Yeni Zelanda’nın Yerli Halkı, Hizmet Gönüllüsü Muhacirleri Maori Selamıyla Karşıladı

Yazar Hizmetten
web

Haber- Zaman Avustralya

kimse-yok-mu

Yaşadıkları zulümden dolayı dünyanın çeşitli ülkelerine sığınan Hizmet Hareketi mensupları, gittikleri ülkeler tarafından sevgiyle karşılanmaya devam ediyor. Yeni Zelanda’nın şirin Kasabası Turangi’nin yerli insanları Maori sakinleri, ülkesine  iltica etmiş, 29 Hizmet Gönüllüsü’nü üç gün boyunca evlerinde ağırlayarak, bağrına bastı.

Yeni Zelanda’nın, Yerli Halkı Maori’ler, Bağlamaya Ve Anadolu Ezgilerine Eşlik Etti

Misafir muhacir aileleri, bölgedeki kutsal mekânları gezdirerek, geleneksel yemeklerle ağırlayan Maoriler, Türkiye’den binlerce kilometre uzaklıkta olan Yeni Zelanda’nın şirin beldesinde, konuklarına unutulmaz anlar yaşattılar. Auckland’a 4 saatlik mesafedeki Turangi Kasabası’nın da aynı zamanda reisi olan Kaumatu Sam ailesiyle birlikte misafirlerini, özel ve sıcak bir karşılama programıla karşıladı. Kutsal mekanlar ve turistik yerlerin edilmesiyle başlanan ziyaret programında, sürgündeki Hizmet Gönüllüleri, güzel ikramlarla ağırlandı ve unutulmaz anlar yaşadılar. Bu arada misafirlere, on iki saat boyunca kuyuda sıcak buhar eşliğinde hazırlanan Maori kültürüne ait yemekler pişirilerek ikram edildi. Üç gün boyunca karşılıklı sohbetler, hüzünlü hayat hikayelerinin anlatılmasının yanı sıra, bağlama eşliğinde Anadolu’dan söylenen ezgilere hep birlikte eşlik edildi. Muhacir misafirler de Türkiye’nin mutfağından çeşitli ikramlar yaparken, Ebru Sanatı’nı ev sahiplerine öğretti.

Eğitim Gönüllüleri, Maori Kültürünün En Önemli Simgesi Hongi Selamıyla Karşılandılar

Ülkesine iltica eden muhacirleri, evinde en üst imkanlarla ağırlayan Kaumatu Sam ve Kasaba’nın diğer sakinleri, Yeni Zelanda’ya iltica eden Hizmet mensuplarını, Maori kültüründe Hongi selamı denilen alın alına değdirme ve göz göze gelme ile karşılandılar. Bu selam şeklinin önemine işaret eden Kasaba Reisi Sam, burunları birbirine değdirecek şekilde yapılan selamlaşmanın, iyiliklerin ve acıların ortak olduğunu temsil ettiğini söyledi. Bu selamlaşma şeklinin kendi kültürleri açısından çok büyük mana taşıdığının altını çizen Kaumatu Sam; “ Māori kültüründe biz misafirlerimizi Hongi ile selamlarız. Alın alına yaptığımız bu selamlaşma nefeslerin, iyiliklerin ve acıların ortak olduğunu temsil ediyor. Alnımızı birbirimize değecek şekilde, senin nefesin benim nefesim, senin gözyaşın benim gözyaşım, senin acın benim acım, senin mutluluğun benim mutluluğum, anlamını taşıyor. Ayrıca Allah mevsimleri, dağları, ırmakları bize kendisini tanımamız ve tüm nimetlerini de paylaşmamız için verdi” dedi.

