<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atina arşivleri - Hizmetten</title>
	<atom:link href="https://hizmetten.com/tag/atina/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hizmetten.com/tag/atina/</link>
	<description>Hizmet&#039;e Dair Ne Varsa...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Jun 2026 21:02:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.1</generator>

<image>
	<url>https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2023/01/hizmetten_loga_web-150x150.png</url>
	<title>Atina arşivleri - Hizmetten</title>
	<link>https://hizmetten.com/tag/atina/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atina’da Önemli Buluşma: &#8220;Yunanistan Diyalog ve Uyum Ödülleri 2026&#8221; Sahiplerini Buldu</title>
		<link>https://hizmetten.com/atinada-onemli-bulusma-yunanistan-diyalog-ve-uyum-odulleri-2026-sahiplerini-buldu/</link>
					<comments>https://hizmetten.com/atinada-onemli-bulusma-yunanistan-diyalog-ve-uyum-odulleri-2026-sahiplerini-buldu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2026 21:02:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<category><![CDATA[#gefiresirines]]></category>
		<category><![CDATA[#ödültöreni]]></category>
		<category><![CDATA[Atina]]></category>
		<category><![CDATA[diyalog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=49069</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yunanistan merkezli sivil toplum kuruluşu Barış Köprüleri (Gefires İrines); Religions for Peace Hellas, Synesis Pigi ve Olimpos Gençlik Merkezi iş birliğiyle düzenlenen &#8220;Yunanistan Diyalog ve Uyum Ödülleri 2026&#8221; töreni, 17&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/atinada-onemli-bulusma-yunanistan-diyalog-ve-uyum-odulleri-2026-sahiplerini-buldu/">Atina’da Önemli Buluşma: &#8220;Yunanistan Diyalog ve Uyum Ödülleri 2026&#8221; Sahiplerini Buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="3">Yunanistan merkezli sivil toplum kuruluşu Barış Köprüleri (Gefires İrines); Religions for Peace Hellas, Synesis Pigi ve Olimpos Gençlik Merkezi iş birliğiyle düzenlenen &#8220;Yunanistan Diyalog ve Uyum Ödülleri 2026&#8221; töreni, 17 Haziran’da başkent Atina’da gerçekleştirildi.</p>
<p data-path-to-node="4">Atina Günlük Gazete Yazarları Birliği&#8217;nin (ESIEA) etkinlik salonunda düzenlenen organizasyonda; Yunan toplumunda diyalog, toplumsal uyum, karşılıklı anlayış ve birlikte yaşam kültürünü güçlendiren kişi ve kurumların çalışmaları ödüllendirildi.</p>
<p data-path-to-node="4"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-49089" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0244-700x467.jpg" alt="" width="700" height="467" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0244-700x467.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0244-1200x800.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0244-768x512.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0244-1536x1024.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0244-2048x1365.jpg 2048w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0244-1920x1280.jpg 1920w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0244-1170x780.jpg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0244-585x390.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0244-263x175.jpg 263w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p data-path-to-node="5"><strong>&#8220;Uyum ve Barışı Güçlendirmek Hepimizin Görevi&#8221;</strong></p>
<p data-path-to-node="6">Barış Köprüleri Derneği Başkanı Anthimos Sideris&#8217;in açılış konuşmasıyla başlayan törenin sunuculuğunu gazeteci Elvi Mihailidu üstlendi. Konuşmasında Atina&#8217;nın tarih boyunca farklı kültürlerin bir kesişim noktası olduğunu hatırlatan Mihailidu; hukuk, medya, sosyal hizmetler, istihdam ve girişimcilik alanlarında öne çıkan isimlerin ödüllendirileceğini belirtti. Tören, organizatör kurumların sosyal çalışmalarını ve toplumsal katkılarını özetleyen bir tanıtım filmi gösterimiyle devam etti.</p>
<p data-path-to-node="7">Ödüllerin temel amacının topluluklar arasında anlayış, diyalog ve hoşgörüyü teşvik eden projeleri görünür kılmak olduğunu belirten yetkililer; farklı kültürel, dini ve etnik gruplar arasında köprüler kurulmasının, farklılıkların kabulünün ve karşılıklı saygının artırılmasının önemine dikkat çekti.</p>
<p data-path-to-node="7"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-49082" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0300-700x467.jpg" alt="" width="700" height="467" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0300-700x467.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0300-1200x800.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0300-768x512.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0300-1536x1024.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0300-2048x1365.jpg 2048w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0300-1920x1280.jpg 1920w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0300-1170x780.jpg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0300-585x390.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0300-263x175.jpg 263w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p data-path-to-node="8"><strong>Yedi Kategoride Ödüller Takdim Edildi</strong></p>
<p data-path-to-node="9">Gecede toplumsal uyum ve diyalog çalışmalarına katkı sağlayan isimlere yedi ayrı kategoride ödülleri sunuldu:</p>
<ul data-path-to-node="10">
<li>
<p data-path-to-node="10,0,0"><b data-path-to-node="10,0,0" data-index-in-node="0">Kapsayıcı Yönetişim Ödülü:</b> Atina Belediye Başkanı Haris Doukas’a layık görüldü. Ödül, Barış Köprüleri Derneği Başkanı Anthimos Sideris tarafından takdim edildi.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="10,1,0"><b data-path-to-node="10,1,0" data-index-in-node="0">Medya ve Basın Ödülü:</b> Yazar, gazeteci ve belgesel yönetmeni Thomas Sideris&#8217;e verildi.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="10,2,0"><b data-path-to-node="10,2,0" data-index-in-node="0">Adalet ve İnsan Hakları Ödülü:</b> Yunanistan Mülteci Konseyi Direktörü Lefteris Papagiannakis ile akademisyen ve yazar Herkül Millas&#8217;a sunuldu. Ödüller, Barış Köprüleri Derneği Genel Sekreteri Faruk Karacan tarafından takdim edildi.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="10,3,0"><b data-path-to-node="10,3,0" data-index-in-node="0">Toplumsal Dayanışma ve Uyum Katkısı Ödülü:</b> Göç ve İltica Bakanlığı&#8217;nın eski yöneticilerinden Eleni Petraki&#8217;ye verildi. Ödülü Kallithea Belediyesi Sağlık, Sosyal Politika ve Refah Başkan Yardımcısı Nikolaos Yatras teslim etti.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="10,4,0"><b data-path-to-node="10,4,0" data-index-in-node="0">Eğitim ve Gençlik Ödülü:</b> Atina Ulusal Teknik Üniversitesi öğrencisi Seher Erginder&#8217;e layık görüldü. Ödülü Alimos Belediyesi Sosyal Hizmetler Başkan Yardımcısı Despina Kasapa takdim etti.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="10,5,0"><b data-path-to-node="10,5,0" data-index-in-node="0">Girişimcilik ve İstihdam Ödülü:</b> İş insanı Paris Papavasiliou&#8217;ya verildi. Papavasiliou adına ödülü Info Editions&#8217;ın sahibi ve gazeteci Angelos Angelopoulos, Synesis Pigi Derneği Başkanı Ercivan Özier’in elinden aldı.</p>
</li>
</ul>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-49077" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0322-700x467.jpg" alt="" width="700" height="467" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0322-700x467.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0322-1200x800.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0322-768x512.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0322-1536x1024.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0322-2048x1365.jpg 2048w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0322-1920x1280.jpg 1920w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0322-1170x780.jpg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0322-585x390.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0322-263x175.jpg 263w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p data-path-to-node="11"><strong>Dinler Arası Diyalog Ödülü Yunanistan Kilisesi&#8217;ne Verildi</strong></p>
<p data-path-to-node="12">Törende ayrıca, Arnavutluk Ortodoks Kilisesi&#8217;nin merhum lideri ve Tiran Metropoliti Anastasios&#8217;un adını taşıyan &#8220;Dinler Arası Diyalog Ödülü&#8221; de sahibini buldu.</p>
<p data-path-to-node="13">Yunanistan Kilisesi&#8217;nin dinler arası diyalog ve sosyal dayanışma alanındaki katkıları nedeniyle layık görüldügü bu anlamlı ödül, Atina Filhellinon Caddesi&#8217;ndeki Kutsal Teslis Kilisesi Ruhani Kurulu Başkanı Başrahip Synesios Viktoratios tarafından teslim alındı. Ödül takdimini İyonya Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Sotiris Livas gerçekleştirdi.</p>
<p data-path-to-node="14">Farklı kesimleri ortak bir diyalog zemininde buluşturan program, ödül alan isimlerin ve davetlilerin toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.</p>
<p data-path-to-node="14"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-49085" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0281-700x467.jpg" alt="" width="700" height="467" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0281-700x467.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0281-1200x800.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0281-768x512.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0281-1536x1024.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0281-2048x1365.jpg 2048w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0281-1920x1280.jpg 1920w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0281-1170x780.jpg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0281-585x390.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/IMG_0281-263x175.jpg 263w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/atinada-onemli-bulusma-yunanistan-diyalog-ve-uyum-odulleri-2026-sahiplerini-buldu/">Atina’da Önemli Buluşma: &#8220;Yunanistan Diyalog ve Uyum Ödülleri 2026&#8221; Sahiplerini Buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hizmetten.com/atinada-onemli-bulusma-yunanistan-diyalog-ve-uyum-odulleri-2026-sahiplerini-buldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SECU ve Time to Help’ten Atina’daki Mültecilere Uzanan Yardım Eli</title>
		<link>https://hizmetten.com/secu-ve-time-to-helpten-atinadaki-multecilere-uzanan-yardim-eli/</link>
					<comments>https://hizmetten.com/secu-ve-time-to-helpten-atinadaki-multecilere-uzanan-yardim-eli/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 21:20:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[Utrecht]]></category>
		<category><![CDATA[#secu]]></category>
		<category><![CDATA[#timetohelp]]></category>
		<category><![CDATA[Atina]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=48964</guid>

					<description><![CDATA[<p>Stichting Educatie Centrum Utrecht (SECU) ile Time to Help Nederland iş birliğinde, Yunanistan’ın Atina şehrinde yaşayan ihtiyaç sahibi mültecilere yönelik gerçekleştirilen kıyafet yardım kampanyası başarıyla tamamlandı. Toplumun farklı kesimlerinden büyük&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/secu-ve-time-to-helpten-atinadaki-multecilere-uzanan-yardim-eli/">SECU ve Time to Help’ten Atina’daki Mültecilere Uzanan Yardım Eli</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="1">Stichting Educatie Centrum Utrecht (SECU) ile Time to Help Nederland iş birliğinde, Yunanistan’ın Atina şehrinde yaşayan ihtiyaç sahibi mültecilere yönelik gerçekleştirilen kıyafet yardım kampanyası başarıyla tamamlandı.</p>
<p data-path-to-node="2">Toplumun farklı kesimlerinden büyük ilgi gören kampanya, her yaştan insanı iyilikte buluşturdu. 7 yaşından 70 yaşına kadar çok sayıda gönüllü ve bağışçı, Atina&#8217;daki ihtiyaç sahiplerine destek olmak amacıyla kampanyaya katkıda bulundu.</p>
<p data-path-to-node="2"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-48970" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/4-Bekir-525x700.jpeg" alt="" width="525" height="700" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/4-Bekir-525x700.jpeg 525w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/4-Bekir-900x1200.jpeg 900w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/4-Bekir-768x1024.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/4-Bekir-1152x1536.jpeg 1152w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/4-Bekir-1170x1560.jpeg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/4-Bekir-585x780.jpeg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/4-Bekir.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 525px) 100vw, 525px" /></p>
<p data-path-to-node="3"><strong>Gönüllüler Gece Gündüz Çalıştı: 92 Koli Hazırlandı</strong></p>
