Aktüel

Ayşe hücrede, ben evde üşüyorum |KÜBRA AYDIN

Rüzgarın uğultusu eskimiş çerçevelerden içeri sızıyor. Gün ağarmak üzere. Ev soğuk, sabahın soğuğu daha başka.Ankara’yı hatırlatıyor bana bu soğuk. Sonra kovalıyorum gözümün önüne gelen anıları. Çocuklar uyanacak birazdan. Çay koyayım ocağa diyorum. Benden başka çay içen yok ama olsun kokusu sarsın mutfağı. Sonra kahvaltı hazırlamaya koyuluyorum. Düşünmemeye çalışarak. Sanki ben düşünmesem her şey normale dönecek. Ben suçluyum sanki düşündüğüm için. Umut sadece çocuğumun adı. Diğer anlamı kalmadı sanki lügatimde.

Biraz sorguluyorum hem kalbimi hem zihnimi. Ama yok sanki çaresizlik, umutsuzluk sinmiş ruhuma. Derken  saat çalıyor acı acı sıçrıyorum. Büyük oğlum okula gidecek onu uyandırmalıyım. Ne kadar normal sıradan her şey. Evet her şey normal. Ama yok bir yerde sızlayan bir şeyler var. Düşünmemeye çalıştığım Ayşe. Şimdi ben böyle üşürken o hücrede ne yapıyor diyorum.  Sonra kendine gel diyorum bu kadar zalim olamaz insanlar. Ama oluyor. Bir kadın göz göre göre idama gönderilirken ben çay demliyorum. Dudaklarımı ısırıyorum kanatırcasına. Ağlamamam lazım anneyim ben çocuklarım üzülür. Sonra yine utanıyorum kendimden kızıyorum bu bencilliğime.

Ya Ayşe’nin yavrusu? O sabaha kadar kim bilir ne çok ağladı annesinin arkasından. Babası da yoktu. Kime sarılıyor şimdi acaba? Anne olmak bu kadar zor olmamalıydı bir ülkede. Suçu mu neydi Ayşe’nin? Durun anlatayım size. Sohbet yapmış Ayşe. Dili döndüğünce yüreğinden geldiğince Allah’ı anlatmış. Sonra telefonunda bir program varmış. Evet evet bu kadarmış suçu. 9 yıl demişler…. Ayşe çok hasta. Konuşamayacak, rahat rahat nefes alamayacak kadar çok. Üşüyor Ayşe. Hasta birini cezaevine koymak hakimlik kariyerinize altın harflerle mi yazıldı? Oh be dediniz mi başardım. Girdiniz mi birilerinin gözüne. Ama en çok neyi merak ediyorum biliyor musunuz? Akşam olup eve gidince nasıl baktınız karınızın çocuğunuzun yüzüne. Benimki de soru değil mi vicdanları bu kadar pespaye bir sistemin yüzü kızarır mı hiç?

“Türkiye’nin gözleri önünde ölüyorum. İnanın yolda kedi köpek can çekişse daha çok ses getirirdi. Ben de bir annenin evladıyım ve yaşamak istiyorum.” Bir memleketin gözünün önünde çığlık çığlığa bir kadın bir anne ölüme gidiyor. Çılgınca bir sessizlik korkutucu bir tepkisizlik hangi sosyolojik araştırmaya konu olur bilmiyorum… yok oluyoruz en önemlisi insanlığımızı kaybediyoruz. Umut yok bu hikayede tükendi. Acı acı gülümsüyorum. Birazdan hayata döneceğim kaldığım yerden devam edeceğim. Çocuklar uyanacak gün geçecek aylar bitecek. Elbet güzel eyler eyleyen. Vardır ötelerde bir bilinen.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu