Yazarlar

Çekil aradan be kuru ağaç sapı | Zekeriya Çiçek

    “ Evet, kemik gibi kuru bir ağacın ucundaki incecik tel şeklindeki bir sapta gayet nakışlı, süslenmiş bir çiçek ve oldukça sanatlı ve sırmalarla donatılmış bir meyve, elbette gayet hünerli sanatını gösteren, mucizeli ve yaptığı her şeyde belli bir gaye gözeten Allah’ın (cc) sanatının güzelliklerini şuurlu olanlara okutturan bir ilan ve duyurudur.”   (Sözler sh: 68)

Tüm meyve ağaçları, kendisine mahsus çiçek ve meyveleriyle birbirinden farklılık gösterir. İlkbahar, adeta çiçeklerin resmigeçit merasimini andırır. Rengârenk çiçekler, birbirinden süslü desenleri ve kokularıyla tam bir sanat eseridir. Meyveler; seçilen şekilleriyle, tadındaki uygunluğu ile kabuğunun muhteşem tasarımı ve göz alıcı rengiyle harikadır.

Yüz binlerce meyveli ağaçtan en göz alıcı örneklerden birini verelim: Turunçgiller; portakal, mandalina, greyfurt ve limon gibi farklı çeşitleriyle dilimlenerek servise sunulmasıyla, insan için tasarlandığını haykırır. Her bir dilim, minicik lezzet dolu tulumbacıklarıyla içerisine besin ve vitamin depolanmasıyla biz insanlara şifa kaynağı olurlar.

İşte, rahmeti sonsuz olan Cenab-ı Hak (cc), rızık olarak yarattığı meyveleri elimizi uzatıp koparacağımız olgunluğa gelinceye kadar sanatının tüm inceliklerini imanlı gözlerin seyrine sunar.

Kuru ağaç dalları içersine özel asansör sistemleri yerleştirilmiştir. Kökten yapraklara doğru odun boru asansörleriyle su ve mineraller, meyve suyu fabrikaları olan yapraklara taşınır. Yapraklarda sentezlenen meyve suyu bileşenleri de meyvelerde toplanmak üzere, soymuk boru asansörleriyle taşınır. Meyve suları, fotosentez fabrikalarında her meyveye özel formülüyle üretilirler. Özel bir ambalaja yerleştirilir. O ambalajlar da, genelde değişik hastalıklara karşı şifalı maddeler ihtiva eder. Tefekküre aşina gözlere ve damağından çok, ruhuna lezzet verecek bu harika gıdalar manevi iştahlı insanların tefekkür sofrasında yerini alır.

Bu zemin yüzünün bağ ve bahçesinin sahibi olan Cenab-ı Hak (cc) “üzümünü ye, bağını sorma” düşüncesiyle yaşayıp, tefekkürle o nimetleri vereni araştırmayıp ona teşekkür etmeyenlerden elbet bir gün hesap soracaktır.

Çekil aradan be kuru ağaç sapı | Zekeriya Çiçek 2

Evet, bir lezzetli üzüm salkımının sanatkârını kupkuru üzüm çubuğunda arayan insan, kendisine ancak bu dünyada Ebu Leheb gibi ötelerde kendisini yakacak kuru cehennem odunu toplamış olur.

Hâlbuki tefekkürle sanattan sanatkâra ya da sanatkârdan sanata ulaştıran tefekkür ufkuyla ışığı yakalayıp haykırmalı insan:

“Çekil aradan be kuru ağaç sapı, hak ayan olsun gönlüme”

Hizmetten | Zekeriya Çiçek

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu