,
Yazarlar

Vatan artık gurbet, dünya ise vatan oldu

Med Cezir

Yaşamak için ne kadar çok sebep varsa ölümü arzulamak için de o kadar çok sebep var,

Aldığım nefes hayat olurken bedenime, verdiğim her nefeste ruhumu teslim ederim sahibine,  

Her bir acı kabz ederken ruhumu, her muştu hayat olur ömrüme. ,  

Ruhsuzlaşan kalbimi defnettim topraktan bedenime,

Ya çürüyecek günahımla ya da filizlenecek geleceğime,

Yıldızlar fener oldu yoluma heyhat ki nefsim perde oldu gözlerime,

Bir yola revan oldum ki ne koşabildim küheylanlar gibi ne de dönebildim geriye,  

Olmak ile ölmek sadece bir nefesti bedenimde.

Var eden hayallerimdi, bahara özlemim, bülbüllere söylediğim hasret türkülerim,

İçinde gençliğim, geleceğim, cennetin yamaçlarına ektiğim mis kokulu çiçeklerim, üzerine gözyaşı çiselediğim,

Geçmişten izlerim, çile çekmişlerim, sevenlerim, sevilenlerim. Yola gidenlerim, gidip de dönmeyenlerim, gitmeyi, vermeyi, sevmeyi, ölmeyi dert edenlerim,

Sevdim de var oldum,

Öldüğüm gün hayallerim kabus oldu, baharımı zemheri vurdu, bülbüller sustu da meydan saksağanlarla doldu,

Gözüm gibi baktığım tomurcuklar ellerimde soldu. Hapishaneler çocuklara yuva, anneler sessizce taş duvarlara konuşur oldu,

Dünya bana zindan, zindanlar gençliğime kabir, kader de gardiyan oldu,

Yediğim zehir, içtiğim kezzap oldu. Yıkıldı insanlığın mihenk taşı dostlar düşman, düşmanlar canavar oldu,

Siretler surete büründü de anne karnındaki bebeğe kelepçe vuruldu,

Heyhat ne arsız bir yaratıkmış imansız insan, bunların yanında en vahşi hayvan melaike oldu,

Vatan artık gurbet, dünya ise vatan oldu,

Yollar çıkmaz sokak, Meriç sırat oldu. Geçtim öldüm, düştüm öldüm.

Varsın karanlık gecenin hakkı olsun, ne de olsa geceye Malik gündüzün sahibi var ya,

Geçmişten gelen bir muştu, muştunun sahibine meftun “ileride gelecek” kardeşler var ya,

Ben sabrı Eyyüp’ten, sadakati Ebu Bekir’den, cesareti Hamza’dan, vermeyi Osman’dan, sevmeyi Hatice’den, göçmeyi Murad’dan, ölmeyi Mus’ab’dan öğrendim,  

Hepsine meftun, gözü yaşlı, sadrı geniş, hiçlikte kâmetleşen, yandıkça filizleşen dertli bir gönül var ya,  Bu bedende bir nefeslik can, gelecekten ümidim, sahibine açılan ellerim, ellerimde avuç avuç duam var ya,

Medresede Yusuf’larım, Meriç’te Yunus’larım, gurbet yolcusu muhacirlerim, ensarlarım var ya.

Bugün yaşananların geçmişte yaşanmışlıkları var ya,

Ve bunu şart koşmuşsa Rahman kurtulmaya. İşte tam da bugün öldüğüm gün ben var oldum.

İbrahim GÖZÜBÖYÜK

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı