,
Yazarlar

Allah Resulü (SAV) Hatırladı ve… | Mithat Tayyar

Peygamber Efendimiz yaptığı ibadetleri, genel itibarıyla ömrünün sonuna kadar devam ettirirdi.

Kur’an-ı Kerim okurken de, onu belirli parçalara ayırıp, düzenli olarak okurdu. Sahabe efendilerimizin de Allah Resulünün yaptığı gibi Kur’ân-ı Kerim’i hiziplere, parçalara bölerek okuduklarını biliyoruz. Genel olarak da yedi parçaya ayırırlardı. Abdullah ibni Amr, Hz. Osman ve Abdullah ibni Mesud bunlardandı. Bunun dışında Kur’ân’ı sekiz, on, on beş ve otuz parçaya ayırarak okuyanlarda vardı. Üç günden daha kısa zamanda okunan hatimlerde anlama problemi olacağından, Allah Resulü yedi günden önce hatim yapılmamasını tavsiye etmiştir. Efendimiz ibadetlerin devamlı olmasını istemiş ve her kim bir vird edindiyse bunu ölünceye kadar devam ettirmesini arzulamıştır.
Evs bin Huzeyfe diyor ki:
“Sakif kabilelerinin temsilcileri olarak, Allah Resulüne geldik. Bazılarımız mescide kurulan çadıra, bazılarımız da Muğire bin Şube’nin evine bir süre konuk olduk. Allah Resulü, yatsı namazlarından sonra yanımıza gelir ve bize sohbet ederdi. Bazen ayakta çok kaldığından ayak değiştirmek zorunda kalırdı. Bir gece, her zaman geldiğinden daha geç vakitte yanımıza gelince sorduk:
– “Ya Resulullah! Bu gece, neden her zaman ki vakitte gelmediniz acaba?”. Allah Resulü:
– “Birdenbire, Kur’ân’dan okumam gereken hizbim (bölümüm) hatırıma geldi. Onu okuyup bitirmeden çıkmak istemedim.” buyurdu.
Sabah olunca Allah Resulünün yakın arkadaşlarının yanına gittik. Onlara Kur’ân’ı nasıl okuduklarını, hiziplerini nasıl oluşturduklarını sorduk. Bize:
– “Kur’ân’ı üç, beş, yedi, dokuz, on, on bir ve on üç kısma ayırıyoruz. Ayrıca Hucurat Sûresi’nden aşağısı da bir hizip oluyor.” dediler.(1)
Hz. Ömer, uyku ve benzeri gibi dış sebeplerle virdlerin, günlük ibadetlerin aksatıldığı durumlarda, bunların kazasının yapılmasını, Efendimiz aleyhisselatü vesselamdan rivayet ettiği şu hadisle anlatıyor:
“Kim geceleyin hizbini (Kur’ân’dan bir bölüm) veya hizbinden bir kısmını okumadan uyursa bunu sabah namazı ile öğle namazı arasında tamamlasın. Bu takdirde, sanki gece okumuş gibi aynı sevaba nail olur.”(2) buyurmuşlardır.

Peygamberimize Verdiğim Söz Var
Bize dinimizi yaşamakta rehberlik eden ve bir kutup yıldızı gibi yol gösteren sahabe efendilerimizden Abdullah ibni Amr, gençliğinde Peygamberimize her hafta hatim yapacağına ve gün aşırı oruç tutacağına söz vermiş. Peygamberimiz kendisine ayda bir hatim ve üç gün oruç tutmasını tavsiye etmiş, ama o bunu reddetmişti. Bu konuşmadan sonra zaman ilerlemiş, Allah Resulü vefat etmişti. Abdullah b. Amr ise Peygamberimizden sonra kırk yıl kadar daha yaşamış ve yetmiş yaşlarında vefat etmişti. Hayatının sonlarına doğru oruç tutmak yaşlı vücuduna ağır gelmişti. Her hafta hatim yapmak da onu iyiden iyiye yoruyordu. Bu sebeple yanındakilere bazen “Ah keşke Resulullah’ın tanıdığı ruhsatı kabul etseydim. Bak şimdi yaşlandım zayıf düştüm.” derdi.
Yaşlılık dönemlerinde, gündüzleri ailesinden bazılarına Kur’ân’ın yedide birini okurdu. Bu okuması gece okuyacağı yerin biraz hafiflemesi için gündüzden hazırlık olurdu. Kuvvetini yeniden kazanmak istediğinde ise birkaç gün oruç tutmaz, yaptığı bu ibadetleri Peygamber Efendimizden sonra terk etmiş duruma düşmek istemediğinden bu tutamadığı günleri sayar ve yerlerine oruç tutardı.(3)
O, Allah Resulüne verdiği sözü tutmuş ve virdlerini ömrünün sonuna kadar devam ettirmişti.

Dipnotlar:
1. El-Hindi, Kenzu’l-Ummal 2/348(4217)
2. Müslim, Müsafirin 142(747); Muvatta, Kur’ân 3,(1,200); Ebu Davud, Salât 309,(1313)
3. Buhari, Fezailü’l Kur’ân 34

Kuran Oku ve Yüksel- 2

Yorum:Mithat Tayyar

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı