Ama’larla Dolu Amansız Gurbet | Nidai’nin kaleminden

Yazar Hizmetten

Ama’larla Dolu Amansız Gurbet

İnsanın ahenkle ilk mırıldanışı hüzün ile mi, mutlulukla mı olmuştur… Kim bilir…

Hüzün insana ne kadar yakışan ise, kahkaha da o kadar gaflet yüklüdür… Nasıl olmasın ki!?

Yurdunu terk eden insan; gurbet der, sıla der, hasret der… Dedikçe çoğalırken kederi, çoğaldıkça; dağlanmış yara misali şifayab olur… İnsanın dünyaya gelişi sürgün, sürgün içinde imtihan her gün… Ve dünya ne kadar ucuz bir serab ise; ahiri de insanın akıl ve hayal dünyasının çok ötesinde gerçek… Gurbet ele düşmüş, sevdiğinden uzak kalmış gönül nasıl özler ve sığmaz ise gurbet saraylarına, insan da farkında olsun ya da olmasın devamlı öz yurdunu özlemekte, aramakta, arzulamakta… Tükenen her gün başka bir inkisar, akşama kavuşan her sabah başka bir yalana dönüşür… İnsan, nisyan içinde oyalanan, oyalanırken de öz vatanını unutan… Unuttuğu o anların gölgesinde taze yalanlar kuran ve kendini kandırarak avutan… Belki de; öz vatanını hiç unutmayan vefalılar ondan bir koku, esinti, renk, ses ve dokunuş arayışı içinde çırpınıp duruyorlar… Bazen bir kız çocuğunun gülümseyişi, uzanılan bir el, koklanan gül, adeta başında karlı dağlar taşıyan büyüklere küçük de olsa içten bir sesleniş… Vücut bulan taze bir can için taptaze temenni ve dualara sarılış… gurbetini tüketip ötelere uzanan birinin terk edişi ardından; içli dualar ile, kaybettiği öz yurduna dokunma telaşı, hevesi, gayreti ile tükeniyoruz…

İnsan en çok da sahip olduğu zenginliğinin farkına varamadığı için gafletin dipsiz kuyularına yuvarlanıyor…

Son nefesini kelime-i şehadet ile mühürleme talaşıyla çırpınan insan için bir saniye ne kadar da kıymetlidir… Bir saatin kıymetini, üniversite sınavında bütün hayatının şekilleneceğini bilen gencecik insan anlatmalı… Sevdiği son demlerini yaşarken koşup gelen ve geç kalan aşığın… bir gün daha olsaydı diye kalan ömrüne küsüşü anlatabilir mi o bir günün kıymetini… Ve yıllar ve ömür… Kaç para eder diye sorulsa kim konuşabilir!?

Niyazi Mısri Hazretleri bu gerçeği gayet sarih olarak anlatırken şöyle demişti;

Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ,
Yola geldim, lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber.
Ağlayıp, nâlân edip, düştüm yola tenhâ, garip,
Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran, bîhaber…
(Niyazi Mısri Hazretleri)

Nidai | Hizmetten.com

Diğer Yazılar

“Aç açabildiğin kadar sineni ummanlar gibi olsun. Kalmasın alaka duymadığın ve el uzatmadığın bir mahzun gönül”

 

M.Fethullah Gülen

Bu Sesi Herkes Duysun Diyorsanız

Destek Olun, Hizmet Olsun!

PATREON üzerinden sitemize bağışta bulanabilirsiniz.

© Telif Hakkı 2023, Tüm Hakları Saklıdır  |  @hizmetten.com 

Hizmet'e Dair Ne Varsa...