<p data-path-to-node="4">Yardım malzemeleri, ilk olarak Utrecht’te bulunan SECU Vakfı merkezinde toplandı. Bağışçılar, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak kıyafetlerin temiz, kullanıma uygun ve kaliteli olmasına büyük özen gösterdi. Toplanan kıyafetler arasında az kullanılmış ürünlerin yanı sıra çok sayıda sıfır ve kullanılmamış kıyafet de yer aldı. Birçok gönüllü, bağışlarını önceden hazırlayıp düzenleyerek ve paketleyerek merkeze teslim etti.</p>
<p data-path-to-node="5">5 Haziran tarihinde gönüllüler tarafından yürütülen hummalı çalışmalarla tüm kıyafetler titizlikle tasnif edilerek kolilendi. Ertesi gün gerçekleştirilen yükleme çalışmaları sonucunda, toplam 92 koli yardım malzemesi sevkiyata hazır hale getirildi.</p>
<p data-path-to-node="7"><strong>Yardımlar Dortmund’daki Lojistik Merkezinde Birleşti</strong></p>
<p data-path-to-node="8">6 Haziran’da gönüllüler tarafından yardım aracına yüklenen koliler, iki gönüllünün refakatinde Almanya’nın Dortmund şehrindeki lojistik merkezine ulaştırıldı.</p>
<p data-path-to-node="9">Eş zamanlı olarak Almanya’nın farklı şehirlerinden gelen gönüllüler de topladıkları kıyafetleri aynı depoda bir araya getirdi. Böylece Hollanda ve Almanya’dan gelen yardımlar tek merkezde toplanarak, Yunanistan’daki ihtiyaç sahibi mültecilere ulaştırılmak üzere yola çıktı.</p>
<p data-path-to-node="9"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-48968" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/66-Bekir-525x700.jpeg" alt="" width="525" height="700" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/66-Bekir-525x700.jpeg 525w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/66-Bekir-900x1200.jpeg 900w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/66-Bekir-768x1024.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/66-Bekir-1152x1536.jpeg 1152w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/66-Bekir-1170x1560.jpeg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/66-Bekir-585x780.jpeg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/66-Bekir.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 525px) 100vw, 525px" /></p>
<p data-path-to-node="11"><strong>&#8220;Yalnızca Kıyafet Değil, Umut ve Kardeşlik Taşıdık&#8221;</strong></p>
<p data-path-to-node="12">SECU Vakfı ve Time to Help Utrecht gönüllüsü Yavuz Bey, kampanyanın tamamlanmasının ardından yaptığı açıklamada yardımlaşma ve dayanışmanın önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p data-path-to-node="12">“Bu kampanya sayesinde yalnızca kıyafet değil, aynı zamanda umut ve kardeşlik duyguları da taşınmış oldu. Atina’da zor şartlar altında yaşamlarını sürdürmeye çalışan mülteci kardeşlerimizin ihtiyaçlarına bir nebze de olsa katkı sunabilmek bizleri mutlu ediyor. Bu çalışmanın en güzel taraflarından biri, çocuklardan yaşlılara kadar toplumun her kesiminin gönüllü olarak katkı sağlaması oldu.&#8221;</p>
<p data-path-to-node="12"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-48966" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/das-Bekir-525x700.jpeg" alt="" width="280" height="373" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/das-Bekir-525x700.jpeg 525w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/das-Bekir-900x1200.jpeg 900w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/das-Bekir-768x1024.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/das-Bekir-1152x1536.jpeg 1152w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/das-Bekir-1170x1560.jpeg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/das-Bekir-585x780.jpeg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/das-Bekir.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 280px) 100vw, 280px" /><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-48965" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-07-at-23.24.23-Bekir-525x700.jpeg" alt="" width="272" height="363" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-07-at-23.24.23-Bekir-525x700.jpeg 525w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-07-at-23.24.23-Bekir-900x1200.jpeg 900w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-07-at-23.24.23-Bekir-768x1024.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-07-at-23.24.23-Bekir-1152x1536.jpeg 1152w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-07-at-23.24.23-Bekir-1170x1560.jpeg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-07-at-23.24.23-Bekir-585x780.jpeg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Image-2026-06-07-at-23.24.23-Bekir.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 272px) 100vw, 272px" /></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/secu-ve-time-to-helpten-atinadaki-multecilere-uzanan-yardim-eli/">SECU ve Time to Help’ten Atina’daki Mültecilere Uzanan Yardım Eli</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hizmetten.com/secu-ve-time-to-helpten-atinadaki-multecilere-uzanan-yardim-eli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atina’da “Dostluk ve Diyalog İftarı”: Çitler Değil Köprüler Kuruldu</title>
		<link>https://hizmetten.com/atinada-dostluk-ve-diyalog-iftari-citler-degil-kopruler-kuruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 19:25:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<category><![CDATA[Atina]]></category>
		<category><![CDATA[Enes Kanter]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=47508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atina’da düzenlenen “Dostluk ve Diyalog İftarı”, farklı kültür ve inançlardan çok sayıda katılımcıyı aynı sofrada buluşturarak büyük ilgi gördü. Gefyres Eirinis ve SYNESIS PIGI AMKE tarafından ortaklaşa organize edilen etkinlikte&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/atinada-dostluk-ve-diyalog-iftari-citler-degil-kopruler-kuruldu/">Atina’da “Dostluk ve Diyalog İftarı”: Çitler Değil Köprüler Kuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p3"><span class="s2">Atina’da düzenlenen </span><span class="s3">“Dostluk ve Diyalog İftarı”</span><span class="s2">, farklı kültür ve inançlardan çok sayıda katılımcıyı aynı sofrada buluşturarak büyük ilgi gördü. </span><span class="s3">Gefyres Eirinis</span><span class="s2"> ve </span><span class="s3">SYNESIS PIGI AMKE</span><span class="s2"> tarafından ortaklaşa organize edilen etkinlikte birlik, karşılıklı anlayış ve dayanışma mesajları öne çıktı.</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Sivil toplum temsilcileri, akademisyenler, yerel yöneticiler ve çok sayıda davetlinin katıldığı programda kültürler arası diyalogun önemi vurgulanırken, “</span><span class="s3">çitler değil köprüler inşa etmek</span><span class="s2">” fikri gecenin ortak mesajı oldu. Samimi bir atmosferde gerçekleşen iftar programında katılımcılar hem aynı sofrayı paylaştı hem de toplumlar arası ilişkileri güçlendirecek fikir alışverişinde bulundu.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><span class="s1">Ramazan’ın Evrensel Manevi Boyutu Vurgulandı</span></h3>
<p class="p3"><span class="s2">Programın açılış konuşmasını eski milletvekili ve Papazisis Yayınları Direktörü </span><span class="s3">Katerina Markou</span><span class="s2"> yaptı. Markou, Ramazan’ın yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda evrensel bir manevi disiplin olduğunu ifade etti.</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Ramazan’ın oruç, dua, öz disiplin ve yardımlaşma dönemi olduğunu vurgulayan Markou, Hristiyanlık ile İslam arasında ortak manevi değerler bulunduğunu belirterek şunları söyledi:</span></p>
<blockquote><p><span class="s2">“Tevazu eğitimi olarak oruç, imanın bir eylemi olarak hayırseverlik ve güç kaynağı olarak dua… Bu yolculukta ortak değerlerimizi görüyoruz.”</span></p></blockquote>
<p class="p3"><span class="s2">Yunanistan’a siyasi mülteci olarak gelen katılımcılara da değinen Markou, demokrasi, hukuk devleti ve ifade özgürlüğü arayışının evrensel bir insan hakkı olduğunu belirterek Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin yalnızca siyasi gerilimlerle değil, </span><span class="s3">sivil toplumun gücü ve diyalog</span><span class="s2"> ile şekillenmesi gerektiğini ifade etti.</span></p>
<h3><span class="s1">Enes Kanter Freedom: “Dünya Bölünmek Zorunda Değil”</span></h3>
<p class="p3"><span class="s2">Gecede söz alan uluslararası üne sahip basketbolcu </span><span class="s3">Enes Kanter Freedom</span><span class="s2">, Ramazan’ın paylaşmanın ve dayanışmanın zamanı olduğunu söyledi.</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Freedom konuşmasında, farklı kültürlerden insanların aynı sofrada buluşmasının güçlü bir mesaj verdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</span></p>
<blockquote><p><span class="s2">“Ramazan paylaşmak demektir. Bu buluşma, dünyanın aslında bölünmek zorunda olmadığını hatırlamak için çok güzel bir fırsat.”</span></p></blockquote>
<p class="p3"><span class="s2">Freedom’un diyalog, dostluk ve merhametin ayrışmadan daha güçlü olduğuna dair sözleri katılımcılar tarafından büyük alkış aldı.</span></p>
<div class="epyt-video-wrapper"><iframe  id="_ytid_57583"  width="1170" height="658"  data-origwidth="1170" data-origheight="658" src="https://www.youtube.com/embed/6ACM-MLku8U?enablejsapi=1&#038;autoplay=0&#038;cc_load_policy=0&#038;cc_lang_pref=&#038;iv_load_policy=1&#038;loop=0&#038;rel=1&#038;fs=1&#038;playsinline=1&#038;autohide=2&#038;theme=dark&#038;color=red&#038;controls=1&#038;disablekb=0&#038;" class="__youtube_prefs__  epyt-is-override  no-lazyload" title="YouTube player"  allow="fullscreen; accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen data-no-lazy="1" data-skipgform_ajax_framebjll=""></iframe></div>
<h3><span class="s1">Yerel Yönetimler ve Akademisyenlerden Diyalog Vurgusu</span></h3>
<p class="p3"><span class="s2">Programda söz alan konuşmacılar, toplumsal uyum ve diyalogun önemine dikkat çekti.</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Atina Belediye Başkanı’nı temsilen etkinliğe katılan </span><span class="s3">Roxani Bei-Karambotsiou</span><span class="s2">, yerel yönetimlerin kapsayıcılık ve sosyal uyum konusunda önemli sorumluluklar üstlendiğini belirterek bu tür buluşmaların toplumlar arasında anlayışı güçlendirdiğini söyledi.</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Siyaset bilimci ve yazar </span><span class="s3">Cengiz Aktar</span><span class="s2"> ise konuşmasında çarpıcı bir metafor kullanarak toplumların tek tip bir yapı olmadığını vurguladı:</span></p>
<blockquote><p><span class="s2">“Biz beton değiliz. Farklı renklerden, farklı dokulardan oluşan bir bütünüz.”</span></p></blockquote>
<p class="p3"><span class="s2">Aktar, ortak tarihin tek bir kimliğe indirgenemeyeceğini, aksine çok katmanlı ve paylaşılan bir miras olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.</span></p>
<h3><span class="s1">“Toplum da Bir Takımdır”</span></h3>
<p class="p3"><span class="s2">Atina Belediyesi’nde İklim Yönetişimi, Sivil Koruma ve Sosyal Ekonomiden Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı </span><span class="s3">Nikos Chrysogelos</span><span class="s2">, konuşmasında iklim krizi ve sosyal dayanışma konularına dikkat çekti. Toplumu bir spor takımına benzeten Chrysogelos, farklılıkların bir zenginlik olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:</span></p>
<blockquote><p><span class="s2">“Bir takımı sevdiğinizde oyuncuların farklı kökenlerden gelmesi önemli değildir. Toplum da böyledir; farklıyız ama aynı bütünün parçasıyız.”</span></p></blockquote>
<h3><span class="s1">Ortak Manevi Değerler</span></h3>
<p class="p3"><span class="s2">Barış Köprüleri Diyalog Derneği Başkanı avukat </span><span class="s3">Anthimos Sideris</span><span class="s2"> ise Ramazan ile Ortodoks dünyasındaki Büyük Perhiz döneminin bu yıl paralel ilerlediğini hatırlatarak, oruç döneminin rekabet değil </span><span class="s3">tefekkür ve ihtiyaç sahiplerini hatırlama zamanı</span><span class="s2"> olduğunu söyledi.</span></p>
<h3><span class="s1">Ebru Sanatı İlgi Gördü</span></h3>
<p class="p3"><span class="s2">Program kapsamında organizatör kurumların faaliyetlerini anlatan bir tanıtım videosu gösterilirken, geleneksel </span><span class="s3">Ebru sanatı</span><span class="s2"> da katılımcılara tanıtıldı. İftar yemeğinin ardından birçok davetli Ebru sanatını deneyimleme fırsatı buldu ve kendi eserlerini oluşturdu.</span></p>
<h3><span class="s1">Ortak Mesaj: Köprüler Kurmak</span></h3>
<p class="p3"><span class="s2">Gecede konuşan davetliler, demokrasi, insan hakları, dayanışma ve kültürler arası diyaloğun önemine vurgu yaptı. Program, farklı toplumların bir araya geldiğinde daha güçlü bir gelecek kurabileceği mesajıyla sona erdi.</span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Atina’da gerçekleşen </span><span class="s3">Dostluk ve Diyalog İftarı</span><span class="s2">, yalnızca bir akşam yemeği değil; </span><span class="s3">demokrasi, insan hakları ve karşılıklı anlayış üzerine kurulan güçlü bir buluşma</span><span class="s2"> olarak hafızalarda yer aldı.</span></p>
<p class="p3">
<p><a href="https://hizmetten.com/atinada-dostluk-ve-diyalog-iftari-citler-degil-kopruler-kuruldu/">Atina’da “Dostluk ve Diyalog İftarı”: Çitler Değil Köprüler Kuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atina’da Dinler Arası Diyalog ve Barış Konuşuldu</title>
		<link>https://hizmetten.com/atinada-dinler-arasi-diyalog-ve-baris-konusuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 21:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<category><![CDATA[Atina]]></category>
		<category><![CDATA[Barış]]></category>
		<category><![CDATA[diyalog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=45739</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yunanistan’ın başkenti Atina’da, “Diyalog ve Barış” başlıklı panelde Papa Francis, Arnavutluk Başpiskoposu Anastasios ve Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’nin barışa, diyaloga ve hoşgörü kültürüne katkıları ele alındı. Atina Gazeteciler Birliği (E.S.H.E.A.)&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/atinada-dinler-arasi-diyalog-ve-baris-konusuldu/">Atina’da Dinler Arası Diyalog ve Barış Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="651" data-end="868">Yunanistan’ın başkenti Atina’da, “Diyalog ve Barış” başlıklı panelde Papa Francis, Arnavutluk Başpiskoposu Anastasios ve Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’nin barışa, diyaloga ve hoşgörü kültürüne katkıları ele alındı.</p>
<p data-start="651" data-end="868"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-45742" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/11/2-GAP-EKDL-700x467.jpg" alt="" width="700" height="467" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/11/2-GAP-EKDL-700x467.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/11/2-GAP-EKDL-1200x800.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/11/2-GAP-EKDL-768x512.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/11/2-GAP-EKDL-1536x1024.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/11/2-GAP-EKDL-1170x780.jpg 1170w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/11/2-GAP-EKDL-585x390.jpg 585w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/11/2-GAP-EKDL-263x175.jpg 263w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2025/11/2-GAP-EKDL.jpg 1573w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p data-start="870" data-end="1114">Atina Gazeteciler Birliği (E.S.H.E.A.) Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik, Religions for Peace Greece ve Barış Köprüleri (Γέφυρες Ειρήνης) adlı sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle düzenlendi.</p>
<p data-start="1116" data-end="1286">Etkinliğin amacı, farklı inançlar arasında anlayış, karşılıklı saygı ve diyaloğun toplumlar arası barışın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulamak olarak açıklandı.</p>
<p data-start="1293" data-end="1342"><strong data-start="1297" data-end="1342">Barış Kültürünün İnşasında Diyalogun Rolü</strong></p>
<p data-start="1344" data-end="1713">Programın moderatörlüğünü gazeteci Gerásimos Theodósis üstlendi. Açılış konuşmasında Theodósis, “Bugün burada, son bir yıl içinde aramızdan ayrılan üç önemli dini liderin barışa katkılarını anmak için toplandık. Her biri kendi alanında kalıcı bir miras bıraktı. Bu isimler Papa Francis, Arnavutluk Başpiskoposu Anastasios ve Fethullah Gülen” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1720" data-end="1766"><strong data-start="1724" data-end="1766">Papa Francis’in Evrensel Barış Vizyonu</strong></p>
<p data-start="1768" data-end="2026">İlk konuşmayı, Katolik Piskoposlar Konferansı Adalet ve Barış Komisyonu üyesi Dimitris Levantis yaptı. Kısa bir belgesel gösteriminin ardından Levantis, Papa Francis’in barış, adalet ve dinler arası diyalog konularındaki küresel çabalarına değindi.</p>
<p data-start="2033" data-end="2082"><strong data-start="2037" data-end="2082">Anastasios’un Balkanlarda Uzlaşı Çabaları</strong></p>
<p data-start="2084" data-end="2321">Ardından söz alan Atina Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Giorgos Foundoulakis, Arnavutluk Başpiskoposu Anastasios’un Balkanlar’da dini barış, toplumsal dayanışma ve uzlaşı yönündeki çalışmalarını anlattı.</p>
<p data-start="2328" data-end="2372"><strong data-start="2332" data-end="2372">Fethullah Gülen Hocaefendi’in Diyalog Yaklaşımı</strong></p>
<p data-start="2374" data-end="2749">Panelin son konuşmacısı, İyonya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Prof. Sotiris Livas oldu. Livas, Hocaefendi&#8217;nin dinler arası diyalog, eğitim ve sivil toplum alanındaki gayretlerini değerlendirdi. Hocaefendi&#8217;nin anlayışının, “Dini farklılıkları çatışma değil, karşılıklı tanışma ve öğrenme zemini olarak gören” bir yaklaşımı temsil ettiğini ifade etti.</p>
<p data-start="2756" data-end="2945">Panel, katılımcıların soruları ve konuşmacıların değerlendirmeleriyle sona erdi. Katılımcılar, programın dinler arası anlayış ve barış kültürüne katkı sunan nitelikte olduğunu belirtti.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/atinada-dinler-arasi-diyalog-ve-baris-konusuldu/">Atina’da Dinler Arası Diyalog ve Barış Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>29 farklı ülkede yaşayan Türkiyeli mülteci çocukların ilk sergisi Atina&#8217;da açıldı</title>
		<link>https://hizmetten.com/29-farkli-ulkede-yasayan-turkiyeli-multeci-cocuklarin-ilk-sergisi-atinada-acildi/</link>
					<comments>https://hizmetten.com/29-farkli-ulkede-yasayan-turkiyeli-multeci-cocuklarin-ilk-sergisi-atinada-acildi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jun 2022 10:33:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Atina]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Köprüleri Derneği (Gefires İrinis) Başkanı avukat Anthimos Sideris]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=25972</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yunanistan’ın başkenti Atina, Türkiye’den iltica eden çocukların çalışmalarından oluşan ilk resim sergisine ev sahipliği yapıyor. Yunanistan başta olmak üzere 29 farklı ülkeden çocuğun 52 çalışmasıyla katkı sunduğu sergi, 1-5 Haziran&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/29-farkli-ulkede-yasayan-turkiyeli-multeci-cocuklarin-ilk-sergisi-atinada-acildi/">29 farklı ülkede yaşayan Türkiyeli mülteci çocukların ilk sergisi Atina&#8217;da açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan’ın başkenti Atina, Türkiye’den iltica eden çocukların çalışmalarından oluşan ilk resim sergisine ev sahipliği yapıyor. Yunanistan başta olmak üzere 29 farklı ülkeden çocuğun 52 çalışmasıyla katkı sunduğu sergi, 1-5 Haziran tarihleri arasında sanatseverler tarafından ziyaret edilebilecek.</p>
<p>Atina Barosu’na kayıtlı avukatlar tarafından kurulan “Barış Köprüleri (Gephires İrinis) Derneği”, “Dünya Çocuk Hakları Günü” vesilesi ile düzenlediği resim yarışması sonuçlarını duyurdu. “Çocukların gözünden geçmişten günümüze “Yunan halkına ait yöresel kıyafetler ve kültürel objeler” adlı resim yarışmasında dereceye giren çizimler, düzenlenen etkinlikle ziyarete açıldı. Çocukları ve ailelerini yalnız bırakmayan dernek üyeleri, akademisyen, avukat, eğitmen, iş insanı ve farklı meslek gruplarından insanlar açılışa ilgi gösterdi. Yapılan konuşmaların ardından dereceye giren 10 öğrenciye ödülleri takdim edildi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-25976 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Atina-sergi1-700x466.jpg" alt="" width="700" height="466" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Atina-sergi1-700x466.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Atina-sergi1-768x511.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Atina-sergi1.jpg 850w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>157 yıllık geçmişiyle Atina’nın en köklü kültür duraklarından biri olarak bilinen Filologikos Sillogos Parnassos, Atina’da ikamet eden mülteci çocukların çizimlerine ev sahipliği yaparken, sergide geçtiğimiz ay ilk defa Almanya’nın Unna şehrinde açılan ve 29 farklı ülkeden çocuğun fotoğraf ve resimlerinden oluşan “Hope” (Umut) adlı çalışmalar da yer alıyor.</p>
<p>Her iki sergiye 6 – 18 yaş aralığındaki 4 farklı kategoriden öğrenciler ilgi gösterdi. Toplam 52 resmin yer aldığı sergi, 1-5 Haziran tarihleri arasında sanatseverler tarafından herhangi bir ücret ödemeden gezilebilecek.</p>
<div id="attachment_25974" style="width: 710px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-25974" class="size-medium wp-image-25974" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Baris-Kopruleri-Dernegi-Gefires-Irinis-Baskani-avukat-Anthimos-Sideris-700x466.jpeg" alt="" width="700" height="466" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Baris-Kopruleri-Dernegi-Gefires-Irinis-Baskani-avukat-Anthimos-Sideris-700x466.jpeg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Baris-Kopruleri-Dernegi-Gefires-Irinis-Baskani-avukat-Anthimos-Sideris-768x512.jpeg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Baris-Kopruleri-Dernegi-Gefires-Irinis-Baskani-avukat-Anthimos-Sideris.jpeg 848w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><p id="caption-attachment-25974" class="wp-caption-text">Barış Köprüleri Derneği (Gefires İrinis) Başkanı avukat Anthimos Sideris</p></div>
<p>Etkinliğin açılışında bir konuşma yapan Barış Köprüleri Derneği (Gefires İrinis) Başkanı avukat Anthimos Sideris, derneğin çok kültürlülük temelinde eğitim faaliyetlerine önem verdiğini ve bu şekilde sosyal uyumu güçlendirmeyi hedeflediğini kaydetti. Yarışmayla birlikte çocukların sanat yoluyla kabiliyetlerini ortaya çıkarabilmelerine olanak verdiklerini kaydeden Sideris, Yunan halkının yöresel ve folklorik kültürüne ilişkin düzenledikleri yarışmaya özellikle Atina’ya yerleşen Türkiye kökenli mülteci aile çocuklarının ilgi gösterdiğini vurguladı. Duyarlılıklarını geliştirme imkanı bulan öğrencilerin sanat vasıtasıyla fikirlerini, hayallerini ve duygularını özgürce ifade ettiklerinin altını çizen Başkan Sideris, çocukların yabancısı oldukları Yunan halkının kültürüyle ilk teması kurarak tanıma fırsatı bulduklarını belirtti.</p>
<p>Daha sonra sırasıyla söz alan Atina Barosu avukatlarından Georgia Christodoulopoulou ve Omfalli Migadaki, “Bugün bir kez daha şuna tanık olduk: Birleştirici olan çocuklarmış. Son yıllarda yaşadıkları travma, savaş ve zorlukların arasından sıyrılma başarısı gösterdiler. Bu kadar güzel ve pozitif resimler ortaya koymaları çok anlamlı. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Biz büyüklere de yol gösteriyorlar. Bu sergi vesilesi ile kalplerimize sevgi ve barışın yerleşmesini diliyorum. Sizin gibi son yıllarda yaşadığınız zorluk ve haksızlıkların acısını kalbimde hissediyorum. Sizin yanınızdayım.” dedi. Katılımcılar, Christodoulopoulou ve Migadaki’nin bu sözlerini ayakta alkışladı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-25975 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Atina-sergi-Merve-700x467.jpg" alt="" width="700" height="467" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Atina-sergi-Merve-700x467.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Atina-sergi-Merve-768x512.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Atina-sergi-Merve.jpg 904w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Yarışma’da 12-14 yaş grubunda birinci olan Merve A., Kronos’a konuştu. Türkiye’den 4 yıl önce ayrılmak zorunda kaldıklarını söyleyen Merve, “Atina’da ortaokula devam ediyorum. Resimle uğraşmak en sevdiğim hobilerimden biri. Yarışmayı öğrendiğimde sınıf arkadaşıma Yunan halkının eskiden giydikleri kıyafetlere ilişkin bilgi aldım. İnternette de araştırma yaptım.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Birincilik getiren resimde kullandığı teknikten bahseden başarılı öğrenci, “İlyada ilgimi çektiği için antik dönemden giysilere dair bir resim yapmak istedim. Daha modern görünsün diye gazete parçaları, nostaljik hava katsın diye ise fonda kahverengi tonlar kullandım.” şeklinde konuştu. Merve, ödülünü teslim almadan önce mükemmele yakın öğrendiği Yunanca konuşması ile takdir topladı.</p>
<p>Aynı salonda birlikte görülebilecek bir diğer resim sergisi ise “Umut (Hope)” adını taşıyor. 35 farklı çizimden oluşan sergi, geçen ay ilk defa Almanya’nun Unna şehrinde büyük bir katılımla sanatseverden tam not almıştı. Türkiye’den ayrılmak zorunda kalan gazetecilerin öncülüğünde Almanya’da hayata geçirilen projeye, 29 farklı ülkeden çocuk çizimleriyle destek verdi. Kuraklık, doğa ve çocuk temalı fotoğraflar, çizerlerin hayal güçlerini kullanarak tamamlamaları ile ortaya çıktı. Dünyada daha önce benzeri yapılmayan “Hope” projesi de 5 gün boyunca aynı salonda gezilebilecek.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-25973 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Atina-sergi-3-700x494.jpg" alt="" width="700" height="494" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Atina-sergi-3-700x494.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Atina-sergi-3-1200x848.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Atina-sergi-3-768x543.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2022/06/Atina-sergi-3.jpg 1250w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p><strong>SERGİ ADRESİ:</strong></p>
<p>FİOLOLOGİKOS SİLLOGOS PARNASSOS<br />
Adres: Platia Agia Georgiou Karytsi 8, Athina<br />
Sergi Tarihi: 1-5 Haziran 2022<br />
Hafta İçi: 10:00-14:30 – 17:00-21:00<br />
Haftasonu: 17:00 – 21:00<br />
Giriş: Ücretsiz</p>
<p>Kaynak: Kronosnews</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/29-farkli-ulkede-yasayan-turkiyeli-multeci-cocuklarin-ilk-sergisi-atinada-acildi/">29 farklı ülkede yaşayan Türkiyeli mülteci çocukların ilk sergisi Atina&#8217;da açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hizmetten.com/29-farkli-ulkede-yasayan-turkiyeli-multeci-cocuklarin-ilk-sergisi-atinada-acildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Jon Pahl, Hocaefendi  ve Hizmet Hareketi’ni Yunanlılar’a anlattı: Demokrasi ve hoşgörü Hizmet Hareketi’nin ‘olmazsa olmazı’</title>
		<link>https://hizmetten.com/jon-pahl-hocaefendi-ve-hizmet-hareketini-yunanlilara-anlatti-demokrasi-ve-hosgoru-hizmet-hareketinin-olmazsa-olmazi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2021 07:51:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[#hocaefendi​ #fethullahgulen​]]></category>
		<category><![CDATA[Atina]]></category>
		<category><![CDATA[Fethullah Gulen: A life of Hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[Jon Pahl]]></category>
		<category><![CDATA[Sotiris Livas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=23201</guid>

					<description><![CDATA[<p>ATİNA (HİZMETTEN) Amerikalı araştırmacı yazar Jon Pahl, Fethullah Gulen: A Life of Hizmet (Fethullah Gülen ve Hizmet Hayatı) adlı kitabının Yunanca baskısının lansmanı için Atina’ya geldi. Atina’nin prestijli sanat müzesi&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/jon-pahl-hocaefendi-ve-hizmet-hareketini-yunanlilara-anlatti-demokrasi-ve-hosgoru-hizmet-hareketinin-olmazsa-olmazi/">Jon Pahl, Hocaefendi  ve Hizmet Hareketi’ni Yunanlılar’a anlattı: Demokrasi ve hoşgörü Hizmet Hareketi’nin ‘olmazsa olmazı’</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ATİNA (HİZMETTEN)</strong></p>
<p>Amerikalı araştırmacı yazar Jon Pahl, Fethullah Gulen: A Life of Hizmet (Fethullah Gülen ve Hizmet Hayatı) adlı kitabının Yunanca baskısının lansmanı için Atina’ya geldi. Atina’nin prestijli sanat müzesi Benaki Museum’da gerçekleştirilen programa covid-19 önlemlerine rağmen geniş bir katılım oldu. Toplantıya Hizmet Hareketi gönüllülerinin yanı sıra Yunanlı entelektüeller, gazeteciler ve televizyoncular ilgi gösterdi.</p>
<p>İngilizce &#8211; Yunanca simültane tercüme yapılan toplantıya Jon Pahl, ’’Demokrasinin ana vatanında sizlerle birlikte olmaktan son derece mutluyum’ diyerek başladı. Pahl, Fethullah Gülen’in, doğduğu Erzurum’un Korucuk köyünden başlayan ve tüm dünyayı saran vizyonunu ile demokratik toplumlarda Hizmet Hareketi’nin gelişme imkanının ne kadar fazla olduğunu anlattı. Dünya çapındaki Hizmet kurumlarının pek çoğunu yerinde ziyaret etme fırsatı bulduğunu dile getiren Pahl, Fethullah Gülen ve Hizmet Hareketinin ana çıkış ve motivasyon kaynağının ‘hoşgörü’ olduğunu vurguladı.</p>
<p>Pahl, Türkçe telaffuz ederek söylediği hoşgörü kelimesinin, İngilizce karşılığı olarak gösterilen tolerans (tolerance) kelimesinin Türkçe anlamını karşılamaktan son derece uzak olduğunu, hoşgörü kelimesinin içinde insanları oldukları gibi kabul etmenin, onları anlamaya çalışmanın, herkesi kendi konumunda kabul etmenin yanı sıra Allah’ın sevgi dolu ve şefkatli bakışlarının bir benzeri ile insanlara bakmak anlamına da geldiğini söyledi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-23206 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina-700x394.jpg" alt="" width="700" height="394" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina-700x394.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina-1200x675.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina-768x432.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina-1536x864.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina-390x220.jpg 390w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina.jpg 1600w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<h3>Kitap fikri nasıl ortaya çıktı?</h3>
<p>Pahl’ın bir önceki araştırması ve kitabının konusu, ‘din ve şiddet’ üzerineydi. Siyasetçilerin dini kullanarak bunu nasıl şiddete dönüştürdüğü dehşet içinde gördüğünü söyleyen Pahl, bunun tersinin de araştırmaya değer bir fikir olduğundan yola çıkarak ‘Dünyaya barış ve mutluluk getirmek için çalışan dini akımlar’ üzerine yoğunlaştığı bir sırada Fethullah Gülen ve Hizmet Hareketi ile tanıştığını anlattı. Fethullah Gülen ve Hizmet Hareketi felsefesinden çok etkilendiğini belirten Pahl, sadece bu konu ile ilgili bir çalışmaya odaklandığını belirtti.</p>
<p>Fethullah Gülen’in, dünya genelinde şiddet karşıtı ve ırksal eşitlik görüşleriyle tanın Martin Luther King ve  Hindistan bağımsızlık hareketinin siyasi ve ruhani lideri Mahatma Gandhi gibi dünyada barışın sevgi ve hoşgörünün yayılması için mücadele verdiğini ancak tıpkı bu liderler gibi, baskıcı ve diktatoryal Erdoğan rejimi tarafından baskıya maruz kaldığını, bundan da derin bir üzüntü duyduğunu belirtti.</p>
<p>Hizmet Hareketi’nin, Erdoğan rejimi tarafından nasıl baskı altına alınarak şeytanlaştırıldığını, ana okulundan üniversiteye kadar binlerce eğitim kurumu, gazete, hastane ve insani yardım kuruluşlarına, Hizmet Hareketi destekçisi binlerce iş adamının mal varlıklarına nasıl el konulduğunu çarpıcı bir dille anlatan Pahl, yüzbinlerce öğretmenin, gazetecinin hatta baklava fabrikası sahiplerinin bile acımasızca tutuklanarak hapsedildiğini anlattı.</p>
<div id="attachment_23203" style="width: 710px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-23203" class="size-medium wp-image-23203" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina2-700x394.jpg" alt="" width="700" height="394" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina2-700x394.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina2-1200x675.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina2-768x432.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina2-390x220.jpg 390w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina2.jpg 1280w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><p id="caption-attachment-23203" class="wp-caption-text">Jon Pahl ve kitabını YUnanca&#8217;ya tercüme eden Sotiris Livas (sağda)</p></div>
<h3>Kitap öncesi ve sonrası</h3>
<p>Konferansın sonunda soru cevap bölümüne geçildi. Bir izleyicinin ‘Kitaptan önce ve kitaptan sora, Fethullah Gülen ve Hizmet Hareketi ile ilgili görüşleriniz nasıl değişti, bir kaç örnekle anlatabilir misiniz?’ sorusuna Pahl, ‘Araştırmam boyunca Fethullah Gülen’in nasıl değiştiğini ve kendisini geliştirdiğini meselelere daha geniş perspektiften bakabildiğini gördüm. Doğduğu köy olan Korucuk’u ziyaret ettim. O küçücük köyde doğup, fikirlerinin dünya çapında yankı bulması, hatta bugün bulunduğumuz Atina’da bile konuşuluyor olması beni hayrete düşürdü. Sayın Gülen’in kız çocuklarının eğitilmesi, kadının toplumda ve Hizmet Hareketi içindeki liderliğine vurgu yapması noktasındaki değerlendirmeleri de benim için çok anlamlı. Dünya çapındaki okullar ve Hizmet kurumlarında görev alan insanlarla yaptığım görüşmelerde, demokrasinin Hizmet Hareketi için ne kadar önemli olduğunu, demokratik toplumlarda Hizmet Hareketi’nin gelişme imkanının ne kadar fazla olduğunu görüyorum.’ şeklinde cevapladı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-23202 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina-1-700x394.jpg" alt="" width="700" height="394" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina-1-700x394.jpg 700w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina-1-1200x675.jpg 1200w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina-1-768x432.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina-1-1536x864.jpg 1536w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina-1-390x220.jpg 390w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Jon-Pahl-Atina-1.jpg 1600w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>Bir diğer soru üzerine Pahl, Türkiye’deki baskıcı rejim tarafından sosyal bir soykırıma uğrayan Hizmet Hareketi’ne demokratik ülkelerin bakışını güçlendirebilecek çalışmaların yine bizzat Hizmet Hareketi gönüllülerinin ısrarlı çalışmaları ile mümkün olabileceğini belirtti.</p>
<h3><strong>Kitabın Yunanca baskısı</strong></h3>
<p>’Fethullah Gulen: A Life of Hizmet’ kitabının Yunanca çevirisini İyonya Üniversitesi Yabancı Diller, Mütercim Tercümanlık Bölümü Başkanı ve öğretim üyesi Sotiris Livas (Σωτήρης Λίβας) yaptı. Livas’ın 2016’da yayınladığı son kitabı da Fethullah Gülen’in fikirleri ve Hizmet Hareketi üzerine incelemeydi. Kitap ‘Küreselleşme, Milliyetçilik ve İslam &#8211; Fethullah Gülen’in Söylemi ve Çalışması’ başlığını taşıyordu. (Globalization, Nationalism and Islam – Fethullah Güllen’s Discourse and Work in Turkey and the world).</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-23204 aligncenter" src="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Yunanca-baski-515x700.jpg" alt="" width="515" height="700" srcset="https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Yunanca-baski-515x700.jpg 515w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Yunanca-baski-883x1200.jpg 883w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Yunanca-baski-768x1044.jpg 768w, https://hizmetten.com/wp-content/uploads/2021/11/Yunanca-baski.jpg 899w" sizes="(max-width: 515px) 100vw, 515px" /></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/jon-pahl-hocaefendi-ve-hizmet-hareketini-yunanlilara-anlatti-demokrasi-ve-hosgoru-hizmet-hareketinin-olmazsa-olmazi/">Jon Pahl, Hocaefendi  ve Hizmet Hareketi’ni Yunanlılar’a anlattı: Demokrasi ve hoşgörü Hizmet Hareketi’nin ‘olmazsa olmazı’</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enes Kanter’den doğum gününü kutlayan minik basketçilere büyük jest</title>
		<link>https://hizmetten.com/19730-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 May 2021 15:14:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Atina]]></category>
		<category><![CDATA[basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[doğum günü]]></category>
		<category><![CDATA[Enes Kanter]]></category>
		<category><![CDATA[mağdur]]></category>
		<category><![CDATA[spor akademi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=19730</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; NBA Basketbol Ligi’nin yıldız oyuncularından Enes Kanter, Atina’dan doğum gününü kutlayan küçük basketbolcuların jestini karşılıksız bırakmadı. Kanter, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “En yakın zamanda oraya gelip bir basketbol&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/19730-2/">Enes Kanter’den doğum gününü kutlayan minik basketçilere büyük jest</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>NBA Basketbol Ligi’nin yıldız oyuncularından Enes Kanter, Atina’dan doğum gününü kutlayan küçük basketbolcuların jestini karşılıksız bırakmadı. Kanter, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “En yakın zamanda oraya gelip bir basketbol maçı yapacağız” dedi.</p>
<p>Türkiye’yi terk etmek zorunda kalan ve Yunanistan’da yaşayan ailelerin çocukları, NBA yıldızı Enes Kanter’in doğum gününü hazırladıkları bir kliple kutladılar.</p>
<p>Klibin ikinci yarısında ise ‘Bunlar da bizim Atina’nın yıldızları’ denilerek, kısa bir süre önce Atina’da faaliyete başlayan Spor Akademi’nin küçük kursiyerlerine yer verildi. NBA’in yıldız adayları da Kanter’in doğum gününü kutladı.</p>
<p>Miniklerin büyük jestini karşılıksız bırakmayan Kanter ise sosyal medya hesabından Atina’da çocuklarla maç yapma sözü verdi. “Ben tek siz hepiniz” diyerek miniklere meydan okuyan Kanter;</p>
<p>“Ben kendimi bir dev adam zannederdim, ta ki sizleri görünceye kadar.</p>
<p>Yunanistan’daki tüm minik DEV kardeşlerim,</p>
<p>Güzel mesajlarınız için çok teşekkür ederim.</p>
<p>Hepinizi çok çok seviyorum.</p>
<p>En yakın zamanda oraya gelip bir basketbol maçı yapacağız</p>
<p>Ben tek siz hepiniz</p>
<p>Hazır olun”</p>
<p>ifadelerini kullandı.</p>
<p><a href="https://twitter.com/EnesKanter/status/1395675244103360512">https://twitter.com/EnesKanter/status/1395675244103360512</a></p>
<p>Yunanistan’a sığınmak zorunda kalan mülteci çocukların yaşadığı travmayı silmeyi amaçlayan Spor Akademi, birkaç ay önce faaliyete başladı. Çocukların yaşadığı zor günleri atlatmasına ve sosyalleşmesine yardımcı olabilmek amacıyla açılan kursun hocaları ise yine kursiyer çocuklar gibi Türkiye’den göç etmek zorunda bırakılan yargı mensupları.</p>
<p>Haftada iki gün antrenman yapılan kursta 50 civarında kayıtlı öğrenci bulunuyor. Şimdilik tamamen amatör olarak faaliyetlerine devam eden Spor Akademi, ilerleyen zamanda profesyonel bir organizasyona dönüşmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Diğer yandan Spor Akademi öğrencileri geçtiğimiz günlerde Enes Kanter’i Atina’da maç yapmaya davet etmiş ve bu meydan okumayla gündeme gelmişti.</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/19730-2/">Enes Kanter’den doğum gününü kutlayan minik basketçilere büyük jest</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NBA yıldızı Enes Kanter’e Atina’dan maç teklifi!</title>
		<link>https://hizmetten.com/nba-yildizi-enes-kantere-atinadan-mac-teklifi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2021 11:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Atina]]></category>
		<category><![CDATA[Enes Kanter]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=19188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yunanistan’ın başkenti Atina’daki bir basketbol kursu, geleceğin NBA yıldızlarını yetiştirmeye aday oldu. Kurs, şimdilik sadece Türkiye’yi terk edip Yunanistan’a sığınmak zorunda kalan mülteci çocukların yaşadığı travmayı silmeyi amaçlıyor. Çocukların en&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/nba-yildizi-enes-kantere-atinadan-mac-teklifi/">NBA yıldızı Enes Kanter’e Atina’dan maç teklifi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="page-summary">Yunanistan’ın başkenti Atina’daki bir basketbol kursu, geleceğin NBA yıldızlarını yetiştirmeye aday oldu. Kurs, şimdilik sadece Türkiye’yi terk edip Yunanistan’a sığınmak zorunda kalan mülteci çocukların yaşadığı travmayı silmeyi amaçlıyor. Çocukların en büyük hayali ise NBA yıldızı Enes Kanter ile maç yapmak.</h2>
<div></div>
<div>Olimpiyatların beşiği Yunanistan, farklı bir basketbol kursuna ev sahipliği yapıyor. Kursun katılımcıları, 15 Temmuz sonrası sıkıntılar yaşayan ve aileleriyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan çocuklar.</div>
<div></div>
<div>Çocukların yaşadığı zor günleri atlatmasına ve sosyalleşmesine yardımcı olabilmek amacıyla açılan kursun hocaları ise yine kursiyer çocuklar gibi Türkiye’den göç etmek zorunda bırakılan yargı mensupları…</div>
<div></div>
<div><b>BASKETBOL TERAPİ OLDU</b></div>
<div></div>
<div>Yaşadıkları baskı nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan yargı mensupları, Atina’da pandemi sürecinde basketbol oynamaya başladı. Bir açık hava sahasında amatörce başlayan basketbol merakı, kısa sürede basketbol severleri buluşturan bir aktivite oldu. Yetişkin mültecileri stresten uzaklaştıran basketbol, zamanla  çocuklar için bir terapiye dönüştü.</div>
<div></div>
<div>
<div></div>
</div>
<div></div>
<div>Basketbol eğitimi alan ve güvenlik gerekçesiyle adını açıklamayan bir yargı mensubu, gönüllü olarak çocukların koçu oldu ve haftada iki gün antrenmanla eğitime başladı. Kursun başlangıçta hedefi 15 öğrenciye ulaşmaktı. Ancak talep beklenenden çok daha fazla oldu. Bu mart ayı sonunda başlayan kursta, şu anda yaşları 5 ile 15 arasında değişen 44 öğrenci eğitim alıyor.  Hem erkek hem de kız çocuklarına eğitim verilen kursta yeni kayıtlar da devam ediyor.</div>
<div></div>
<div><b>GELECEK KAYGISI TAŞIYAN ÇOCUKLAR SOSYALLEŞTİ<br />
</b></div>
<div></div>
<div>Pandemi şartlarında eve kapanan çocuklar basketbol kursu ile yeniden sosyalleşmeye başladılar. Türkiye’de yaşadıkları sıkıntılar ve gelecek kaygıları sebebiyle büyük travmalar yaşayan çocuklar, basketbol sayesinde özgüvenlerine de yeniden kavuştu. Ailelerin de çocuklardaki hızlı değişimi hemen fark ettiğini vurgulayan basketbol koçu, “Ben, bana daha çok terapi olduğunu düşünüyorum. Moral olarak düştüğüm yerden, o çocukların enerjisini görünce moral bulup toparlandığım çok olmuştur” ifadelerini kullandı.</div>
<div><b> </b></div>
<div><b>AMAÇ KURSU BASKETBOL OKULUNA DÖNÜŞTÜRMEK</b></div>
<div></div>
<div>Kursun adı Spor Akademi olarak belirlendi. Yunanistan’a teşekkür için de formaların rengi mavi ve beyaz olarak seçildi. Üzerine NBA’in sloganı ‘I love this game’  yazıldı. Ayrıca kursun yerini ve zamanını belirtmek için de Athens 2021 eklendi. Formalar hayırseverlerin destekleri ile alındı. Kursa katılan çocukların kardeşlerinin üzülmemesi için  onlara da ayrıca forma hazırlandı.</div>
<div></div>
<div>Kursu hayata geçiren ekibin amacı uzun vadede, ülkesini terk etmek zorunda kalıp Yunanistan’a sığınan mülteci çocuklarının tamamını kapsayacak bir basketbol okulu açmak. Bunun için BM, AB, UNICEF gibi pek çok uluslararası kuruluşlarla iletişime geçmeyi planlıyorlar.</div>
<div></div>
<div><b>ENES KANTER GİBİ OLMAK İSTİYORLAR</b></div>
<div></div>
<div>Çocukların kendilerine örnek aldıkları isim ise NBA’de Portland’ın yıldızı Enes Kanter… Dünyaca ünlü oyuncu ile maç yapmak istediklerini belirten minikler, Kanter’in maçlarını yakından takip ediyor. Basketbol koçu, çocuklarla Enes Kanter’in maçları ve nasıl oynadığıyla ilgili sürekli konuştukları belirtiyor.</div>
<div></div>
<div><strong>Kaynak: Samanyoluhaber</strong></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/nba-yildizi-enes-kantere-atinadan-mac-teklifi/">NBA yıldızı Enes Kanter’e Atina’dan maç teklifi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Herkül Millas: Bugün cemaatin ‘geçmiş günahlarını’ konuşmanın günü mü?</title>
		<link>https://hizmetten.com/herkul-millas-bugun-cemaatin-gecmis-gunahlarini-konusmanin-gunu-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2021 18:07:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Atina]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Herkül Millas]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=18034</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zaman Gazetesi eski yazarlarından Herkül Milas, Atina’da gazeteciler Selahattin Sevi ve Doğan Ertuğrul’a konuştu. Son yaşananlar ışığında Türkiye’yi masaya yatıran Milas, ülkedeki en önemli problemlerin başında demokrasi eksikliğini görüyor. Devletin&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/herkul-millas-bugun-cemaatin-gecmis-gunahlarini-konusmanin-gunu-mu/">Herkül Millas: Bugün cemaatin ‘geçmiş günahlarını’ konuşmanın günü mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="td-post-featured-image">
<figure></figure>
<figure>Zaman Gazetesi eski yazarlarından Herkül Milas, Atina’da gazeteciler Selahattin Sevi ve Doğan Ertuğrul’a konuştu. Son yaşananlar ışığında Türkiye’yi masaya yatıran Milas, ülkedeki en önemli problemlerin başında demokrasi eksikliğini görüyor.</p>
<p>Devletin zulm ettiği insanları kimsenin görmezden gelemeyeceğini hatırlatan Milas, tarihin tekerrür ettiğini kaydederek “Ermenilere, Rumlara, Kürtlere yapılanlar bugün Gülencilere yapılıyor. Haklıdan yana sesini yükseltemiyorsan, en azından susarsın. Susmadığı gibi aleyhte konuşuyor. Hitler döneminde Yahudileri suçlamak gibi. Özeleştiri çağrısı da bu nedenle beni rahatsız ediyor.” diyor.</p>
<div class="s8vPvOkQ"></div>
</figure>
<figure><a class="td-modal-image" href="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herk%C3%BCl-milas.jpg" data-caption="Fotoğraflar: Selahattin Sevi"><img loading="lazy" decoding="async" class="entry-thumb" title="herkül milas" src="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herk%C3%BCl-milas-696x441.jpg" sizes="(max-width: 696px) 100vw, 696px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herkül-milas-696x441.jpg 696w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herkül-milas-300x190.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herkül-milas-100x63.jpg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herkül-milas.jpg 700w" alt="" width="696" height="441" /></a><figcaption class="wp-caption-text"></figcaption></figure>
</div>
<div class="td-g-rec td-g-rec-id-content_top td_uid_2_605ccd5b10a83_rand td_block_template_1 "></div>
<div class="s8vPvOkQ"></div>
<p>Tarihi perspektif içinde Türkiye’de yaşananları değerlendiren Milas önemil tespitler yapıyor.</p>
<p><a href="https://kronos21.news/tr/bugun-cemaatin-gecmis-gunahlarini-konusmanin-gunu-mu/">Kronos’ta</a> yayınlanan özel röportaj şöyle:</p>
<p>25 yıl olmuş. Muhabir olarak gittiğim Atina’ya yerleştikten bir iki hafta sonra ünlü Zonars Cafe’de buluşmuş, ilk Elino-Türkiko kahvelerimizi içmiştik Herkül Milas’la. Kahvenin hatırı vardı ve Atina’da bulunduğum birkaç yılda Hoca ile haber için, sohbet için, dertleşmek için sık sık buluştuk.</p>
<p>Her defasında saatler boyu süren sohbetlerimizde Türk-Yunan ilişkilerinden, milliyetçilikten, ‘öteki’nden, Rum olmaktan, Elitis’den, Hacıdakis’ten, Yunus Emre’den, Rumi’nin Yunanca şiirlerinden… konuştuk. Hiç unutamam, Elitis’in ‘Πριν απ’ τα μάτια μου ήσουν φως, Πριν απ’ τον Έρωτα έρωτας, Κι όταν σε πήρε το φιλί, Γυναίκα‘ dizelerinin de yer aldığı Hacıdakis’in O Megalos Erotikos albümü -kaseti hediye etmişti- hakkında Herkül Hoca’nın, ‘Müziği zordur Hacıdakis’in’ yorumuna sevgili eşi Evi’nin ‘Ama Herkülcüm, zor müzik olur mu, başka türlü anlatmak lazım’ itirazını ya da Elitis’in başka bir dizesini ‘Boğazına büyük, kırmızı bir gül dolanır’ şeklinde mi yoksa, ‘…kırmızı, büyük bir gül dolanır’ şeklinde mi ifade etmek gerektiğini tartışmamızı. Ya da Olimpos’ta antikHerkül Mila tanrıların yaşadığına inanıp inanmamayı…</p>
<p>Aynaros’a da gittik Herkül Hoca ile… İveron’u, Simona Petra’yı, manastırları ziyaret eden son Türkleri, hatta Katolik ve Ortodoks kiliselerini sonsuza dek ayıracak ihtilafla ilgili ‘büyük sırları’ birlikte konuştuk keşişlerle…</p>
<p>Sonra ben Atina’dan ayrıldım. Ama o konuşmaların, tartışmaların izlerini hep taşıdım. Sanıyorum nereye gitsem Herkül Hoca hep benimle birlikte geldi. Umarım ki hâlâ öyledir… Ve yaklaşık 25 yıl sonra Herkül Milas ile Atina’daki evinde yine buluştuk. Evi’nin hazırladığı kahvelerimizi içtik. Ama bu kez şiirden, müzikten, edebiyattan hatta Türk-Yunan ilişkilerinden bile söz etmeye fırsat bulamadık. 25 yıl sonra gündemimiz yine Türkiye’ydi.</p>
<p>Üstelik o günlerle bile kıyaslanamayacak kadar kötü bir Türkiye. Biz de Milas’ın Ahdi Atik‘ten bir alıntı yaptığı yazısından başlayarak sevgili Selahattin Sevi ile birlikte susmanın ve konuşmanın, sevinmenin ve üzülmenin zamanını konuştuk.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-190944" src="https://tr724.wpengine.com/wp-content/uploads/2019/04/herkul-milas-dogan-ertugrul-selahattin-sevi.jpg" sizes="(max-width: 704px) 100vw, 704px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herkul-milas-dogan-ertugrul-selahattin-sevi.jpg 704w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herkul-milas-dogan-ertugrul-selahattin-sevi-300x192.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herkul-milas-dogan-ertugrul-selahattin-sevi-100x64.jpg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herkul-milas-dogan-ertugrul-selahattin-sevi-696x445.jpg 696w" alt="" width="704" height="450" /></p>
<p><strong>Bir yazınızda ‘Konuşmanın zamanı var, susmanın zamanı var. Üzülmenin zamanı var, sevinmenin zamanı var…’ alıntısı yaptınız. Dua gibi ifadeler. 3 bin yıllık bir metin olduğunu söylüyorsunuz. Kaynağı ne?</strong></p>
<p>Eski Ahit. Çok güzel, şairane bir metin. Vaiz 3.</p>
<p><strong>Neden bu alıntıyı yapma ihtiyacı duydunuz?</strong></p>
<p>Son birkaç yazımda ‘zamanlama’dan söz ediyordum: O nedenle aklıma geldi. Bu arada Eski Ahit‘i karıştırırken başka bir şey buldum. Diyor ki, “Hayvanlar da insanlar gibi nefes alır, solur… İnsanların hayvanlardan üstün yanı olmamalı. Aynı yere varacaklar hepsi.” Hayvanseverler için bu inanılmaz bir şey… Zaten Eski Ahit sadece dini metinlerden ibaret değil, içinde aşk şiirleri de var…</p>
<p><strong>Neşideler Neşidesi gibi…</strong></p>
<p>Evet. İşte zamanlama konusunda da bu metin söyleyeceklerime tam uygun geldiği için alıntıladım.</p>
<p><strong>Bu Eski Ahit metnini bugün hatırlama nedeniniz ne?</strong></p>
<p>Çünkü bazı şeyleri yapmanın zamanı değil bana göre. Şundan dolayı; adam gerçeği söylediğine inanıyor. Evet, söylediği gerçek de olabilir ama o gerçeği söylemenin sonucuna bakmıyor. Mesela bir çocuk, diyelim bir gerçeği öğrenince şoka girecekse, hayat boyu şokta yaşayacaksa, o gerçeği söylemezsin, değil mi? Ya da bir insana bir yakını kaybettiğini pat diye söylemezsin. Onu söylemenin bir yolu var. Doğru yanlış yetmiyor, onun dışında başka şeyler de var. Şimdi yazılan birçok yazıda görüyorum. Adam bir şey söylüyor. Bakıyorum evet haklı. Ama haklı olduğu o şeyi o zamanlama ile söylemenin başka sonuçlarını dikkate almıyor. Oysa bir yazının tahrik edici olmaması, gereksiz tepki yaratmaması da gerekiyor.</p>
<p><strong>Anlaşılmasının, düşüncenin önüne geçeceği için mi?</strong></p>
<p>Tabii. Çünkü bir eleştirinin iki amacı olabilir. Birincisi, kendine güveni sağlamak için karşı tarafın ne kadar kötü olduğunu göstermeye çalışırsın. Veryansın edersin. Onlar kötü, biz iyiyiz, filan. Bu eleştiride en küçük bir karşı tarafı ikna etme çabası yoktur. Karşı tarafın görüşünü değiştirmesini sağlama amacı da yoktur. Hatta tam tersi kutuplaşmayı sağlamak, hem kendinizi hem de kendi grubunuzu tatmin etmektir amacınız. Mesela Tayyip Erdoğan’ın yaptığı eleştirilerin amacı tam da bu. Herhalde arkamda öyle kitleler olmadığı için (gülüyor) benim birilerine saldırı niyetim yok.</p>
<p><strong>Sizin birini, bir şeyi eleştirirken hedefiniz ne?</strong></p>
<p>Bazı görüşlerimi karşı tarafa iletmek ve onları etkilemek. Değiştirmek büyük laf. Öyle bir iddiam yok. Ama eleştiri ile birini etkileyebilmenin bazı ilkeleri var.</p>
<p><strong>Nedir sizce bu ilkeler?</strong></p>
<p>Öncelikle eleştiri öyle dile getirilmeli ki, muhatabın varmasını istediğin sonuca kendi varsın. Eleştiri, sen yanlış yoldasın diye başlayamaz. Karşıdaki insanı pes ettirme hedefi olamaz eleştirinin. Evet pes ettim, sen kazandın dese bile, görüşleri değişmez çünkü. Ama kendisi düşünür de, acaba ben hatalı mıydım derse, görüşleri değişmeye başlar. Bir başka önemli nokta, tonlama. Eleştiride saldırganlık olmamalı. Çünkü saldırganlıkla kimseyi ikna edemezsin.</p>
<p><strong>Ya eleştirilen kişi, grup her eleştiriyi saldırganlık olarak görüyorsa…</strong></p>
<p>Bunu önlemek için örnekleri kendisinden vermeyeceksin. Yani sen şunu yaptın, demekle olmaz. Almanya’da bir toplantıya çağırdılar, resmi tarihi nasıl anlatıyorsun, diye. Ben konuşmamda onlara kendileri dışında örnekler verdim. Azınlık refleksiyle yaptım sanıyorum. Ne yaptığımı daha sonra düşündüm. Bilinç dışı davrandım belki de. Mesela Türkiye’de milliyetçiliği anlatırken, Türk milliyetçiliğinden söz etmedim, Yunan milliyetçiliğini anlattım. Sınıfta, “Hocam bizde de buna benzeyen şeyler yok mu?” diyen öğrenciler oldu. Ama Türk milliyetçiliği şöyle, böyle desem, buz gibi milliyetçiler yetiştirirdim. Yunan gelmiş bize hakaret ediyor, diyecekler. Biraz da haklı olacaklar. Üstelik zaten tüm milliyetçilerin yaptığı bu. Sadece karşı tarafı anlatıyorlar. Kötü yanını gösteriyorlar ve üstelik haklılar. Ama hiçbir işe yaramıyor, başka milliyetçilikleri eleştirirken kendi milliyetçisini yaratıyor. Çünkü karşı taraf kötü sen iyisin, sonucu çıkarıyor.</p>
<p><strong>Bazı ‘hassas’ konulara hiç girmemek gerekebilir mi eleştirirken?</strong></p>
<p>Hayır, tüm konuların konuşulması gerekir. Bir konu ele alınmazsa bu kötü bir mesaj oluyor. Çünkü karşındakine, susarak geçiştirdiğin konu öyle bir konu ki, tedavisi yok, önüne geçilemez, mesajı veriyorsun. Ve çok önemli başka bir şey: Bütün tarihi, toplumları, insanları değişmekte olan haller olarak görmek ve göstermek zorundasın. Hiçbir şey durağan değil. Değişiklik temeldir ve bunun tersi stereotiptir, kalıp yargıdır.</p>
<p><strong>‘Tarihi, toplumları değişmekte olan haller olarak görmek’ ne anlama geliyor?</strong></p>
<p>Mesela Türkler nasıldır sorusunun cevabı, ‘Türkler değişir’dir. Yunanlar, İtalyanlar, Araplar değişir, olduğu gibi. Ezelden bugüne ve bugünden sonsuza aynı olan topluluk olamaz. Efendim Türkler ya da Yunanlar zamanında şunu yaptı, tamam yaptı ama değiştiler. Bugün kötü olabilir, yarın da iyi olabilir. Bu değişiklik iyiye doğru da kötüye doğru da olabilir. Dün iyi olan yarın kötü olur.</p>
<p><strong>Eleştiriyi başka örnekler üzerinden kurmak neden önemli?</strong></p>
<p>Bir örnekle anlatayım. Bir Kürt derneği beni Diyarbakır’a çağırdı, milliyetçilik konusunu işlememi istediler. Onlar benden Kürt milliyetçiliği anlatmamı beklerken onlara Yunan milliyetçiliği anlattım. Önce sözlük hazırladılar, sonra dil bilgisi hazırladılar, sonra şiir derlemeleri yaptılar. Dernekler kurdular, sonra ayaklandılar, dedim. Gelişmeleri ayrıntılarıyla anlattım. Biri kalktı ve “Hocam siz bizden korktunuz da mı böyle anlattınız, resmen bizi, Kürt milliyetçiliğini anlattınız?” dedi. Hayır, dedim, korkudan değil, sizin tepkinize neden olmamak için yaptım bunu. Tepkiniz, anlamanızı engeller çünkü. Ben ‘siz böyle yapıyorsunuz’ desem adamlar haklı olarak kızacak. Böylece saldırganlığı da peşinen engellemiş oluyorsun.</p>
<p><strong>Görüşlerin değişmesi neden insanlarda saldırganlığa neden olur?</strong></p>
<p>Bir insanın görüşleri değişirken sadece görüşleri değişmekle kalmaz, kimliği de değişir çünkü ve o görüşler kimliğinin bir parçasıdır. Şunu değiştir, bunu değiştir dediğin zaman, kimliğini yıkıyorsun. Bu nedenle direnç gösteriyor ve kabul etmek istemiyor. Kabul edince kendini boşlukta da hissedebilir. Onun yerine başka bir şey koyacaksın. Bayrak görüyor, gözleri yaşarıyor. Böyle bir insana ‘inandığın yanlıştır’ diyerek diyalog bile kuramazsın.</p>
<p><strong>Kendimizi tanımladığımız ‘öteki’nin yerine başka bir ‘öteki’ koymak mümkün mü?</strong></p>
<p>İşte, oraya geliyorum. Yunanistan’da bir konuşma yaptım, biri sordu “Öteki -yani düşmanı olmayan bir millet-toplum, grup olabilir mi?” diye. Çünkü biz kimliğimizi genellikle ne olmadığımızı belirleyerek kurarız. Ötekinin üzerinden. ‘Şu değiliz’ üzerinden kurarız. Dedim ki, peki benim ötekim kim? Benim ötekim yok mu, var. Ama benim ötekim kimseye zarar vermeyecek, sakıncasız bir öteki. Geçmişte, kötü işler yapmış, bağnaz insanlar. (Gülüyor) Mesela Yunan ya da Türk aşırı sağı değil benim ötekim. Çünkü bence suçlu insan yok, kurbanlar var. Kimse kötülük yapmak için yaşamaz.</p>
<p><strong>Peki kötü insanlar, baskıcı liderler, yöneticiler masum mu?</strong></p>
<p>Şöyle anlatayım: Ben 21 yaşında İşçi Partisi’ndeydim, Behice Boran vardı, tanınmış bir sosyolog. Bir soru sordum. “Biz bilimseliz diyoruz,” dedim Hitler’e karşıyız, ama Hitler o toplumun bir sonucu. Neden kızıyoruz? Yağmur gibi, kaçınılmazdı. O şartlarda Hitler’in çıkması kaçınılmazdı. Yani Hitler’in içine şeytan girmedi, o insandı. Toplumu anlamak yerine lidere kızmanın arkasında bizim bilinçsiz güvensiz halimiz var. Mesela Tayyip Erdoğan’ı ele alalım. Sürpriz değil. Ya kötü adam diyeceğiz, ya da… Ama bu tartışmayı seninle birlikte daha önce de yapmıştık. Bundan 25 yıl önce… O nedenle burada bırakalım, oraya girmeyeceğim.</p>
<p><strong>Öyleyse, zamanlama yazısının zamanlamasına gelelim. Neden şimdi?</strong></p>
<p>Şundan rahatsız oldum. Uzun zamandır, Türkiye’de Ermeni kıyımı, Rumlara yapılanlar, Kürtlere yapılanlar diye sempozyumlar filan oluyor, romanlar yazılıyor. Bunlarda beni rahatsız eden bir şey var. Bir örnek vereyim, benim en yakın arkadaşlarımdan, askerde de birlikteydik, Demir Özlü’nün romanında “Rumlar gitti filan, sonra bu kırolar geldi Anadolu’dan ve İstanbul rezil oldu” gibi görüşler var… Doğru mu, kısmen doğru. (Gülüyor.) Şimdi diyelim 30 sene geçecek, Kürtleri keseceğiz, kovacağız, sonra ne güzel Kürtler vardı, şarkıları vardı, filan… Şu anda yaşanan bir olay var. Şu anda yaşadığımızın aynı şey olduğunu görmüyor. Bu o kadar büyük bir körlük ki…</p>
<p><strong>Kimleri kast ediyorsunuz? Bu körlüğü yaşayanlar kimler?</strong></p>
<p>Benim en çok şaşırdığım da solcular. Eskiden solcuların yaşadıklarının aynısını bugün başka muhalifler yaşıyor. İftira ile hapse atılıyorlardı, bugün de muhalifler hapse atılıyor. Solcuların bunu görmemesi beni çok şaşırtıyor.</p>
<p><strong>Görmüyorlar mı gerçekten yoksa görmezden mi geliyorlar?</strong></p>
<p>Bir kısmı görmüyor. Bir kısmı, bir kusur buluyor, oh olsun, diyor. Şimdi Rumlara yapılan haksızlıklar üzerine çalışan öğrenciler var. Neden kimse bugün yapılan benzer haksızlıklar üzerine konuşmuyor? Varlık Vergisi üzerine çalışanlar, neden susuyor. Bugün yok mu Varlık Vergisi? Cemaate yapılanlar Varlık Vergisi uygulaması değil mi? Ama konuşmuyorlar. Hatta bakın, susmalarını dahi bir yere kadar anlıyorum. Korkuyorlar, ben de olsam susardım herhalde. Ama susmadığı gibi bir de aleyhte konuşuyorlar.</p>
<p><strong>‘Oh olsun’ diyenlerden mi söz ediyorsunuz?</strong></p>
<p>Evet, ama onları konuşmaya gerek bile yok aslında… Ama şu var, adam akıllıysa açıkça oh olsun demez, aynı şeyi farklı ifade eder ama biz anlarız. Mesela, “ama siz de şunu yaptınız” deyince…. Ne oluyor, “oh olsun” demek oluyor, işte. Hak ettiniz demek oluyor. Hak ettiniz ile “oh olsun” arasında fark var mı? Aynı şey.</p>
<p><strong>‘Doğru’yu yanlış zamanda söylemek de ‘oh olsun’ anlamına gelmiyor mu?</strong></p>
<p>Tabii bunu söyledim ve yazdım. Bir tutumu desteklemenin veya yermenin dolaylı işleyen ilginç bir yöntemi var. Kötü bir davranışı haklı çıkarmak için “nedenini açıklayanlar” oluyor. Kimi zaman “dönemin şartları” derler, bazen “yanlış oldu” da derler. Kötülemek istediklerinde ise “neden” söz konusu olmaz, davranış kötülüğün kanıtı olarak ele alınır. Buna isterseniz çifte standart, isterseniz savunma mekanizması deyin.</p>
<p><strong>Hrant Dink’in öldürülmesine ‘öfkeli gençlerin milli hisleri’ diyor mesela…</strong></p>
<p>Tam işte, öyle. Böyle bir söz o gençlerin galeyana gelmesini meşrulaştırıyor. “Açıklamaya” başlarsan Yahudilerin fırınlarda yakılmasını açıklamaya gerekçelendirmeye kadar gider bu. Sonra savunma hatları oluşturuyor.</p>
<p><strong>Katliamlar, cinayetler, baskılar yaşanırken susmanın savunma hatları nasıl oluşuyor?</strong></p>
<p>Savunma hatlarının birkaç aşaması var. Birinci hat reddetmektir, hayır bunlar yaşanmadı demek. İkincisi kıyaslamaktır, biz yaptık ama az yaptık, onlar çok yaptı, demek. Üçüncü savunma hattı evet biz yaptık ama onlar tahrik etti. Ne diyeceklerini biliyorum, bizim yaptığımız aynı şey değil diyecekler. Tabii hayatta hiçbir şey tam olarak aynı değildir. Bu nedenle “aynı” yerine ben “benzer” diyorum, benzetmek göreceli bir şey çünkü.</p>
<p><strong>‘Geçmiş günahları’ hatırlatmak doğal insani bir refleks mi yoksa kimlikler, aidiyetlerle bir ilgisi var mı?</strong></p>
<p>Burada önemli olan şu. Geçmiş günahlar dahil, her şeyi konuşacağız ama konuştuklarımız kötü amaç için alete dönüşmeyecek. Diyor ki mesela, gruplar cemaatler bunu yapar. Diyelim ki bunu yapar. Eee. Neden söylüyorsun. Bugün bunu söylemenin günü mü? Burada her şeyi konuşmak gerek ilkesiyle bir çelişki de yok. Diyelim ki cemaatin geçmiş günahlarını eleştiren biri, başka bir yazısında cemaate yapılanları anlatsa, eleştirse ben itiraz etmem. Ama sadece günahları içeren yazılar beni rahatsız ediyor. Bu kadar dert varken… Neden buna, bugün, bu kadar ihtiyaç duydun?</p>
<p>Eskiden de böyleydi. Azınlıklara “bir şeyler” yapılırken de Türk basınında bu yapılanlar yanlıştır diyen tek bir yazı çıkmadı. Aradan 40 yıl geçiyor, konuşmalar, doktora çalışmaları kitaplar… Oysa zamanında söylenecek bir cümle 40 yıl sonra yapılacak doktora çalışmasından daha değerlidir. Biraz müstehzi bakmak geliyor içimden. Neyse… Rumlar hakkında yazıyor. Rum kalmamış ülkede Rumlar hakkında yazıyor. Üstelik Ermenilerin, Rumların yaşadıklarına benzer şeyleri bugün başkaları yaşarken 40 yıl önceki olanları yazmak…</p>
<p><strong>Rumların, Ermenilerin yaşadıklarına benzer baskılar yaşanıyorken…</strong></p>
<p>Evet işte budur söylemek istediğim. Zaten ben bugün için söylüyorum. İki yüzlü oluyor. Şöyle söyleyeyim Hitler zamanında Yahudilerin aleyhinde konuşmak sakıncasız bir şeydi. Ama Yahudiler lehinde ya da Hitler aleyhinde konuşmak sakıncalı bir şeydi. Haklıdan yana sesini yükseltemiyorsan, en azından susarsın.</p>
<p><strong>Bugün yaygın bir ruh hali var. Tüm bunlar yaşanırken kimse neden tepki göstermiyor, diye. Neden sizce?</strong></p>
<p>Bizim zamanımızda da bu haksızlıklar yapılırken, bunlar yapılmamalı, yanlıştır, diyen yoktu. Şaşırdım mı? Hayır, ben hayatı böyle biliyorum, insanları da, toplumları da böyle biliyorum. Sanıyorum, milliyetçiliğe karşı çıkmamın nedeni bu, çünkü böyle davranmalarının nedeni grup psikolojisi. Tarafsız olamıyor, empati yapamıyor. İnsanlar beni şaşırtmıyor. Mesela Yunanistan’daki Yahudiler. Bir tartışma oldu, Yunanistan’da Yahudilere iyi davranılmıyor diye. Tepkiler geldi, nereden çıkarıyorsunuz, diye. Gerçekten adamlar hiç duymamışlar Yunanistan’da Yahudilere yapılanları.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-190945" src="https://tr724.wpengine.com/wp-content/uploads/2019/04/herkul-milas-gazeteci-yazar-atina-yunanistan-turkiye.jpg" sizes="(max-width: 715px) 100vw, 715px" srcset="https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herkul-milas-gazeteci-yazar-atina-yunanistan-turkiye.jpg 715w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herkul-milas-gazeteci-yazar-atina-yunanistan-turkiye-300x192.jpg 300w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herkul-milas-gazeteci-yazar-atina-yunanistan-turkiye-100x64.jpg 100w, https://www.tr724.com/wp-content/uploads/2019/04/herkul-milas-gazeteci-yazar-atina-yunanistan-turkiye-696x445.jpg 696w" alt="" width="715" height="457" /></p>
<p><strong>Türkiye’de yaşananları duymamış olabilirler mi? Bugün duyma kanalları daha açık ve üstelik alenen de söyleniyor…</strong></p>
<p>Ama sürekli bir propaganda da var. Hitlerin dönemi gibi. Almanlar o dönemde ne duyuyordu? Sadece Yahudiler hakkında mitoslar duydular.<br />
Bu beyin yıkama. Bunun karşısında durabilecek tek şey kritik düşünce. Bak aynı noktaya geldik. Eleştirel düşüncenin karşısında ne var? Bir tür skolastik düşünce. O dedi, bu dedi. Eskiden Aristo dedi, İncil’de yazıyor, şeklindeydi bunun karşılığı. O kadar yalan var ki… Bugünkü insanlar bir bombardıman altında, sürekli beyinleri yıkanıyor. Sonra söylenenler, “Herkesin bildiği gerçek” oluyor. Sorguluyorsun, yahu bu herkesin bildiği bi şey, diyorlar! Herkes öyle biliyor ama doğru değil.</p>
<p><strong>Dolayısıyla kanıta da ihtiyaç olmadığına inanıyor.</strong></p>
<p>Evet, tabii. Mesela Anayasa Mahkemesinin bazı üyeleri hapse atıldı. Adamlar, biz suçlu değiliz. Suçlamaları açıklayın ona göre savunma yapacağız, diyor. AYM’nin cevabı ‘apaçık olan bir şeye kanıt gerekmez’, diyebiliyor. Herkes biliyor öyle olduğunu, o nedenle kanıta gerek yok, diyor mahkeme. Bu hale geldi toplum. Cemaatin durumuna bakın, hem Kemalistler söylüyor, hem Müslümanlar söylüyor, Tayyip Erdoğan söylüyor. Libareller susuyor ve cemaatin sesi duyulmuyor. Sonra cemaate yöneltilen suçlamalar herkesin bildiği bir ‘gerçek’ olduğu için, kanıta bile ihtiyaç duyulmuyor.</p>
<p>Buradan bir örnek vereyim; Yunanistan’da da bir kabul var; Politeknik’te 1973’te gençler öldü, diye. Sıkıysa tersini söyle! Ölmedi diyenler cuntacılardır, diyecekler. Evet doğru, cuntacılar bunu söyledi, ne yapalım şimdi? Ama ortada bir gerçek var, Politeknik’te gençler öldürülmedi. Acayip bir toplumuz, yüzyılımız böyle.</p>
<p>Bakın bir örnek daha vereyim. Daniel Kahneman diye bir adamın Thinking, Fast and Slow adlı bir kitabı var. Ekonomi ödülü aldı bu adam ama mesleği psikoloji. Neden ödül aldı, çünkü insanın nasıl düşündüğünü ortaya koyuyor ve diyor ki, insan hemen karar veriyor fazla düşünmeden. Ve aldıkları ekonomik kararlar da mantıklı değil. Oysa bu ekonominin temel ilkesine, yani insanın Homo Economicus olduğu kabulüne aykırı. Adam temel ilkeyi yıkarak Nobel ekonomi ödülü aldı. Orada çok ilginç testler var. Farklı uzunlukta iki şey gösteriyorlar. Sırayla baştaki 3-4 kişi bilinçli bir biçimde ve kasıtlı “bunlar aynı” diyor, sonuncusu da genel yargıya uyup “aynı bunlar” diyor. Neden? Çünkü ilk 3-4 kişi “aynı bunlar” dedi. İnsanlar böyle, kitle psikolojisi öyle…</p>
<p>Daha feci bir test var. Bir adama rolü gereği elektrik veriyor gibi yapıyorlar testte, senin elinde de bunu durdurabilecek bir düğme var. Adam acılar içinde kıvranıyor gibi yapıyor ama sözde doktor rolünü oynayan soğukkanlı durduğu için denekler de soğukkanlılıkla izliyor, kimse düğmeye basıp acıyı durdurmuyor. Topluluk koşmaya başlayınca herkes koşuyor, böyledir kitleler. Birey olmak büyük aşamadır.</p>
<p><strong>Kitle psikolojisi olabilir ama yaşananlar sadece bununla açıklanabilir mi?</strong></p>
<p>Haklısın tabii hepsi aynı değil. Çıkarı var, oturup hesabını yapıyor. Ben kendi hayatımdan söyleyeyim, ben askerde çavuşa çıkarılırken başarısız göründüm. Sınavı yapan yarbaydı, döndüm baktım adama, “emir aldım, özür dilerim, bir şey yapamam”, dedi. Düşünün ben onun çocuğu yaşındayım, askerim, bunu başarısız çıkar diye emir almış. Kötü bir şey yaptığını biliyor. Bir kısmı da herkes yaptığı için yapıyor. Başka bir kısmı çıkarları için dönüş yapıyor. Erdoğan aleyhine her şeyi söylemiş adam, dönüyor, Bakan filan oluyor.</p>
<p><strong>Bu hükümet ya da yönetim değişirse diye hesaplı, planlı tepkiler yok mu?</strong></p>
<p>Tabii bir de öyleleri var; ilerde işler değişirse… Ona göre davranıyor, arada bir laf ediyorlar. İleride kullanmak için, ben zaten söylemiştim, demek için. Aslında karşı çıkmıyor, destekliyor ama ilerde bir yararı olur diye arada da sözde eleştiriyor… Çok aşırıydı efendim, ben demiştim zaten… Engel olamadık, bu kadar da olmaz, demiştim. İnsanlar kendilerini müthiş aldatabiliyorlar. Ben Hali Berktay’ın kendisini, dönek, iki yüzlü ve korkak olarak gördüğünü sanmıyorum. Hiç kimse kendisini böyle görmüyor zaten. Mecburdum zaten, diyecek, bir şey açıklama bulacak. Ben yazmıştım zaten! İşte mecburdum, herkes yaptı, ailem vardı…</p>
<p><strong>İnsanlar gözaltı ya da tutuklanma korkusu yaşıyor…</strong></p>
<p>Evet, bazılarının çok anlaşılır, bir hayat düzeni var ve var gücüyle onu korumak istiyor. Hakim karar verirken diyor ki, şimdi ben beraat versem nasıl olsa başka bir mahkeme tekrar tutuklama verecek. Niye riske atayım kendimi. Beraat verirsen de kahraman oluyorsun. Güzel bir söz var, “mutlu halkların kahramanları olmaz”, diye. Ben de hayatımı normal bir şekilde yaşamak istiyorum, kahraman olmak istemiyorum. Yunanistan’da hep söylüyorum, Türkiye’de insanların bilgili olması yetmiyor yürekli olması da gerekiyor. Avrupa’da artık yok böyle şeyler. İnsanlar Türkiye’de biyografilerini yazarken, kıvançla hapse girdim diye yazıyor. Çünkü hapse girmesi onun dürüstlüğünü gösteriyor. Avrupa’da hapse girince kahraman değil, sabıkalı diyorlar. Ama Türkiye’de bonservis gibi bir şey, hapse girmeyene, başına bir şey gelmeyene şüphe ile bakılıyor.</p>
<p><strong>Özeleştiri eksikliği demokrasi kültürü ile mi ilgili?</strong></p>
<p>Çok güzel bir laf okumuştum. Türkiye’de ne kadar demokrasi varsa bizim cemaatimiz-grubumuz içinde de o kadar demokrasi var, diye. Demokrasi bir kültürdür. Türkiye ve Balkanlardaki demokrasi kültürü zayıf. Bu kadar söyleyeyim… Diğer yandan eleştiri yaparken şuradan başlamak gerek: Bu konuda eleştiri yapmaya hakkımız var mı? Mesela insanların yaşam biçimleri, tercihleri konusunda eleştiri olmaz. Bunu eleştirmeye hakkımız yok. Bir toplumda, bir grupta konsensüsün olduğu konular, eleştirinin konusu olamaz.</p>
<p><strong>Özeleştiri ile özeleştiri beklentisi arasında nasıl bir ayrım ve ilişki var?</strong></p>
<p>Özeleştiri ne demek ben hiçbir zaman tam olarak anlamış değilim. Pişmanlık gibi geliyor kulağa. Bir şey yapmışsın, yanlış olduğunu söylüyorsun.<br />
Hepimiz yapabiliriz bunu. Bu anlaşılır. Ama bunu bir merasime, bir prosedüre dönüştürmek farklı bir şey. Yıkıyorsun insanı, adam aynada kendi suratına tükürüyor. Hata yaptım. Tamam. Şu an sözü edilen eleştiri, çık ve geçmişini reddet anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Bu beklenti çık suçunu itiraf et, hatta suçunu üstlen anlamı taşımıyor mu?</strong></p>
<p>Tabii ve özeleştiri sonrası tüm haklarını kaybediyorsun. İtirafçı olmak hariç tabii.. Özeleştiri yapıyor, itirafçı oluyorsun, ihanet edip arkadaşlarını ele veriyorsun o zaman… Şimdi bu özeleştiri midir bilmiyorum, özeleştiri denince aklıma bunlar geliyor. Bitirmişsin adamı zaten. Eskiden, Ortaçağ’da özeleştiri demek suçunu itiraf demekti ve itiraf edeni de yakarlardı zaten. Önce suçunu kabul ettirir sonra kazığa oturturlardı. İşkenceye dayanamıyor içime şeytan girdi, İsa’yı reddettim, diyor, itiraf ediyordu, sonra da yakılıyordu. Stalin zamanındaki özeleştirileri de biliyoruz. İtiraf et yoksa aileni yok edeceğiz diyerek itiraf ettiriyorlardı. Pratikte özleştiri böyle oldu başka türlü özeleştiri duymadım ki…</p>
<p>İnsan dürüstse hatasını söyler zaten. Özeleştiri kelimesi kendi içinde problemli zaten. Biliyorsunuz polisiye romanları ortaya çıkaran yasalarda yapılan değişikliklerdir. Yasalar değişti, suçun itiraf edilmesi değil kanıtlanması gerektiği anlayışı ortaya çıktı. Birini suçlayabilmek için kanıt göstereceksin. O zamana kadar kanıta gerek yoktu, yakalıyorsun, dövüyor ve suçunu itiraf ettiriyorsun. Suçu ispat gereği ortaya çıkınca polisiye romanlar doğdu. Suçu ispat edilemeyen suçsuzdur. Bunu söylemek bile beni rahatsız ediyor: Bir insan suçsuzluğunu ispata davete zorlanabilir mi? Kanıtlarsın, yargılanır, temyize gider, hatta bana göre AİHM’de de suçlu bulunur, o zaman suçlu derim. Reagan’a ateş ettiler. Adam, herkesin gözü önünde ABD Başkanı Reagan’ı vurdu, o adama “suspect” dediler. Yani şüpheli. Herkesin gözü önünde vurdu adam. Ama yargı karar verene kadar şüpheli. İstisnası olamaz bunun.</p>
<p><strong>Suçlanmada muhatap belli, yargı. Özeleştirinin muhatabı kim? Kamuoyu mu?</strong></p>
<p>İktidar. Kimse iktidar, özeleştirinin muhatabı da odur. Bu nedenle beni rahatsız ediyor. Kendi ispat etme mecburiyetini, ötekinin özeleştiri zorunluluğuna çeviriyorsun. Hayır, sen ispat etmek zorundasın. Amerikan mahkemelerinde görüyoruz, adam birini öldürmüş, hepimiz biliyoruz ama ispat edecek delil yok. Batıda böyle bir hukuk sistemi var. Oysa buralarda önce insan suçlu ilan ediliyor, hapse atılıyor, sonra delil arıyorlar, iddianame hazırlanıyor. Bunlar hukuk kültürüdür. Türkiye’de bu kültür yok.</p>
<p><strong>Bu dönemin daha önceki baskı dönemleri ile benzerlikleri ve farklılıkları ne?</strong></p>
<p>Fark şu, bugün Türkiye’de hukuk filan kalmadı. Eskiden en azından teoride vardı, bir yere kadar direnen insanlar vardı. Şimdi biliyor ki, direnirse yok edilecek… Faşizm bu işte.. Adamlar can havliyle kurtulmaya çalışıyor. Bu dönemde üç grup insan Türkiye’den Yunanistan’a geliyor. Bir kısmı yurt dışında bir evimiz olsun diye geliyor, bir kısmı çocuklarımı Türkiye’de yetiştirmek istemiyorum, diye geliyor. Gülenciler, tutuklanmamak, hapse atılmamak için geliyor.</p>
<p><strong>Türkiye’nin yakın geleceğini nasıl görüyorsunuz? Türkiye bu süreci demokratik mücadele ile aşabilecek mi?</strong></p>
<p>Önce şunu söyleyeyim. Avrupa gelişmeleri izliyor. Tayyip Erdoğan’ın zayıfladığını hissettiği zaman süreci hızlandıracak. Şu an karşı çıkmanın semeresi olmadığını görüyorlar. Zayıfladığını gördüğü an muhalefete destek verecekler. Şu an Erdoğan’a karşı çıkmak, onu Rusya’ya daha fazla yaklaştırır. Ve Erdoğan her şeyi yapar, NATO’dan da çıkar, Rusya ile ittifak kurar. Zayıfladığı zaman yapamaz. Putin çok iyi biliyor Erdoğan’ın ne olduğunu. Avrupa da çok iyi biliyor Erdoğan’ı. Halk değil ama kurumlar var ve onlar çok iyi biliyor.</p>
<p>Diğer yandan ben Türkiye’ye demokrasinin hiç gelmeyeceğini düşünüyordum ama 2002’den sonra sürprizler oldu. AB süreci başta olmak üzere. Sonra daha büyük sürprizi geri dönüş başlayınca yaşadım. Tayyip Erdoğan’ın dönüşü, Kolotumba dediğimiz dönüşü sürpriz oldu. İyi orkestra etti, demek ki yavaş yavaş yaptı.</p>
<p><strong>Kötümser misiniz?</strong></p>
<p>Evet, kötümserim ama unutmayın ben 80 yaşındayım. Kalan zamanıma göre kötümserim. 20 yaşında dünyanın değişeceğine inanırdım, şimdi öyle projelerim yok. Ben, diyelim 100 yaşıma kadar yaşarım -gülüyor- ama son 10 yılda kafa ne kadar işler bilemem, o nedenle kötümserliğime bu açıdan bakın. Ben AKP’nin gençlik yıllarını çok olumlu görmüştüm, böyle bir dinamiği varmış demek ki. Ordu ne durumda bilmiyorum ama şunu bile duyuyorum, şu an iktidarda olan Erdoğan değil ordu, diyenler de var. Öyleyse işler daha da zorlaşacak. Erdoğan’ın milliyetçi dönüşüne bir anlam vermek lazım. Ordu, Erdoğan, MHP arasında bir ittifak darbe sürecinde kurulmuş olmalı. Bu varsa bu ordu ne yapar? Bu ordu göbeğinden NATO’ya bağlı bir ordu. Ordu Tayyip Erdoğan gibi hapse gideceğim diye korkmaz. Subayların çoğunun pis şeceresi yoktur. Sonunda Batıyla uyumlu siyaset yapar, diye tahmin ediyorum. Erdoğan iktidarda kaldığı müddetçe işler daha da kötüye gidecek. Seçimle gideceği, seçimi kaybedeceği şartlar oluşunca daha da hırçınlaşacak.</p>
<p><strong>Şu an susma zamanı mı, konuşma zamanı mı?</strong></p>
<p>Şöyle diyeyim. Konuşabilecek olanlar konuşsun. Kimseden kahraman olmasını isteyemeyiz, Türkiye’de yaşayan insana çık konuş diyemem.<br />
Ama konuşabilen konuşsun. Konuşamayan sussun. Onurlu bir şekilde susmanın da yolu var. Konuşmak istemiyorum demek, çok güzel bir cevaptır. Herkes ne dediğinizi anlar. Yurt dışında olanlar zaten konuşur. Bayrak sallamak şart değil, bin türlü yolu var mücadelenin. Ama teslim olmasınlar, yanlışa destek olmasınlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak:Tr724</strong></p>
<p><a href="https://hizmetten.com/herkul-millas-bugun-cemaatin-gecmis-gunahlarini-konusmanin-gunu-mu/">Herkül Millas: Bugün cemaatin ‘geçmiş günahlarını’ konuşmanın günü mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>[Bir Atina hikâyesi] &#8216;Yıldız&#8217;lar sönmesin diye&#8230;</title>
		<link>https://hizmetten.com/bir-atina-hikayesi-yildizlar-sonmesin-diye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hizmetten]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2019 13:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Misafir Kalemler]]></category>
		<category><![CDATA[Atina]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hizmetten.com/?p=5228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıldız&#8217;lar sönmesin diye&#8230; Günlerden Atina ve hava en az Atinalılar kadar sıcak. Ümit yolculuğumuzun geriye kalan yarısını tamamlamak üzere bu kadim şehirde tekrarladığımız girişimlerimizden sonra ümitsizce eve dönüşlerimizden birindeyiz. Yanımda&#8230;</p>
