Yazarlar

Suskunluğum asaletimdendir! | Esra Kaya

 

…Suskunum evet, ama asaletimden değil. Acıkınca midem kazındı,
diyemiyorum mesela. Ayaklarıma kara sular indiğini bile anlatamıyorum.
Dünyanın üstüme üstüme geldiğini nasıl söyleyeceğim peki? Sohbetleri
renklendirecek aforizmalarım da yok artık. Espri yapmak bir yana, yapılan
espriyi birkaç dakika sonra anlayan veya hiç anlamayıp karşısındakinin
gülüşüne boş sırıtmalarla karşılık veren birine dönüştüm işte.

Tam “oldum” derken yine ergenlik sorgulamalarına dönmek: Ben
kimim, neyim, yapabildiklerim, yapamadıklarım neler? Sahi ne kadarım
ben? Bazen yeniden başlamanın tatlı esintileri bütün hücrelerimi heyecanla
sararken bazen yetersizlik hissinden iki büklüm olmak. Başarıyorum galiba
denilen anda geliveren boşa kürek çekme hissi ile boğulmak…

Duvardan duvara çarpılan onurumuzu ve bize çok görülen özgürlüğümüzü
alıp çıktığımız göç yolculuğunda bu türlü hafakanlar, birçoğumuzun yakasına
yapıştı. Özellikle başka diyarlarda kendine yuva ararken dil engeline
takılanlarımızın yakasına… Çünkü bu yolda ayakları acıtan, hatta zaman zaman
kanatan taşlar vardı. Ayaklarımızdan ziyade benliğimizi, bazen kendimize olan
saygımızı kanatan… Hayat perdemizin bu sahnesinde toplumsal yaşamın bir
parçası olabilmek için mücadele vermek düştü işte payımıza. “Ben de varım.”
demek, bir şeyler yapabileceğimize insanları ikna etmek, işe yarar olduğumuzu
ispatlamak…

Alışacağız. Başka dillerde de gülmeyi, güldürmeyi, ağlamayı hatta duygulara
dokunup ağlatmayı öğreneceğiz. Kelimeler edineceğiz bir sürü. Kelime kartlarımız
olacak ceplerimizde. Sözlükler, mesajlaşma uygulamalarından bile daha fazla
kullanılacak. Önce gündelik hayata alışacak kulağımız ve dilimiz. Sonra edebi
zevklerimiz gelişecek. Çeviri Bertolt Brecht şiirleri tatsız tuzsuz gelecek. Orijinal
dilinden okumak ne de güzelmiş, diyeceğiz. Milyon kelimelik dillerle
zenginleşecek ufkumuz. Hatta belki de en muazzam şey olacak: Kur’an’ın evrensel
yönü, aynamıza yansımak için imkan bulacak artık.

Tatlı bir hayalden ibaret değil inanın bu saydıklarım. Sancılı, yorucu,
bezdirici ama hayal değil. Pes etmek yok. Zaman zaman bunaldığımız doğrudur,

Suskunluğum asaletimdendir! | Esra Kaya 2

ama yere düşmek yok. Hem geldiğimiz ülkelere hem de geride bıraktıklarımıza
vefaen, “Yaşlandım, benden geçti artık.” demek lükstür bize. Kapılarımızı,
karamsarlıklara sıkıca kapayarak, eski yeni mukayeselerinden kendimizi
kurtararak yola devam etmek boynumuzun borcu.

En son olarak Edip Cansever’in umut dolu şiirlerinde birini de şuracığa
bırakalım. Güzel söz, ağrıyan kalplere şifadır çünkü.
“Bütün iyi kitapların sonunda

Bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda
Meltemi senden esen
Soluğu sende olan
Yeni bir başlangıç vardır
Parmağını sürsen dünyaya, rengini anlarsın
Gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın
Onu işitsen, yuvarlağı sende kalır
Her başlangıçta yeni bir anlam vardır.
Nedensiz bir çocuk ağlaması bile
Çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.”

Hizmetten | Esra Kaya

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu