Aktüel

”Sayın Gülen Türkiye’nin Yüzünü Değiştirdi”

Mısır’da yayınlanan Cumhuriyet Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürü Farid İbrahim İsmail, ülkenin önde gelen yazar ve şairleri arasında bulunuyor. 1984’den beri gazetecilik yapan Farid İbrahim, aynı zamanda İslami İşler Yüksek Konseyi üyesi. Mısır’da yayın yapan Nesemat TV’ye konuşan Farid İbrahim, Hizmet Hareketi’ni bir ıslah hareketi olarak değerlendirdi. ”Bu gördüğüm kadarıyla, Sayın Fethullah Gülen’in sevenlerinde de şahit olduğum kadarıyla Türkiye’nin yüzünü değiştirdi.” diyen Farid İbrahim, Hocaefendi’ye seslendi: ”Bu dönemde bir gün bitecek ve bir hatıra olarak geride kalacak. İnanıyorum ki Allah katında senin mükafatın çok büyük olacak.”

İşte Farid İbrahim İsmail’in Nesemat TV’ye anlattıklarından öne çıkanlar:

”Sayın Fethullah Gülen rehberliğindeki Hizmet Hareketi, İslam aleminin değişik yerlerinde ortaya çıkan ıslah hareketleri gibi bir harekettir. Bu hareketler, İslam alemi kendine has bir kısım problemlerle özellikle de medeniyet problemiyle karşı karşıya kaldığı zaman diliminde ortaya çıkmıştır. Medeniyet problemi derken sadece ilmi gelişmeleri kastetmiyorum. Bu problemler medeniyete ait değerler ve insanın insanlığını koruyan ahlaki değerlerle ilgili bir problemlerdi.

Sayın Fethullah Gülen, Türkiye’nin uzun bir süre İslamiyet’ten ayrı düşmesinin ardından yeniden insan yetiştirmek için gelmiştir. Bu ayrı düşüş İslam’ın kendisinden ziyade, İslami değerlerden ayrı kalıştı ve bu pek çok ülkede yaşanmıştı.

Bu hareketi tanıyan ve Sayın Gülen’in pek çok kitaplarını okuyan biri olarak, Onun Peygamberimiz’in yaptığını yapmak istediğini söyleyebilirim. Efendimiz İslam’a davetinin ilk zamanlarında 13 sene boyunca Müslüman insan yetiştirdi. Bu dönemde sadece insan yetiştirdi. Kimse ile savaşmadı. Kimse ile kavga etmedi. Bu devirde bütün yaptığı sadece yeni Müslüman yetiştirmekti. Müşriklerin itirazlarına cevaplar verdi, açıklamalarda bulundu. Birisini ateşten kurtarmaya çalışan bir insan gibi onlara sevgiyle muamelede bulundu. Peygamber (s.a.s) sadece insan yetiştirdi.

Sayın Fethullah Gülen de uzun seneler boyunca insan yetiştirmekle uğraştı. Onlara sahabe hayatını anlattı, okudu. “Ya onlar gibi olun ya da yaşamanızın bir manası yok” dedi. Sayın Gülen insan yetiştirmede eğitim ve öğretimi bir metod olarak benimsedi. İçinde yaşadığı topluma faydalı oldu. Gelecekte onların istifade edebilecekleri insanlar yetiştirdi. Öyle ki açmış oldukları okullar Türkiye tarihinin, hatta tabiri caiz ise dünya tarihinin en başarılı okulları arasına girdi.

Bunun sebebi, insan yetiştirme metodunu benimsemesiydi ki bu metot Peygamber Efendimiz’in metodu idi. Zira insan yetiştirme ilmin ortaya çıkardığı ürünlerden daha kıymetlidir. Bu yetişmiş insan başka insanları yetiştirecek, bu insan ilmin kıymetli ürünlerini ortaya çıkaracak, bu insan hem yaptığı işlerde hem de başkalarına karşı, komşularına karşı, arkadaşlarına karşı, milletine karşı, devletine karşı, bütün insanlığa karşı ihlaslı olacak. Çünkü Efendimiz’in sahabilerine bırakmış olduğu İslam medeniyetinin değerlerinin en önemli özelliği bu insanların ıslah edici ve bozgunculuğa kapalı ve vermeye (almaya değil) programlı insanlar olmalarıdır.

Bu gördüğüm kadarıyla, Sayın Fethullah Gülen’in sevenlerinde de şahit olduğum kadarıyla Türkiye’nin yüzünü değiştirdi. Onun öğrencileri tamamen bambaşka. Belli bir zaman diliminde bizim dünyamız olan Arap aleminde pek çok devletleri gezdim. İnsanımızın Peygamberimizin arzuladığı ve kıyamet günü karşılaştığında kendisinden razı olacağı Müslüman insan profilinden çok çok uzaklaştığına şahit oldum.

Sayın Fethullah Gülen’in kitaplarına gelince, ben onların pek çoğunu okudum. Bu kitaplar yüce ve yüksek ahlaka, ruh enginliğine, akıllı, anlayışlı ve idrakli olmaya yönlendiriyor. Şöyle ki; O kalbinde bilinçli, akıllı bir İslami sofizm taşıyor. Allah’ı görüyor gibi ibadet etme, her ne kadar O’nu göremesek bile Onun bizi gördüğü bilinciyle ibadet etme manasını taşıyan bir sofizm.

Onun davası insanın özü, şekli değil. İslam’ında özü, şekli değil. Onun davası bütün bir insanlığı sevme davası. Birilerini köleleştirme ve şu anda her yerde gördüğümüz ve yaşadığımız ırkçılık davası değil. Başkalarını köleleştirme üzerine kurulu ırkçılık davası değil. Sayın Gülen dininden uzaklaşan insanlara yöneliyor, onlarla insanlıklarına saygı duyarak, insan oluşlarını hesaba katarak konuşuyor.

Sayın Fethullah Gülen’in kitapları onun hem fikri hem de üslubu hakkında fikir verir. O her ne kadar dünyaya sahip olsa da onu boşamış bir insan. Aslında hem öğrencileri, hem sevenleri, hem de ondan bir şeyler öğrenenler ve öğretilerinin arkasından gidenler vasıtasıyla dünyalık şeylere sahip olabilir. Ancak O’nu bunların hiç birisi meşgul edemedi. Bunun içindir ki yazdığı etkili oluyor. Ben bu asil ruh sahibi insan ve yazdıkları ile ilgili pek çok makale yazdım. Cumhuriyet Gazetesi matbaalarında Hira dergisi basıldığını hatırlıyorum. Bana da birkaç nüsha geliyordu. Bunları gazetedeki bazı düşünürlere dağıtıyordum. Bir müddet sonra bu zatın şahsiyeti karşısında dehşete kapılmış olarak arkadaşlarım bana geliyorlardı. Sadece fikirleri karşısında değil, fikri zaten çok üst düzeyde, sofilik yönü de öyle, ruhi yönü de aynı, üslubu şairane. İnsanlar şairane üslubu karşısında etkileniyorlar. Sözü insanların kalbine tesir ediyor. Ben kesinlikle şuna inanıyorum ki, bir insan yazdığından kendisi etkileniyorsa onu okuyanlarda etkileniyorlar. Peygamberin de bir sözü vardı, kalpten çıktığı için kalbe gidiyordu. Dilden dökülen sözler ise sadece kulaklara ulaşıyor.

Sayın Fethullah Gülen’e de şu söylemek istiyorum: “Peygamber Efendimiz de pek çok zorluklarla karşılaştı. Siz de O’nun izinden gidiyorsunuz.” Ayrıca O’na şunu da demek istiyorum: “Yapmış olduklarının meyveleri boşa gitmeyecek, Sen ektin ve meyve aldın. Eğer hizmet zor bir dönemden geçiyorsa bunun zararı bütün İslam Alemi’ne hatta bütün dünyaya olacak. Çünkü sizler bütün bir dünyaya hakiki ve ahlaklı Müslümanın nasıl olacağını gösteriyorsunuz.

Bu dönemde bir gün bitecek ve bir hatıra olarak geride kalacak. İnanıyorum ki Allah katında senin mükafatın çok büyük olacak. Çünkü sen sadece kendine veya sınırlı bir grup insana etki etmedin, bilakis bütün dünyayı etkiledin. Senin kitapların, Müslüman olan veya olmayan bütün dünyanın görmesi gereken bu kıymetli ruhani kitaplar meyve vermeye ve etrafını aydınlatmaya devam edecek. Sizden önceki alimlerin kitapları gibi. Sen de dünyanın simasını değiştiren alimlerden oluşan bu altın silsilenin bir halkasısın. Bu değişimi hep beraber göreceğiz inşallah.”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu