekilde geçerek, onu daha verimli nasıl kullanabiliriz, bunun yollarını araştırmalıyız. Çocuklar için uygun çizgi filmleri, animasyonları, filmleri, dizileri, belgeselleri, youtube kanallarını araştırıp bularak bunları çocuklarımızın manevi eğitiminde ve değerler eğitiminde aktif bir şekilde kullanmalıyız. Ama, çocuklarımızı ekranla muhatap ederken ölçüyü kaçırmamalıyız.

            Muhakkak Kitapları da Kullanmalıyız

            Çocuklara manevi eğitim ve değerler eğitimi vermenin en güzel yollarından birisi de kitapları kullanmaktır. Anne babanın çocuklarına okuyacağı masallar, hikayeler onların manevi eğitimleri ve değerler eğitimi açısından oldukça önemlidir. Çocuklar okuma-yazma öğrendikten sonra da anne baba onlara kitap okumaya devam etmenin yanı sıra, çocukların da okumaları için onlara örnek olmalı ve kitap okuma alışkanlığı kazanmaları konusunda onları teşvik etmelidir.

            Çocukların yaşlara göre ideal ekran kullanım süreleri ve kitap okuma alışkanlığını kazandırmanın yolları konularını da gelecek hafta paylaşalım.

(Yazımızın devamı bir sonraki bölümde olacak…)

  Hizmetten | Kerem Şahin       

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu