Yazarlar

Yok ve Var | M.Ertuğrul İncekul

Mesleğimizin esası hem yok olmak hem var olmak…Hem “Lâ” diyecek, hem “illâ”ya ulaşacak… İsbat-nefy tenakuzunu aynı anda yaşayacak. Hem konuşacak hem de “Konuşan yalnız hakikat ve hakâik-i Kur’âniye’dir!” diyecek. Hem yazacak hem de “Said yok, Said’in şahsiyeti de yok!”  diyecek. Yani oldukça zor bir mesele.

Bu dönemde de çok sık yaşadığım bir duygu; hem yazayım konuşayım diyorum, bazen de susayım, yazmayayım diyorum.Yıllardır yazıyorum, köşe yazılarıma devam ettiğim platformlarda oldu, yayınlanmayan bir yerlere arşivlediklerim de oldu.Gün gelir okunur, kıymet ifade eder, diyorum.

Bu dönemde istikameti korumak, moral ve ruh sağlığınızı korumak kolay değil. Çevrenizden kopan giden, inandığı değerleri ucuza satan insanlar olduğu gibi, sadece menfi olanlara, yıkıcı tenkide ,dedikodu ve gıybete kilitlenmiş insanları görünce de üzülüyorum, kederleniyorum. Kardeşin kardeşe çok gadrettiği bir dönem. Evet ben kendime bakıyorum, kendimi de beğenmiyorum. Ama bu kapıdan başka kapı ve Hizmet’ ten başka daha güzel bir yol da bilmediğim için sabırla ve şükranla yoluma devam etmek istiyorum. Müsbet ve güzele dair pek çok hadise, ve bu dönemde kahramanca duruş sergileyen başta ülkemizdeki mağdur ve mazlumlar beni canlı tutuyor.

Hizmet içi pekçok tartışmalar da var. Yalan yanlış pek çok bilgi kirliliği de mevcut. Küçük yaşlardan beri Hizmetin kıyısında, köşesinde olmuş, dünyanın değişik coğrafyalarında 22 yıldır vazife yapmış bir fert olarak ortaya atılan bazı iddialara üzülüyorum, bazı iddialara da gülüp geçiyorum. Gücüm yettiği kadar yazarak ve sözlü olarak da bildiğim doğruları anlatmaya çalışıyorum.

Ayrıca geçenlerde Ahmet Kurucan Bey’in kaleme aldığı “Şahısları kutsama ya da indirgeme” yazısında ele aldığı gibi önde olan ,Hocaefendi’ye yakın halkada olan şahıslar dahil kimseyi kutsamak gibi bir derdim yok, doğru da değil zaten, her gün kırk defa “(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz” dedikten sonra kimseyi kutsayacak değiliz. Ama selefe saygı önemli bir değerimizdir bizim.

Bir diğer mesele de öncekiler sonrakiler, öndekiler sondakiler, veya tabandakiler tavandakiler, vazifeliler vazifesizler gibi ayırıcı, genellemeci yaklaşımları doğru bulmuyorum, reddediyorum. Hizmet etmenin yaşı olmaz, emekliliği de olmaz. Bu emanet benim diyen,sahip çıkan herkese aittir bu hizmetler. Hocaefendi de O’ nu seven ve takip eden herkesin rehberidir, Hocaefendisi’dir.
Meselenin temeli karakter meselesidir, karakteri bozuk insanlar nerede olursa olsun bulunduğu konuma ve oluşuma zarar verirler. Bence değerlendirme kriteri ve gözlüğü de bu olmalı, yoksa doksanlı yıllarda olanlar iyiydi, ikibinlerde olanlar kötü ya da gençler şöyle, yaşlananlar böyle  gibi genelleyici, doğruya götürmeyen laflar vaktimizi zayi etmeden öte gitmez.

Yok ve Var | M.Ertuğrul İncekul 2

Çok uzatmadan şöyle bitireyim yazımı; Kutsi hadiste
“Ben falanı seviyorum, sen de sev.”  tevecühüne mazhar olanlar her dönemin mutlak kazananı olacaklardır.

Hizmetten | M.Ertuğrul İncekul

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu