Yazarlar

Türkiye’deki kadınların durumu | Büşra Nilüfer

Arkadaşlarımla kadınlar gününe özel güzel bir proje peşindeyiz. Bu vesile ile de pek çok ülke içinde Türkiye’deki kadınların durumunu anlatmak görevi bana düştü. Elimden geldiğince, yazdıklarımın kendi bakış açım olduğunu belirtmekle birlikte, objektif bir şekilde açıklamaya çalıştım. Bu açıklamalarımda da yüksek lisansımda Türk eğitim tarihi sosyolojisinde öğrendiğim ikinci dünya savaşı sonrası kuşak ile X, Y, Z kuşaklarının farklılıklarını kullandım. Cumhuriyetten bu yana eğitimli kadın sayısının ciddi yükselişini ama aslında Cumhuriyet döneminde bile Pilot, mühendis, doktor, öğretmen kadınların olduğuna değindim. Şu an ise eğitimli kadın sayısının ciddi yükselişini ve mühendislikten yöneticiliğe her alanda kadınların aktifliğini anlattım. Ama tüm bunlara rağmen hala kadın hakları ihlali olduğunu, bu ihlallerle mücadele etmeye çalışan kadın dernekleri ve entelektüel insanları anlattım. Ayrıca kadınlar gününün Türkiye’de coşkuyla kutlandığına da değindim.

İnsan değişebilen, dönüşebilen bir varlık. Nitekim ben iki sene öncesine kadar kadınlar gününü kutlamanın kadınları zayıf gösterdiğine inananlardandım. Çünkü hem Türk kültüründe hem İslam kültüründe kadınların çok önemsendiğini, ve her alanda söz sahibi olabildiklerini biliyorum. Bunun için Siyere ve tarihe bakmak yeterli. Ama günümüzde bu konuda ciddi eksiklik ve yanlışlıklar var. Gördüm ki Avrupa’da kadınlar çok iyi destekleniyor ,buna rağmen daha iyileştirilebilecek meseleler var. Bu yüzden dedim ki ben eksiklikleri kabullenmek istemediğimden görmezden geliyorum ve bu meselenin üzerine gidilmesi lazım. Tarihimizle kültürümüzle övünmek yetmiyor. Halen en yakın akrabalarımızda ya da komşumuzda bile kadın hakları ihlaline rastlıyorsak tarihimizle değerlerimizle övünmek yerine bu sorunun üstüne gidip farkındalık oluşturmak gerekiyor.

Beni yenileyen ikinci faktör de şu oldu; Türkiye’de yapılan eylemler farkındalık çalışmaları normal şartlarda elbette etkisini gösteriyor ama Avrupa’daki kadar hızlı değil. Zaten şu anda da kadın haklarını konuşabilmemiz için insan haklarının önemsendiği bir ortam olması lazım. Avrupa’da ise üzerine gidilen meselelerin çok daha hızlı sonuç verdiğini görmek benim bazı konulardaki ümidimi artırdı  İnanıyorum ki hızlı ya da yavaş hem Türkiye’de hem de tüm dünyada insan hakları ihlalleri biter. Tüm dünyaya barış, huzur, mutluluk gelir..

Kadın ve erkek eşit değil. Kadın ve erkek farklı. Ama farklılıklarında kendilerine has güçler var. Bir pazılın iki ayrı parçası gibi. Ama insan hakları konusunda eşitler. Eşit haklara sahipler. Kadın haklarını savunurken meselemiz kesinlikle erkek düşmanlığı değil ama tüm dünya tarihinde kadınlara yapılan büyük yanlışlar, yaşatılan büyük acılar var. Tüm bunları görmezden gelemeyiz ve aynı şeylerin tekrarlanmaması adına da tüm insanlığın bilinçlenmesi lazım. Daha yapılacak çok şey var ama gene de güzel gelişmeleri görmek umut verici.

Hizmetten | Büşra Nilüfer

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu