Yazarlar

Siz sabırla hizmete devam edin | İsmet Macit

 

“O topluluk,

yakında bozguna uğrayacak

 ve arkalarını dönüp kaçacaklar.” Kamer Suresi, 45

 

Çağrı filminde Bedir Harbi aslına uygun, çok güzel canlandırılmıştır. Ebû Cehil ve avanesi eğlene eğlene Bedir’e kadar gelirler. Amaçları Efendimizin (sav) kervana saldırması bahanesiyle savaşıp Müslümanları yok etmektir. Bedir Meydanı’na çok mutantan girişleri vardır. Gurur, kibir, enaniyet, savaş tamtamları, gürültü, küfür… Müslümanları yenip yok edeceklerine emindirler. Ama Allah yıllar önce Mekke’de nazil olan ayetle hükmünü çoktan vermiştir: “O topluluk, yakında bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar.” (Kamer Suresi, 45)

Siz sabırla hizmete devam edin | İsmet Macit 2

Saîd ibn Cübeyr (ra), Sa’d ibn Ebî Vakkâs’ın (ra) şöyle dediğini nakleder: “Topluluk yakında bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar” ayeti nazil olduğu zaman hangi topluluğun bozguna uğratılacağını anlamamıştım. Bedir günü olup da Hz. Peygamber’in (sav): ‘Ey Allah’ım, işte şunlar Kureyş; Sana ve Resulü’ne düşman olarak bütün övüncü ve kibriyle geldiler, bugün onları helak eyle.’ diye dua edip sonra da yerinden sıçrayıp: ‘Topluluk yakında bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar.’ buyurduğunda bu ayetin tevilini anladım.”

Evet Ebû Cehil, Utbe, Şeybe gibi müşrikler öldürülmüş ve bir çukura atılmışlardı. Allah Resulü (sav) başlarında durup: “Ey kuyuya atılanlar!” diye seslendi. Sonra onların isimlerini babalarının isimleriyle birlikte birer birer saydıktan sonra:

“Sizler peygamberinize karşı ne kötü bir topluluktunuz! Sizler beni yalanladınız, başkaları ise beni tasdik edip doğruladılar. Siz beni yurdumdan çıkardınız, başkaları ise bana kucak açtılar. Siz be- nimle çarpıştınız, başkaları ise bana yardım ettiler. Şimdi Rabbinizin vaad etmiş olduğu azabı gerçekleşmiş buldunuz mu? Ben Rabbimin bana vaad etmiş olduğu zaferi gerçekleşmiş buldum.” buyurdu.

Sahabeler bu konuşmaya şaşırdılar. Hz. Ömer (ra): “Ya Resûlallah! Şu cansız cesetlere ne diye konuşursun?” deyince Efendimiz (sav): “Varlığım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, söyle- diklerimi siz onlardan daha iyi işitiyor değilsiniz. Ama onlar bana cevap vermeye güç yetiremiyorlar!” (M. Asım Köksal, C. 9)

Ve günümüz…

Elleri kelepçeli, gülerek zindanlara yürüyen gerçek dava insanları lisan-ı halleriyle haykırıyorlar: “O topluluk, yakında bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar.” Bir tebessüm olup yüzlerine akseden imanlarına düşmanları bile hayran. Ve bu tebessüm yıllar önce Üstad Hazretleri’nin verdiği beşaretin izlerini taşımakta:

“Aziz, sıddık kardeşlerim,

Evvelâ: El hayru fi mahterahullah (Hayır Cenâb-ı Hakk’ın seçtiğindedir) sırrıyla, inşallah mahkememizin tehirinde ve tahliye olan kardeşlerimizin yine mahkeme gününde burada bulunmalarında büyük hayırlar var. Evet, Risale-i Nur’un meselesi, âlem-i İslâm’da, hususan bu memlekette küllî bir ehemmiyeti bulunduğundan böyle heyecanlı toplamalarla umumun nazar-ı dikkatini Nur hakikatlerine celb etmek lâzımdır ki, ümidimizin ve ihtiyatımızın ve gizlememizin ve muarızların küçültmelerinin fevkinde ve ihtiyarımızın haricinde böyle şâşaa ile Risale-i Nur kendi derslerini dost ve düşmana âşikâren veriyor. En mahrem sırlarını en nâmahremlere çekinmeyerek gösteriyor. Madem hakikat budur; biz küçücük sıkıntılarımızı “kinin” gibi bir acı ilâç bilip sabır ve şükretmeliyiz, ‘Yâhu bu da geçer!’ demeliyiz.” (14.Şua’dan)

Abes fiil işlemeyen ve kainatta hiçbir şeyi israf etmeyen Allah; rızası için çekilen çileyi dahi israf etmeyecek ve rengarenk baharları yaratacaktır. İnsanlık deyip yola çıkmış bunca insan, inim inim çilenin iklimindeyse ve sancı bu kadar büyükse mutlaka bir doğum gerçekleşecektir. Bu ümit ve niyaz, kulun Allah’a olan imanı gereğidir.

Hizmetten | İsmet Macit

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu