Aktüel

On sekizinci söz | Risale-i Nur

Bu sözün iki makamı var. İkinci makamı daha yazılmamıştır. Birinci makamı “Üç Nokta”dır.

Birinci Nokta: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَفْرَحُونَ بِمَآ اَتَوْا وَيُحِبُّونَ اَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوافَلَا تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ مِنَ الْعَذَابِ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Nefs-i emmâreme bir sille-i te’dîb.

Ey fahre meftun, şöhrete mübtelâ, medhe düşkün, hod­bînlikte bî-hemtâ sersem nefsim! Eğer binler meyve veren incirin menşei olan küçücük bir çekirdeği ve yüz salkım ona takılan üzümün siyah kurucuk çubuğu bütün o meyveleri, o salkımları kendi hünerleri olduğu; ve onlardan istifâde edenler, o çubuğa, o çekirdeğe medih ve hürmet etmek lâzım olduğu, hak bir da‘vâ ise, senin dahi sana yüklenen ni‘metler için fahre, gurura belki bir hakkın var. Halbuki sen dâim zemme müstehaksın! Zîrâ o çekirdek ve o çubuk gibi değilsin. Senin bir cüz’-i ihtiyârın bulunmakla o ni‘metlerin kıymetlerini fahrin ile tenkîs ediyorsun. Gururunla tahrîb ediyorsun ve küfrânınla ibtâl ediyorsun ve temellükle gasb ediyorsun. Senin vazîfen fahir değil, şükürdür. Sana lâyık olan, şöhret değil, tevâzu‘dur, hacâlettir. Senin hakkın medih değil, istiğfârdır, nedâmettir. Senin kemâlin hodbînlik değil, hudâbînliktedir.

Evet, sen benim cismimde âlemdeki tabiata benzersin. İkiniz hayrı kabul etmek, şerre merci‘ olmak için yaratılmışsınız. Yani fâil ve masdar değilsiniz. Belki münfail ve mahalsiniz. Yalnız bir te’sîriniz var. O da hayr-ı mutlaktan gelen hayrı, güzel bir sûrette kabul etmemenizden şerre sebeb olmanızdır.

Hem siz birer perde yaratılmışsınız. Tâ güzelliği görülmeyen zâhirî çirkinlikler size isnâd edilip, Zât-ı Mukaddese-i İlâhiye’nin tenzîhine vesîle olasınız. Halbuki bütün bütün vazîfe-i fıtratınıza zıd bir sûret giymişsiniz, kābiliyetsizliğinizden hayrı şerre kalb ettiğiniz halde, Hâlikınızla güya iştirâk edersiniz. Demek nefisperest, tabiatperest gayet ahmak, gayet zâlimdir.

On sekizinci söz  | Risale-i Nur 2

Hem deme ki: “Ben mazharım. Güzele mazhar ise güzelleşir.” Zîrâ temessül etmediğinden, mazhar değil, memer olursun. Hem deme ki: “Halk içinde ben intihâb edildim. Bu meyveler, benim ile gösteriliyor. Demek bir meziyetim var.” Hayır, hâşâ!

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu