Çocukların tâlim ve terbiyesi, hânenin nizam, huzur ve âhengi adına insanlık mektebinin ilk hocası kadındır. Kadına yeni yeni yerler arandığı günümüzde bir kere daha, Kudret elinin ona bahşettiği bu müstesnâ …
Kürsü
-
-
İnsana bahşedilen benlik emaneti, en büyük gerçeği tanıyıp bulma yolunda ona verilmiş mukaddes bir armağandır; vazife biter bitmez de taşa çalınıp kırılması gerekli olan bir armağan. Böyle yapılmadığı takdirde o, …
-
Ticaret, para ve emtia diliyle, her şeyin dizgini elinde olan Zât’a rızık adına müracaatta bulunmaktır. Bu müracaat mutlaka yapılmalıdır ama, isteklerin yerine getirilme işinin O’na ait olduğu da unutulmamalıdır. Teknik …
-
Bizde, “Çocuk aziz ise, terbiyesi daha azizdir.” diye bir söz vardır; ne kadar doğru! Çocuk terbiyesinde ana-baba, perhizli insan gibi olmalı ve terbiyede ölçüye çok riayet etmelidirler. 0-5 yaş arası …
-
Sır, karşı koyulmaz bir güç kaynağı ve bozguna uğratılamayan bir ordu gibidir. Sır bir namustur; onu koruyan -ister kendisine isterse başkasına ait olsun- namusunu korumuş olur. Onu fâşeden ise, şeref …
-
Senin halktan beklediğin muamele, halkın da senden beklediği muameledir. Başkalarının yardımına koşmak, Allah’ın inâyetine sunulmuş en beliğ bir davetiyedir. Senin halktan beklediğin muamele, halkın da senden beklediği muameledir. Başkalarının yardımına …
-
Çok konuşmak, aklî ve ruhî dengesizliğe delâlet eden bir hastalıktır. Makbul söz, en kestirme bir yolla, muhatabın kafasını karıştırmadan ona bir şey anlatan sözdür. Muhataba bir şeyler anlatabilmek için uzun …
-
İnsanoğlu için gerçek hayat, ilim ve irfanla kâbil olacağından, öğrenip öğretmeyi ihmal edenler, hayatta olsalar dahi ölü sayılırlar. Zira, insanın yaratılışının en önemli gâyesi, görüp bilmek ve öğrendiklerini başkalarına bildirmekten …
-
His, insanın kendi duyma çizgisine giren şeyleri zâhir ve bâtın hasseleri, yani, dış ve iç duyularıyla kavraması demektir ki, bu mevzuda bir veya birkaç şeyi birden kavrayana hassas denir. Akıl, …
-
Hayat, ilâhî bir sırdır; mâhiyetini de ancak Hak sırlarına âşina olanlar bilir. Mutlak hayat, bir bedenî yaşayıştır. Bedendeki hararet ve canlılık tamamen fıtrîdir ve alınan gıdaların kan ve enerjiye dönüşmesi …