<p><a href="https://hizmetten.com/bir-atina-hikayesi-yildizlar-sonmesin-diye/">[Bir Atina hikâyesi] &#8216;Yıldız&#8217;lar sönmesin diye&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><b>Yıldız&#8217;lar sönmesin diye&#8230;</b><b><br />
</b></div>
<div></div>
<div>Günlerden Atina ve hava en az Atinalılar kadar sıcak. Ümit yolculuğumuzun geriye kalan yarısını tamamlamak üzere bu kadim şehirde tekrarladığımız girişimlerimizden sonra ümitsizce eve dönüşlerimizden birindeyiz.</div>
<div></div>
<div>Yanımda Meriç arkadaşım kıymetli Yüksel Abim. Bilenler bilirler; &#8221;Meriç arkadaşlığı&#8221; &#8221;kan kardeşliği&#8221; kadar yakın kılar insanı bir günde. Belediye otobüsünde hararetli ve bir o kadar da endişeli ve ümitsiz yolculuk denemelerimizi konuşarak, tüm dünyaya kapandığımız bir muhabbetin koyuluğu ile eve doğru ilerliyoruz&#8230;</div>
<div></div>
<div>İlk defa o gün karşılaştım onunla. Sırtıma çekinerek ve hafifçe dokundu, sonra da otobüs kartını uzatarak bana; &#8216;delikanlı şu kartımı da basabilir misin?&#8217; dedi. İstanbul dolmuş ve otobüslerinde günlük ritüellerden olan bu davranışa tabii bir refleksle karşılık verdim.</div>
<div></div>
<div>Kartı uzatanın kim olduğuna bile bakmadan bilinçsizce kartı basmaya gittim. Olayı ancak kartı bastıktan sonra fark etmeye başlamıştım. Burası Atina idi ve yaşlı bir teyze aşinası olduğumuz bir dilde, bu gurbet elde memleket tonuyla bir memleket davranışı sergiliyordu. Sahibinin kim olduğunu öğrenmek için büyük bir merakla kartı iade etmeye gittim.</div>
<div></div>
<div>&#8221;Siz Türk müsünüz?&#8221; diye sordu. &#8221;Sayılır&#8217; dedim, &#8221;Türk olmasam da Türkiyeliyim. Ama arkadaşım Türk&#8221; dedim tebessüm ederek.</div>
<div></div>
<div>&#8221;Hayrola ne işiniz var buralarda?&#8221; dedi. &#8221;Mülteciyiz, siyasi sebeplerden dolayı ülkeyi terk etmek zorunda kaldık&#8221; dedim. Şaşırdı, bir anlam veremedi ilkin. Muhtemelen ülkeyi terk eden birçok insan görmüştü şimdiye kadar. Çünkü bu kadim memleket aynı zamanda bir mülteci geçiş güzergâhıydı ve o bugüne kadar gördüğü birçok profile bizi oturtamamıştı. Ve artık duymaya hiç şaşırmadığım ve beklediğim o soruyu sordu; &#8221;Siz neden ülkeden kaçmak zorunda kaldınız ki? Temiz insanlara benziyorsunuz.&#8221; dedi.</div>
<div></div>
<div>Memleket topraklarından bir yudum su içmiş neredeyse herkesin meseleye baktığı gibi bakıyordu o da. Ve muhtemelen şöyle düşünüyordu: Memleketi terk etmek zorunda kalmışsa bir insan, muhtemelen çok da iyi bir şey yapmamıştır ve yine muhtemelen hak etmiştir.</div>
<div></div>
<div>&#8221;Hiçbir şey yapmadığımız halde terörist ilan edildik. Bütün her şeyimize el konuldu. Arkadaşlarımızın çoğu yakalanıp hapse atıldı, bir kısmına da ciddi işkenceler maruz kaldı. Bu yüzden de kendimizi kurtarmak için kaçıp terk ettik memleketi. Anlattıklarımız çok mantıklı gelmemiş olmalı ki tereddütle baktı bize. Ama yine de gözümüzün içine bakıp bakıp istemsizce bizimle bağ kuruyor ve bize inanmak istiyordu. &#8221;Nerede kalıyorsunuz? Ne yiyor, ne içiyorsunuz?&#8221; diye sordu. Geçici olarak bir yer kiraladığımızı ve buradan ayrılana kadar bu gibi yerlerde kalacağımızı söyledik.</div>
<div></div>
<div>&#8221;Bir şeye ihtiyacınız var mı?&#8221; &#8221;Hayır, teşekkür ederiz. Biz de sizi Merak ettik; Siz burada ne yapıyorsunuz? Burada mı yaşıyorsunuz?&#8221; dedik. &#8221;Evet&#8221; dedi. &#8221;40 yıldır burada yaşıyorum. Buradan biriyle evlendim ve yerleştim buraya.&#8221;</div>
<div></div>
<div>İneceğimiz durağa yaklaşırken muhabbetin vermiş olduğu güvenden olsa gerek iyice yakınlaşmıştı bize ve bizlere &#8221;lütfen inmeyin&#8221; bakışları ile bakıyordu. Zaten bizler gurbet hisleriyle dolup taşmışken, teyzenin bakışlarıyla iyice garip hissetmiştik. Aslında ben de teyzeden ayrılmak istemedim ve eğer isterse ve uygun bir zamanı olursa, bizi ziyaret etmesinin bizi çok sevindireceğini söyledim. Bu davetin karşısında çok şaşırıp duygulandı.</div>
<div></div>
<div>&#8221;Ama zaten siz mültecisiniz. Ne yiyip içersiniz? Bir de ben gelip sizi zor durumda bırakmayayım.&#8221; dedi. &#8221;Hiç zor durumda kalmayız. Çok şükür ki hala yiyecek ekmeğimiz ve içecek çorbamız var. Gelirseniz çok memnun oluruz.&#8221;</div>
<div></div>
<div>&#8221;Peki, o zaman; 2 gün sonra, yani Cumartesi günü gelsem olur mu?&#8221; dedi. Ben de Ramazan ayında olduğumuzu, gelirse eğer, kendisi ile birlikte bir şeyler yiyip içemeyeceğimizden kendisine ayıp olacağını, ama isterse iftara gelebileceğini söyledim. Bu sözü duyunca sanki kafasından şimşek çakmış gibi irkildi. Şaşırdı, heyecanlandı ve biraz da utandı. Kısık, mahcup ve özlem dolu bir sesle: &#8221;Ramazan ayında mıyız?&#8221; diye sordu nemli ve buğulu gözlerle. &#8221;Evet&#8221; dedim. &#8221;Son günlerindeyiz. Birkaç gün sonra da Ramazan Bayramı olacak.&#8221;</div>
<div></div>
<div>&#8221;O zaman ben sizi rahatsız etmeyeyim. Bayramın 2. günü uygun görürseniz size gelmek isterim&#8221; dedi. Bundan büyük memnuniyet duyacağımızı ve muhakkak bekleyeceğimizi söyledim. Aceleyle telefon numarasını alıp indim inmemiz gereken durakta.</div>
<div></div>
<div>Çok heyecanlanmış ve etkilenmiş olmalı ki geleceği güne kadar birkaç defa telefonla aradı beni. Bu heyecanların sebebini hikâyesini dinleyince anlayacaktım.</div>
<div></div>
<div>Nihayet o gün geldi. İşte iniyordu taksiden kapımızın önünde. 65-70 yaşlarında kimsesiz, yaşlı ama bir o kadar da heyecanlı ve davet edildiği yere özenle hazırlanmış şekilde gördüm onu.</div>
<div></div>
<div>Balkondan onu izlerken, daha taksiden indiğinde fark ettim gözlerindeki nemi. İçeri girer girmez eşime sarılıp hüngür hüngür ağlamaya başladı. Sanki yıllardır tanıyormuş gibi, sanki yıllardır bizim evin özlemini çekiyormuş gibi…</div>
<div></div>
<div>Sonra da dört yaşındaki oğlumuza sarılıp ağladı ve bu yaklaşık yarım saat sürdü. Evde gördüğü her şey ya da her davranışımız onu çok etkiliyordu. İkramlara bakıp duygulanıyordu, çocuğumuza bakıp hüzünleniyordu, evdeki halı bile çok tesir etmişti ona. Biraz havadan sudan ve tanışma faslından sonra meraklı bakışlarımızın bütün merakını gidermek üzere o unutulmak üzere olan Türkçesi ile anlatmaya başladı hikâyesini:</div>
<div></div>
<div>&#8221;Ben 40 yıldır memleketten birinin ya da bir Müslümanın evine ayak basmadım daha&#8221; dedi ve hıçkırıklara boğuldu tekrar.</div>
<div></div>
<div>Kendisine gelince devam etti:</div>
<div><i>&#8221;40 yıl önce Türkiye’deyken bir Yunan askeri ile tanıştık ve birbirimize gönlümüzü kaptırdık. Babam orduda üst düzey bir subaydı. (sanırım General) Bu Yunan askeri ile evlenmek istediğimi söyleyince babam çılgına döndü. Nasıl olurdu da asil bir Türk subayının kızı bir düşman askeri ile evlenmek isteyebilirdi? Ben çok ısrar edince babam da beni evlatlıktan reddetmekle tehdit etti. Ve nitekim bunu yaptı da. Babam beni evlatlıktan attıktan sonra hayatımın şokunu yaşadım. Çünkü öğrendim ki; Zaten ben o ailenin evlatlık çocuğuymuşum. Aslında ben çok çocuklu (sanırım 7 ya da 8 kardeş) fakir bir ailenin kızıymışım. Bu vesileyle kendi gerçek ailemi öğrenme ve tanıma fırsatım olmuş oldu o kısa zamanda. Öz ailemi buldum ve tanıştım onlarla, kardeşlerimi gördüm, anneme-babama sarıldım. Ama kısa süre sonra aşık olduğum adamla birlikte evlenmek üzere Yunanistan’a geldik ve evlendik. Eşim başlarda çok iyi bir insandı, bana çok iyi davranırdı. Ama daha sonraları kötü alışkanlıklar edinmeye başladı. Çok alkol alıyordu ve sonunda alkolik oldu. Bu yüzden de iş bulamıyor, parasız kalıyordu. Maalesef daha sonra insan kaçakçılığına başladı ve yakalandı. 15 yıl hapis yatmak zorunda kaldı. Bu arada iki çocuğumuz olmuştu ve ben yapayalnız kalmıştım. Başlarda zengin ve itibarlı bir subayın şımarık kızı iken, şimdi ise yabancı bir yerde iki çocuğumla imkânsızlıklar içinde yapayalnız ve tek başıma kalmıştım.</i></div>
<div><i>Önceleri kendi öz ailemle ve kardeşlerimle mektuplaşıyorduk. Ama daha sonraları onlarla da bir şekilde irtibatım koptu. Artık tamamen kimsesizdim. 15 yıl çok zor geçmişti benim için. Büyük çabalar harcayarak çocuklarımı okutup büyütmüştüm. Tam eşimin çıkmasına seviniyorken, sevincim kursağımda kaldı. Çünkü eşim 15 yıl öncekinden daha da kötü bir halde çıkmıştı hapisten. Her gün beni dövüyor ve çalışmam için beni çok zorluyordu. Çalışınca da bütün paramı alıyordu. Türkiye&#8217;ye de gitmemem için bütün evraklarımı aldı ve sakladı. Çocuklarım ise artık büyük olmalarına rağmen bütün bu olanları hiç umursamıyorlardı. Tüm bunlara çocuklardan çok uzak kalmamak için katlanıyordum ve bu yüzden de Türkiye&#8217;ye gitmek için çok da zorlamadım şansımı. Şimdilerde ise benden daha yaşlı ve bakıma ihtiyacı olan birisinin bakımını yapmak için ücretli olarak çalışıyorum ve bakımını yaptığım yaşlı bayanla yaşıyorum. Eşimle resmi olarak boşanmamış olsak da ayrı yaşıyorum. Oğlum ve kızım ay sonlarında beni çağırıp paramın çoğunu alıyorlar. Çok yalnız ve kimsesizim. Türkiye&#8217;ye dönüp kardeşlerimi bulmak istiyorum ve orada ölüp orada gömülmek istiyorum&#8221; dedi ve hıçkırıklarına devam etti. &#8221;Ne yapacağımı nasıl yapacağımı hiç bilmiyorum. Lütfen ailemi bulmak için bana yardımcı olur musunuz?&#8221;…</i></div>
<div></div>
<div>Yetmişine merdiven dayamış bu pir-i faninin internet ve benzeri iletişim yöntemlerinden de haberi yoktu. Ailesini internet üzerinden, sosyal medya aracılığıyla bulabileceğimizi söyledim. Şok oldu bu kadar basit olacağına. Bulduk da nitekim. Bir-iki kardeşini bulduk, resimlerinden tanıdı onları. Ben kardeşlerine durumu özetleyen bir mesaj yazdım ve bana dönmelerini istedim. Ama iki kardeşi de asla mesajlarıma geri dönmediler. Konsolosluğa ya da elçiliğe giderse yardımcı olabileceklerini söyledim. Bu arada ailesini bulmak için elimden gelen her şeyi yapacağımı da söyledim. Epey muhabbet ve memleket nostaljisinden sonra ayrıldık Yıldız Teyze ile. O günden sonra da neredeyse her gün aradı beni dört gözle beklediği cevaplardan bir haber var mı diye. Ama o mesaj hiç gelmedi nihayet bizim de Yunanistan’dan ayrılma zamanımız gelmişti. Biraz apar topar oldu ama mecburduk buna. Kendisine gitme vaktimizin geldiğini söyleyince uzun uzun ağlamış ve: &#8221;Beni unutmayın… Beni unutmayın&#8230; Beni unutmayın…&#8221; cümlesini tekrar etmekten başka bir şey diyememişti. Kendisini bazı arkadaşlara emanet etmiştim ama buraya her gelen kısa süre sonra buradan ayrılmak zorunda olduğu için bir süre sonra bağlantı kopmuştu ve Yıldız Teyze eski yalnızlığıyla baş başa kalmıştı yine.</div>
<div></div>
<div>Şimdilerde varmam gereken menzilde, Yıldız Teyze’den çok uzak bir diyardayım. Hiç unutamadım Yıldız Teyzeyi. Bu ihtiyar ve kimsesiz kadıncağızı ahir ömründe muradına nasıl kavuşturabileceğimi düşündüm durdum. Belli ki o da hiç unutmamış bizi bunu birkaç gün önce kendisini telefonla aradığımda öğrenmiş oldum. Aradan geçen 1,5 yıla rağmen, kuracağı cümleleri- söyleyeceği kelimeleri bile unutan bu yaşlı teyze, ben &#8221;alo&#8221; der demez ismimi söyleyerek &#8221;Oğlum sen misin?&#8221; dedi ve her zamanki gibi yine ağladı. Demek ki bir buçuk yıl boyunca her gün telefon beklemiş ve telefonun ucunda sadakatle ve ümitle bunu ummuş. Sordum kendisine; konsolosluğa ya da elçiliğe gittin mi diye. Gitmiş, lakin bir hüsran da orada yaşayıp evine dönmüş. Kendisine yardımcı olamayacaklarını, ancak İstanbul&#8217;a gidip oradaki yetkililerle görüşürse akrabalarını bulabileceğini söylemişler. Ben de gitmesini tavsiye ettim. Ama &#8221;Gidecek param yok, gidersem kalacak yerim yok, onları bulamazsam dönecek param yok ve bu habere dayanacak takatim yok.&#8221; dedi ve hüzünlü hüzünlü ağlamaklı bir şekilde telefonu kapattı.</div>
<div></div>
<div>Yıldız Teyzenin hikâyesi bencil insanoğlunun özetiydi işte. Kendi dünyalarımızdan başımızı dışarı çıkaramayışımızla, kendi dertlerimizde kaybolmalarımızla kendi, benlik ve bencilliklerimizin peşinden koşmalarımızla geçiyor ömür. Oysa milyonlarca yıldız var yeryüzünde, milyonlarca çocuk var; annesiz babasız, milyonlarca yaşlı var; gözü yolda ve kimsesiz, milyonlarca evsiz-barksız. Milyonlarca göz var; haber bekleyen ama habersiz… Evet, milyonlarca yıldız var ışığı sönmek üzere olan. &#8216;Yıldız&#8217;lar sönmesin diye hiç durmadan ilerlememiz gereken koca bir dünyada var. Çünkü &#8216;Yıldız&#8217;lar sönerse Dünya karanlığa gömülür.</div>
<div></div>
<div>Yıldız Teyze hala kardeşinin bana yazacağı mesajın haberini bekliyor benden. Ben ise çaresizce elden bir şey gelememenin kıvranmaları ile baş başa ne yapacağımı düşünüyorum&#8230;</div>
<div><b> </b></div>
<div><b>Kaynak: Shaber-Mevlüt Karakaplan</b></div>
<div></div>
<p><a href="https://hizmetten.com/bir-atina-hikayesi-yildizlar-sonmesin-diye/">[Bir Atina hikâyesi] &#8216;Yıldız&#8217;lar sönmesin diye&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://hizmetten.com">Hizmetten</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