Gelişinizle Kurulan Köprüleri Geçerek, Kalplerimize Yerleştiniz

Konuşmasının sonunda, gelen misafirlere teşekkür eden Sam, söz konusu ziyaretle yeni köprülerin kurulduğuna dikkat çekerek; “Aramızda çok güzel köprüler kuruldu, siz bu köprüyü geçtiniz ve kalplerimize yerleştiniz, tek bir aile olduk. Şahsen veya toplu olarak her zaman kendi eviniz gibi gelebileceğinizi belirtiyorum. Bir kez daha sizi davet ediyorum.” dedi. Adaların İncisi Vakfı (Pearl of the Islands Foundation) Direktörü Taner Başar ise ev sahibi Turangi Kasabası Reisi Kaumatu Sam’a teşekkür etti. Başar, üç gün boyunca misafir edilen Hizmet Gönüllüleri’nin, Türkiye’deki hukuksuzluklardan dolayı daha güvenli bir ülke olan Yeni Zelanda’ya iltica eden ailelerden oluştuğunu belirtti. Geçen sene, ülkenin en popüler turistik beldesi Motueka Kasabası’nın Hıristiyan dinine mensup sakinleri tarafından, ülkeye iltica eden 63 kişiden oluşan muhacir ailelerin, 4 gün boyunca burada evlerde ağırlandığını hatırlatan Tamer Başar; “Bu yıl ise Yeni Zelanda’nın bir başka şirin Kasabası Turangi’nin yerli Maori Halkı, 29 Hizmet Gönüllüsü’nü üç gün boyunca evlerinde ağırlayıp, bağrına bastı. Misafir ailelere bölgedeki Māori’lerin kutsal mekanları gezdirildi, geleneksel yemekler yendi, hüzünler konuşuldu, dertler paylaşıldı. Ebru Sanatı icra edildi ve hep beraber Anadolu’dan ezgiler seslendirildi. Müslüman olan Māori Mathew (Ebubekir)’de ev sahipleri arasında bulunarak, Ezan-ı Muhammediyi okudu.” dedi.

Maori Halkı Kimler?

Avustralyalıların Aborjin, Amerikalıların Kızılderilileri gibi Yeni Zelanda’nın da yerli halkı da Maoriler. Maoriler, Yeni Zelanda nüfusunun %17’sini oluşturuyor. Köken olarak kaynakların verdiği bilgilere göre Polinezyalı. Polinezyalılar Avustralya, Yeni Zelanda, Tayvan, Samoa, Tahiti, Hawai ve Paskalya Adası gibi geniş bir alana yerleştiler. Savaşçı, direnişçi bir kavim. Özgürlüklerine alabildiğine düşkünler. Bu yüzden İngilizler başta olmak üzere sömürgeci kavimlerle hep mücadele içinde oldular. Kendi dilleri var ve bu dil İngilizcenin yanında resmi olarak kullanılıyor. 1840 yılında Yeni Zelanda’nın kuruluş belgesi olan Te Tiriti o Waitangi yani Waitangi Antlaşması ile Maori ile İngiliz Kraliyeti arasında bir ortaklık antlaşması ile resmi olarak iki toplumlu bir ülke haline gelmiş Yeni Zelanda. Öyle ki Maori kültürüne ait motifler hayatın her yerinde. Hatta Yeni Zelanda’da kurulan şirketlere o kültüre ait bir motifi ister logosunda ister yönetim binalarında kullanmaları konusunda çok ciddi teşvik varmış. Söz konusu motifler hem geleneksel, hem de modern dönemleri kapsıyor. Dini inançları var. Dağlar, taşlar, denizler vb. Hemen her şeyin ruhu olduğuna inanıyorlar. Tesadüfü kabullenmiyorlar. Maoriler arasında Müslüman olanlar da var.

Diğer Yazılar

Hizmet'e Dair Ne Varsa...

Sitemizde, tercihlerinizi ve tekrar ziyaretlerinizi hatırlayarak size en uygun deneyimi sunmak ve sitemizin trafiği analiz etmek için çerezleri ve benzeri teknolojileri kullanıyoruz. Tamam'a veya sitemizde bulunan herhangi bir içeriğe tıklayarak bu ve benzer çerezlerin/teknolojilerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Tamam Gizlilik Bildirimi

Privacy & Cookies Policy